21 Mart 2024 Perşembe

SADAKA-İ FITIR (FİTRE)


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : شَهْرُ رَمَضَانَ مُعَلَّقٌ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ وَلَا يُرْفَعُ إِلَى اللهِ إِلَّا بِزَكَاةِ الْفِطْرِ. (فيض)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : رمضان شريف آي ( نيك اوروجى ) ، سماء إيله آرض آراسنده آصلى در . ( اوروج ) آنجق صدقاء فطر ( ورلمك ) إيله الله تعالى ، يه يوكسلتلير ( يعنى ثوابى تام اولرق وريلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “Ramazân-ı şerîf ayı(nın orucu), semâ ile arz arasında asılıdır. (Oruç) ancak sadaka-i fıtır (verilmek) ile Allâhü Teâlâ’ya yükseltilir (yani sevabı tam olarak verilir).”

(Münâvî, Feyzu’l-Kadîr)

Hicrî:   11  Ramazân  1445  Fazilet Takvim

 

 

SADAKA-İ FITIR (FİTRE)

 

Sadaka-i fıtır, Ramazân-ı şerîfin sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az, nisâb miktarına (80.18 gram altın veya bunun değerinde para ve ticaret malına) sahip bulunan her Müslümanın vermesi vacip olan bir sadakadır. Ramazân-ı şerîfte oruç tutamayan hastanın, seferde olanın ve oruç tutamayacak derecede ihtiyar olanın da sadaka-i fıtır (fitre) vermesi vacip olur.

Sadaka-i fıtır, meşhur hadîs-i şerîflerle sabit bir vaciptir. Zekât farz kılınmadan önce, orucun farz kılındığı sene vacip olmuştur.

Sadaka-i fıtır, orucun kabul edilmesine, ölüm sıkıntılarından ve kabir azâbından kurtuluşa vesîledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermelerine, bayram neşesinden onların da istifâde etmelerine bir yardımdır.

Ramazan Bayramı’nın birinci günü sabah namazı vaktinin girmesinden itibaren sadaka-i fıtrın edâsı vacip olur. Fakat fakirlerin, bununla bayram namazından evvel noksanlarını tedarik etmeleri için önce verilmesi mendûbdur.

Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü fecrin doğuşuyla (sabah namazının vaktinin girmesiyle) vacip olduğundan, fecirden önce çocuk dünyaya gelse onun için de sadaka-i fıtır vermek vacip olur. Şâyet fecirden sonra doğarsa bir şey lâzım gelmez.

Her Müslümanın, kendisi ve bâliğ (ergin) olmayan fakir çocuğu için sadaka-i fıtır vermesi vaciptir. Ancak, bâliğ çocuğu ve zengin olan çocuğu için babasının vermesi vacip değildir.

Bir kimse, bâliğ olan evlatlarının fitrelerini, onların izinleriyle verebilir. Kendi ailesi, idaresinde bulunduğu takdirde -âdeten izin bulunduğundan- izinleri olmaksızın vermesi de kâfîdir.

Bir kimse kendi fitresini; fakir olan eşine, babasına, annesine, ninesine, dedesine, çocuklarına ve torunlarına veremez.

Fitreyi, bayram namazından sonraya bırakmak mekruhtur. Müstehâb olan, namazdan evvel verilmesidir.

Hicrî:    11 Ramazân 1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder