30 Mart 2019 Cumartesi

BABASI TARAFINDAN ESİR ALINAN SAHÂBÎ -1



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ أَحَبَّ أَنْ يَرْتَعَ فِي رِيَاضِ الْجَنَّةِ فَلْيُكْثِرْ ذِكْرَ اللهِ. (شهاب)
رسول الله  أفندمز  ( صلى الله عليه وسلم )  ،"  كيم جنت بحجلرندن إستفاده أتمكدن حوشلانرسه الله تعالى ي جوق ذكرأتسين ."
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kim cennet bahçelerinden istifâde etmekten hoşlanırsa Allâhü Teâlâ’yı çok zikretsin.” 
(Kuzâî, Müsnedü’ş-Şihâb)
Hicrî:   23  Recep   1440  Fazilet Takvimi 

BABASI TARAFINDAN ESİR ALINAN SAHÂBÎ -1

 
Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) hicretin altıncı senesi Ensâr ve Muhâcirlerden bin dört yüz civârında Ashâb ile hac için Mekke-i Mükerreme’ye doğru yola çıktılar. Kureyşliler bunu haber alınca Müslümanların Mekke’ye girmelerine mâni olmaya karar verdiler. Kureyşliler anlaşma yapmak üzere aralarından evvelâ Urve bin Mesûd’u sonra da Süheyl bin Amr’ı, Peygamber Efendimize (s.a.v.) elçi olarak gönderdiler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Ashâbı, Hudeybiye mevkiinde iken elçiler yanlarına varmışlardı. Bu sebeple burada yapılan antlaşmaya Hudeybiye Musâlahası denilmiştir. Bu antlaşma maddelerinden biri de “Kureyş’ten biri Müslümanlar tarafına geçerse geri verilecek, fakat Müslümanlardan biri Kureyş tarafına geçerse geri verilmeyecekti.”
Muâhede maddeleri yazılıp bitirildiği sırada, Süheyl bin Amr’ın Müslüman olan oğlu Ebû Cendel (radıyallâhü anh), ayaklarına demirden pranga vurulmuş bir halde, zincirini sürüyerek Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yanına kadar gelmişti. Ebû Cendel (r.a.), Müslüman olduğu için babası tarafından zincire vurulmuşken Mekke’den kaçmış, Hudeybiye’ye kadar gelip kendisini Müslümanların arasına atmıştı. Kureyş müşriklerinin elçisi Süheyl bin Amr, başını kaldırıp bakınca, oğlu Ebû Cendel’i gördü. Hemen kalkıp ona doğru vardı. Peygamber Efendimize (s.a.v.):
“İşte, ey Muhammed! Üzerinde seninle anlaştığım muâhede mûcebince bana geri çevireceğin kişilerin ilki budur.” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):
“Onu, benim için anlaşma hükmünün dışında tut ve bana bağışla!” buyurdu. Süheyl bin Amr:
“Artık anlaşma imzalandı. Ben, onu asla anlaşma dışında tutmam ve sana bırakmam!” dedi.
Süheyl bin Amr, Ebû Cendel’i (r.a.) Kureyşlilerin yanına götürmek üzere yanına aldı. -Devamı yarın-
Hicrî:   23  Recep   1440  Fazilet Takvimi 


KİM ALLÂH’A KAVUŞMAYI SEVERSE



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَيْسَ لِلْمُؤْمِنِ رَاحَةٌ دُونَ لِقَاءِ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ... (كنز)
رسول الله  أفندمز  ( صلى الله عليه وسلم )  ،"  مؤمنه الله عززه و جلله يه قاوشمقدان باشقه راحتلق يوقدر ."
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Mümine, Allâh Azze ve Celle’ye kavuşmaktan başka rahatlık yoktur.” 
(Kenzü’l-Ummâl)
Hicrî:   22  Recep   1440  Fazilet Takvimi 


KİM ALLÂH’A KAVUŞMAYI SEVERSE

 
Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem):
“Her kim Allâh’a kavuşmayı arzu edip severse, Allâhü Teâlâ da onun kendisine kavuşmasını sever. Kim de Allâhü Teâlâ’ya kavuşmayı sevmezse, Allah da onun kendisine kavuşmasını kerîh görür.” buyurdular.
Hazret-i Âişe vâlidemiz yahut hanımlarından birisi:
“Yâ Resûlallâh! Allâhü Teâlâ’nın huzuruna çıkmayı sevmemek ölümü sevmemek değil midir? Hâlbuki hiçbirimiz ölümden hoşlanmayız.” diye sordular.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:
“Ölüm sizin bildiğiniz gibi değil. Belki şöyledir: Mümin kimseye ölüm hâli gelince -melekler- o kulu Allâh’ın rızasıyla, ikrâm ve ihsanlarla müjdelerler. Bu müjde üzerine mümine, (ona nâil olmak için) artık ölümden daha sevimli şey olmaz. O anda mümin Allâh’a kavuşmayı, Allâhü Teâlâ da onun kendi huzuruna çıkmasını sever.
Fakat kâfir öyle değildir. Ona ölüm hâli geldiğinde -melekler- onu Allâh’ın azâbıyla ve cezâsıyla müjdelerler. O anda kâfir için ölümden daha çirkin bir hâl olamaz. Bu sûretle kâfir, Allâh’ın huzuruna çıkmayı fenâ görür, Allâhü Teâlâ da onun, huzuruna çıkmasını kerîh görür. (Yani, rahmetinden uzaklaştırır, azabına yaklaştırır)” 
(Sahîh-i Buhârî)
 
ACELENİN ZARARI, SABRIN FAYDASI
 
Ebu’l-Leys Semerkandî (rah.) Hazretleri buyurdular: Öfkelendiğiniz zaman sabırlı olunuz, acele etmekten sakınınız. Zîra acele etmekte üç zarar, sabretmekte de üç fayda vardır.
Öfkelendiğinde acelede üç zarar vardır:
Sonunda pişmanlık. İnsanların yanında rezil ve rüsvay olmak. Allâhü Teâlâ katında da azab ve cezaya uğramak.
Sabırda ise üç fayda vardır:
Kalbinde sevinç olur. İnsanlar nazarında övülmeye lâyık olur. Allâhü Teâlâ’dan sevab ve mükâfat bulur.
Yumuşak huyluluğun ve tahammülün evveli acı, fakat sonu tatlıdır. 
(Tenbîhü’l-Gâfilîn)
Hicrî:   22  Recep   1440  Fazilet Takvimi 


28 Mart 2019 Perşembe

RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ اللهَ عَزَّ وَجَلَّ أَفْرَحُ بِتَوْبَةِ أَحَدِكُمْ مِنْهُ بِضَالَّتِهِ إِذَا وَجَدَهَا. (ه)
رسول الله  أفندمز  ( صلى الله عليه وسلم )  ،"  محقق الله عززه و جلله سزدن برينز توبه أتمسينه ، غيبتتيكنز بر شىء بولديغونز زمانكى سونجنزدن دها فضله سوينر ( اوندان راضى اولور ) ."
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak Allah Azze ve Celle, sizden birinizin tevbe etmesine, kaybettiğiniz bir şeyi bulduğunuz zamanki sevincinizden daha fazla sevinir (ondan râzı olur).” 
(Sünen-i İbn-i Mâce)
Hicrî:   21  Recep   1440  Fazilet Takvimi 

RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ

 
Receb-i şerîfin 1’i ile 10’u arasında 10 rekât, 11’i ile 20’si arasında 10 rekât ve 21’i ile 30’u arasında 10 rekât kılınacak Hâcet Namazı vardır. Bunların üçünün de kılınış şekli aynıdır. Yalnızca namazların sonlarında okunacak duâlarda fark vardır.
Bu 30 rekât namazı kılanlar, hidâyete ererler. Bu namazı kılanın kalbi ölmez. Bu 30 rekât namaz Resûlullah Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) berberi Selmân-ı Pâk (radıyallâhü anh) Hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir. Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat, cuma ve pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması daha fazîletlidir.
Kılınışı: Hâcet Namazı’na şu niyetle başlanır: “Yâ Rabbi, teşrifleriyle dünyâyı nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i Şerîf hürmetine, beni feyz-i ilâhîne, afv-ı ilâhîne, rızâ-yı ilâhîne nâil eyle, âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle, dünyâ ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-yı şerîfin için” Allâhü Ekber.
Her rekâtte 1 Fâtiha, 3 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, 3 İhlâs-ı şerîf okuyup 2 rekâtte bir selâm verilir. Böylece 10 rekât tamamlanır.
• İlk on gün içinde kılınan namazdan sonra, 11 defa “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît, ve hüve Hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okunup duâ edilir.
• İkinci on gün içinde yani Receb-i şerîfin 11’i ile 20’si arasında kılınan 10 rekâtten sonra, 11 defa: “İlâhen Vâhıden Ehaden Sameden Ferden Vitran Hayyen Kayyûmen Dâimen Ebedâ” okunup duâ edilir.
• Üçüncü on gün içinde, yani Receb-i şerîfin 21’i ile 30’u arasında kılınan 10 rekâtten sonra da 11 kere: “Allâhümme lâ mânia limâ a’tayte, velâ mu’tıye limâ mena’te, velâ râdde limâ kadayte, velâ mübeddile limâ hakemte, velâ yenfeu ze’l-ceddi minke’l-ceddü. Sübhâne Rabbiye’l-Aliyyi’l-a’le’l-Vehhâb, Sübhâne Rabbiye’l-Aliyyi’l-a’le’l-Vehhâb, Sübhâne Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-Kerîmi’l-Vehhâb, Yâ Vehhâbü yâ Vehhâbü yâ Vehhâb” okunur ve duâ edilir. 
(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neş.)
Hicrî:   21  Recep   1440  Fazilet Takvimi