31 Ekim 2023 Salı

NAZAR HAKTIR


 

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : إِنَّ الْعَيْنَ لَتُدْخِلُ الرَّجُلَ الْقَبْرَ وَتُدْخِلُ الْجَمَلَ الْقِدْرَ. (ض)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  محقق كى نظر ، ألبتده كشي مزاره كيرديرير ، دوه ي ده قازانه قويدورور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “Muhakkak ki nazar, elbette kişiyi mezara girdirir, deveyi de kazana koydurur.”

(Kuzâî, Müsnedü’ş-Şihâb)

Hicrî:  16  Rebîulâhir    1445  Fazilet Takvim

 

 

NAZAR HAKTIR

 

Kalem Sûresi’nin 51. âyet-i celîlesinde -meâlen-: “Ve az kaldı ki o kâfir olanlar, o zikri işittikleri vakit, az daha seni gözleri ile kaydırıvereceklerdi…” buyurulmuştur. Yani müşrikler, düşmanlık ve hasetlerinden sana öyle buğz ve husumet nazarıyla bakıyorlar ki Hazret-i Allâh korumasa neredeyse senin ayaklarını kaydıracaklar, demektir.

Hadîs-i şerîfte, “Nazar haktır, ona, âdemoğlunun ve şeytanın hasedi sebep olur.” buyurulmuştur.

Hasan-ı Basrî (rah.) Hazretleri: “Göz değmesine deva, bu (Kalem Sûresi’nin 51.) âyet-i celîlesini okumaktır.” demiştir.

Yine Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, torunları Hz. Hasan ve Hüseyin’e şu duayı okurlardı: “Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti min-külli şeytânin ve hâmmetin ve min-külli aynin lâmmetin.” ve buyururlardı ki: “Hazret-i İbrahim, İsmail ve İshâk aleyhimüsselâm, bu dua ile -nazardan ve diğer şerlerden- Cenâb-ı Hakk’a sığınırlardı.”

Hoşuna giden bir şey gören kimse, ona bereketle dua etmelidir. Zira tebrik; bereketle dua etmek nazardaki zararı giderir. Hadîs-i şerifte, “Sizden biri kendinde, malında veya kardeşinde hoşuna giden bir şey görürse ona (mâşâallah, Allah mübarek etsin gibi) bereketle dua etsin. Çünkü nazar, haktır.” buyurulmuştur.

Bir şeye bakan kimse, onu beğenip ondaki güzelliği yaratanın Cenâb-ı Hak olduğunu ikrar etmezse, nazar edilen şeyde Cenâb-ı Hak bir sıkıntı, hastalık meydana getirir. Bu illet, o bakan kimsenin gafletle nazar cinayetinin bir âfetidir.

Hâfız Şirâzî demiştir ki: Hikmet ve tecrübe sahipleri, yırtıcı hayvanların karşısında bir şeyler yemeyi hoş görmezler, onların gözlerindeki şerden çekinirlerdi. Zira hayvanların -yemeğe olan hırsları sebebiyle- bu sırada onların içlerinden fenâ bir buhâr yükselir, gözlerinden dışarı dağılır. Bu, her neye karışırsa onu ifsad eder. Bu itibarla kedi yahut köpek gibi bir hayvan varsa ona da meşgul olacakları bir şeyler verirlerdi.

Hicrî:   16  Rebîulâhir   1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

30 Ekim 2023 Pazartesi

HÂLİNE ŞÜKRETMEK HERKESE EN LÂYIK OLANDIR


 

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : إِنَّ اللهَ يَرْفَعُ بِهٰذَا الْكِتَابِ أَقْوَامًا وَيَضَعُ بِهِ آخَرِينَ .(م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  الله تعالى ، قرآن كريمى ( اوقويوب اونونله عمل و اونه حورمت أتملرى ) سببيله بعضى قوملرى يوكسلتر ، بعضيلرينيده ( قرآن كريم إيله عمل و اونه حورمت أتمه دكلرندن ) آلجالتر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “Allâhü Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’(i okuyup onunla amel ve ona hürmet etmeleri) sebebiyle bazı kavimleri yükseltir, bazılarını da (Kur’ân-ı Kerîm ile amel ve ona hürmet etmediklerinden) alçaltır.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  15  Rebîulâhir    1445  Fazilet Takvim

 

 

HÂLİNE ŞÜKRETMEK HERKESE EN LÂYIK OLANDIR

 

Ashâb-ı Kirâm’ın şiddetli darlık içerisinde bulundukları bir zamanda, Ebû Cehil’in yedi kafilelik bir ticaret kervanı gelmişti. Kervanda birçok mal, envâi çeşit yiyecek ve giyecek vardı. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizin kalb-i şerîfine, Ashâbının o sıkıntılı hâli ve bir de müşriklerin içinde bulunduğu bolluk hâli geliverince Cenâb-ı Hak, Hıcr Sûresi’nin 87. ve 88. âyet-i celîlelerini indirdi. Bu âyet-i celîlelerde buyurulmuştur ki -meâlen-:

Celâlim hakkı için sana tekrarlanan yedi âyeti (Fâtiha-i Şerîfe’yi) ve Kur’ân-ı Azîm’i verdik. Sakın, o kâfirlerden birtakımlarını faydalandırmış olduğumuz şeylere göz atma ve onlara karşı mahzun da olma…” Yani ‘Ey Habîbim! O kâfirlerin birtakımlarına verdiğimiz geçici metâlar, ne kadar faydalı görünürse görünsün, sana verilmiş olan Kur’ân-ı Kerîm nimetinin yanında hiçtir.’ buyurulmuş oluyor.

Hz. Ebûbekr-i Sıddîk’tan şöyle rivâyet olunmuştur: “Her kime Kur’ân-ı Kerîm (ilmi) verilir de bir başkasına bundan daha üstününün verildiğini zannederse, muhakkak Allâhü Teâlâ’nın büyük kıldığını küçük görmüş, hakir kıldığını da büyük görmüş olur.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:  “Sizden biriniz, mal ve yaratılış bakımından kendisinden daha fazlasına sahip olan kimselere baktığı zaman (ümitsizliğe kapılmasın). Hemen hâli kendisinden aşağı olanlara baksın.”

Hazret-i Allâh’ın herkes üzerinde hudutsuz nimetleri vardır. Hadîs-i şerîfte dünyalık bakımdan kendisinden üstün kılınmış kimselerin hâline bakmanın kerahetine delil vardır. Zira bunda, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine ihsân eylediği nimetleri tahkir manası bulunur. Böyle bir hâl, nimete şükrü terk ettirir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir hadîs-i şeriflerinde  şöyle buyurdular: “Sizden daha aşağı olanlara bakın! Sizin üstünüzde olanlara bakmayın! Bu, Allâh’ın sizin üzerinizdeki nimetini küçük görmemeniz için daha lâyıktır.”

Hicrî:   15  Rebîulâhir   1445  Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"