30 Kasım 2022 Çarşamba

Ashâb-ı Bedir…SA‘D BİN HAYSEME (r.a.)


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يُشَفَّعُ الشَّهِيدُ فِي سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ بَيْتِهِ. (د)

بيغمبر أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  شهيده ، آئله و آقراباسندان يتمش كشيه شفاعت أتمه حقى وريلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Şehide, aile ve akrabasından yetmiş kişiye şefaat etme hakkı verilir.”

(Sünen-i Ebû Dâvûd)

Hicrî:  06   Cemaziyelevvel    1444 Fazilet Takvim

 

Ashâb-ı Bedir…SA‘D BİN HAYSEME (r.a.)

 

Ensâr’dan ve Evs Kabilesi’nin Benî Ganem kolundandır. Kendisi Bedir Gazâsı’nda, babası da Uhud Gazâsı’nda şehit olmuştur.

Sa‘d Hazretleri, İkinci Akabe Bey’ati’nde Ensâr’ın aralarından seçtikleri 12 temsilciden birisi olup Âmir bin Avfoğullarının nakîbi (temsilcisi) idi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medîne-i Münevvere’ye hicret ettiklerinde Kubâ’da iken Sa‘d Hazretlerinin evinde insanlarla görüşüyordu.

Hicretten sonra, Muhâcirlerle Ensâr arasında akdedilen kardeşlikte, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onu, Ebû Seleme bin Abdülesed (r.a.) ile kardeş kılmıştı.

Ashâb-ı Kirâm’dan şehitlik şerefine kavuşabilmek için Bedir Gazâsı’na katılmaya can atanlar ve bu yolda babalarıyla kura çekişenler vardı. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Müslümanları Allah yolunda müşriklerle savaşmak üzere Bedir Gazâsı’na çıkmaya davet ettiğinde Ensâr’dan Sa‘d bin Hayseme (r.a.), babasıyla beraber acele davrandılar. Hz. Sa‘d, babasına ‘Eğer bu seferin mükâfatı cennetten başka bir şey olsaydı, senden geri kalırdım! Ben, bana şehitlik nasip olmasını umuyorum!” demişti.

Babasının, “Sen, benden geri kal da hamile hanımının yanında bulun!” teklifini oğlu Sa‘d (r.a.) kabul etmedi. Hazret-i Hayseme, “İkimizden birisinin muhakkak burada kalması lâzım!” deyince de, aralarında kura çekmişler, kura Sa‘d’a çıkmış, Bedir’de şehit olarak muradına ermişti. Babası Hayseme de Uhud Gazâsı’nda şehit olarak arzusuna nâil olmuştur.

Hassân bin Sâbit Hazretleri meşhur bir medhiyesinde İslâm’a hizmeti geçen Ensâr’dan Sa‘d isminde 7 zâttan bahsetmiştir ki Sa‘d bin Hayseme de onlardandır. Bunların 3’ü Hazrec’den, 4’ü Evs’tendir. Hazrec’den olanlar: Sa‘d bin Ubâde, Sa‘d bin Rebî’, Ebû Ubâde Sa’d bin Osman’dır. Evs’den olanlar da: Sa‘d bin Muâz, Sa‘d bin Ubeyd, Sa‘d bin Yezîd ve Sa‘d bin Hayseme Hazretleridir. Radıyallâhü anhüm ecmaîn.

Hicrî:     06 Cemaziyelevvel   1444 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

ÂHİRETE YÖNELMENİN LÜZUMU


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلتُّؤَدَةُ فِي كُلِّ شَيْءٍ خَيْرٌ إِلَّا فِي عَمَلِ الْآخِرَةِ. (ك)

بيغمبر أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر :  آخرت إشى مستثنى ، هر إشته ياواش و تدبرلى داورانمق خيرليدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:   Âhiret işi müstesna, her işte yavaş ve tedbirli davranmak hayırlıdır.”

(Hâkim, el-Müstedrek)

Hicrî:  05   Cemaziyelevvel    1444 Fazilet Takvim

 

ÂHİRETE YÖNELMENİN LÜZUMU

 

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

Muhakkak kalbe nur geldiğinde, sadr (göğüs) inşirâh bulur (genişler).” Ashâb-ı Kirâm: “Yâ Resûlallah, bunun bir alâmeti var mıdır?” diye sordular. Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “Evet, vardır; aldatıcı, zarar verici ve geçici yurt olan dünyanın sevgisini kalpten uzaklaştırmak, ebediyet yurdu olan âhirete yönelmek ve gelmeden önce ölüm için hazırlanmaktır.”

Her kim dünyayı severse, âhiretine zarar vermiş olur. Kim de âhireti sever, (yalnız) onun için çalışırsa dünyasına zarar verir/dünyadan uzaklaşır. -Ey ümmetim- sizler bâkî olanı (âhireti), fâni olana (dünyaya) tercih ediniz.”

Hammâd (rah.) Hazretleri anlattı: Basra’ya gittiğimde, “Hasan-ı Basrî Hazretlerinin talebelerinden kimse kaldı mı?” diye sordum, bir ihtiyar zât var, dediler. Ziyaretine vardım ve “Allah, size rahmet etsin, münasip görürseniz Hasan-ı Basrî Hazretlerinin bazı kelâmını naklediniz de öğüt alalım” dedim. Şöyle dedi: Hasan-ı Basrî Hazretleri şu sözü çok söylerdi:

Ey âdemoğlu! Dün bir nutfe idin, yarın bir cîfe (çürümüş bir et) olacaksın, bu ikisi arasında da bütün her tarafın yavaş yavaş harap olup gidecektir. Nihayet bütün kazandıkların da başkasının olacak. Hakîkî manada sıhhatli kimse, günahları kendisini hasta etmeyendir. Temiz kimse, hataların, günahların kendisini kirletmediğidir. Sizden, âhireti en çok anan, dünyayı en çok unutandır. Dünyayı en çok anan da âhireti en çok unutandır. Hakîkî âbid, nefsini kötülüklerden tutabilendir. Gerçek basîretli kimse, haramı bilip ondan sakınabilendir. Akıllı da kıyameti devamlı hatırında tutup hesaba çekileceğini unutmayan, amellerini ona göre yapandır.”

Mâlik bin Dînâr Hazretleri demiştir ki: “Dünya için ne kadar hüzünlenirsen, âhiret kaygısı da kalbinden o kadar uzaklaşır. Âhiret için endişelendiğin kadar da dünya tasası kalbinden gider.”

İbnü’l-İfrîkî (rah.), Süfyân-ı Sevrî Hazretlerine şöyle yazmıştı: “Sana, Allah’tan korkmanı tavsiye ederim. Dünyanın küçük işleriyle meşgul olmak yerine âhiretin büyük işleriyle meşgul ol.”

Hicrî:     05 Cemaziyelevvel   1444 Fazilet Takvim

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"