27 Ocak 2018 Cumartesi

MÜTTAKÎLERİN NURLARI



قَالَ اللهُ تَعَالَى: ... وَعَسَى أَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ وَعَسَى أَنْ تُحِبُّوا شَيْئًا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْ وَاللهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ. (سورة البقرة, ٢١٦)
الله تعالى شويله بيوردى ( مآلاً ) "... و سز بعضا بر شيدن حوشلانمازسنز حالبوكى حقنزده او بر خيردر و بعضا بر شئ سورسنز ، حالبوكى حقنزده او بر شيدر . و الله تعالى بلر ، سزلر ايسه بلمزسنز ."
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “... Ve siz bazan bir şeyden hoşlanmazsınız. Hâlbuki hakkınızda o bir hayırdır ve bazan bir şeyi seversiniz, hâlbuki hakkınızda o bir şerdir. Ve Allâhü Teâlâ bilir, sizler ise bilemezsiniz.” 
(Bakara Sûresi, âyet 216)
Hicrî:   20  Rebîulâhir  1439  Fazilet Takvimi 

MÜTTAKÎLERİN NURLARI

 
Tâbiînin büyüklerinden Hasan-ı Basrî’ye (radıyallâhü anh) “Müttakîlerin (Allah’tan korkanların) halleri nedir, onların yüzlerinde parlayan nur ve güzellik ve çehrelerindeki letâfet nedendir?” diye sorulunca şöyle cevap verdi:
“Onlar kalplerinden Allâhü Teâlâ’dan başkasını uzaklaştırıp ibâdet, itâat ve nefisleriyle mücâhede ederler. Allâhü Teâlâ’yı (onun nûrunu) müşâhede ettiklerinden bu kimselere Cenâb-ı Hak nur ve feyzinden ihsan etmiştir. Yüzlerinde parlayan nur, nûr-ı ilâhîdir.”
Cenâb-ı Hak, Dâvûd Aleyhisselâm’a şöyle vahiy buyurdu: “Yâ Dâvud, bir kimse bana muhabbet ettiğini iddiâ eder de geceleri zikir, fikir, namaz ve itâatle meşgul olmaz, gaflet içinde uyursa o kişi iddiâsında yalancıdır. Çünkü her seven dâima sevdiğiyle beraber olmak ister. Benimle beraber olmak ise zikir, fikir, ibâdet ve tâatle olur. Uyku ise ayrılık ve sevdiğinden uzaklaşmaktır.” (el-Müstatraf Tercümesi)
İLİM TAHSÎLİNE HİÇ BİR ŞEY MÂNİ DEĞİLDİR
Ebû Abdullah Muhammed bin Abdurrahman (rah.), hicrî beşinci asrın Endülüs âlimlerindendir.
Mal, mülk ve makam sâhibi zengin bir hânedandan idi. Kurtuba’da fıkıh ve hadîs öğrendi, meşhûr hadîs ve Mâlikî fıkıh âlimi ve zâhid İbn-i Ebî Zemenîn’den ilim tahsîl etti.
İlim tahsil etmeye, gözleri görmez olunca başladı. İdârî ve ticârî bütün meşgûliyetleri terketti ve ilimde yüksek derecelere erdi.
“Gözümün gitmesi benim için çok hayırlı oldu. Eğer böyle olmasaydı babam ve akrabalarım gibi dünyalık işlerle meşgul olur, ilim tahsil edemezdim.” derdi.
434/1042 senesinde vefât etti. (Cezvetü’l-Muktebes, Humeydî)

MUTFAĞIMIZ: … KIYMALI TARHANA ÇORBASI

 
Malzemeler:  500 gr. tarhana, yarım su bardağı zeytin yağı, 1 çay bardağı un, 100 gr. kıyma, 1 çay kaşığı nane, 1 çay kaşığı pul biber, 1 çay kaşığı toz biber, 1 tatlı kaşığı tuz.
Yapılışı: Tencerede yağ, un ve toz biber kavrulur. Yeterince su ilâve edilir. Soğuk suda inceltilmiş tarhana kaynayan sosun içine dökülür. Kavrulmuş kıyma ilâve edilerek kaynatılır. Üzerine nane ve pul biber konularak ikram edilir.
Hicrî:   20  Rebîulâhir  1439  Fazilet Takvimi 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder