9 Şubat 2019 Cumartesi

İSHAK ALEYHİSSELÂM



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا مِنْ أَحَدٍ يَمُوتُ إِلَّا نَدِمَ قَالُوا: وَمَا نَدَامَتُهُ يَا رَسُولَ اللهِ؟ قَالَ: إِنْ كَانَ مُحْسِنًا نَدِمَ أَنْ لَا يَكُونَ ازْدَادَ، وَإِنْ كَانَ مُسِيئًا نَدِمَ أَنْ لَا يَكُونَ نَزَعَ. (ت)
رسول الله  أفندمز  ( صلى الله عليه وسلم )  ,"  اؤلن هجبر كمسه يوقدركى بشمانلق دويماسين ." بيوردولر . ( آصحاب كرام ) " اونون بشمانليغى نه در ، يارسول الله ؟ ده ديلر . " أكر إيلك صاحب بر كمسه إيسه إيلكنى زيادلشترمه ديكنه بشمان اولور . كوناحكار بر كمسه إيسه كوناحندان توبه أديب قورتولماديغنه بشمان اولور ."بيوردولر .
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.): “Ölen hiçbir kimse yoktur ki pişmanlık duymasın.” buyurdular. (Ashâb-ı Kirâm) “Onun pişmanlığı nedir, yâ Resûlallah?” dediler. “Eğer iyilik sâhibi bir kimse ise iyiliğini ziyadeleştirmediğine pişman olur, günahkâr bir kimse ise günahından tevbe edip kurtulmadığına pişman olur.” buyurdular. 
(S. Tirmizî)
Hicrî:   04  Cemaziyelahır   1440  Fazilet Takvimi 

İSHAK ALEYHİSSELÂM

 
Hz. İshak Aleyhisselâm, İbrahim Aleyhisselâm’ın ikinci oğludur. İbrâhim Aleyhisselâm’ın hanımı Sâre validemizin çocuğu olmuyordu. Diğer hanımı Hz. Hâcer’den İsmail Aleyhisselâm doğduğu zaman Sâre vâlidemiz mahzun olmuştu. Allâhü Teâlâ lütfetti, Hz. Sâre de ihtiyarlığı zamanında İshak Aleyhisselâm’ı dünyaya getirdi.
Hz. İshak Aleyhisselâm, babası Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm’ın vefatından sonra Şam’da peygamberlikle vazifelendirilmiştir. Allâhü Teâlâ onu seçkinlerden ve hayırlı insanlardan kıldı. Neslinden birçok peygamberler geldi.
İshak Aleyhisselâm, yüz altmış yaşında iken vefat etmiştir. Kabr-i şerîfleri Kudüs-Halilürrahman şehrinde Hazret-i İbrahim’in kabrinin yanındadır. Vâlidesi Hz. Sâre de yüz yirmi yedi yaşında iken vefat etmiştir.
 
HİÇ ÇÜRÜMEYEN KEFEN
 
Emevî Halîfesi Ömer bin Abdülaziz (rahmetullâhi aleyh), akrabalarından birinin cenazesine iştirâk etmişti. Namazı kılınıp cenaze defnolunduğunda cemâate dönerek: “Durunuz, durunuz!” diye seslendi. Atını kabristanın içine kadar sürüp gitti ve gözden kayboldu. İnsanlar onu beklerken gelmeyecek zannettiler. Sonra geldi, gözleri kızarmış ve yaşlar akmıştı.
“Ey müminlerin emîri, bizi niçin beklettiniz?” denilince şöyle cevap verdi: “Sevdiklerimizin, baba ve dedelerimizin, akrabalarımızın kabirlerine vardım, onlara selam verdim. Ama selâmıma hiçbirisi cevap vermedi. Oradan ayrılırken toprak bana seslendi: “Dur bakalım, ey Ömer! Sevdiklerinin benim altımda ne ile karşılaştıklarını sormayacak mısın?”
“Sevdiklerime ne yaptın?” diye sordum.
“Kefenlerini parçaladım, bedenlerini yedim, gözlerini oydum” dedi. Yine gitmeye davrandım, bu defa:
“Ey Ömer! Hiç çürümeyecek kefene sarılmanı sana tavsiye ederim” dedi.
“Hiç çürümeyecek kefen nedir?” diye sordum.
“Hz. Allah’tan korkmak ve sâlih ameldir.” cevabını verdi.
Hicrî:   04  Cemaziyelahır   1440  Fazilet Takvimi 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder