27 Ocak 2026 Salı

OSMANLI’DA ŞEYHÜLİSLÂMLIK MAKAMI


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلْغُبَارُ فِي سَبِيلِ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ إِسْفَارُ الْوُجُوهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (ج)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : الله عز و جل يولنده ( خدمت أدنلريك أؤزرينه ) بولاشان طوزلر ، قيامت كونونده يوزلرده نور اولرق بارلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Allah Azze ve Celle yolunda (hizmet edenlerin üzerine) bulaşan tozlar, kıyamet gününde yüzlerde nur olarak parlar.”

 (Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

Hicrî:  08  Şaban   1447  Fazilet Takvim

 

OSMANLI’DA ŞEYHÜLİSLÂMLIK MAKAMI

 

Şeyhülislâm, Osmanlı Devleti’nde şer’iyye mahkemeleri ile medrese ve talebelerin işlerine nezâret eden ilmiye sınıfının başı ve ulemânın reisi olan zâttır.

Osmanlı Devleti’nin kurulduğu, yeni yerlerin fethedilip, idarî taksimatının yapılmaya başlandığı günden beri bu yerlerin şer’î idaresini tanzim edecek, Müslümanların hukuku ile gayrimüslimlerin hukukunu tatbik edecek kâdılar tayin edilmiştir. Bunlara kâdı, kâdıasker denilmiştir. Harp kararı başta olmak üzere, devletin her türlü işinin yapılma izni, kâdıların vereceği fetvâ ile yürütülürdü. Sultan Murad Han’ın daha o zamanlarda bile, Karamanoğlu İbrahim Bey üzerine sefere çıkmak için ulemadan fetvâ alması bunu gösterir.

“Şeyhülislâm” ünvanı, H. 4. asırda, hürmet lafzı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu ünvanla birçok büyük âlim ve fakîh, şöhret bulmuştur. Şeyhülislâm tabiri, Osmanlı’nın ilk devirlerinde de resmî bir unvan değildi. O devirlerde yaşamış ve şeyhülislâm diye anılan birçok zâta, fazilet ve kemâllerine binâen öyle denilmiştir.

Yıldırım Bâyezid Han zamanında Bursa Kadılığı yapan Molla Fenârî’ye, 1424 senesinde “müftîlik” vazifesi de verilmiştir. Bundan sonra, asırlarca devam edecek olan şeyhülislâmlık makamı da böylece tesis edilmiş oldu.

Adalet, tedrisat, hukuk, şer‘î hükümlerin tatbiki vazifesini üzerine alan şeyhülislâmlık müessesesinin başında bulunan şeyhülislâm, protokolde padişah ve sadrazamdan sonra gelirdi. Devlet, şeyhülislâmın vereceği fetvaya bağlı idi. Şeyhülislâm, hiç kimsenin şahsî görüşüne göre hareket etmez; Kur’ân-ı Kerîm, sünnet, icma ve kıyas ile sabit olan hükümleri söyler ve bunları tatbik ederdi.

Padişahlara kılıç kuşatma vazifesini de şeyhülislâmlar yapmışlardır. Osmanlı Devleti’nde, en uzun şeyhülislâmlık yapan zât, Kanûnî Sultan Süleyman Han ve İkinci Selim Han zamanlarında bu makamda bulunmuş olan Ebussuûd Efendi’dir.

Hicrî:  08 Şaban  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder