23 Ocak 2026 Cuma

RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) BİR MUCİZESİ


قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ نَفَّسَ عَنْ مُؤْمِنٍ كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ الدُّنْيَا نَفَّسَ اللهُ عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ. (م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : كيم بر مؤمنيك دنيا صقنطلرندان بر صقنطسنى كيدريرسه ، الله دو اونون قيامت صقنطلرندان بر صقنطسنى كيدرير . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Kim bir Müminin dünya sıkıntılarından bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  04  Şaban   1447  Fazilet Takvim

 

RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) BİR MUCİZESİ

 

Câbir bin Abdullâh (r. anhümâ) anlattı: Medîne’de bir Yahûdî vardı. Bana, her sene hurma harmanı zamanında ödenmek üzere borç para verirdi. Benim bir hurma bahçem vardı. Bir sene, hurmalığım, her seneki kadar mahsul vermedi, borcumu ödemeyi geciktirdim. Bunun üzerine Yahûdî, harman vaktinde hurmalığıma geldi. Ondan, gelecek harman zamanına kadar mühlet vermesini rica ettim. Fakat Yahûdî, mühlet vermedi. Bunun üzerine hâlimi Resûlullâh’a (s.a.v.) arz ettim.

O da Ashâb’ından bazılarına: “Haydi, gidelim de Câbir için Yahûdî’den mühlet vermesini isteyelim.” buyurdu. Resûl-i Ekrem (s.a.v.), Ashâb’ından bazı kimselerle hurmalığıma geldiler. Yahûdîye mühlet vermesini söyledilerse de Yâhûdî, “Ey Ebu’l-Kâsım! Mühlet veremem.” dedi.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.), Yahûdînin ısrarını görünce kalktı, hurmalıkta şöyle bir dolaşıp geldi ve Yahûdîye, bir daha vade teklif ettiyse de yine kabul etmedi. Ben kalktım. Resûlullâh’a (s.a.v.) bir miktar yaş hurma getirip ikram ettim. Resûlullâh (s.a.v.), hurmayı yedikten sonra, “Yâ Câbir! Senin çardağın nerede?” diye sordu. Şurada, dedim. “Haydi, orada bana bir yer hazırla.” diye emretti. Hemen hazırladım. Resûl-i Ekrem (s.a.v.), çardağa girip biraz uyudu. Uyanınca gidip bir avuç daha hurma getirdim. Ondan da yediler ve kalkıp Yahûdîye bir daha mühlet teklif ettiler. Yahûdî yine vermedi. Sonra Resûlullâh (s.a.v.) kalktı, hurmalığın içinde bir daha dolaştı. Sonra, “Ey Câbir! Ağaçtaki hurmaları toplayıp Yahûdînin borcunu ver.” buyurdular ve ben toplayıncaya kadar hurma harmanının başında durdular. Bu topladığım hurmadan Yahûdîye borcumu verdim. Verdiğim kadar da arttı. Sonra Resûlullâh’ın (s.a.v.) huzuruna vardım ve bu bereketi müjdeledim.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Şehâdet ederim ki muhakkak ben, Allâh’ın resûlüyüm.” buyurdular. Bu hâdise, Peygamber Efendimizin (s.a.v.), herkesin gözü önünde cereyân eden nübüvvet delillerinden açık bir mucizedir.

Hicrî:  04 Şaban  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder