2 Ocak 2026 Cuma

TEVBENİN ŞARTLARI


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ أَصَابَ ذَنْبًا فَنَدِمَ غَفَرَ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ لَهُ ذٰلِكَ الذَّنْبَ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَسْتَغْفِرَهُ. (طس)‏

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : بر كمسه بر كوناحه دوشر ده آردندان قلبا بشمانلق دويارسه او كمسه كوناحنه هنوز إستغفار أتمدن أؤنجه الله عز و جله اونون كوناحنى مغفرت بيورور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Bir kimse bir günaha düşer de ardından kalben pişmanlık duyarsa o kimse günahına henüz istiğfar etmeden önce Allâh Azze ve Celle onun o günahını mağfiret buyurur.”

(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat)

Hicrî:  13  Receb   1447  Fazilet Takvim

 

TEVBENİN ŞARTLARI

 

Yapılan tevbenin makbul ve nasûh olması için üç şart vardır:

Birincisi, işlediği günahtan dolayı pişman olmaktır. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) “Pişman olmak, tevbedir.” buyurmuşlardır. Gerçek pişmanlığın alâmeti; kalbin yumuşaması ve çokça gözyaşı dökmektir. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “(İşlediği günah ve kusurlardan dolayı) Çokça tevbe edenlerle beraber oturun. Zira onların kalpleri pek yufkadır.” buyurmuşlardır.

İkincisi, gizli ve aşikâr bütün hâllerde, büyük ve küçük bütün günahları terk etmektir.

Üçüncüsü de yaptığı günahları, kusurları bir daha aslâ işlememeye kesin karar vermektir.

Evliyadan Ebûbekir el-Vâsıtî rahimehullâh’a “Tevbe-i nasûh nedir?” diye sorulunca “Bir kimsede işlediği günahın hem gizlide (kalben), hem açıkta (fiilen) hiçbir şekilde bir eserinin kalmamasıdır.” diye cevap vermiştir.

Gerçek pişmanlık, azimli ve kararlı olmaya vesile olur. Azmetmek ise böyle günahlara ve hatalara bir daha dönmemektir. Zira bu kimse günahların, Rabb’iyle kendisi arasında bir perde olduğunu, pişmanlığı sayesinde anlamış olur.

Günahlar, rızkın bereketine de mani olur. Hadîs-i şerîfte, “Kul, işlediği günah sebebiyle, bol rızıktan mahrum kalır.” buyurulmuştur.

Günah işlemek ve Allâhü Teâlâ’ya isyan etmek; öldürücü zehir, yakıcı ateş ve keskin bir kılıçtan daha zararlıdır. Bunun için mümin, kendisine zarar verecek ve kendisini helâk edecek şeylerden kaçtığı gibi günahlardan da kaçmalıdır.

Günah ve isyanlar, ebedî helâke; ibadet ve itaatler ise, dünya ve âhirette ebedî saâdet ve selâmete vesile olur. Nefsin, nice arzuları vardır ki, onlara bir anlık uymak, ebedî üzüntülere ve çok büyük pişmanlıklara sebep olur. Sahibini ağır hastalıklara düşürür, uzun bir ömrü yıkıp harap eder ve nihayet Cehennem’e götürür.

Hicrî:  13 Receb  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder