قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : لَا تَكُونُوا عَيَّابِينَ وَلَا مَدَّاحِينَ وَلَا طَعَّانِينَ وَلَا مُتَمَاوِتِينَ. (ض)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : جوق آيبلايجى ، جوق متهدجى ، جوق زممدجى ( كوتوليجى ) و كندنى ( ريا إيله عبادت أتمكدن بتكن دوشرك ) أؤلى كبى كوسترنلردن اولماينز . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Çok ayıplayıcı, çok methedici, çok zemmedici (kötüleyici) ve kendini (riyâ ile ibadet etmekten bitkin düşerek) ölü gibi gösterenlerden olmayınız.”
(Kuzâî, Müsnedü’ş-Şihâb)
Hicrî: 23 Receb 1447 Fazilet Takvim
AMELLERİ RİYÂDAN MUHAFAZA ETMEK
Riyâ, bir vazifeyi, yalnız gösteriş için veya maddî bir menfaat için yapmaktır. Riyânın zıddı, ihlâstır. Ebülleys es-Semerkandî Hazretleri şöyle buyurdu:
Dünyada işlediği amellerinin sevabını âhirette görmek isteyen kimse, amellerini ihlâs ile ve hiç riyâ karıştırmadan yapmalı, sonra da kibir ve gurura kapılıp sevaplarını kaybetmemek için bu yaptıklarını unutmalıdır.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“Kim, riyâ ile namaz kılarsa muhakkak (Rabb’ine) şirk koşmuştur. Kim riyâ ile oruç tutarsa muhakkak (Rabb’ine) şirk koşmuştur. Kim de riyâ ile (zekât ve) sadaka verirse muhakkak (Rabb’ine) şirk koşmuştur.”
Yine Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Allâh Azze ve Celle şöyle buyurur: ...Her kim bana bir şeyde şirk koşarsa az veya çok yapıp biriktirdiği bütün ameller, o, bana şirk koştuğu kimse içindir. Benim, onun ameline ihtiyacım yoktur.”
Ebû Bekir el-Vâsıtî rahimehullah demiştir ki: İbadetlerin sevabını muhafaza etmek, yapmaktan daha zordur. Zira ameller, hemen kırılan cam gibidir. Zorlamaya gelmez. Aynı bunun gibi yapılan amele, bir riyâ veya kibir bulaşsa o da hemen kırılır; amelin sevabı zâyi olur.
Bir kimse bir amel işlemek istese fakat bu ameline riyâ karıştırmaktan korksa, o zaman evvela kalbinden o riyâyı atmaya çalışmalıdır. Şâyet bu mümkün olmazsa o ameli terk etmeyip işlemeli, fakat kalbinde olan riyâdan dolayı da istiğfarda bulunmalıdır. Böylece Allâhü Teâlâ’nın, onu, başka amellerini ihlâsla yapmaya muvaffak kılması umulur.
Geçmiş zamanda bir kimse bir hayır müessesesi yaptırmıştı. Fakat kendi kendine, “Ben, bunu yaptırdım, ama bu amelimin Allah için olup olmadığını bilmiyorum” diyordu. Bir gece rüyasında ona, “Senin bu amelin, velev ki, Allah için olmasa bile sana dua eden Müslümanların duaları, Allah içindir” denildi.
Hicrî: 23 Receb 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder