6 Ocak 2026 Salı

MÂLİK BİN DÎNÂR HAZRETLERİNİN TEVBESİ -2


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ لَمْ يَكُنْ عِنْدَهُ مَالٌ يَتَصَدَّقُ بِهِ فَلْيَسْتَغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ فَإِنَّهَا صَدَقَةٌ. (طس)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : ألنده صدقه ورجك مالى اولمايان كمسه ، بتون أركك و قدين مؤمنلر إيجن إستغفار أتسين . محقق ، بو إستغفار ده بر صدقادر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Elinde sadaka verecek malı olmayan kimse, bütün erkek ve kadın müminler için istiğfar etsin. Muhakkak, bu istiğfar da bir sadakadır.”

(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat)

Hicrî:  17  Receb   1447  Fazilet Takvim

 

MÂLİK BİN DÎNÂR HAZRETLERİNİN TEVBESİ -2

 

Dağa doğru baktım; her tarafında açılmış küçük girişler, her bir girişte yakut ile işlenmiş, incilerle süslenmiş, kızıl altından iki kapı kanadı, her bir kapı kanadının üzerinde ipekten perdeler vardı. Ejderha hâlâ peşimdeydi, dağa doğru koşmaya başladım. Oraya yaklaştığımda meleklerden bazıları: ‘Perdeleri kaldırın, kapıları açın, şefkatle bir bakın bakalım, yanınızda şu zavallıyı düşmanından kurtaracak bir emanet var mıdır?’ diye seslendiler.

Perdeler kaldırıldı, kapılar açıldı. Yüzleri ay gibi parlak çocukların çıkıp bana baktıklarını gördüm. Ejderha iyice yaklaşmış, ben ise ne yapacağımı bilemeyip hayret içinde kalmıştım. Çocuklardan bazısı, ‘Ne duruyorsunuz, haydi hepiniz, bu gelene bakın, belki tanıdığınızdır, düşmanı ona çok yaklaştı.’ diye seslendi. Bu sırada vefat etmiş olan kızımı aralarında gördüm. Beni görünce ağladı ve ‘Bu, benim babamdır.’ deyip bir anda nurlar içinde yanımda beliriverdi. Sol elini sağ elime uzattı, elini tuttum. Sağ elini de ejderhaya uzattı. Ejderha derhâl kaçtı. Sonra: ‘Babacığım!’ dedi ve ‘Ya o iman edenlere, vakti zamanı gelmedi mi ki kalpleri, Allah’ın zikri için ve (taraf-ı İlâhî’den) inen hak (âyetler) aşkına huşû ile coşsun’ meâlindeki Hadîd Sûresi’nin 16. âyet-i celîlesini okudu. Ağladım ve dedim ki:

‘Ey kızım? Siz, Kur’ân-ı Kerîm’i bilir misiniz?’

‘Babacığım! Biz, onu, sizden daha iyi biliriz.’ dedi.

‘Beni helâk etmek isteyen ejderha ne idi?’ dedim.

‘O, senin günahlarındır. Seni helâk etmek istiyordu.’ dedi.

‘Yolda karşılaştığım ihtiyar kimdi?’ dedim.

‘Babacığım! O da zayıf bıraktığın sâlih amelindi. Hayırlı amelleri az yaptığından zayıf düşüp kötü ameline karşı duramadı.’ dedi.

‘Ey kızım! Siz, bu dağda ne yapıyorsunuz?’ dedim;

‘Biz, Müslümanların çocuklarıyız, kıyamet kopana kadar bizi buraya yerleştirdiler, sizi bekliyoruz. Önümüze getirildiğinizde de size şefaat edeceğiz.’ dedi.

Korku ve heyecan içinde uyandım. Bundan sonra, işlediğim her türlü fenâlıkları terk ettim, Allâhü Teâlâ’ya tevbe ettim. İşte benim tevbemin sebebi budur.”

(Sâlihlerin Hikâyeleri, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  17 Receb  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder