18 Ocak 2026 Pazar

EY RESÛL’ÜM, İNKÂRCILARIN HÂLLERİNDEN MÜTEESSİR OLMA -2


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : مَنْ كَانَ يُرِيدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَزِينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ فِيهَا وَهُمْ فِيهَا لَا يُبْخَسُونَ، اُولٰٓئِكَ الَّذِينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا فِيهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ. (سورة هود، ١٥-١٦)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : هر كيم ( صرف ) دنيا حياتنى و زينتنى مراد أدرسه بز ، اونلره عمللرينين ( قرشليغنى ) دنياده تمامن أؤدريز و اونلر اوراده ( دنياده ) بر أكسكليكه اوغراطلمزلر . اونلر أؤيله كمسلردركى آخرتده كنديلرينه آتشدن باشقه بر شى يوقدر و اوراده بتون إشلدكلرى هدر اولمشدر و بتون يابطقلرى بوشدر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu -meâlen:   Her kim (sırf) dünya hayatını ve ziynetini murat ederse biz, onlara amellerini(n karşılığını) dünyada tamamen öderiz ve onlar orada (dünyada) bir eksikliğe uğratılmazlar. Onlar öyle kimselerdir ki âhirette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur ve orada bütün işledikleri heder olmuştur ve bütün yaptıkları boştur.”

(Hûd Sûresi, âyet 15-16)

Hicrî:  29  Receb   1447  Fazilet Takvim

 

EY RESÛL’ÜM, İNKÂRCILARIN HÂLLERİNDEN MÜTEESSİR OLMA -2

 

Nitekim o azâbı, insanları, İslâmiyet’i kabulden menetmek için aralarında iş bölümü yapmış olanların üzerine indirmiştik, onları helâk etmiştik. Onlar, Kur’ân’ı, o İlâhî kitâbın hükümlerinden bir kısmını kabul edip bir kısmını inkâr etmek cüretinde bulunmuşlardı.

Rivâyete göre müşriklerin reîslerinden olan Velîd bin Muğîre, hac mevsiminde onlarca adamı Mekke’nin yollarına taksim etmişti. Bu şahıslar, Mekke’ye etraftan gelen hacılar ile görüşüyorlardı. İnsanları, Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e uymaktan alıkoymaya çalışıyorlar, Kur’ân-ı Azîm aleyhinde de münasebetsiz sözler söylüyorlardı. Kur’ân-ı Kerîm’in o âyetlerini parçalamak istiyorlardı, “O âyetler, birer sihirdir, birer iftiradır, birer şiirden, evvelkilerin hikâyelerinden ibarettir.” diyorlardı.

Bu sözleri söyleyenler, nihayet Bedir Gazvesi’nde helâk olup İlâhî azâba uğramışlardı. Bunların uhrevî azâpları ise elbette daha dehşetlidir. Artık İslâmiyet’i, İlâhî hükümleri tahkîre ve değiştirmeye cüret edenler, bu pek şiddetli azâbı düşünsünler.

İşte bu gibi inkârcılar, kendilerini büyük bir mesuliyete uğratmışlardır. Şimdi, ey Resûl’üm! Onların o hâllerine bakıp da fazla müteessir olma. Rabb’ine and olsun ki elbette onlara, o kâfirlerin hepsine, kıyamet günü de soracağız, onları âhirette büyük bir muhâsebeye, muhâkemeye tâbi tutacağız, bütün bu hâllerinden dolayı ebedî azâba uğratacağız.

Şu da malumdur ki: Âhiret hayatı sonsuzdur. Bütün insanlar ve cinler, âhirette hesaba çekilmek için uzun müddet bekleyeceklerdir. Bu bekleme de kâfirler için bir nevi azâptır. Daha sonra da bütün bunlar, hesaba tâbi tutulacaktır. Nitekim “Mutlaka onların hepsini, yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.” meâlindeki, Hıcr Sûresi’nin 92. âyet-i kerîmesi, bunu haber vermektedir.

Hicrî:  29 Receb  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder