3 Ekim 2026 Cumartesi

MÜMİN YALAN SÖYLEMEZ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : لَا يُؤْمِنُ الْعَبْدُ الْإِيمَانَ كُلَّهُ حَتَّى يَتْرُكَ الْكَذِبَ فِي الْمُزَاحَةِ وَيَتْرُكَ الْمِرَاءَ وَإِنْ كَانَ صَادِقًا. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : قل ، ميزاح ياباركن بله اولسه يالانى ترك أتمدكجه و حقلى ده اولسه مناقشي ( جكشمي ) ترك أتمدكجه كامل إيمانه قاووشامز . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : “Kul, mizah yaparken bile olsa yalanı terk etmedikçe ve haklı da olsa münâkaşayı (çekişmeyi) terk etmedikçe kâmil imana kavuşamaz.”

(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)

Hicrî:  22  Rebîulâhir   1448  Fazilet Takvim

 

MÜMİN YALAN SÖYLEMEZ

 

Yalan, bir şey hakkında gerçeğe uygun olmayan bir şeyi söylemek, hakikate aykırı bilgi vermektir.

Yalan söylemek, haramdır; buna dair birçok âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf vardır.

Yalan, büyük günahlardan, çirkin ve utanılacak hâllerdendir. Her günahın başı yalandır, en sevilmeyen ahlâktır. Yalan, imana zıttır; iman bir tarafta, yalan bir taraftadır.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:

“Yalandan sakınınız. Zira yalan, isyana götürür. İsyan ve kötülük ise Cehennem’e düşürür. Muhakkak kul, yalan söylemeye devam ederse Allâhü Teâlâ katında yalancılardan yazılır.”

Tâbiîn’in büyüklerinden Hasan-ı Basrî (rah.) buyurdu ki: Gizli ve açık hâllerinin, sözüyle fiilinin, içiyle dışının bir olmaması, nifak (münafıklık) alâmetlerindendir. Nifakın, üzerine bina olunduğu temel de yalandır.

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, ‘Mümin, korkak olur mu?’ diye suâl olundu.

“Evet (olabilir)” buyurdular.

‘Mümin, cimri olur mu?’ diye suâl olundu.

‘Evet (olabilir)’ buyurdular.

‘Mümin, yalancı olur mu?’ denilince ‘Hayır (mümin aslâ yalancı olmaz).’ buyurdular.

Rivâyet edildiğine göre, Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), yalan yere şâhitlik eden bir kişinin şâhitliğini reddettikten sonra şöyle buyurdular: “Müslümanda her haslet bulunabilir, fakat hıyânet ve yalan, aslâ bulunamaz.”

Yine buyurmuşlardır ki: “Kendisi için sevip istediğini, kardeşi için sevmedikçe ve şaka yaptığında dahi yalanı terk etmedikçe kişinin imanı kâmil olamaz.”

Hazret-i Ali kerremallâhü veche şöyle buyurmuştur:

“Allâhü Teâlâ indinde günahların en büyüğü, yalan söylemektir. Pişmanlığın en şiddetlisi de, kıyamet günündeki pişmanlıktır.”

Hicrî:  22  Rebîulâhir   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

2 Ekim 2026 Cuma

NEFSİN HEVESLERİNİ TERK ETMENİN EHEMMİYETİ


قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِهِ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِىٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ. (سورة العنكبوت، ٦)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : و هر كيم ( دشمانله ويا نفسيله ) جهاد أدرسه آنجق كندسى إيجن جهاد أدر ( فايداسى آنجق كندسنه آئد اولور ) . محقق الله تعالى ، عالملر ( يك طاعت و مجاهدلريك ) دن ألبتده مستغنى در ( اونلره إحتياجى يوقدر ) . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : “Ve her kim (düşmanla veya nefsiyle) cihâd ederse ancak kendisi için cihâd eder (faydası ancak kendisine ait olur). Muhakkak Allâhü Teâlâ, âlemler(in tâat ve mücâhedelerin)den elbette müstağnîdir (onlara ihtiyacı yoktur).”

(Ankebût Sûresi, âyet 6)

Hicrî:  21  Rebîulâhir   1448  Fazilet Takvim

 

NEFSİN HEVESLERİNİ TERK ETMENİN EHEMMİYETİ

 

Mümin, her fiilini, Allah rızası için yapmalı, onun yolunda gayret göstermelidir. Nitekim Tevbe Sûresi’nin 20 ve 21. âyet-i celîlelerinde buyurulmuştur ki: “O zâtlar ki, iman ettiler, Allah yolunda hicret ettiler ve Allah yolunda mallarıyla, nefisleriyle cihâda atıldılar. Allâh indinde onların dereceleri pek büyüktür. İşte kurtuluşa erenler de onlardır. Rableri, onları, tarafından bir rahmet ve rızasıyla ve Cennetler ile müjdeler. Onlar için, o Cennetlerde ebedî nimetler vardır.”

İman etmek ve Allah yolunda gayret göstermek, ibadet ve tâatlerin en üstünü, Cenâb-ı Hakk’a yaklaştıran amellerin en büyüğüdür.

Mümin kula yakışan, hiçbir sûrette Allâhü Teâlâ’ya ve Resûlüne itaatten ayrılmamaktır. İhlâsla, Allah yolunda gayret eden kuluna, Cenâb-ı Hak yardım eder, onu âhirette, en yüce makamlara ulaştırır.

Ömür geçmektedir; onu, Allah yolunda sarf etmekle nefsin hevesleri peşinde tüketmenin farkını ve neticesini iyice idrâk etmelidir. Zira Allâhü Teâlâ’nın takdir ettiği ölüm, muhakkak gelecektir.

Bilhâssa nefsin gayrimeşru isteklerine karşı koymak, kötü huylarını temizlemek en büyük bir cihâddır. Zira, korkaklık, cimrilik, hırs gibi nefsin kötü ahlâkı ve şeytanın vesveseleri, insanı, Allah yolundan alıkoyan başlıca sebeplerdir. Bir sonraki gününün, önceki gününden hayırlı olmasını dileyen mümin, nefsiyle mücadele ve mücâhede etmelidir. Nefsinin kötü huylarını temizlemeye muvaffak olan, en büyük kerametlere nâil olur. Zünnûn-i Mısrî (rah.) buyurmuştur ki: “Hirâ Dağı’nı ziyaretim sırasında Mevlâ’yı zikreden bir zât gördüm, bu dereceye nasıl ulaştın, diye sordum. Dedi ki: “Allâhü Teâlâ’nın rızasını kazanmak için nefsimin arzu ve isteklerini terk ettim. Rabb’im de benim derecemi yükseltti.”

Malum olmalıdır ki kulun nefsini salâha erdiren, hakikatte Allâhü Teâlâ’dır. Nefisle mücâhede usulünü talim eden hakîkî bir mürşid-i kâmile tâbi olmak, onun tarifi üzere Allâh’ı zikretmek, bu yolda Allâh’ın yardımına vesile olur.

Hicrî:  21  Rebîulâhir   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

1 Ekim 2026 Perşembe

ASHÂB-I BEDİR: ABDULLAH BİN AMR (R.A.)


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ لَقِيَ اللهَ بِغَيْرِ أَثَرٍ مِنْ جِهَادٍ لَقِيَ اللهَ وَفِيهِ ثُلْمَةٌ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : هر كيم أؤزرنده ( ياره ، طوز ، طوبرق ، يورغنلق كبى ) مجاهده أسرى بولنمادان أؤلرسه ( قيامت كونى ) ، الله تعالى نيك حضورنه ( مجاهدنيك ثوابندان ) نقصان اولرق جقمش اولور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : “Her kim üzerinde (yara, toz, toprak, yorgunluk gibi) mücahede eseri bulunmadan ölürse (kıyamet günü), Allâhü Teâlâ’nın huzuruna (mücâhedenin sevabından) noksan olarak çıkmış olur.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  20  Rebîulâhir   1448  Fazilet Takvim

 

ASHÂB-I BEDİR: ABDULLAH BİN AMR (R.A.)

 

Abdullah bin Amr (r.a.), Ensâr’dan olup Hazrec kabilesinin Benî Selime kolundandır. Ashâb-ı Kirâm’ın meşhurlarından Câbir bin Abdullâh’ın babasıdır. Abdullah bin Amr (r.a.), İkinci Akabe Bey’ati’nde bulunan ve Ensâr’ı temsil eden 12 zâttan biridir.

Bedir Gazâsı’nda bulunmuş, Uhud Gazâsı’nda şehit olmuştur. Uhud Gazâsı’nda ilk şehit olan sahâbîlerdendir.

Hazret-i Câbir (r.a.), babasının şehit edildiğini şöyle anlatıyor: “Sabah olduğunda babamın, harbin ilk anlarında şehit edildiğini ve burnuyla kulağının kesildiğini haber aldık! Yüzünü bir örtü ile örtmüşlerdi. Ben ağlıyordum, insanlar, beni ağlamaktan nehyediyorlardı, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise beni bundan nehyetmediler. Sonra halam Fâtıma binti Amr geldi, o da ağlamaya başladı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ona buyurdular ki: “Ağlama, melekler, naaşı defnolununcaya kadar kardeşine kanatlarıyla gölge ettiler.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri, Abdullah Hazretlerinin cenaze namazını bizzât kıldırmışlar, Amr bin Cemûh (r.a.) ile bir kabre defnettirmişler ve “Onları, bir kabre defnedin, zira onlar, dünyada iken pek samîmî ve aynı huylara sahip kardeştiler.” buyurmuşlardır. Amr bin Cemûh (r.a.), aynı zamanda Abdullah’ın (r.a.) kız kardeşi Hind binti Amr bin Harâm ile evli idi.

Sevgili Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, “Allâhü Teâlâ, bize yaptıkları iyilikler sebebi ile Ensâr’ı hayırla mükâfatlandırsın. Bilhâssa Abdullah bin Amr ailesini ve Sa’d bin Ubâde’yi…” buyurmuşlardır.

Definlerinden 46 sene sonra, Uhud’da meydana gelen bir sel sebebiyle Abdullah bin Amr ve Amr bin Cemûh Hazretlerinin kabri açılmıştı. Başka bir kabre nakil için kabirlerini tamamen açtıklarında, ikisinin de naaşının henüz yeni defnedilmiş gibi olduğunu gördüler, sanki onlar uykuda gibiydiler. Onlardan birisi, elini yarasının üzerine koymuş hâlde defnolunmuştu. Eli yarasından çekildiğinde hayatta imiş gibi elini tekrar yarasının üzerine koyuyordu.

Hicrî:  20  Rebîulâhir   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3