26 Mart 2026 Perşembe

İLİM EHLİNİN, ALLÂHÜ TEÂLÂ İNDİNDEKİ DERECESİ -1


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا تَصَدَّقَ النَّاسُ بِصَدَقَةٍ أَفْضَلَ مِنْ عِلْمٍ يُنْشَرُ. (ج)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : إنسانلر ، باشقلرينه ده أؤكرتلرك يايلان ( دنيا و آخرته فايدالى ) علمدن دها فضيلتلى بر صدقده بولنمامشلردر  . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  İnsanlar, başkalarına da öğretilerek yayılan (dünya ve âhirete faydalı) ilimden daha faziletli bir sadakada bulunmamışlardır.”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

Hicrî:  07  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

İLİM EHLİNİN, ALLÂHÜ TEÂLÂ İNDİNDEKİ DERECESİ -1

 

Mâlikî Mezhebi’nin imâmı, Mâlik bin Enes (rah.) Hazretlerinin talebelerinden Yahyâ bin Yahyâ (rah.) şöyle anlattı: “Ben, beraber ders okuduğumuz arkadaşlar arasında yaşı en küçük olan idim. Mâlik bin Enes (rah.)’tan ders okumaya başladığım ilk gün bana şöyle dedi:

‘Ey Yahyâ! İlim husûsunda gayretli ve ciddi olmalısın.

Bilinmelidir ki ilmin faziletleri, ilmiyle amel edenler ve ilmi sırf Allâhü Teâlâ’nın rızâsını talep ederek öğrenenler içindir. Bu husûsta sana ilmi sevdirecek, ilimden başka her şeyden yüz çevirmene vesile olacak bir hâdiseyi anlatmak istiyorum.

Şam halkından, senin yaşlarında bir çocuk, Medîne-i Münevvere’ye ilim öğrenmeye geldi. Bizimle beraber ders çalışıp ilim öğrenirken vefat etti. Ben, beldemizde, onun cenazesine gösterilen alâka kadar bir talebenin veya bir âlimin cenazesine alâka gösterildiğini daha önce hiç görmedim. Bütün âlimler, onun cenazesine iştirak ettiler. Medîne Emîri, bu hâli görünce cenâze namazını kendisi kıldırmaktan vazgeçip âlimlere “Aranızdan en sevdiğiniz kimseyi imamlığa geçirin.” dedi.

Onlar da Rebîa bin Abdurrahmân rahimehullâh’ı imamete geçirdiler. Namazdan sonra onu kabrine götürdüler. Onu, Tâbiîn’in ve zamanının en büyük âlimlerinden olan Rebîa, Zeyd bin Eslem, Yahyâ bin Saîd, İbn-i Şihâb, Muhammed bin Münzir, Ebû Hâzim Hazretleri gibi zâtlar lahde koyup defnettiler.

Vefatının üçüncü günü beldemizin en mübârek zâtlarından birisi, onu, rüyasında çok güzel bir sûrette görmüş. Üzerinde beyaz elbiseler ve başında yeşil bir sarık olduğu hâlde alaca bir atla semadan yere inmiş. Ona selam vermiş ve ‘Beni, şu gördüğün dereceye ilim yükseltti.’ demiş.

O zât, ‘Ulaştığın derece nedir?’ diye sormuş.

(Devamı var)

Hicrî:  07 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

25 Mart 2026 Çarşamba

DİN KARDEŞLERİNİZDEN YÜZ ÇEVİRMEYİNİZ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَفْضَلُ الصَّدَقَةِ اللِّسَانُ قِيلَ: يَا رَسُولَ اللهِ وَمَا صَدَقَةُ اللِّسَانِ، قَالَ: اَلشَّفَاعَةُ يُفَكُّ بِهَا الْأَسِيرُ وَيُحْقَنُ بِهَا الدَّمُ وَتَجُرُّ بِهَا الْمَعْرُوفَ وَالْإِحْسَانَ إِلَى أَخِيكَ وَتَدْفَعُ عَنْهُ الْكَرِيهَةَ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ‘‘ صدقنيك أك فضيلتلسى لسان إيله اولان صدقدر . ’’ بيورودولر . ‘‘ يا رسول الله ! لسانيك صدقسى نه در ؟ ’’ دنلنجه ، ‘‘ شفاعتدر كى اونونله بر أثير سربست براقلر ، اونونله مسلمان قردشنه إيلك و خيرلرى جلب أدر ، قردشنيك حوشونه كتمين شيلرى اوندان اوزاقلاشتريرسين ، ’’ بيوردولر  . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Sadakanın en faziletlisi lisân ile olan sadakadır.” buyurdular. “Yâ Resûlallâh! Lisanın sadakası nedir?” denilince, “Şefâattir ki onunla bir esir serbest bırakılır, onunla kan dökülmesine mâni olunur, onunla Müslüman kardeşine iyilik ve hayırları celp eder, kardeşinin hoşuna gitmeyen şeyleri ondan uzaklaştırırsın.” buyurdular.

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  06  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

DİN KARDEŞLERİNİZDEN YÜZ ÇEVİRMEYİNİZ

 

Şam halkı arasında pek güçlü ve çevik bir genç vardı. Çevikliği sebebiyle Hz. Ömer radıyallâhü anh’e elçi olarak dâima o gönderilirdi. Fakat bir ara gözden kayboldu, elçi olarak başkası gelir oldu. Hazret-i Ömer bir müddet onu göremeyince nerede olduğunu sordu. “O, kendisini yiyip içmeye ve eğlenmeye verdi.” dediler. Bunun üzerine Hazret-i Ömer (r.a.), kâtibini çağırarak şunları yazdırdı:

“Bu mektup Ömer bin Hattâb’tan falan zâta yazılmıştır. Selâmün aleyküm. Kendisinden başka ilah olmayan Allâhü Teâlâ’ya hamd ederim. Malumun olsun ki Allâhü Teâlâ, Kitâb-ı Kerîm’inde şöyle buyuruyor -meâlen-: ‘O, günahı bağışlayan ve tevbeyi kabul eden, azâbı şiddetli olan, geniş ihsan sahibi bulunandır. Ondan başka ilâh yoktur. Dönüş ancak onadır.’ (Mümin Sûresi, âyet 3)

Bunları yazdırdıktan sonra, Cenâb-ı Hakk’ın, o gencin kalbini doğru yola döndürmesi ve onu mağfiret buyurması için dua etti, yanındakiler de “Âmin” dediler.

Mektup, gence ulaşınca onu okumaya başladı.

Âyet-i kerîmenin “O, günahı bağışlayan ve tevbeyi kabul edendir.” kısmını okuyunca “Muhakkak Allâhü Teâlâ, beni mağfiret buyuracağını vadediyor.” dedi.

“O, azâbı şiddetli olandır.” kısmını okuyunca “Allâhü Teâlâ, beni, azâbından sakındırıyor.” dedi.

“O, geniş ihsan sahibidir.” kısmını okuyunca “Allâhü Teâlâ’nın hayrı ve ihsanı boldur.” dedi.

“Ondan başka ilâh yoktur. Dönüş, ancak onadır.” kısmını okudu ve sürekli bu âyet-i kerîmeyi içinden tekrar etti. Sonra ağladı ve bulunduğu hâlden tevbe edip eski hâline döndü. Öyle ki eskisinden daha çok zühd ve takvâ sahibi oldu.

Bu hâli Hazret-i Ömer’e haber verilince Hz. Ömer (r.a.) buyurdu ki: “Arkadaşlarınızdan birisi hataya düşüp yolunu şaşırdığı zaman sizler de bu şekilde yapın; onu hemen ikaz edip hatasından çevirin, onu mağfiret buyurması için Allâhü Teâlâ’ya da dua edin. (Onu, kendi hâline terk ederek) aleyhinde şeytana yardımcı olmayın.”

Hicrî:  06 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

24 Mart 2026 Salı

HIRKA-İ ŞERÎF -2


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَاِيتَٓاءَ الزَّكٰوةِ وَكَانُوا لَنَا عَابِدِينَ. (سورة الانبياء، ٧٣)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : و بز اونلارى ( او بيغمبرلرى ) ، أمرمزله دوغرى يولى كوسترجك رهبرلر قلدق ، اونلاره خيرلى إشلر يابماي ، دوس دوغرى نماز قلماي ، زكوة ورمي وحيتدك . بيغمبرلر ، بزه عبادت أدنلردن اولديلر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Ve biz onları (o peygamberleri), emrimizle doğru yolu gösterecek rehberler kıldık, onlara hayırlı işler yapmayı, dosdoğru namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Peygamberler, bize ibadet edenlerden oldular.”

(Enbiyâ Sûresi, âyet 73)

Hicrî:  06  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

HIRKA-İ ŞERÎF -2

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, Yemenli Veysel Karanî Hazretlerine gönderdiği diğer bir mukaddes hâtıra olan Hırka-i Şerîf 1628 yılında onun torunlarından, ailenin reisi Şükrullâh Efendi tarafından İstanbul’a getirildi.

Şükrullâh Efendi, bu mukaddes hatırayı, İstanbul halkına, Akseki Mescidi civarındaki konağında ziyaret ettirirdi. 1851 yılında Sultan Abdülmecid Han, bu hırka için bugünkü Hırka-i Şerîf Camii’ni inşa ettirdi. Caminin içinde yer alan bir levhada, şu ifadeler yazılıdır:

Ziyaret kılsun ümmetler, ridâ-i cân-bahâdır bu

Cenâb-ı Veys’e ihsânu atâ-yı Mustafâ’dır bu.

(Müslümanlar, Muhammed Mustafâ (s.a.v.)’in, Veysel Karanî Hazretlerine hediye ettiği bu mübarek ridâsını ziyaret etsinler.) (Tarihin Satır Aralarından, Çamlıca B.Y.)

SADAKA-İ FITIR NE ZAMAN VERİLİR?

Sadaka-i fıtır, Ramazân-ı şerîfin sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az, nisâb miktarına (80.18 gram altın veya bunun değerinde para ve ticaret malına) sahip bulunan her Müslümanın vermesi vacip olan bir sadakadır.

Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü, fecrin doğuşundan itibaren vâcip olur. Fakat fakirlerin bununla bayram namazına çıkmadan evvel, ihtiyaçlarını görebilmeleri için bundan birkaç gün, hattâ birkaç ay önce de verilebilir.

 

ŞÂİR NÂBÎ’DEN BEYİTLER

 

Rehnümâ-yı ni‘am-ı cennet olur

Terk-i ni‘met sebeb-i rahmet olur

Tâ siyâhî-i şeb olunca medîd

Mühr urur ağzına fass-ı hurşîd

Tâ dırahşân ola nûr-i zâtın

Zulmet-i leyle kala zulmâtın

(Oruç, Cennet nimetlerinin yol göstericisidir, Oruç tutarak nimetleri terk etmek, rahmet sebebidir. Gecenin karanlığı uzadığı vakitte Güneş, ağzına mührü vurur. Ki senin nûrun parlasın diye, kötü fiillerin karanlığa karışsın diye.)

Hicrî:  06 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3