26 Mayıs 2026 Salı

Örnek Bir Hanım: ÜMMÜ SÜLEYM (R.ANHÂ)


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : خَيْرُ الدُّعَاءِ دُعَاءُ يَوْمِ عَرَفَةَ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : أك خيرلى دعا ، عرفه كونى يابلان دعادر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  En hayırlı dua, Arefe günü yapılan duadır.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  09  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

Örnek Bir Hanım: ÜMMÜ SÜLEYM (R.ANHÂ)

 

Ensar’dan ve Benî Neccâr Kabilesi’nden olan Ümmü Süleym binti Milhan (r. anhâ), Ashâb-ı Kirâm’dan Enes bin Mâlik Hazretlerinin annesidir. Ümmü Süleym (r. anhâ), kavmiyle beraber Müslüman olmuştu. Kanaatkâr, dindar, dirâyetli bir hanımdı.

Kocası ve Hazret-i Enes’in babası olan Mâlik bin Nadr, onun Müslüman olmasına kızarak Şam’a gitmiş ve orada müşrik olduğu hâlde ölmüş, Ümmü Süleym (r. anhâ), bir müddet dul kalmıştı.

Zengin ve hatırı sayılır kimselerden olan ve henüz Müslüman olmayan Ebû Talhâ, kendisiyle evlenmeye talip olmuştu. Ümmü Süleym (r. anhâ): “Sen müşriksin. Ben ise -Elhamdülillah- Müslümanım. Eğer Müslüman olursan mehrimi de sana bağışlarım. Bilmez misin ki senin taptığın şey, yerden biter, sonra onu dülger (marangoz) yontar. Hâl böyleyken sen, bir tahta parçasına tapmaktan utanmıyor musun?” dedi.

Ebû Talhâ, bu sözlerden insafa gelip iman etti ve Ümmü Süleym (r. anhâ) ile evlendi. İslâm mücâhidlerinin en meşhurlarından oldu.

Enes bin Mâlik (r.a.) anlatıyor: Uhud Harbi’nde Müslümanlar, bir ara Resûlullâh’ın (s.a.v.) yanından dağılmış, ancak on kişi kalmıştı. Bu çok tehlikeli anda Hz. Ebûbekir’in kızı (ve Resûlullâh’ın zevcesi) Hz. Âişe ile annem Ümmü Süleym, aralıksız ve süratle, kırbalarla su taşıyorlar ve yaralılara su veriyorlardı.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Bana, Cennet gösterildi. Orada Ebû Talhâ’nın hanımı Ümmü Süleym’i gördüm.” buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Bir keresinde uyurken kendimi Cennet’te gördüm. O sırada bir kadın (Ümmü Süleym), bir köşkün yanında abdest almakta idi.” buyurmuştur.

Resûlullâh (s.a.v.) Veda Hacc’ında başını tıraş ettiği zaman saçından ilk alan Ebû Talhâ (r.a.) oldu. Aldığı saçları, Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin emri üzerine, saklaması için zevcesi Ümmü Süleym’e teslim etti.

Hicrî:  09 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

25 Mayıs 2026 Pazartesi

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : صَوْمُ يَوْمِ عَرَفَةَ يُكَفِّرُ سَنَتَيْنِ مَاضِيَةً وَمُسْتَقْبَلَةً. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : عرفه كونى طوطولان اوروج ، كجمش و كلجك اولمق أؤزر إيكى سننيك ( كوجك ) كونحلرينه كفارت اولور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek olmak üzere iki senenin (küçük) günahlarına keffâret olur.”

(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)

Hicrî:  08  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?

 

Bayram namazı, bayram sabahı kılınan iki rekât namazdır. Bu namazın her iki rekâtindeki üçer adet fazla tekbîre “zevâid tekbîrleri” denir. Vacip olan bu tekbîrler, birinci rekâtte kırâatten önce; ikinci rekâtte ise, kırâatten sonra alınır.

Bayram namazı şöyle kılınır: “Niyet ettim Allah rızası için bayram namazını kılmaya, uydum hazır olan imama” diye kalben niyet edilir. “Allâhü Ekber” diyerek imam ile beraber iftitâh tekbîri alındıktan sonra eller bağlanır.

“Sübhâneke”den sonra imam sesli, cemaat sessiz “Allâhü Ekber” diyerek ellerini kulaklarına kaldırır ve yanlara salar; yine elleri kaldırarak ikinci tekbîri alır ve ellerini yanlara salar; üçüncü tekbîrle eller kaldırıldıktan sonra bağlanır. İmam, açıktan Fâtiha-i şerîfe ve zammı sûre (bir sûre veya en az üç âyet) okur, cemaat dinler. Rükû ve secdeden sonra da ikinci rekâte kalkılır.

İkinci rekâtte imam, önce Fâtiha-i şerîfe sonra zammı sûre okur. Sonra üç defa tekbîr alınır ve eller, her tekbîrden sonra yanlara salınır, dördüncü tekbîr ile rükûa gidilir ve namaz tamamlanır.

Cuma namazında, hutbe; farzdan evvel okunur, bayram namazlarında ise namazdan sonra okunur. Hutbeye, tekbîr ile başlanır, cemaat de bu tekbîrlere hafif sesle iştirâk eder.

 

KURBAN KESEMEYENLER NE YAPMALIDIR?

 

Kurban kesmeye mâlî vaziyeti müsait olmayanlar, bayramın birinci günü öğleden sonra iki rekâtte bir selam vererek altı rekât namaz kılarlar.

Namaza şöyle niyet edilir: “Yâ Rabbi! Âciz kulun, kurban kesemedi. Kurban yerine şu vücudumu huzurunda yere sererek kurban ediyorum, beni de kurban kesenler meyânına kabul eyle.”

1. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 İnnâ enzelnâhü...,

2. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 İnnâ a’taynâ...,

3. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn.,

4. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 İhlâs-ı şerîf,

5. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Felak Sûresi,

6. rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Nâs Sûresi okunur.

(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  08 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

24 Mayıs 2026 Pazar

TEŞRÎK TEKBÎRİ

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا عَلِيُّ كَبِّرْ فِي دُبُرِ صَلَاةِ الْفَجْرِ مِنْ يَوْمِ عَرَفَةَ إِلَى آخِرِ أَيَّامِ التَّشْرِيقِ صَلَاةِ الْعَصْرِ. (كنز)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : يا على ! عرفه كونى صبح نمازندان إعتبارا تشريك كونلرينك صون كونى ( بايراميك دوردنجى كونى ) إيكندى نمازى داهل هر ( فرض ) نمازيك آرقاسنده ( تشريق ) تكبر كتر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Yâ Ali! Arefe günü sabah namazından itibaren, teşrîk günlerinin son günü (bayramın dördüncü günü) ikindi namazı dâhil her (farz) namazın arkasında (teşrîk) tekbîr(i) getir.”

(Kenzü’l-Ummâl)

Hicrî:  07  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

TEŞRÎK TEKBÎRİ

 

İbrahim aleyhisselâm, oğlu Hazret-i İsmail’i kurban olarak kesmek üzereyken Cebrâîl aleyhisselâm; “Allâhü ekber, Allâhü ekber” diyerek geldi.

İbrahim aleyhisselâm bu tekbîri işitince, “Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber” buyurdu.

İsmail aleyhisselâm da “Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd” buyurdu.

Teşrîk tekbîri, teşrîk günlerinde alınan tekbîr demektir ve mükellef olan her Müslümana vaciptir. Bakara Sûresi’nin “Sayılı günlerde Allâh’ı zikrediniz...” meâlindeki 203. âyet-i kerîmesi, teşrîk tekbîrine işaret etmektedir.

Zilhicce ayının dokuzuncu günü, Arefe’dir.

Arefe günü sabah namazından başlayarak beş gün; Zilhicce’nin 13’üncü, yani bayramın dördüncü günü ikindi namazı dâhil -yirmi üç vakitte- her farz namazın arkasından “Allâhü ekber, Allâhü ekber, lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd.” diye tekbîr getirilir.

Farzı kılıp sol tarafa selam verildikten sonra ara vermeden, yerinden kalkmadan, mescitten çıkmadan ve dünya kelâmı konuşmadan tekbîr getirmek lâzımdır.

Teşrîk tekbîrini; münferid (namazını yalnız kılan), imam, cemaat, mukîm, müsâfir, kadın-erkek herkes okur.

 

AREFE VE BAYRAM GECELERİNİ İHYÂ

 

Arefe ve bayram gecelerinde, mümkünse Hatm-i Enbiyâ, Hatm-i İstiğfâr yapılır ve Tesbîh Namazı kılınır. (Hatm-i İstiğfâr, 1001 defa “Estağfirullâhe’l-Azîm ve etûbü ileyk” okumaktır.)

(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  07 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3