2 Ağustos 2026 Pazar

NUH ALEYHİSSELÂM VE ONA İNANMAYAN KAVMİ


قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : لَقَدْ كَانَ فِي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِأُولِي الْأَلْبَابِ...(سورة يوسف، ١١١)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : محقق كى اونلريك (أولكى بيغمبرلر و أمتلريك ) قصلرنده ، كامل عقل صاحبلرى إيجن بيوك بر إبرت واردر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Muhakkak ki onların (evvelki peygamberler ve ümmetlerin) kıssalarında, kâmil akıl sahipleri için büyük bir ibret vardır...”

(Yûsuf Sûresi, âyet 111)

Hicrî:  19  Safer   1448  Fazilet Takvim

 

NUH ALEYHİSSELÂM VE ONA İNANMAYAN KAVMİ

 

Kur’ân-ı Kerîm’de peygamberler (aleyhimüsselâm) hakkında kıssalar vardır. Bazı peygamberlerin kıssaları birkaç sûrede anlatılmaktadır. Bunlar, birbirlerinin bir tekrarı değil, başka başka hikmetleri ve ibretleri ihtivâ etmekte ve açıklamaktadır. Bu kıssalar, çok güzel nasihatleri de ihtiva eden birer hikmet sahifeleridir. Bunları iyice tefekkür etmeli ve ibret nazarı ile ders almak için okumalıdır.

Hûd Sûresi’nin 25. ve devamındaki âyet-i kerîmeler, Nuh aleyhisselâm hakkındadır. Hazret-i Nuh ile kavmine ait olan hâdiseler, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ile diğer insanlara malum değil iken Allâhü Teâlâ tarafından beyan buyurulmuştur.

Nuh aleyhisselâm, bir peygamber olarak kavmine, İlâhî azâba sebep olacak şeyleri ve o azâptan kurtuluşa vesile olan güzel amelleri bildirerek onları dine davet buyurmuştur. Elîm bir günün, korkunç bir kıyamet gününün veya tufan gününün azâbından sakındırmıştır. Allâh’ın birliğine iman edin de ondan başka şeylere ibadet etmeyin, aksi takdirde dehşetli bir azâptan ve bir felaketten kurtulamazsınız, diye ikaz etmiştir.

Kavminden birçoğu, bu hayırlı irşâd ve ihtara rağmen o Peygamber-i Zîşân’ı inkâra ve ona tâbi olan müminleri tahkir etmeye cüret etmişlerdi. Onlar, kendilerinin dünyadaki fâni mevkilerine, servetlerine güvenerek; kendilerini hidayete davet eden bir Peygamber-i Zîşân’ın ve ona tâbi olanların faziletini, manevî hâlini takdir edememişlerdi. Zaten dünya varlığına bağlanan birçok kimselerin rûhî hâlleri, bundan ibarettir. Onlar, kendi fâni, ehemmiyetsiz varlıklarına büyük bir kıymet vererek fazilet ve kemal sahiplerine daima hakaretle bakarlar.

Nuh aleyhisselâm, tebliğlerini kabul etmeyen kavmine karşı, onların şüphelerini giderecek cevaplar verdi; peygamberliğinin deliller ile açık olduğunu, kabul etmeleri için zorlamada bulunmayacağını ve yaptığı tebliğ ve nasihatin mükâfatını Cenâb-ı Hak’tan bekleyip kavminden bir karşılık beklemediğini bildirerek kavmini düşünmeye davet etti.

Hicrî:  19 Safer  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

1 Ağustos 2026 Cumartesi

HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا بُنَيَّ إِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ لَا تَبِيتَ إِلَّا عَلَى وُضُوءٍ فَافْعَلْ فَإِنَّهُ مَنْ أَتَاهُ الْمَوْتُ وَهُوَ عَلَى وُضُوءٍ أُعْطِيَ الشَّهَادَةَ. (طص)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : أى ياوروجغم ! عبدستلى اولرق ياتمايه كوجون يتدكجه أؤيله ياب . زيرى هر كيمه أؤلم كلديكى آنده ، او كمسه عبدستلى اولورسه كندسنه شهتلك وريلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Ey yavrucuğum! Abdestli olarak yatmaya gücün yettikçe öyle yap. Zira her kime ölüm geldiği anda, o kimse abdestli olursa kendisine şehitlik verilir.”

(Taberânî, el-Mu‘cemü’s-Sağîr)

Hicrî:  18  Safer   1448  Fazilet Takvim

 

HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR

 

Ehl-i Sünnet’in ameldeki dört hak mezhebinden Hanbelî Mezhebi’nin imâmı olan Ahmed bin Hanbel (rah.) Hazretleri vefat ettiğinde, büyüklerden bir zât, onun oğluna taziye olarak şu mektubu yazmıştı:

Malumdur ki Allâhü Teâlâ, ölümü, bütün kulları üzerine değişmez bir yazı olarak takdir etmiştir. Yaşlı-genç herkes, kendisi için takdir olunan vakit gelince ruhunu teslim edecektir. Hak Teâlâ’ya dönmesi için muhterem babanıza da emr-i İlâhî erişti, o da, maddî ve manevî ayıp ve kirlerden pâk bir hâlde ruhunu teslim eyledi. Ne mutlu ona ki son nefesine kadar herhangi bir bidate ve dalâlete bulaşmadı, hak yoldan yani Resûlullâh’ın (s.a.v.) ve Ashâb-ı Kirâm’ın yolu olan Ehl-i Sünnet ve Cemâat’ten bir adım bile ayrılmadı, hevâsına aslâ meyletmedi, bu hâl üzere de ruhunu teslim eyledi. İnsanlara dalâlet sebebi değil, ancak hidâyet vesilesi oldu. Allah yolunda hiç kimsenin kötülemesinden ve tehdidinden çekinmedi. İşte hakîkî mümin de böyle bir hâlde ruhunu teslim edebilmek için çalışmalıdır.

Onun vefatı hakikaten bizim için pek büyük bir musibettir. Ben, size ve bütün Müslümanlara, sabır ve İlâhî takdire teslimiyet göstererek Hak Teâlâ’dan ecir kazanmanızı niyâz ederim. Biz şahidiz ki vefatına üzüldüğümüz bu zât, pek övülecek bir ömür sürdü. İslâm ve sünnet üzere yaşadı. Hayatı boyunca istikametten ayrılmadı. O, dünyadan yüz çevirdi, dünyaya hiç iltifat etmedi. Allah yolunda hakkı yerine getirmekte pek büyük gayretler gösterdi. Hakikaten yokluğu, Müslümanlar arasında hissedildi.

Biz, merhum için nezd-i İlâhî’de evliyâ-yı kirâma yapılan ihsanlara nâil olmasını ve yüce mânevî derecelere kavuşmasını niyâz ederiz.

Cenâb-ı Hak, onu kıyamet gününde nebîler, sıddîklar, şehitler ve sâlih kullarının arasında haşreylesin. Geride kalan yakınları ve sevenlerine de Hak Teâlâ’nın sabır ehline vaad eylediği nimetlere ulaştıran güzel bir sabır dileriz. Zira bütün nimetleri ihsân eden, hayrı veren ancak Cenâb-ı Hak’tır, onun gücü her şeye yeter.

Hicrî:  18 Safer  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

31 Temmuz 2026 Cuma

İMÂM AHMED BİN HANBEL (RAH.)


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ تَعَلَّمَ بَابًا مِنَ الْعِلْمِ لِيُعَلِّمَ النَّاسَ أُعْطِيَ ثَوَابَ سَبْعِينَ صِدِّيقًا. (الترغيب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : إنسانلره أؤرتمك إيجن علم دن بر مسئلي أؤكرنن كمسيه ، يتمش صديق ثوابى وريلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  İnsanlara öğretmek için ilimden bir meseleyi öğrenen kimseye, yetmiş sıddîk sevabı verilir.”

(Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhîb)

Hicrî:  17  Safer   1448  Fazilet Takvim

 

İMÂM AHMED BİN HANBEL (RAH.)

 

Ameldeki dört hak mezhepten, Hanbelî Mezhebi’nin imâmıdır. H. 164 (M. 780) tarihinde Bağdat’ta doğmuştur.

Mekke-i Mükerreme, Medîne-i Münevvere, Şam, Yemen, Basra, Kûfe vesair beldelere seyâhat edip zamanının meşhur muhaddislerinden hadîs aldı ve kendisinden Buhârî, Müslim, Beğavî, İbn-i Ebi’d-Dünyâ Hazretleri gibi meşhur âlimler, hadîs rivâyet etmişlerdir. Faziletlerine ve menkıbelerine dair pek çok kitap yazılmıştır.

İmâm Ahmed (rah.), İmâm Şâfiî’nin (rah.) talebelerinden olup hadîs ve fıkıhta kendi zamanının önde gelen âlimi idi. İmâm Ebû Yûsuf’un (rah.) vefatından ve İmâm Şâfiî’nin (rah.) Mısır’a gitmesinden sonra Bağdat’ta, kendisinden büyük fakîh ve muhaddis kalmamıştı. Verâ ve takvâ sahibi idi.

Hadîs ilmine dair “el-Müsned” ismiyle bir kitap yazmıştır ki o vakte kadar yazılan hadîs kitaplarının en büyüğü ve mükemmelidir. İçinde otuz bine yakın rivâyet yer almaktadır.

İmâm Ahmed bin Hanbel (rah.), evliyadan, Bişr-i Hâfî’nin (rah.) sohbet meclisine çok giderdi.

Bir gün, Bişr-i Hâfî (rah.) hastalanmıştı. Evliyâdan âbide ve zâhide olan Âmine-i Remliye Hazretleri kendisini ziyâretine gelmişti. O sırada Ahmed bin Hanbel de, Bişr-i Hâfî’yi (rah.) ziyârete geldi.

İmâm Ahmed (rah.), “Âmine-i Remliye’nin orada olduğunu duyunca, “Ona söyleseniz de bize dua etse.” dedi. Âmine (rah.), “Allâh’ım, Bişr bin Hâris ve Ahmed bin Hanbel, Cehennem’den kurtulmak istiyorlar. Sen, onları azâbından kurtar.” diye dua etti. Ahmed bin Hanbel (rah.) dedi ki: “Oradan döndüm. Gece olunca üzerinde nurdan Besmele ile “Duanızı kabul ettik, indimizde sizin için fazlası da vardır.” yazılı bir kâğıt, üzerime atıldı.

H. 240 (M. 855) tarihinde Bağdat’ta vefat etmiş, cenazesinde yüz kırk bin Müslüman bulunmuştu.

Hicrî:  17 Safer  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3