23 Ağustos 2026 Pazar

VELÂDET GECESİNDE HAZRET-İ SAFİYYE’NİN ŞAHİT OLDUĞU ALÂMETLER


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَكْثِرُوا الصَّلَاةَ عَلَىَّ فَإِنَّ صَلَاتَكُمْ عَلَىَّ مَغْفِرَةٌ لِذُنُوبِكُمْ. (كنز)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : بانه جوق صلوات اوقويونز. زيرى سزيك ، بانه صلواتنز ، محقق كونحلرينزيك مغفرتنه وسيله اولور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Bana çok salevât okuyunuz. Zira sizin, bana salevâtınız, muhakkak günahlarınızın mağfiretine vesile olur.”

(Kenzü’l-Ummâl)

Hicrî:  10  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

VELÂDET GECESİNDE HAZRET-İ SAFİYYE’NİN ŞAHİT OLDUĞU ALÂMETLER

 

Peygamber Efendimizin halası Hz. Safiyye (r. anhâ) şöyle buyurmuşlardır: ‘Resûlullah Efendimiz (s.a.v) Hazretlerinin dünyayı teşrif ettikleri gece, Hazret-i Âmine’ye ebelik ettim. O gece, altı hârikulâde hâl gördüm.

  • Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) doğduklarında hemen secde ettiler.
  • Başını kaldırarak fasîh ve açık bir lisan ile ‘Lâ ilâhe illallah, innî Resûlullah’ buyurdular.
  • Evin içinin, onun nuruyla aydınlandığını gördüm.
  • Onu yıkamak istedim. Gâipten bir ses işittim ki ‘Ey Safiyye! Sen kendine zahmet verme. O, yıkanmış gibi pâk bir hâlde doğdu.’ denildi.
  • Sünnetli ve göbek bağı kesilmişti.
  • Onu kundağa sarmak istediğimde sırtında nübüvvet mührünü gördüm. İki küreği arasında ‘Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah’ yazılıydı. (Hazret-i Âmine Vâlidemiz, Fazilet Neşriyat)

 

MEVLİD (VELÂDET) KANDİLİ

 

Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi ve sellem, Rebîulevvel ayının 12’nci gecesinde Pazartesi günü kâinâtı teşrîf etmişlerdir. Bu itibarla bu ayın 12’nci gecesi, Hicrî senenin ilk kandilidir.

Bu ay içerisinde mümkün olduğu kadar salât ve selâm getirmeli; Salât-ı Nâriye, Salât-ı Münciye ve Salât-ı Fethiye okumaya çalışmalıdır.

Bu gecenin manevî zenginliğinden istifade etmek için bir tesbîh namazı kılmalı, bir de Hatm-i Enbiyâ yapmalıdır. Tesbîh namazına şu şekilde niyet edilir:

“Yâ Rabbi! Niyet eyledim rızâ-yı şerîfin için tesbîh namazına. Yâ Rabbi! Bu gece teşrîfleriyle âlemleri nûra gark ettiğin Habîb’in, başımızın tâcı Resûl-i Zîşân Efendimizin hürmetine ve bu gecedeki esrârın hürmetine, ben âciz kulunu da afv-ı İlâhî’ne, feyz-i İlâhî’ne mazhar eyle.”

Allâhü Ekber, diyerek namaza başlanır.

(Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  10  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

22 Ağustos 2026 Cumartesi

HAYBER’DE BİR ŞEHİT: YESÂR (R.A.) -2


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : طُوبَى لِمَنْ وَجَدَ فِي صَحِيفَتِهِ اسْتِغْفَارًا كَثِيرًا. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ( قيامت كونى ) عمل دفترنده جوق إستغفار بولان كمسيه مجدلر اولسون . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : (Kıyâmet günü) amel defterinde çok istiğfar bulan kimseye müjdeler olsun.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  09  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

HAYBER’DE BİR ŞEHİT: YESÂR (R.A.) -2

 

Yesâr, Sevgili Peygamberimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, “Siz, nelere davet ediyorsunuz?” diye suâl etti.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına şehâdete, Allah’tan başkasına ibadet etmemeye ve benim de Resûlullah olduğuma şehâdete davet ediyorum!” buyurdu. Yesâr, “Ben böyle şehâdet getirir ve Allâh’a iman edersem, bana ne var?” diye sual etti.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Bu iman ve şehâdet üzerine ölürsen, sana Cennet var!” buyurunca, Yesâr, “Yâ Resûlallah! Bana İslâmiyet’i, nasıl Müslüman olacağımı anlatınız!” dedi.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), ona İslâmiyet’i anlatınca Yesâr Müslüman oldu. Daha sonra, “Yâ Resûlallah! Ben şu hayvanların çobanıyım. Bu hayvanlar, benim yanımda bir emanettir. Şimdi ben, bunları ne yapayım?” diye sordu.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Onları karargâhtan dışarı çıkar. Sahibine gitmeleri için onlara bağır ve ufak taşlar at! Muhakkak ki, Allâhü Teâlâ, sana, emanetini edâ ettirecek, onlar da sahiplerinin yanına döneceklerdir!” buyurdu.

Hazret-i Yesâr, hemen kalkıp yerden bir avuç kum aldı, sürünün üzerine attı ve “Sahibinize dönün! Vallâhi ben, artık size sahip çıkmayacağım!” dedi.

Sürüdeki hayvanlar, sanki bir çoban tarafından sürülüyorlarmış gibi, kaleye girinceye kadar, topluca gittiler, sahiplerinin yanına döndüler.

Yahûdîler, Yesâr’ın Müslüman olduğunu anladılar. Daha sonra Hazret-i Ali’nin sancağı çekip kaleye hücum ederek çarpıştığı sırada, Yesâr da Hazret-i Ali’nin yanında çarpışıyordu. Daha bir vakit bile namaz kılamadan, bir tek secde bile yapamadan Yahûdîler tarafından şehit edildi!

Yesâr (r.a.), Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) yanına getirilip arkası üzerine yatırıldı, üzerine de bir örtü örtüldü.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Allâhü Teâlâ, bu kuluna ikram edip onu hayra sevk etti. Allâhü Teâlâ’ya hiç secde etmediği hâlde, Cennet hurilerinden ikisini, onun başucunda gördüm.” buyurdular ve ona dua ettiler.

Hicrî:  09  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

21 Ağustos 2026 Cuma

RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) HUZURUNDA EDEBE RİÂYET -2


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ شَهِدَ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ حَرَّمَ اللهُ عَلَيْهِ النَّارَ. (م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم الله دان باشقه إله اولماديغنه و محمد عليه السلام ، يك اونون رسولى اولديغونه شهادت أدرسه الله تعالى ، جهنم آتشنى اونه حرام قلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Kim Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselâm’ın onun resûlü olduğuna şehâdet ederse Allâhü Teâlâ, Cehennem ateşini ona haram kılar.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  08  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) HUZURUNDA EDEBE RİÂYET -2

 

Sahâbe-i Kirâm’dan Sâbit bin Kays (r.a.), ağır işiten ve sesi oldukça gür olan bir zât idi. Hucurât Suresi’nin 2. âyet-i kerîmesi nâzil olunca, Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in yanına gitmeyeceğine dair yemin etti. Bir süre sonra Resûlullah (s.a.v.), onu göremeyince yanına çağırttı. Hz. Sâbit (r.a.), Resûllullah’ın yanına geldiğinde şöyle söyledi: “Yâ Resûlallah! Muhakkak sana Hucurât Sûresi’nin 2. âyet-i kerîmesi nâzil oldu. Ben de sesi gür çıkan bir adamım. Bu sebeple amellerimin boşa gitmesinden korkuyorum.”

Peygamberimiz (s.a.v.) de onu, “Sen, onlardan değilsin. Muhakkak sen, hayır üzere yaşayacak ve hayır üzere vefat edeceksin. Ve muhakkak sen, Cennetliksin.” diye müjdelediler.”

Sâib bin Yezîd radıyallâhü anh’ten şöyle rivâyet olunmuştur: “Mescitte ayakta duruyordum. Halife Hazret-i Ömer (r.a.) yanıma gelerek, “Git, bana şu yüksek sesle konuşan iki kişiyi getir!” dedi. Ben de gidip onları getirdim.

Hazret-i Ömer radıyallâhü anh, onlara, “Siz kimsiniz? Nerelisiniz?” diye sordu. Onlar da, “Biz, Tâif halkındanız.” dediler. Bunun üzerine Hazret-i Ömer radıyallâhü anh, onlara, “Şâyet siz, bu şehrin (Medîne-i Münevvere) halkından olsaydınız, Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in mescidinde seslerinizi yükseltmenizden dolayı elbette sizi, ciddi şekilde cezalandırırdım.” buyurdular.

 

HAYBER’DE BİR ŞEHİT: YESÂR (R.A.) -1

 

Hayber Yahûdîlerinden Âmir’in, Yesâr adında Habeşli bir kölesi vardı ve onun hayvanlarını güderdi.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Hayber kalelerinden bazısını kuşattığı sırada, Hayberlilerin silaha sarıldıklarını gören Yesâr: “Sizin maksadınız nedir, ne yapıyorsunuz?” diye sormuştu.

Onlar da: “Şu peygamber olduğunu söyleyen kişi ile çarpışacağız!” demişlerdi. “Peygamber” sözü, Yesâr’ın kalbine işledi. Hayvanlarını sürüp Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yanına geldi. (Devamı var)

Hicrî:  08  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3