Çifter
ßU SİTEDE VİRÜS YOKTUR SADECE ßİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR !!!
21 Şubat 2026 Cumartesi
20 Şubat 2026 Cuma
RAMAZÂN-I ŞERÎF ORUCUNUN HİKMETİ -1
قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ يُضَاعَفُ الْحَسَنَةُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا إِلَى سَبْعِمِائَةِ ضِعْفٍ قَالَ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلَّا الصَّوْمَ فَإِنَّهُ لِي وَأَنَا أَجْزِي بِهِ يَدَعُ شَهْوَتَهُ وَطَعَامَهُ مِنْ أَجْلِي. (ن)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : آدم اوغلونون هر عملى ( نيك ثوابى ) قط قط وريلر ؛ بر حسنه نيك قرشليغى ، اون مثلندن يدى يوز مثلنه قدار اولور . الله عز و حل شويله بيوردى : آنجق اوروج مستثنى . جونكى اوروج ، بنم إيجندر و اونون مكافاتنى آنجق بن وريرم . زيرى ( قلوم ) ، شهوتنى ، يمسنى ، إجمسنى ، صرف بنم إيجن ترك أدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Âdemoğlunun her ameli(nin sevabı) kat kat verilir; bir hasenenin karşılığı, on mislinden yedi yüz misline kadar olur. Allâh Azze ve Celle şöyle buyurdu: Ancak oruç müstesnâ. Çünkü oruç, benim içindir ve onun mükâfatını ancak ben veririm. Zira (kulum), şehvetini, yemesini, içmesini, sırf benim için terk eder.”
(Sünen-i Nesâî)
Hicrî: 02 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
RAMAZÂN-I ŞERÎF ORUCUNUN HİKMETİ -1
İslâm’ın başlıca şartlarından biri de Ramazân-ı şerîf orucudur. Bu mübarek ibadet, hicret-i Nebeviyye’den bir buçuk sene sonra farz kılınmıştır. Müslüman, akıl sahibi, bâliğ olan her insan, bununla mükelleftir. Akıl sahibi, iyiyle kötüyü birbirinden ayırabilen Müslüman çocukların tutacakları oruçlar, mükellef olmasalar da nafile olarak sahîhtir. Bu çocukları, Ramazân-ı şerîf orucuna alıştırmak, velileri için bir vazifedir.
Ramazân-ı şerîf orucu, rızâ-yı İlâhî’ye nâiliyet için en mübarek bir vesiledir. Müslümanlar, Ramazân-ı şerîf gelince manevî bir zevk ve neşe ile oruç tutmaya başlarlar, mescitlere daha ziyâde devam ederler, yapılan nasihatleri can kulağıyla dinleyerek pek ziyâde istifâde ederler. Kur’ân-ı Kerîm okumaya daha fazla gayret ederler. Aralarındaki din kardeşliği, din terbiyesi, bu sûretle de pekişmiş olur.
Ramazân-ı şerîf orucu, pek faydalı ve mübarek bir vazifedir. Zira, insanların kendilerine ait vazifeleri iki kısımdır: Biri, ruhlarına ait vazifeleridir ki bunlar ruhları, bâtıl akîdelerden, karanlık fikirlerden temizlemek, ruhları, mârifetullah ve faydalı ilimler ile aydınlatmaya çalışmak gibi şeylerdir.
İkinci kısım, insanların bedenleriyle alâkalı vazifelerdir ki, bunlar da sıhhati temin edecek şeylere riâyet etmek ve bedenin helâkine sebep olacak hareketlerden kaçınmaktır.
İşte İslâm dini, gerek ruhlara ve gerek bedenlere ait olan bu vazifeleri, bize emir ve tavsiye buyurmaktadır.
Şüphe yok ki İslâm dini, bir hikmet dinidir, bir kolaylık dinidir. Bu kudsî dinin emir ve yasaklarına uymakta birçok fayda vardır. Nitekim, “...Allâhü Teâlâ, size kolaylık murad buyurur, yoksa sizin hakkınızda güçlük dilemez...” meâlindeki, Bakara Sûresi’nin 185. âyet-i celîlesi, bu hakikati beyan buyurmaktadır. İşte oruç da böyle, yapılması kolay, fakat faydası çok olan bir vazifedir.
(Devamı var)
Hicrî: 02 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"
19 Şubat 2026 Perşembe
RAMAZÂN-I ŞERÎF VE ON BİR AYIN MİSALİ
قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : سَيِّدُ الشُّهُورِ شَهْرُ رَمَضَانَ وَسَيِّدُ الْاَيَّامِ يَوْمُ الْجُمُعَةِ. (كنز)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : هر كيم رمضانى شريف اوروجونى طوطار ، حدود و شرطلرينى بلر و اونده صاقنلماسى إيجاب أدن شيلردن ده ساقنرسيه بويله طوطولان اوروج ، كجمش ( كوجوك ) كونحلره كفارت اولور . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Ayların efendisi, Ramazân-ı şerîf ayıdır, günlerin efendisi de cuma günüdür.”
(Kenzü’l-Ummâl)
Hicrî: 01 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
RAMAZÂN-I ŞERÎF VE ON BİR AYIN MİSALİ
Hâfız Ebu’l-Ferec Abdurrahmân rahimehullâh demiştir ki:
Senenin on iki ayı, Yakub aleyhisselâm’ın on iki evladı gibidir. Bu aylar içerisinde Ramazân-ı şerîf ayı da Yûsuf aleyhisselâm’ın, kardeşleri arasındaki mevkii gibidir. Nasıl ki Yûsuf (a.s.), Yakub aleyhisselâm’a, diğer evlatlarından daha sevgili idiyse, aylar arasından da Ramazân-ı şerîf ayı, Cenâb-ı Hak Hazretlerine en sevgili olan aydır.
Müslümanlar için şu ne güzel bir nüktedir: Yûsuf (a.s.), kardeşlerinin kendisine yaptıkları cefâ ve ezâya karşılık onları affederek “Bugün size karşı hiçbir başa kakma ve ayıplama yoktur.” (Yûsuf Sûresi, âyet 92) dediği gibi -günah ve hatalarımız çok olmasına rağmen- Ramazân-ı şerîf ayında da Cenâb-ı Hakk’ın af ve merhameti, her türlü berekâtı, nimet ve ihsanları, Cehennem’den âzâd etmesi, diğer bütün aylara nispetle kat kat fazladır.
Kardeşleri, Yûsuf aleyhisselâm hakkında hatâya düştükten bir müddet sonra kıtlık ve kuraklıktan dolayı çektikleri sıkıntıların giderilmesi ve dertlerinin izâlesi için yine Yûsuf aleyhisselâm’a gelmişlerdi. Yûsuf aleyhisselâm, onlara en güzel şekilde ihsan ve ikramlarda bulunmuş, bütün arzularını yerine getirmiş, açlıklarını gidermiş ve geri dönmelerine izin vermişti. Bu sırada hizmetçilerinden birisine, “Sermâyelerini de yüklerinin içine geri koyuverin. Olur ki ailelerine gittikleri zaman, bunun farkına varırlar da belki yine (buraya) dönerler.” (Yusuf Sûresi, âyet 62) demişti.
İşte bu şekilde 12 kardeşten birisinin, diğer 11 kardeşin sıkıntılarını hallettiği gibi Ramazân-ı şerîf ayı da diğer 11 ay için böyledir; bu aylarda işlenmiş olan amellerdeki kusur ve hataların giderilmesine vesiledir.
Bu sebeple, diğer aylarda işlediğimiz hatâ ve kusurları, bu mübarek ayda ıslâh etmeye çalışmalıyız. Ta ki Cenâb-ı Hak da bizi affederek o senemizi in’âm ve ihsanıyla, ferah ve sürûr içinde geçirmeyi nasip buyursun.
Hicrî: 01 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
18 Şubat 2026 Çarşamba
TERÂVİH NAMAZI NASIL KILINIR?
قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ صَامَ رَمَضَانَ وَعَرَفَ حُدُودَهُ وَتَحَفَّظَ مِمَّا كَانَ يَنْبَغِي لَهُ أَنْ يَتَحَفَّظَ فِيهِ كَفَّرَ مَا كَانَ قَبْلَهُ. (حم)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : هر كيم رمضانى شريف اوروجونى طوطار ، حدود و شرطلرينى بلر و اونده صاقنلماسى إيجاب أدن شيلردن ده ساقنرسيه بويله طوطولان اوروج ، كجمش ( كوجوك ) كونحلره كفارت اولور . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Her kim Ramazân-ı şerîf orucunu tutar, hudud ve şartlarını bilir ve onda sakınılması icap eden şeylerden de sakınırsa böyle tutulan oruç, geçmiş (küçük) günahlara keffâret olur.”
(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Hicrî: 30 Şaban 1447 Fazilet Takvim
TERÂVİH NAMAZI NASIL KILINIR?
Terâvih namazı, Ramazân-ı şerîf ayına mahsus, yirmi rekâtten ibaret, sünnet-i müekkede olan bir namazdır. Terâvih namazını, Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem kılmışlar ve dört halifesi de bu namaza devam etmişlerdir. Terâvih namazının cemaatle kılınması da sünnet-i kifâyedir. Mescitlerde terâvih namazı cemaatle kılındığı hâlde, bir özrü olmaksızın cemaati terk edip evinde kılan kimse, fazileti terk etmiş olur. Bu kimse, evinde cemaatle kıldığında cemaat sevabını alsa da mescitteki cemaatin faziletine erişemez.
Terâvih namazını, her iki rekâtte bir selam vererek on selam ile bitirmek daha faziletlidir. Dört rekâtte bir selam verilerek de edâ edilebilir.
Terâvih namazı, iki rekâtte bir selam verilince akşam namazının iki rekât sünneti gibi kılınır. Dört rekâtte bir selam verilerek kılınacak olursa yatsı namazının dört rekât sünneti gibi kılınır.
Cemaatle kılındığı takdirde, cemaat hem terâvihe hem de imama uymaya niyet eder, imam da âşikâre kırâat eder (sesli okur). Terâvih namazında; sesi güzel olan ve hızlı okuyan değil, kırâati düzgün olan imam tercih edilmelidir.
Bir kimse, imamın, yatsı namazını kıldırıp terâvih namazına başladığı sırada mescide gelse, önce yatsı namazını kılar, sonra terâvih namazı için imama uyar. Cemaatle terâvih namazını kıldıktan sonra, noksan rekâtleri tamamlar. Sonra da vitir namazını, kendi başına kılar. Evlâ olan budur. Bununla beraber, vitir namazını imam ile beraber kıldıktan sonra terâvih namazını tamamlaması da câizdir.
Terâvih namazını imam ile kılmayan kimse, vitir namazını imam ile kılabilir.
Hem imam hem de cemaat, yatsı namazını cemaatle kılmamışsa sadece terâvih namazını cemaatle kılamazlar. Çünkü terâvih namazının cemaati, farz namazın cemaatine tâbidir.
Terâvih namazı, orucun değil, vaktin (Ramazân-ı şerîf ayının) sünnetidir. Yolculuk ve benzeri bir mazeretinden dolayı oruç tutamayanlar da terâvih namazını kılmalıdırlar.
Hicrî: 30 Şaban 1447 Fazilet Takvim


