قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ الْغَضَبَ مِنَ الشَّيْطَانِ وَإِنَّ الشَّيْطَانَ خُلِقَ مِنَ النَّارِ وَإِنَّمَا تُطْفَأُ النَّارُ بِالْمَاءِ فَإِذَا غَضِبَ أَحَدُكُمْ فَلْيَتَوَضَّأْ. (طب)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : محقق أؤفكه ، شيطانداندر . شيطان ده آتشدن ياراطلمشدر . آتش آنجق صو إيله سوندورولر . أؤيليسه برينز أؤفكلنديكى زمان عبدست آلسن . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Muhakkak öfke, şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateş ancak su ile söndürülür. Öyleyse biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın.”
(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)
Hicrî: 02 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim
ÖFKELENEN KİMSE AKLINI YİTİRMİŞ GİBİDİR
Allâme Ebu’l-Ferec Abdurrahmân (rah.) dedi ki:
Her ne zaman arkadaşının aşırı öfkelendiğini ve hoşuna gitmeyen sözler söylediğini görürsen, senin için münasip olan, onun bu hâline itibar etmemek ve onu, bu hâlinden dolayı ayıplamamaktır. Zira onun bu hâli, aklını kaybetmiş olan bir kimsenin hâli gibidir; ne yaptığını, ne söylediğini bilmez. Çünkü şeytan, ona galip gelmiş; aklı perdelenmiştir.
Şâyet sen, ona kızıp karşılık verecek olursan bu hâlin, deli bir kimseye karşılık veren akıllının hâli veya ayık kimsenin baygın kimseyi azarlaması gibi olur.
Öfkenin, onu nasıl acınacak bir hâle düşürdüğüne, tabiatının nasıl çirkin bir hâle büründüğüne bakarak ibret al. Ve bil ki o, kendine geldikten sonra elbette yaptıklarına pişman olacak, kendisine sabretmenden dolayı da senin kıymetini takdir edecektir.
İşte bu davranış, babası öfkelendiği zaman çocuğun, eşi öfkelendiği zaman zevc veya zevcenin yapacağı güzel hasletlerdendir. Zira o öfkelenen kimse öfkesi geçince, mutlaka yaptıklarına pişman olup özrünü beyan edecektir. Bu vaziyete düşmemek için kişi öfkeye kapılmamalı, nefsine hâkim olmalıdır.
İnsanların ekseriyeti; nerede kızan, öfkelenen birisini görseler hemen ona, aynı şekilde karşılık veriyorlar. Hâlbuki bu yaptıkları, akla ve hikmete uygun değildir.
Öfkelenen kimseye karşı hilim göstermek; ona yumuşaklıkla davranmak, kişinin kendi öfkesini yutmasından daha faziletli bir haslettir. Nitekim Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Allâhü Teâlâ’dan rıfk isteyiniz.” buyurmuşlardı.
Ashâb-ı Kirâm, “Rıfk nedir, yâ Resûlallah?” diye sual edince, “Senden alâkasını kesen akrabana, senin ulaşman, senden esirgeyene, senin vermen, sana karşı cahillik ve kabalıkta bulunana senin hilimle; yumuşak bir tavırla karşılık vermendir.” buyurdular.
Hicrî: 02 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"


