Çifter
ßU SİTEDE VİRÜS YOKTUR SADECE ßİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR !!!
15 Eylül 2026 Salı
14 Eylül 2026 Pazartesi
EF’ÂL-İ MÜKELLEFÎN
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّكَ لَنْ تَدَعَ شَيْئًا اِتِّقَاءَ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ إِلَّا أَعْطَاكَ اللهُ خَيْرًا مِنْهُ. (حم)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : سن ، صرف الله تعالى ، دان قورقديغون إيجن بر شئ ترك أدرسن محقق الله تعالى ، صنه ، اوندان دها خيرلسنى إحسان أدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, (bir a‘râbîye) şöyle buyurdular : “Sen, sırf Allâhü Teâlâ’dan korktuğun için bir şeyi terk edersen muhakkak Allâhü Teâlâ, sana, ondan daha hayırlısını ihsan eder.”
(Müsned-i Ahmed)
Hicrî: 03 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
EF’ÂL-İ MÜKELLEFÎN
İslâm dini, akıllı ve bâliğ (ergen) olan Müslüman erkek ve kadınlara, bazı şeyleri emretmiş, bazı şeyleri de yasaklamıştır. Bu emir ve yasaklar tekliftir, Müslümanlar da mükelleftir. Mükelleflerin işlemeleri veya işlememeleri gereken şeylere, ef’âl-i mükellefîn denir ki, şunlardır:
1-Farz: Kat’î delil ile sabit olan hükümlerdir ve iki kısımdır:
a-Farz-ı ayın: Mükellef her Müslümanın ancak kendisinin yapması ile yerine gelen amellerdir. Beş vakit namaz ve oruç gibi.
b-Farz-ı kifâye: Bazı Müslümanların yapmaları ile diğer Müslümanlardan mesûliyeti kalkan farzlardır. Cenâze namazı kılmak ve selâm almak gibi. Eğer böyle bir farzı, Müslümanlardan hiçbirisi yapmazsa hepsi mesul olurlar.
2-Vacip: Farz derecesinde katî olmayan delille sabit hükümlerdir. Vitir ve bayram namazları gibi.
3-Sünnet: Peygamberimizin (s.a.v.) mübarek sözü, işi ve başkası yaptığında hoş gördüğü şeylerdir. Sünnet, iki kısma ayrılır:
a-Sünnet-i müekkede: Peygamber Efendimizin (s.a.v.) devamlı olarak yapıp, pek az terk ettiği sünnetlerdir. Sabah ve öğle namazının sünnetleri gibi.
b-Sünnet-i gayr-i müekkede: Peygamberimizin (s.a.v.) arasıra yaptığı sünnetlerdir. İkindi ve yatsı namazlarının ilk sünneti gibi.
4-Müstehab: Peygamber Efendimizin bazen işledikleri şeylerdir. Sadaka vermek ve nâfile oruç tutmak gibi.
5-Mübâh: İşlenmesinde sevap, terk edilmesinde günah olmayan şeylerdir. Oturmak, kalkmak, yemek, içmek gibi.
6-Mekrûh: İşlenmesi hoş görülmeyen ve amelin sevabını eksilten şeylerdir. Namaz içinde, etrafa bakmak gibi.
7-Müfsid: Başlanmış bulunan bir ibadeti bozan şeylerdir. Abdestli iken bir yerinden kan veya irin çıkması, namazda gülmek ve oruçlu iken bir şey yemek gibi.
8-Haram: İşlenmesi katî delille yasak edilen şeylerdir. İçki içmek, anne-babanın meşru isteklerinde onlara âsî olmak gibi.
(Muhtasar İlmihâl, Fazilet Neşriyat)
Hicrî: 03 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
13 Eylül 2026 Pazar
HÂCE ÂRİF RİVGERÎ (K.S.) HAZRETLERİ VE BAZI NASİHATLERİ -2
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا مِنْ مُسْلِمَيْنِ يَلْتَقِيَانِ فَيَتَصَافَحَانِ إِلَّا غُفِرَ لَهُمَا قَبْلَ أَنْ يَفْتَرِقَا. (د)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : إيكى مسلمان ، بربريله قرشلاشب مصافحه أدرسه محقق اونلر ، دها بربرندن آيرلمادان كونحلرى باغشلانر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “İki Müslüman, birbiriyle karşılaşıp musâfaha ederlerse muhakkak onlar, daha birbirinden ayrılmadan günahları bağışlanır.”
(Sünen-i Ebû Dâvûd)
Hicrî: 02 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
HÂCE ÂRİF RİVGERÎ (K.S.) HAZRETLERİ VE BAZI NASİHATLERİ -2
“İki şey, insanların helâkine sebeptir: Nafilelerle meşgul olup farzları ihmal etmek ve yaptığı amellerde, bedeniyle kalbinin ayrı olması.”
“Tâat edenlerin, yaptıkları tâat ile kendilerini günah işleyenlerden üstün görmeleri, günah işleyenlerin günahından daha kötü ve daha zararlıdır.”
“İnsanoğlunun şaşılacak bir husûsiyeti de şudur: Allâhü Teâlâ -meâlen- ‘Yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı, Allâhü Teâlâ tarafından ihsan ediliyor olmasın.’ (Hûd Sûresi, âyet 6) buyurarak onların rızıklarını vermeyi vâdetmiştir. Buna rağmen onlar, bütün gayretlerini, rızık bulmaya sarf ederler de âhirette yüce mertebelere kavuşmak için gayret göstermezler. Hâlbuki onlar, bu mertebelere ancak sâlih amellerle ulaşılacağını da bilirler.”
“Bütün kötülüklerin anahtarı, dünyaya muhabbet, bütün iyiliklerin anahtarı da dünyadan yüz çevirmektir.”
“Şu iki şey, kalbi ifsat eder, karartır: Fazla yemek ve fazla uyumak.”
YAPILAN İŞİ KÜÇÜK GÖRMEMEK
Yapılması gereken her iş için, o işi yapacak imkân ve vakit varken yapmayı fırsat bilmelidir. İşi küçük görerek -ne zaman olsa olur- diye ertelemeyip, büyük işlere ne kadar ihtimam ediyorsa, az ve küçük işlere de aynı ihtimamı göstermelidir.
Bu, şuna benzer ki, aslan, bir fil üzerine hücumda ne kadar ihtimam gösterirse, küçük bir tavşan üzerine hamlede de o kadar gayret sarf eder. Zira birçok iş, başlangıçta küçük görünür de alınması gereken tedbir ihmal olunursa, kısa bir müddet içinde, büyük gayretlere gerek duyulacak bir felaket hâline gelir.
Bu mevzuda şöyle nasihat edilmiştir: Sana düşmanlık eden, her ne kadar âciz ve küçük olsa da, yine sen, onu küçük görme. Zira kılıç, bazı zaman olur ki, küçük iğnenin yaptığı işi yapamazken diğer taraftan, yaralama âletlerinin en tesirlisi olup, bir vuruşta hedefini parçalar.
Hicrî: 02 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
12 Eylül 2026 Cumartesi
HÂCE ÂRİF RİVGERÎ (K.S.) HAZRETLERİ VE BAZI NASİHATLERİ -1
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اُعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَحُجُّوا بَيْتَكُمْ وَأَدُّوا زَكَاتَكُمْ طَيِّبَةً بِهَا أَنْفُسُكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّكُمْ عَزَّ وَجَلَّ. (حم)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ربكزه عبادت أديك ، بش وقت نمازنزى قليك ، رمضان اوروجونزى طوطون ، بيت ، نزى ( كعبهء معظماي ) حجدين ، كونل حوشليغى إيله زكاتنزى ورين ؛ ( بويله يابارسانز ) ربنز عز و جل ، نيك جنتنه كيررسنز . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Rabb’inize ibadet edin, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, Beyt’inizi (Kâbe-i Muazzama’yı) haccedin, gönül hoşluğu ile zekâtınızı verin; (böyle yaparsanız) Rabb’iniz Azze ve Celle’nin Cennet’ine girersiniz.”
(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Hicrî: 01 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
HÂCE ÂRİF RİVGERÎ (K.S.) HAZRETLERİ VE BAZI NASİHATLERİ -1
Silsile-i Sâdât’ın onuncu halkası olan Hâce Ârif Rivgerî (k.s.) Hazretleri, Buhârâ’da, Gucdüvân yakınlarındaki Rivger kasabasında doğdu.
Hâce Ârif Rivgerî (k.s.), Hâce Abdülhâlık-ı Gucdüvânî Hazretlerinin en büyük halîfesidir. Küçük yaşta, üstazına intisâb ederek hizmetine girmiş, vefatına kadar hizmete devam etmiş ve ondan feyz almıştır. Hâce Abdülhâlık Hazretlerinin irtihâlinden sonra irşad vazifesine devam etmiştir. İlim, hilim, zühd ve takvâ sahibi olup ibadetlerine ve sünnet-i seniyyeye son derece bağlıydı.
Uzun ömür yaşayan Hâce Ârif Rivgerî (k.s.), Rivger’de 634 (M. 1236) senesinde vefat etti ve oraya defnolundu.
Ârifnâme isimli eserinde şu nasihatlerde bulunmuştur:
“Ey Ârif! Doğru ve sağlam itikad sahibi ol! Zira gaflete düşmüş ve kirlenmiş bir kalp, bütün uzuvları ve bedeni kirletir. Kulun, Allâhü Teâlâ’nın huzuruna kabul veya reddedilmesi, kulun kalbine (onun itikadına) bağlıdır.”
“Ey Ârif! Boynuna ağır yük yüklenmiş bir kuş, hiç uçabilir mi? Bunun gibi, dünyaya sımsıkı bağlanmış olan Müslümanın da Allâh’ın rızasına doğru yükselebilmesi ve manevî derecelere ulaşması nasıl mümkün olur?”
“Evliyâullâhın üç husûsiyeti vardır: Yüksek mertebelere kavuştuktan sonra da mütevâzı olmak; maddî imkânlara sahip olsa bile zühd ile hareket etmek ve güçlü olduğu zaman dahi acziyet göstermek.”
“İnsanları, dünyadan âhirete, mâsiyetten ibadete, açgözlülükten zühde, cimrilikten cömertliğe, kibirden tevazuya, gafletten zikre teşvik eden; onlara âhireti sevdirip, dünyadan uzaklaştıran ve kötülüklerden muhafaza için lüzumlu ilimleri öğreten insana, mürşid denir.”
“Seni, Allâhü Teâlâ’yı zikirden (ve onun rızasına kavuşmak için gayretten) alıkoyan şey, dünyadır.”
“Allâhü Teâlâ’nın nimet verip vermemesi, bir kimse için müsâvî olursa bu, onun, Allâhü Teâlâ’ya muhabbette en yüksek mertebede olduğunun alametidir.”
(Devamı var)
Hicrî: 01 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

