قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : الْمَسَاجِدُ بُيُوتُ الْمُتَّقِينَ فَمَنْ يَكُنِ الْمَسْجِدُ بَيْتَهُ تَضَمَّنَ اللهُ تَعَالَى لَهُ الرَّوْحَ وَالرَّحْمَةَ وَالْجَوَازَ عَلَى الصِّرَاطِ إِلَى الْجَنَّةِ. (مرقاة)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : مسجدلر ، تقوى أهلنيك أولريدر . هر كيم ، مسجدى أو أديننرسه ( بوراده علم و عبادتله مشغول اولورسه ) ، الله تعالى اوونه ، ( دنياده ) رحتليغى ، ( آخرتده ) رحمتى و صراط ، دان جنته ( قولايلقله ) كجمي تعهد أدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: “Mescitler, takvâ ehlinin evleridir. Her kim, mescidi ev edinirse (burada ilim ve ibadetle meşgul olursa), Allâhü Teâlâ, ona, (dünyada) rahatlığı, (âhirette) rahmeti ve Sırât’tan Cennet’e (kolaylıkla) geçmeyi taahhüt eder.”
(Mirkâtü’l-Mefâtîh)
Hicrî: 27 Şevval 1447 Fazilet Takvim
MESCİTTEN EN SON ÇIKMAK
Saîd bin Cübeyr radıyallâhü anh şöyle buyurmuştur:
“Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, mescitten en son çıkan kişi olmak için akşam namazından sonra iki rekât namaz kılardı ve bu iki rekâti uzatırlardı.”
Tâbiîn’den İbn-i Ebû Cebele (rah.) demiştir ki:
“Mescitten en son çıkan kişi ile beraber melekler de çıkar. Melekler, sancaklarla onun önünden giderek evine kadar ona eşlik ederler. Evinden çıkıp tekrar mescide gidinceye kadar da bu şekilde beklerler. Mescide gitmek için çıktığında yine sancaklarla onun önünden yürürler.”
Bu husûsta naklolunur ki; Hakîm es-Semerkandî ile İmâm Mâturîdî rahimehümallâh, beraber bir mescitte bulunmuşlardı. Mescitten çıkacakları esnada Hakîm es-Semerkandî Hazretleri önce davranıp İmam Mâturîdî’den evvel çıktı. Sonra sebebini şöyle izah etti:
“Sizden önce çıkmamın sebebi, kendimi sizden üstün gördüğüm için değildir; bilakis sizi kendimden üstün gördüğüm içindir. Zira mescitten çıkmakta efdal olan sonraya kalmaktır. Ben de bu faziletin size ait olmasını istedim.”
ASIL MECNUN KİMDİR?
Bağdat velîlerinin büyüklerinden Şeyh Ahmed Harrâz Hazretleri şöyle anlatıyor:
Bir defasında kendisinde zâhiren mecnunluk alâmetleri görülen bir kimseye rastladım. Ona, “Dur bakalım, ey mecnun!” diye seslendim.
Bana dönerek, “Sen, asıl mecnun kimdir, biliyor musun?” diye sordu.
Ben de, “Hayır, bilmiyorum.” dedim. Bunun üzerine:
“Asıl mecnun, attığı her adımda Allâhü Teâlâ’yı zikretmeyen; ondan gafil yaşayandır.” cevabını verdi.
Hicrî: 27 Şevval 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"


