17 Nisan 2026 Cuma

ASHÂB-I BEDİR: SA’D BİN HAVLE (R.A.)


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ فِيهِ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ. (سورة البقرة، ٢٨١)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : أؤيله بر كوندن صاقنيك كى ( هبنز ) او كون اللهه دوندورولجكسنز . صونره دنياده هركسه قازانديغى تماميله وريلجك ، اونلره حقسزلق ده أدلميه جكدر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Öyle bir günden sakının ki (hepiniz) o gün Allâh’a döndürüleceksiniz. Sonra dünyada herkese kazandığı tamamıyla verilecek, onlara haksızlık da edilmeyecektir.”

(Bakara Sûresi, âyet 281)

Hicrî:  29  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

ASHÂB-I BEDİR: SA’D BİN HAVLE (R.A.)

 

Muhâcirlerden ve Benî Âmir bin Lüey kabilesindendir. Künyesi Ebû Saîd’dir. İslâm’ın ilk zamanlarında Müslüman olmuş ve Câfer-i Tayyâr (r.a.) Hazretleriyle birlikte Habeşistan’a ikinci kafile ile hicret etmiştir.

Sa’d (r.a.) Hazretleri, 25 yaşında iken Bedir Gazâsı’nda ve daha sonra Uhud, Hendek ve Hudeybiye gazâlarında da bulunmuştur.

En’âm Sûresi’nin, “Sabah, akşam Rablerine, sırf Onun cemâlini dileyerek, duâ edenleri (huzurundan) kovma…” meâlindeki 52. âyet-i kerîmesi, haklarında nâzil olan zâtlardandır.

Vedâ Haccı esnâsında Mekke-i Mükerreme’de vefat etmiştir. Sahîh-i Buhârî’de geçen bir hadîs-i şerîfte, onun vefatı üzerine Resûlullah Efendimiz, hüzünlerini izhâr ettikleri bildirilmiştir.

Sa’d (r.a.) Hazretlerinin vefatı sırasında, hanımı Sübey’a binti Hâris el-Eslemiyye radıyallâhü anhâ hâmile idi. Sa’d Hazretlerinin vefatından birkaç gün sonra doğum yaptı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ona, “Senin iddetin (doğumla) bitti.” buyurdular. Böylece kocası vefat eden hâmile hanımların iddetinin, çocuklarını doğurmaları ile tamam olduğuna dâir hüküm, ilk olarak onun hanımı hakkında tatbik edildi.

 

ZİLKÂDE AYI İCTİMÂI, RU’YET VE BAŞLANGICI

 

Hicrî-Kamerî 1447 yılı Zilkâde ayı ictimâı, 17 Nisan Cuma günü Türkiye saati ile 14.52’dedir. Ru’yet ise 18 Nisan Cumartesi, Türkiye saati ile 02.38’dedir.

Hilâl ilk olarak: Kuzey Amerika Kıtası’ndan itibaren batı taraflara doğru görülecektir.

18 Nisan Cumartesi günü de Zilkâde ayının 1. günüdür.

 

BEYİT:

 

Mârifet iltifâta tâbidir

Müşterisiz meta’ zâyidir

(Muallim Nâcî)

Hicrî:  29 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

16 Nisan 2026 Perşembe

PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.) İLE TEVESSÜL


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُوا اِلَيْهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُوا فِى سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ. (سورة المائدة، ٣٥)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : أى إيمان أدنلر ، الله ( يك ، عذابن ) دان قورقون ( فنالقلردان صاقنيك ، كوناحه دوشتو إيسنز همن توبه أدين ) و او ، نه ( يعنى الله ، يك رحمتنه ) ياقلاشمايا ده وسيله آرايك و اونون يولنده مجاهده أدين كى فلاحه  أره بله سنز . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Ey iman edenler, Allâh(’ın azâbın)dan korkun (fenalıklardan sakının, günaha düştü iseniz hemen tevbe edin) ve O’na (yani Allâh’ın rahmetine) yaklaşmaya da vesîle arayın ve onun yolunda mücâhede edin ki felâha erebilesiniz.”

(Mâide Sûresi, âyet 35)

Hicrî:  28  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.) İLE TEVESSÜL

 

Tevessül, vesîle: Allâhü Teâlâ’nın, kulunun kendisine yaklaşması için sebep ve ihtiyaçların görülmesine vâsıta kıldığı her şeydir. Kur’ân-ı Kerîm, Peygamberimiz, evliyâ-yı kirâm gibi.

Tâbiîn’den Mâlikü’d-Dâr (r.a.) şöyle rivâyet etmiştir:

Hz. Ömer radıyallâhü anh’in halifeliği zamanında şiddetli bir kuraklık ve kıtlık olmuştu. Ashâb-ı Kirâm’dan Bilâl bin Hâris (r.a.), Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in mübarek kabrine geldi ve “Yâ Resûlallâh! Ümmetin için Allah’tan yağmur iste, zira onlar neredeyse helâk olacaklar.” dedi. Bunun üzerine rüyasında ona (Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından) şöyle denildi: “Git, Ömer’e selâm söyle ve onlara yağmur yağdırılacağını haber ver...”

Bu hadîs-i şerîfte, Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’den berzahta (kabir âleminde iken) yağmur duası yapması istenilmesi, onun Rabb’ine dua etmesi, kendisinden bir şey isteyenin suâlini bilmesi, Hazret-i Bilâl’in bu yaptığını Sahâbe-i Kirâm’dan hiç kimsenin inkâr etmemesi, Ashâb-ı Kirâm’ın, Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) ile vefatından sonra tevessül ettiklerine apaçık bir delildir.

-Hayatında ve vefatından sonra- peygamberler ve sâlihlerle tevessül etmek husûsundaki bu usûl, asırlar boyu hep devam edegelmiştir.

İmâm Kastalânî’nin “Mevâhib-i Ledüniyye” isimli eserinde şöyle yazmaktadır: “Bende, doktorların tedâviden âciz kaldığı bir hastalık belirmişti. Bu sebeple, senelerce sıkıntı çektim. Bir gece Mekke-i Mükerreme’de, Resûlullah (s.a.v.) hürmetine Cenâb-ı Hakk’a ilticada bulundum. Gece rüyamda, yanında kâğıt bulunan bir adam geldi. O kâğıtta, “Şu, Ahmed el-Kastalânî’nin hastalığının, Resûlullah (s.a.v.) Hazretlerinin izn-i şerîfi ile hazırlanmış ilacıdır.” yazıyordu. Sonra uyanmışım. Allâhü Teâlâ’ya yemin olsun ki bende, daha önce hissettiğim ağrı ve elemden hiçbir şey kalmamıştı. Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in bereketi ile şifa hâsıl olmuştu.

Hicrî:  28 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

15 Nisan 2026 Çarşamba

MESCİTTEN EN SON ÇIKMAK


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : الْمَسَاجِدُ بُيُوتُ الْمُتَّقِينَ فَمَنْ يَكُنِ الْمَسْجِدُ بَيْتَهُ تَضَمَّنَ اللهُ تَعَالَى لَهُ الرَّوْحَ وَالرَّحْمَةَ وَالْجَوَازَ عَلَى الصِّرَاطِ إِلَى الْجَنَّةِ. (مرقاة)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : مسجدلر ، تقوى أهلنيك أولريدر . هر كيم ، مسجدى أو أديننرسه ( بوراده علم و عبادتله مشغول اولورسه ) ، الله تعالى اوونه ، ( دنياده ) رحتليغى ، ( آخرتده ) رحمتى و صراط ، دان جنته ( قولايلقله ) كجمي تعهد أدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Mescitler, takvâ ehlinin evleridir. Her kim, mescidi ev edinirse (burada ilim ve ibadetle meşgul olursa), Allâhü Teâlâ, ona, (dünyada) rahatlığı, (âhirette) rahmeti ve Sırât’tan Cennet’e (kolaylıkla) geçmeyi taahhüt eder.”

(Mirkâtü’l-Mefâtîh)

Hicrî:  27  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

MESCİTTEN EN SON ÇIKMAK

 

Saîd bin Cübeyr radıyallâhü anh şöyle buyurmuştur:

“Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, mescitten en son çıkan kişi olmak için akşam namazından sonra iki rekât namaz kılardı ve bu iki rekâti uzatırlardı.”

Tâbiîn’den İbn-i Ebû Cebele (rah.) demiştir ki:

“Mescitten en son çıkan kişi ile beraber melekler de çıkar. Melekler, sancaklarla onun önünden giderek evine kadar ona eşlik ederler. Evinden çıkıp tekrar mescide gidinceye kadar da bu şekilde beklerler. Mescide gitmek için çıktığında yine sancaklarla onun önünden yürürler.”

Bu husûsta naklolunur ki; Hakîm es-Semerkandî ile İmâm Mâturîdî rahimehümallâh, beraber bir mescitte bulunmuşlardı. Mescitten çıkacakları esnada Hakîm es-Semerkandî Hazretleri önce davranıp İmam Mâturîdî’den evvel çıktı. Sonra sebebini şöyle izah etti:

“Sizden önce çıkmamın sebebi, kendimi sizden üstün gördüğüm için değildir; bilakis sizi kendimden üstün gördüğüm içindir. Zira mescitten çıkmakta efdal olan sonraya kalmaktır. Ben de bu faziletin size ait olmasını istedim.”

 

ASIL MECNUN KİMDİR?

 

Bağdat velîlerinin büyüklerinden Şeyh Ahmed Harrâz Hazretleri şöyle anlatıyor:

Bir defasında kendisinde zâhiren mecnunluk alâmetleri görülen bir kimseye rastladım. Ona, “Dur bakalım, ey mecnun!” diye seslendim.

Bana dönerek, “Sen, asıl mecnun kimdir, biliyor musun?” diye sordu.

Ben de, “Hayır, bilmiyorum.” dedim. Bunun üzerine:

“Asıl mecnun, attığı her adımda Allâhü Teâlâ’yı zikretmeyen; ondan gafil yaşayandır.” cevabını verdi.

Hicrî:  27 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3