17 Ağustos 2026 Pazartesi

ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ HAZRETLERİNİN SOHBETLERİNDEN


 

قَالَ ابْنُ مَسْعوُدٍ رَضِىَ اللهُ عَنْهُ : إِنَّ الْمُؤْمِنَ يَرَى ذُنُوبَهُ كَأَنَّهُ قَاعِدٌ تَحْتَ جَبَلٍ يَخَافُ أَنْ يَقَعَ عَلَيْهِ وَإِنَّ الْفَاجِرَ يَرَى ذُنُوبَهُ كَذُبَابٍ مَرَّ عَلَى أَنْفِهِ. (خ)

إبن مسعود رضى الله عنه بيوردولر : محقق مؤمن ( إرفان نورويله ) ، كونحلرينى ، أتكنده اوطورديغى و أؤزرينه كوجوورمسندن قورقديغى بر داغ كبى ( بيوك ) كورور . فاجر كمسه إيسه كونحلرينى ( حفيفه آلب ، اونى ) بورنونون أؤستونه قونان بر سنك كبى ( كوجك ) كورور . "

İbn-i Mesûd radıyallâhü anh buyurdular  : Muhakkak mümin (irfan nuruyla), günahlarını, eteğinde oturduğu ve üzerine göçüvermesinden korktuğu bir dağ gibi (büyük) görür. Fâcir kimse ise günahlarını (hafife alıp, onu) burnunun üstüne konan bir sinek gibi (küçük) görür.”

(Sahîh-i Buhârî)

Hicrî:  04  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ HAZRETLERİNİN SOHBETLERİNDEN

 

Abdülkâdir Geylânî kuddise sirruh Hazretleri, bir sohbetinde şöyle buyurmuştur:

Allâhü Teâlâ’ya iman ile beraber sâlih ameller işlediğin ve istikamet üzere dosdoğru yolda devam ettiğin müddetçe, dünyada ve âhirette elbette her türlü korku ve azâptan emîn olursun. Eğer sen, amelde tembellik edersen dünya ve âhiret korkularına maruz kalırsın.

Eğer kalbinin nurlanmasını arzu ediyorsan sırf Mevlâ’nın rızasını kazanmak için amel et.

Hiçbir zaman ölümü aklından çıkarma. Nitekim, “Vaaz isteyene, ölüm yeter.” buyurulmuştur. Ölümü ibretle anan kimsenin kalp gözü açılır, dünya, gözüne hep ayıplı görünür. Bu kimse, sâlih ameller işleyeceğinden dolayı kabri de kendisine genişletilir. Sen de ölmeden önce, dar olan kabrini böyle genişlet!

Gecelerin tamamını gaflet uykusuyla geçirenlerden olma, bir kısmında kalkıp âhirette faydasını göreceğin, namaz kılmak, Kur’ân-ı Kerîm okumak, istiğfârda bulunmak gibi amellerle meşgul ol, Rabb’ini zikret.

Eğer dünya ve âhirette kurtuluş istiyorsan, Rabb’inin emirlerini tut, yasakladıklarından son derece sakın. Onun, senin için takdir ettiği şeylere, rıza ve teslimiyet göster.

Senin, ebedî mülke nâil olmana vesile olan evliyanın, maneviyat büyüklerinin huzuruna girdiğinde, niyetini hâlis kıl. Bakara Sûresi’nin 152. âyet-i kerîmesinde -meâlen-:

“Siz, beni zikredin ki ben de sizi (rahmetimle) anayım.” buyurulmuştur. Eğer sen, zikredenlerden ve Rabb’i tarafından zikrolunanlardan değilsen, gaflettesin demektir. Bu hâlde varlığın da yokluğun da müsâvîdir. Kalkarken, otururken, uyurken, uyanırken, bütün hâllerinde hep Allâh’ın zikriyle meşgul olan selef-i sâlihîn nerede, sen neredesin? O büyükler, başlarına bir âfet ve belâ gelse, onu, Hak’tan bilip rıza ve teslimiyetle karşılar ve “Bu, bizim kendi kusurumuz sebebiyle başımıza gelmiştir.” derlerdi. Sen, onları örnek al.

Hicrî:  04  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

16 Ağustos 2026 Pazar

SÜLEYMAN ALEYHİSSELÂM VE KARINCA


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : حَبِّبُوا اللهَ إِلَى عِبَادِهِ يُحِبَّكُمُ اللّٰهُ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ( ورمش اولديغى نعمتلرى حطرلاتمقله ) الله تعالى ’ ي ، قوللارينه سوديرنكى ، الله تعالى ده سزى سوسيك . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : (Vermiş olduğu nimetleri hatırlatmakla) Allâhü Teâlâ’yı, kullarına sevdirin ki, Allâhü Teâlâ da sizi sevsin.”

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  03  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

SÜLEYMAN ALEYHİSSELÂM VE KARINCA

 

Süleyman aleyhisselam, bir gün ordusu ile karınca vadisine gelmişti. Bir karınca, “Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz. Süleyman aleyhisselâm ve ordusu, sizi -bilmeyerek- (ezip) kırmasın!” demişti.

Süleyman aleyhisselâm, karıncanın dediklerini işitince, onu yanına getirtti ve “Sen, niçin zulmedeceğimi zannedip karıncaları sakındırdın? Benim adaletli bir peygamber olduğumu bilmiyor musun? Niçin onlara, ‘Sizi, Süleyman ve ordusu kırmasın’ dedin?” diye sordu.

Karınca, “Ey Allâh’ın peygamberi! Benim ‘Bilmeyerek’ dediğimi işitmedin mi? Bununla beraber, benim, ‘kırmasın’ sözümden maksadım, ancak, kalplerin kırılması idi. Allâhü Teâlâ’nın sana ihsan ettiği makam ve büyük saltanatı görüp kendilerine hiçbir şey verilmediğini düşünerek küfrân-ı nimete düşmelerinden, sana bakmakla meşgul olup Allâh’ı zikirden geri kalmalarından korktum.” dedi.

Süleyman aleyhisselâm, “Bana öğüt ver.” dedi. Karınca, “Babana, Dâvûd isminin niçin verildiğini biliyor musun?” diye sual etti. Süleyman (as.) “Hayır, bilmiyorum” dedi. Karınca “Kalp yaralarını tedavi ettiği için” dedi. Sonra “Sana, Süleyman isminin niçin konulduğunu biliyor musun?” diye suâl etti. Süleyman aleyhisselâm, “Hayır, bilmiyorum” dedi. Karınca; “Göğsüne ve kalbine, kötülüklerden selamet verilmesi için” dedi.

Sonra da “Allâhü Teâlâ’nın, rüzgârı niçin senin emrine verdiğini biliyor musun?” diye suâl etti. Süleyman (as.), “Hayır, bilmiyorum.” dedi. Karınca, “Dünyanın tamamının, gelip geçen bir rüzgârdan ibaret bulunduğunu sana haber vermek için. Sırtını dünyaya dayayan kimse, rüzgâra dayanan kimse gibidir” dedi.

Süleyman aleyhisselâm, onun bu sözüne tebessüm etti ve şöyle dua etti: “…Yâ Rab! Bana ilham et ki, anama babama vermiş olduğun nimetine şükredeyim, razı olacağın iyi bir amel yapayım ve beni rahmetinle, salih kulların arasına kat.”

(Neml Sûresi, ayet 19)

Sonra karıncalara bereketle dua etti.

Hicrî:  03  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

15 Ağustos 2026 Cumartesi

ÖFKELENEN KİMSE AKLINI YİTİRMİŞ GİBİDİR


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ الْغَضَبَ مِنَ الشَّيْطَانِ وَإِنَّ الشَّيْطَانَ خُلِقَ مِنَ النَّارِ وَإِنَّمَا تُطْفَأُ النَّارُ بِالْمَاءِ فَإِذَا غَضِبَ أَحَدُكُمْ فَلْيَتَوَضَّأْ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : محقق أؤفكه ، شيطانداندر . شيطان ده آتشدن ياراطلمشدر . آتش آنجق صو إيله سوندورولر . أؤيليسه برينز أؤفكلنديكى زمان عبدست آلسن . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Muhakkak öfke, şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateş ancak su ile söndürülür. Öyleyse biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın.”

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  02  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

ÖFKELENEN KİMSE AKLINI YİTİRMİŞ GİBİDİR

 

Allâme Ebu’l-Ferec Abdurrahmân (rah.) dedi ki:

Her ne zaman arkadaşının aşırı öfkelendiğini ve hoşuna gitmeyen sözler söylediğini görürsen, senin için münasip olan, onun bu hâline itibar etmemek ve onu, bu hâlinden dolayı ayıplamamaktır. Zira onun bu hâli, aklını kaybetmiş olan bir kimsenin hâli gibidir; ne yaptığını, ne söylediğini bilmez. Çünkü şeytan, ona galip gelmiş; aklı perdelenmiştir.

Şâyet sen, ona kızıp karşılık verecek olursan bu hâlin, deli bir kimseye karşılık veren akıllının hâli veya ayık kimsenin baygın kimseyi azarlaması gibi olur.

Öfkenin, onu nasıl acınacak bir hâle düşürdüğüne, tabiatının nasıl çirkin bir hâle büründüğüne bakarak ibret al. Ve bil ki o, kendine geldikten sonra elbette yaptıklarına pişman olacak, kendisine sabretmenden dolayı da senin kıymetini takdir edecektir.

İşte bu davranış, babası öfkelendiği zaman çocuğun, eşi öfkelendiği zaman zevc veya zevcenin yapacağı güzel hasletlerdendir. Zira o öfkelenen kimse öfkesi geçince, mutlaka yaptıklarına pişman olup özrünü beyan edecektir. Bu vaziyete düşmemek için kişi öfkeye kapılmamalı, nefsine hâkim olmalıdır.

İnsanların ekseriyeti; nerede kızan, öfkelenen birisini görseler hemen ona, aynı şekilde karşılık veriyorlar. Hâlbuki bu yaptıkları, akla ve hikmete uygun değildir.

Öfkelenen kimseye karşı hilim göstermek; ona yumuşaklıkla davranmak, kişinin kendi öfkesini yutmasından daha faziletli bir haslettir. Nitekim Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Allâhü Teâlâ’dan rıfk isteyiniz.” buyurmuşlardı.

Ashâb-ı Kirâm, “Rıfk nedir, yâ Resûlallah?” diye sual edince, “Senden alâkasını kesen akrabana, senin ulaşman, senden esirgeyene, senin vermen, sana karşı cahillik ve kabalıkta bulunana senin hilimle; yumuşak bir tavırla karşılık vermendir.” buyurdular.

Hicrî:  02  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3