31 Mayıs 2026 Pazar

ASHÂB-I BEDİR: ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ شَابَ شَيْبَةً فِي الْإِسْلَامِ فِي سَبِيلِ اللهِ كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كميك إسلام ، ده الله يولنده ( قضى حج ويا علم طلبى اوغرنده ) بر تك صجى بله آغاررسه ، بو صج ، قيامت كوننده ، اونون إيجن نور اولور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kimin İslâm’da Allah yolunda (gazâ, hac veya ilim talebi uğrunda) bir tek saçı bile ağarırsa, bu saç, kıyamet gününde, onun için nur olur.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  14  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

ASHÂB-I BEDİR: ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)

 

Zeyd bin Hârise (r.a.), Muhâcirlerden ve Hâşimoğullarının âzâtlılarındandır. Hz. Hadîce Vâlidemizin kölesi iken, onu Peygamberimize bağışlamış, Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) de, âzât edip evlatlık edinmiştir. Ahzâb Sûresi’nin 5. âyet-i celîlesiyle evlatlık hükmü kaldırılıncaya kadar “Zeyd bin Muhammed” diye yâd olunmuştur.

İlk Müslümanlardan olan Zeyd bin Hârise (r.a.), Bedir ve Uhud başta olmak üzere bütün gazalarda bulunmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.), İslâm’a davet için Tâif’e gittiğinde yanında Zeyd bin Hârise Hazretleri vardı. Atılan taşlara karşı, vücudunu, Resûl-i Ekrem’e siper etmişti. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onu gönderdiği seriyyelerin tamamında kumandan tayin buyururdu. Hz. Âişe (r. anhâ) Vâlidemiz demiştir ki: “Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Zeyd bin Hârise’yi kumandan tayin etmediği hiçbir orduda (savaşa) göndermemiştir. Şâyet geride kalırsa o zaman da onu, Medîne-i Münevvere’de yerine idareci olarak bırakmıştır.”

Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.), onun hakkında: “O, hakikaten emîrliğe lâyıktır. Ve hakikaten o en ziyâde sevdiklerimdendir.” buyurmuştur.

Zeyd bin Hârise Hazretlerine, Peygamberimiz, kendisini çok sevdiğinden dolayı “Hıbb-i Resûlillâh (Resûlullâh’ın sevdiği)” denilirdi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Bana insanların en sevgilisi, Allâhü Teâlâ’nın kendine ihsanda bulunduğu ve benim dahi ihsanda bulunduğum zât; Zeyd bin Hârise’dir” buyurmuştur. Allâhü Teâlâ’nın Zeyd bin Hârise Hazretlerine ihsanı, onu dîn-i mübîn-i İslâm’a hidâyet buyurmasıdır. Fahr-i Âlem (s.a.v.) Efendimizin ihsanı da onu kölelikten âzât buyurmalarıdır. Nitekim Ahzâb Sûresi’nin 37. âyet-i celîlesinde buna işaret vardır.

Kur’ân-ı Kerîm’de ismi açıkça geçen yegâne sahâbîdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onu, Hazret-i Hamza ile kardeş kılmıştır. Peygamberimizin gözde okçularından idi.

Zeyd radıyallâhü anh, Hicret’in 8. senesinde Şam diyarında meydana gelen Mûte Gazâsı’nda 55 yaşında şehit olmuştur ki bu gazâda da ordunun kumandanı idi.

Hicrî:  14 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

30 Mayıs 2026 Cumartesi

SILA-İ RAHMİN EHEMMİYETİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَسْرَعُ الْخَيْرِ ثَوَابًا اَلْبِرُّ وَصِلَةُ الرَّحِمِ وَأَسْرَعُ الشَّرِّ عُقُوبَةً اَلْبَغْيُ وَقَطِيعَةُ الرَّحِمِ. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ثوابى أك سراطلى وريلجك خير ، إيلك يابمق و صلهء رحيم در . عذابى أك سرعتلى وريلجك اولان شر ده ، ظلمتمك و صلهء رحمى ترك أتمكدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Sevabı en süratli verilecek hayır, iyilik yapmak ve sıla-i rahimdir. Azâbı en süratli verilecek olan şer de, zulmetmek ve sıla-i rahmi terk etmektir.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  13  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

SILA-İ RAHMİN EHEMMİYETİ

 

Rahm kelimesi, lugatte; yakınlık, doğum yoluyla olan soy bağı demektir. Dinimizde akrabaya, “ülü’l-erhâm”, akraba ziyaretine de “sıla-i rahim” denir.

Sıla-i rahim, akrabaları arayıp sormak, ziyaret etmek ve gurbetteki kimsenin memleketini ziyarete gitmesi gibi hasletlerdir. Akraba ile görüşmek, onların muhtaç olanlarına yardım etmek, hasta olanlarını gidip ziyarette bulunmak, kayıp olanlarını araştırmak, kötülükte bulunmuş olanlarını affeylemek, akrabalık haklarını gözetmek de buna dâhildir.

Sıla-i rahim, vefa ve insanlık alâmeti olup en güzel ictimâî vazifelerdendir. Nisâ Sûresi’nin 36. âyet-i celîlesinde şöyle buyurulmuştur -meâlen-: “Allâh’a ibadet edin, ona hiçbir şeyi şerîk koşmayın, anaya babaya ve akrabaya iyilik edin.”

Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Allâhü Teâlâ, sadaka ve sıla-i rahim sebebiyle kulunun ömrünü ziyâdeleştirir ve kötü ölümü defeder, hoşa gitmeyecek hâle düşmekten ve korktuklarından muhafaza eyler.”

Sıla-i rahim, rahmet-i İlâhiyye’ye vesîle olur. Allâhü Teâlâ, rahmetiyle, kulları arasında üç bağ kurdu: biri marifet, ikincisi ahid, üçüncüsü rahim; akrabalık bağıdır. İnsanlar, marifet yani birbirlerini tanıyarak kardeş, arkadaş olurlar. Ahid ile birbirlerine karşı âdilâne ve dürüst muamele ederler. Akrabalık bağıyla da birbirlerini görüp gözetirler, iyilik ederler.

Sıla-i rahmin zıttı, “kat’-ı rahim” yani akrabalık bağını kesmektir ki, dinimizce pek kötülenmiştir. Nisâ Sûresi’nin 1. âyet-i celîlesinde Allâhü Teâlâ, kullarını akrabalık bağını kesmekten sakındırmıştır.

Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki: “Dikkat edin, muhakkak rahmet-i İlâhiyye, aralarında sıla-i rahmi kesen kimselerin bulunduğu bir topluluğa inmez.”

Hicrî:  13 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

29 Mayıs 2026 Cuma

MISIR SULTANINA YAZILAN FETİH MEKTUBU


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذٰلِكَ الْجَيْشُ. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : قسطنطنيه  ( إسطنبول ) ألبتده فتح أديلجكدر . اونى فتح أدن أمير ( قوماندان ) ، نه كوزل أميردر و او اوردى ، نه كوزل اوردودر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kostantîniyye (İstanbul) elbette fethedilecektir. Onu fetheden emîr (kumandan), ne güzel emîrdir ve o ordu, ne güzel ordudur!”

(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)

Hicrî:  12  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

MISIR SULTANINA YAZILAN FETİH MEKTUBU

 

İstanbul’un fethinden sonra Fâtih Sultan Mehmed Han tarafından, birçok İslâm beldesine fethin müjdesini ulaştırmak için mektuplar ve hediyeler gönderilmişti. Bunlardan birini de Mısır Memlüklü Sultanı el-Melikü’l-Eşref’e göndermiştir ki, tercümesi kısaca şöyledir:

Bütün İslâm hükümdarlarının mertebesi en güzel ve derecesi en yüksek olan âdeti, Allah yolunda yaptıkları cihâddır. Bizler de bu sünnet üzere devam edip “Ayakları, Allah yolunda tozlanan kimseyi Allâhü Teâlâ, Cehennem ateşine haram kılar.” hadîs-i şerîfine uyarak bu mübarek senede Kostantîniyye’nin fethi için, şehir üzerine asker sevk ettik. Şehrin hisarı müstahkem ve sağlam; bir tarafı kara ve üç tarafı denizle çevrili bulunmakta ve her tarafı surlarla korunmakta idi. Bundan başka, Batı Cezayir’den, Rodos, Katalan, Venedik, Ceneviz gibi nice küffâr beldelerinden askerler gönderilmiş ve şehir ahlâksızlık, isyan, ehl-i şirk ve düşmanla dolmuştu. Resûlullâh Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in hadîs-i şerîflerinde zikrolunan şehir, böyle fena bir hâlde idi.

İslâm gazileri ve bahadırları ile kalenin kara cihetinden cenk etmek için top, tüfek, zemberek vesair silah tedarik ettik. Deniz cihetinden de muntazam ve mükemmel gemiler donatıp onları dahi silahlarla techiz ettik. 26 Rebîulevvel 857’de (6 Nisan 1453) şehre varıp evvela onlara İslâm dinini ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yolunu teklif ettik; küfürleri üzere ısrar edip kibirlendiler. Bunun üzerine muhasara ve muharebeye başladık.

Gece ve gündüz, 54 gün cenk eyledik. Allâhü Teâlâ’nın avn ü inâyeti, Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) mucizeleri bereketi ve Hulefâ-i Raşidîn’in himayeleri şerefiyle 20 Cemâziyelevvel 857 Salı (29 Mayıs 1453) günü, sabaha karşı fetih müyesser oldu ve şehir zapt edildi.

Hem cülûsumuzu ve hem de bu büyük fethin bildirilmesi husûsundaki mektubumuzu, hediyelerimizle birlikte, siz zât-ı devletlerine takdim etmek üzere gönderdik. Selâm, Allâh’ın Resûl’üne ve ona tâbi olanların üzerine olsun!

Hicrî:  12 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3