4 Ağustos 2026 Salı

NUH ALEYHİSSELÂM’A GEMİ İNŞASI EMREDİLİYOR


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ أَبْغَضَ الرِّجَالِ إِلَى اللهِ الْأَلَدُّ الْخَصِمُ. (ق)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : الله تعالى قطنده أك سولمين كمسه ، حصومتى ستدتلى اولاندر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Allâhü Teâlâ katında en sevilmeyen kimse, husûmeti şiddetli olandır.”

(Müttefekun Aleyh; Sahîh-i Buhârî ve Müslim)

Hicrî:  21  Safer   1448  Fazilet Takvim

 

NUH ALEYHİSSELÂM’A GEMİ İNŞASI EMREDİLİYOR

 

Nuh aleyhisselâm’a Allâhü Teâlâ tarafından şöyle vahyolundu: “Muhakkak kavminden küfür üzere ısrar edip duranlar, iman etmeyecektir. Ancak hakikati bilerek cidden iman etmiş ve be şerefe nâil olmuş olanlar müstesnadır. Onlar, selim fıtratlarını muhafaza etmiş, iman nimetine nâil olmuş mesut bir zümreden ibarettir. Artık, Ey Nuh! O iman etmeyenlerin, seni yalanlamaları sebebiyle yeis ve hüzne düşme. Onların, lâyık oldukları azâba uğrayacakları zaman yaklaşmıştır.

Ey Nuh! Bizim nezaretimizde vahyimiz ve emrimizle, nasıl yapılacağına dair verdiğimiz talim ve ilhamla gemiyi yap. O vesile ile müminler kurtulacak, kâfirler de sular içinde boğulup gideceklerdir. Ve seni inkâr ederek küfür ve şirk içinde yaşayanlar hakkında, onlardan azâbın kalkmasını benden niyaz eyleme. Şüphe yok ki onlar, kâfirâne hareketlerinin dünyevî bir cezası olmak üzere boğulmuşlardır.”

Nuh aleyhisselâm’a kavminin yapmadıkları ezâ ve cefâ kalmıyordu. Böyle olduğu hâlde o muhterem Peygamber, kavmini senelerce imana davet etmiş, onlara şefkat ve merhamet göstermişti: “Yâ Rabbi! Kavmime mağfiret buyur, çünkü onlar bilmiyorlar” diye duada bulunuyordu. Onların azâba uğrayacaklarına dâir âyetler nâzil olunca, onların kurtuluşa lâyık kimseler olmadığı anlaşıldı. Artık Nuh (a.s.), “Yâ Rabbi! Yeryüzünde kâfirlerden bir fert bırakma.” diye duaya başladı.

Hazret-i Nuh, İlâhî emre binâen gemiyi yapmaya başlamıştı. Kavminden iman etmeyenler ise o mübarek peygamberin yanından her geçtiklerinde, “Yâ Nuh! Sen, peygamberliği bırakıp dülger (marangoz) olmuşsun.” diyerek onunla alay ediyorlardı. Hazret-i Nuh, o kâfir güruha dedi ki:

“Benimle alay eden ey cahiller! Artık siz de göreceksiniz ki, kendisini rüsvây edecek azâp kime gelecektir, kimler boğulup gideceklerdir. Ve dâimî bir azâp, uhrevî bir ceza, kesilmeyen bir ateş, ardı arkası gelmeyen bir Cehennem azâbı, kimin üzerine nâzil olacaktır?”

Ne büyük, ne açık bir tehdit! İşte o münkir kavim, böyle bir felâkete uğramak üzere bulunuyordu.

Hicrî:  21 Safer  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

3 Ağustos 2026 Pazartesi

NUH ALEYHİSSELÂM’IN KAVMİNE CEVABI VE KAVMİNİN AZÂP İSTEMELERİ


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِذَا سَرَّتْكَ حَسَنَتُكَ وَسَاءَتْكَ سَيِّئَتُكَ فَأَنْتَ مُؤْمِنٌ. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : سنى ، عبادتلريك ( إيلك و طاعتلريك ) سوندريور و معصيتلريك ( كوتولك و كونحلريك ) أؤزويورسه إشته او زمان سن ، ( كامل بر ) مؤمنسيك . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Seni, ibadetlerin (iyilik ve taatlerin) sevindiriyor ve masiyetlerin (kötülük ve günahların) üzüyorsa işte o zaman sen, (kâmil bir) müminsin.”

(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)

Hicrî:  20  Safer   1448  Fazilet Takvim

 

NUH ALEYHİSSELÂM’IN KAVMİNE CEVABI VE KAVMİNİN AZÂP İSTEMELERİ

 

Nuh aleyhisselâm, kavminden, iman etmeyenlere şöyle demişti: “Ben, ancak Cenâb-ı Hakk’ın bana bildirdiklerini bilirim. Münkirlerin, kâfirlerin, âhirette azâba uğramaları ise Hak Teâlâ’nın bildirdiği bir hakikattir. Bunu size bildirdiğimden dolayı beni inkâra salâhiyetiniz yoktur. Gaybe ait nice şeyler de vardır ki, onları, Cenâb-ı Hak bildirmedikçe kimse bilemez.

Ey dinsizler! Sizin gözlerinizin hor gördüğü, fakir hâllerine bakıp da kendilerini alt tabakadan sandığınız kimseler, o ihlaslı müminler elbette âhirette büyük hayırlara, mükâfatlara nâil olacaklardır. Onların daha dünyada iken de nice nimetlere nâil olmaları mümkündür.”

Hazret-i Nuh’un, Allâh’ın birliğini ispat eden ve âhiret hayatını beyan eden sözlerine inanmayan kâfirler ondan, tehdit ettiği azâpların meydana getirilmesini istediler: “Eğer sen iddianda, bizi korkuttuğun azâp husûsunda doğru isen, bize o korkuttuğun elîm azâbı getiriver. Öyle fazla söze lüzum yok, senin nasihatlerin bize tesir edemez.”

Kâfirler, öyle bir azâbın gelmesine inanmadıkları için bunu, alay etmek maksadıyla söylemişlerdi. Hazret-i Nuh da onlara, yaptığı nasihatleri dinlemedikleri için, uhrevî mesuliyete maruz kalacaklarını şöyle beyan buyurdu:

“Ve istediğiniz azâbı size ancak Allâhü Teâlâ dilerse getirir, siz, o zaman kaçamaz ve onun azâbından kendinizi kurtaramazsınız. Her ne kadar bir Peygamber olarak size nasihatte bulunmak istesem de o faydayı bizzat benim temin etmeye salâhiyetim yoktur. Eğer siz, iradenizi suistimal ettiğinizden dolayı Allâhü Teâlâ tarafından dalâlete, küfre mahkûm bir hâlde bulunmuş olursanız, artık benim nasihatlerim tesir edemez. İlâhî iradeye, kimse mâni olamaz.

Ey kavmim biliniz ki, sizi yaratan, yaşatan, her şeyinize mâlik olan ancak Allâhü Teâlâ’dır. Nihayet ona döndürülecek, âhirete sevkedileceksiniz, dünyadaki amellerinize göre orada, Cenâb-ı Hakk’ın cezasına uğrayacaksınız.”

Hicrî:  20 Safer  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

2 Ağustos 2026 Pazar

NUH ALEYHİSSELÂM VE ONA İNANMAYAN KAVMİ


قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : لَقَدْ كَانَ فِي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِأُولِي الْأَلْبَابِ...(سورة يوسف، ١١١)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : محقق كى اونلريك (أولكى بيغمبرلر و أمتلريك ) قصلرنده ، كامل عقل صاحبلرى إيجن بيوك بر إبرت واردر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Muhakkak ki onların (evvelki peygamberler ve ümmetlerin) kıssalarında, kâmil akıl sahipleri için büyük bir ibret vardır...”

(Yûsuf Sûresi, âyet 111)

Hicrî:  19  Safer   1448  Fazilet Takvim

 

NUH ALEYHİSSELÂM VE ONA İNANMAYAN KAVMİ

 

Kur’ân-ı Kerîm’de peygamberler (aleyhimüsselâm) hakkında kıssalar vardır. Bazı peygamberlerin kıssaları birkaç sûrede anlatılmaktadır. Bunlar, birbirlerinin bir tekrarı değil, başka başka hikmetleri ve ibretleri ihtivâ etmekte ve açıklamaktadır. Bu kıssalar, çok güzel nasihatleri de ihtiva eden birer hikmet sahifeleridir. Bunları iyice tefekkür etmeli ve ibret nazarı ile ders almak için okumalıdır.

Hûd Sûresi’nin 25. ve devamındaki âyet-i kerîmeler, Nuh aleyhisselâm hakkındadır. Hazret-i Nuh ile kavmine ait olan hâdiseler, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ile diğer insanlara malum değil iken Allâhü Teâlâ tarafından beyan buyurulmuştur.

Nuh aleyhisselâm, bir peygamber olarak kavmine, İlâhî azâba sebep olacak şeyleri ve o azâptan kurtuluşa vesile olan güzel amelleri bildirerek onları dine davet buyurmuştur. Elîm bir günün, korkunç bir kıyamet gününün veya tufan gününün azâbından sakındırmıştır. Allâh’ın birliğine iman edin de ondan başka şeylere ibadet etmeyin, aksi takdirde dehşetli bir azâptan ve bir felaketten kurtulamazsınız, diye ikaz etmiştir.

Kavminden birçoğu, bu hayırlı irşâd ve ihtara rağmen o Peygamber-i Zîşân’ı inkâra ve ona tâbi olan müminleri tahkir etmeye cüret etmişlerdi. Onlar, kendilerinin dünyadaki fâni mevkilerine, servetlerine güvenerek; kendilerini hidayete davet eden bir Peygamber-i Zîşân’ın ve ona tâbi olanların faziletini, manevî hâlini takdir edememişlerdi. Zaten dünya varlığına bağlanan birçok kimselerin rûhî hâlleri, bundan ibarettir. Onlar, kendi fâni, ehemmiyetsiz varlıklarına büyük bir kıymet vererek fazilet ve kemal sahiplerine daima hakaretle bakarlar.

Nuh aleyhisselâm, tebliğlerini kabul etmeyen kavmine karşı, onların şüphelerini giderecek cevaplar verdi; peygamberliğinin deliller ile açık olduğunu, kabul etmeleri için zorlamada bulunmayacağını ve yaptığı tebliğ ve nasihatin mükâfatını Cenâb-ı Hak’tan bekleyip kavminden bir karşılık beklemediğini bildirerek kavmini düşünmeye davet etti.

Hicrî:  19 Safer  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3