28 Haziran 2026 Pazar

BİR KAVMİ SEVEN ONLARDANDIR

 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ كَثَّرَ سَوَادَ قَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ وَمَنْ رَضِيَ عَمَلَ قَوْمٍ كَانَ شَرِيكَ مَنْ عَمِلَ بِهِ. (ارشاد الساري)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم بر قوميك قالاباليغنى جوغالترسه ( عدتلرينى آرتررسه ) ، او كمسه اونلارداندر , هر كيم ده بر قوميك عملنه راضى اولورسه ، او عملى إشلين كمسلره ( ثوابنده ياحود كوناحنده ) اورتق اولور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kim bir kavmin kalabalığını çoğaltırsa (adetlerini arttırırsa), o kimse onlardandır. Her kim de bir kavmin ameline razı olursa, o ameli işleyen kimselere (sevabında yahut günahında) ortak olur.”

(Kastalânî, İrşâdü’s-Sârî)

Hicrî:  15  Muharrem   1448  Fazilet Takvim

 

BİR KAVMİ SEVEN ONLARDANDIR

 

Hicrî üçüncü asırda yaşamış olan evliyâdan Ali bin Muvaffak rahimehullâh şöyle anlattı:

Bir sene binekli olarak hacca gidiyordum. Yolda, yürüyerek hacca giden dervişlerden zikir ehli bir topluluk gördüm. Hacca onlarla birlikte yürüyerek gitmek istedim ve bineğimden indim, yerime başkasını bindirdim. On iki mil kadar dervişlerle beraber yürüdüm. Sonra ana yoldan ayrıldık ve sapa bir yerde konakladık.

Gece, rüyamda ellerinde altından leğen ve gümüşten ibrikler bulunan bazı kimselerin geldiğini gördüm. Yaya olarak yol alanların ayaklarını yıkıyorlardı. Hepsini yıkadılar, bir tek ben kaldım. Onlardan biri, diğerlerine, “Bu da onlardan değil mi?” diye sordu, “Onun mahmili ve bineği vardı” dediler. Tekrar, “Hayır, bu da onlardandır, çünkü cân u gönülden isteyerek onlarla birlikte yürüdü.” dedi. Sonra benim de ayaklarımı yıkadılar. Hissettiğim bütün yol yorgunluğu, bir anda benden kayboluverdi. (Sâlihlerin Hikâyeleri, Fazilet Neşriyat)

 

YÜKSEKLERE ÇIKTIKÇA SICAKLIK AZALIR

 

Yükseklere çıktıkça, giderek Güneş’e yaklaşıldığı için sıcaklığın artması gerektiği düşünülebilir. Ancak Güneş, yaklaşık 150 milyon kilometre uzaklıktadır. Bu mesafenin sadece birkaç kilometre azalması, Güneş’ten alınan enerji miktarında mühim bir değişikliğe sebep olmaz.

Yeryüzü, Güneş’ten gelen ışınları emer ve bu enerjiyi, ısı olarak atmosfere yayar. Dolayısıyla, ısının ana kaynağı, aslında yeryüzüdür ve yerden uzaklaştıkça, bu ısının tesiri azalır. Çünkü yükseklere çıkıldıkça atmosferdeki basıncın düşmesi ile sıcaklık azalır. Atmosferin alt katmanlarında (yani deniz seviyesine yakın yerlerde) hava yoğunluğu daha fazladır. Yoğun hava, ısıyı daha iyi tutar. Yükseklere çıkıldıkça atmosfer inceldiği için hava basıncı düşer, atmosferin sıcaklığı muhafazası azalır. Çünkü düşük basınçta, hava genleşir, genleşirken soğur ve hava, daha soğuk olur.

Böylece, dağ zirvelerinde yani yükseklerde hava sıcaklığı daha düşük olur.

Hicrî:  15 Muharrem  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

RESÛLULLAH (S.A.V.) EFENDİMİZE HER HUSÛSTA İTAAT ŞARTTIR

 

قَال قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : يَٓا اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُٓوا اَطِيعُوا اللّٰهَ وَاَطِيعُوا الرَّسُولَ وَاُولِي الْاَمْرِ مِنْكُمْ... (سورة النساء، ٥٩)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : أى إيمان أدنلر ! الله تعالى ، يه إطاعت أديك ، اونون رسولنه و سزدن اولان أمير صاحبلرينه ده إطاعت أديك . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Ey iman edenler! Allâhü Teâlâ’ya itaat edin, onun Resûlüne ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin…”

(Nisâ Sûresi, âyet 59)

Hicrî:  12  Muharrem   1448  Fazilet Takvim

 

RESÛLULLAH (S.A.V.) EFENDİMİZE HER HUSÛSTA İTAAT ŞARTTIR

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir hadîs-i şerîflerinde: “Müslüman kişinin, -günâh ile emrolunmadığı müddetçe- hoşuna giden veya gitmeyen bütün husûslarda, (âmirlerini) dinleyip itaat etmesi vaciptir.”

Diğer bir hadîs-i şerîflerinde de “Bana itaat eden, Allâh’a itaat etmiş, bana isyan eden, Allâh’a isyan etmiş olur. Emîrime itaat eden, bana itaat etmiş, emîrime isyan eden bana isyan etmiş olur.” buyurmuşlardır. Bu sebeple her emrinde Resûlullâh’a itaat şarttır.

Nitekim, Peygamberimiz (s.a.v.), Hayber Seferi’ne çıkacakları sırada, “Son derecede yoksul veya zayıf olanlarla, binekleri uysal olmayanlar, geri dönsün!” diyerek nida ettirdiler. Bunun üzerine, bazı kimseler geri döndüler.

Bir zât da ağır yürüyüşlü huysuz bir deve üzerinde yola çıkmıştı. Deve, ürküp kaçarak onu, üzerinden yere düşürdü. Adamcağız şehit oldu. Arkadaşları, cenazesini Peygamber Efendimize getirdiler.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onlara ne olduğunu suâl etti. Onlar da hâdiseyi anlattılar.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), “Ey Bilal! Sen, halka, binekleri uysal olmayanlar geri dönsünler, diye bildirmedin mi?” diye suâl ettiler. Bilâl-i Habeşî (r.a.) da “Evet, bildirdim ya Resûlallah!” dedi.

Bunun üzerine, Peygamberimiz (s.a.v.), o kimsenin cenaze namazını kendisi kıldırmaya yanaşmadı.

Yine harp esnasında Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir ara İslâm mücâhidlerini harp düzeninde sıraladılar. Kendisi emir verene kadar hücum etmeyi de yasakladılar. Fakat Eşcâ‘ kabilesinden bir adam, bu husûsta itaatsizlik göstererek Yahûdîlere saldırdı ve şehit edildi.

Mücâhidler, “Yâ Resûlallah! Falan kişi şehit edildi!” dediler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Ben, taarruzu yasaklamadım mı?” diye suâl etti. “Evet” dediler. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), itaatin her hususta icap ettiğini, kati bir lisan ile beyan ettiler.

Hicrî:  12 Muharrem  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3


26 Haziran 2026 Cuma

ABDEST VE GUSÜL (BOY ABDESTİ)


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا بُنَيَّ أَسْبِغِ الْوُضُوءَ يُزَدْ فِي عُمْرِكَ وَيُحِبَّكَ حَافِظَاكَ. (طص)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : أى ياورجغم ، عبدستنى ( سنتنه و آدابنه رعايت أدرك ) كوزلجه آلرسان ، أؤمرون بركت بلور و ( عمللرينى يازان ) حفظه ملكلرى سنى سور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Ey yavrucuğum, abdestini (sünnetine ve âdâbına riâyet ederek) güzelce alırsan, ömrün bereket bulur ve (amellerini yazan) Hafaza Melekleri seni sever.”

(Taberânî, el-Mu‘cemü’s-Sağîr)

Hicrî:  11  Muharrem   1448  Fazilet Takvim

 

ABDEST VE GUSÜL (BOY ABDESTİ)

 

Namazın şartlarının birincisi, hadesten tahârettir:

Hades, cünüb veya abdestsiz olmak demektir.

Hadesten tahâret; gusül lâzım olduysa gusül abdesti, abdest lâzım olduysa abdest almaktır. Su bulunmayan yahut kullanılması mümkün olmayan yerde de teyemmüm etmektir.

Abdestin farzları dörttür: Yüzünü yıkamak, ellerini dirsekleri ile beraber yıkamak, başının dörtte birini mesh etmek ve ayaklarını topukları ile yıkamaktır.

Abdest şöyle alınır: Abdeste niyet edip besmele ile ellerini yıkar, ağzını misvaklar. Ağzına ve burnuna üçer kere su verip yıkadıktan sonra saç bitiminden çene altına, yanlardan da kulak yumuşağına kadar yüzünü ve önce sağ, sonra sol kolunu üçer kere yıkar. Sonra sağ elini ıslatıp başının dörtte birini mesheder. Kulakların içini şehadet parmağının içi ile ve arkasını başparmağının içi ile mesheder. Kalan üç parmağının arkası ile boynunu mesheder. Daha sonra önce sağ, sonra sol ayağını üçer kere yıkar. Abdest alırken suyu israf edecek şekilde çok kullanmamalıdır.

Abdesti bozan şeyler: Önden ve arkadan çıkan şeyler ve arkadan çıkan yel, herhangi bir âzâdan kan ve irin çıkması veya sarı su akması, -balgamdan başka şeyi- ağız dolusu kusmak, yatarak veya -alındığında düşeceği şeye- dayanıp uyumak, delirmek, bayılmak, sarhoş olmak, namazda yanında olan kimsenin işiteceği kadar gülmek.

Guslün farzları üçtür: Ağza ve burna su vermek ve bütün bedeni kuru yer kalmayacak şekilde yıkamaktır.

Gusül şöyle alınır: Evvelâ ellerini yıkayıp istincâ yerlerini ve diğer yerlerde necâset var ise onu temizleyip namaz abdesti gibi abdest alınır. Bu abdest alınırken ağız ve burna su bolca çekilir. Sonra başına, sağ omuzuna ve sonra da sol omuzuna su döküp bütün âzâlar (hiç kuru yer kalmayacak şekilde) üçer kere yıkanır. Âzâları ilk yıkamada, eliyle ovmak sünnettir.

Cuma namazı ve bayram namazları için gusül abdesti almak da sünnettir.

(Taharet Rehberi, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  11 Muharrem  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3