قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِذَا تَقَارَبَ الزَّمَانُ انْتَقَى الْمَوْتُ خِيَارَ أُمَّتِي كَمَا يَنْتَقِي أَحَدُكُمْ خِيَارَ الرُّطَبِ مِنَ الطَّبَقِ. (ض)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : قيامت يقلاشديغى زمان ، سزيك ، طبقدان حرمالريك إيسنى سجب آلديغنز كبى ، أؤلم ده أمتميك أك خيرليلرينى سجب آلير ( صالح كمسلر ، بر بر وفات أديب كيدر ) . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: Kıyamet yaklaştığı zaman, sizin, tabaktan hurmaların iyisini seçip aldığınız gibi, ölüm de ümmetimin en hayırlılarını seçip alır (sâlih kimseler, bir bir vefat edip gider).”
(Kuzâî, Müsnedü’ş-Şihâb)
Hicrî: 02 Muharrem 1448 Fazilet Takvim
HİKMETLİ SÖZLER
• Cenâb-ı Hak, İzâ câe Sûresi’nde Resûlullah (s.a.v.)Efendimize buyuruyor ki: “Allâh’ın nusreti (yardımı) geldiği zaman, insanların, Allah’ın dinine, bölük bölük, fevç fevç girdiklerini gördüğün zaman, Rabb’ini hamd ile tesbih et. Ona istiğfar et, günahlarının affını talep et.” Kullar tâibdir; tevbe edicidir. Cenâb-ı Hak da Tevvâb’dır. Hadîs-i kudsîde de beyan edilmiş: “Kulum isyandan, şirkten ve küfürden, bir defa bana dönerse, ben de ona azâp etmekten on defa dönerim, vazgeçerim.”
• Cenâb-ı Hakk’ın “el-Hâdî” ismi tecelli ettiği zaman, yeryüzünde Allâh’ın dinine, füyûzât-ı İlâhiyye’ye, füyûzât-ı Rabbâniyye’ye tâbi olanlar çoğalır, iman ve itaat yolunu tutarlar. “el-Mudıl” ismi tecelli ettiği zamanlarda da insanlar, bölük bölük sapıklıklara giderler. Çeşitli tecelliyât, esrâr-ı İlâhiyye, insanlar farkına varmadan cereyan eder. İş letâifte; elle tutulup, gözle görülebilen kısımda değil. Asıl kerâmet, elle tutulmayan, gözle görülemeyen kısımda.
• Huzûr-ı İlâhiyye’ye iman ile, itaat ile, Cenâb-ı Hakk’ın rahmetiyle, mağfireti ile gidildiği zaman, ölüm katiyen korkulacak bir şey değildir. Bu, âlem-i nûra gitmektir. Bir kerede öbür âleme gittikten sonra, Cenâb-ı Hak, tekrar müsaade etse, “Haydi, sana müsaade edelim, dünyaya tekrar gider misin?” dese, katiyen gelmek istemez insan. “Aman yâ Rabbi! Beni af buyur.” der ve o âlemden tekrar bu âleme; zulmet âlemine, anâsır âlemine, gelmek istemez.
• “Bu yolda (Nakşibendî yolunda) kıskanmak denilen şey katiyen yoktur. Hasetlik kaldıran bir yol değil, bu yol. Sonra bahillik (cimrilik) de bu yolda yoktur.”
• “Cenâb-ı Hak, Mirâc-ı Nebî’de, Peygamberimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, ‘Halaktü li-eclik.’ buyuruyor. Yani; ‘Senin için halk ettim. Senin yüzün suyu hürmetine her şeyi yarattım.’ buyuruyor. Resûlullah Efendimiz de ‘Terektü li-eclik.’ ‘Ben de yâ Rabbi! Senin rızâ-i İlâhiyye’n için bana verdiğin her şeyi terk ettim.’ diyor. ‘Ben abd’im; kulum, hiçbir şeye talip değilim, ancak senin abdiyetine, senin rızana talibim.’ diyor.”
Hicrî: 02 Muharrem 1448 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

