قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ شَابَ شَيْبَةً فِي الْإِسْلَامِ فِي سَبِيلِ اللهِ كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (ت)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كميك إسلام ، ده الله يولنده ( قضى حج ويا علم طلبى اوغرنده ) بر تك صجى بله آغاررسه ، بو صج ، قيامت كوننده ، اونون إيجن نور اولور . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: Kimin İslâm’da Allah yolunda (gazâ, hac veya ilim talebi uğrunda) bir tek saçı bile ağarırsa, bu saç, kıyamet gününde, onun için nur olur.”
(Sünen-i Tirmizî)
Hicrî: 14 Zilhicce 1447 Fazilet Takvim
ASHÂB-I BEDİR: ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)
Zeyd bin Hârise (r.a.), Muhâcirlerden ve Hâşimoğullarının âzâtlılarındandır. Hz. Hadîce Vâlidemizin kölesi iken, onu Peygamberimize bağışlamış, Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) de, âzât edip evlatlık edinmiştir. Ahzâb Sûresi’nin 5. âyet-i celîlesiyle evlatlık hükmü kaldırılıncaya kadar “Zeyd bin Muhammed” diye yâd olunmuştur.
İlk Müslümanlardan olan Zeyd bin Hârise (r.a.), Bedir ve Uhud başta olmak üzere bütün gazalarda bulunmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.), İslâm’a davet için Tâif’e gittiğinde yanında Zeyd bin Hârise Hazretleri vardı. Atılan taşlara karşı, vücudunu, Resûl-i Ekrem’e siper etmişti. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onu gönderdiği seriyyelerin tamamında kumandan tayin buyururdu. Hz. Âişe (r. anhâ) Vâlidemiz demiştir ki: “Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Zeyd bin Hârise’yi kumandan tayin etmediği hiçbir orduda (savaşa) göndermemiştir. Şâyet geride kalırsa o zaman da onu, Medîne-i Münevvere’de yerine idareci olarak bırakmıştır.”
Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.), onun hakkında: “O, hakikaten emîrliğe lâyıktır. Ve hakikaten o en ziyâde sevdiklerimdendir.” buyurmuştur.
Zeyd bin Hârise Hazretlerine, Peygamberimiz, kendisini çok sevdiğinden dolayı “Hıbb-i Resûlillâh (Resûlullâh’ın sevdiği)” denilirdi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Bana insanların en sevgilisi, Allâhü Teâlâ’nın kendine ihsanda bulunduğu ve benim dahi ihsanda bulunduğum zât; Zeyd bin Hârise’dir” buyurmuştur. Allâhü Teâlâ’nın Zeyd bin Hârise Hazretlerine ihsanı, onu dîn-i mübîn-i İslâm’a hidâyet buyurmasıdır. Fahr-i Âlem (s.a.v.) Efendimizin ihsanı da onu kölelikten âzât buyurmalarıdır. Nitekim Ahzâb Sûresi’nin 37. âyet-i celîlesinde buna işaret vardır.
Kur’ân-ı Kerîm’de ismi açıkça geçen yegâne sahâbîdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onu, Hazret-i Hamza ile kardeş kılmıştır. Peygamberimizin gözde okçularından idi.
Zeyd radıyallâhü anh, Hicret’in 8. senesinde Şam diyarında meydana gelen Mûte Gazâsı’nda 55 yaşında şehit olmuştur ki bu gazâda da ordunun kumandanı idi.
Hicrî: 14 Zilhicce 1447 Fazilet Takvim

