29 Nisan 2026 Çarşamba

İSLÂMDA İTİKÂDÎ MEZHEPLER


قَالَ ابْنُ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ : سَتَجِدُونَ أَقْوَامًا يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ يَدْعُونَ إِلَى كِتَابِ اللهِ وَقَدْ نَبَذُوهُ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ وَعَلَيْكُمْ بِالْعِلْمِ وَإِيَّاكُمْ وَالتَّبَدُّعَ وَالتَّعَمُّقَ وَالتَّنَطُّعَ. (مي)

إبن مسعود ( رضى الله عنه ) بيوردوكى : يقنده بر تقم إنسانلر إيله قارشلجقسنز . اونلر ، ( سزى ) ، الله تعالى نيك كتابنه جاغردقلرينى إدعا أدجكلر . حالبوكى اونلر ، قرآنى كريمى آرقالرينه آطمشلردر . ( بو سببله ) سزلر ، علمه يابشين , بدعت جقارماين ، إيلرى كتمكدن و درنلره ( مالايانيه ) دالمقدان و آشرلقدان صقنيك . "

İbn-i Mes’ûd (r.a.) buyurdu ki::  Yakında birtakım insanlar ile karşılaşacaksınız. Onlar, (sizi), Allâhü Teâlâ’nın kitâbına çağırdıklarını iddia edecekler. Hâlbuki onlar, Kur’ân-ı Kerîm’i arkalarına atmışlardır. (Bu sebeple) sizler, ilme yapışın; bidat çıkartmayın, ileri gitmekten ve derinlere (mâlâyanîye) dalmaktan ve aşırılıktan sakının.”

(Sünen-i Dârimî)

Hicrî:  12  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

İSLÂMDA İTİKÂDÎ MEZHEPLER

 

Mezheb, büyük din müctehidlerinin edille-i şer’iyyeden çıkardıkları meseleler ve hükümler topluluğudur.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hâl-i hayatta iken, Müslümanlar her türlü meselelerini Peygamberimizden öğrendiler. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) vefatından sonra ise Sahâbe-i Kirâm’ın önde gelenlerinden, büyüklerinden öğreniyorlardı. Mezheb imamları, dînî meseleleri, Sahâbe-i Kirâm’dan ve Tâbiîn’den öğrenmişler ve bunları bir araya toplamışlardır. Hakkında âyet-i kerîme, hadîs-i şerîf ve icmâ bulunmayan hususlarda kıyas ve ictihâd yoluyla hükümler çıkarmışlar ve böylece mezhepler meydana gelmiştir.

Mezhep iki kısımdır. Bunlar, itikâdda mezhep ve amelde mezheptir.

İtikâd; ‘Bir şeye gönülden bağlanmak, kalben tam inanmak’ demektir. İtikâdî hükümler de ‘Allâhü Teâlâ vardır, onun şerîki (ortağı) yoktur’ gibi kalben inanılması gereken dînî meselelerdir. Bu hükümlerin yegâne kaynağı, Kur’ân-ı Kerîm ile Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîfleridir.

İtikâdda hak mezhep, Ehl-i Sünnet ve Cemâat Mezhebi’dir. Ehl-i Sünnet ve Cemâat; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Ashâbının itikâd (inanç) ve ameli üzere olanlar, demektir. Bir Müslümanın, imandan sonra ilk yapması gereken şey, sahih bir itikâda sahip olmaktır. Çünkü itikâdda bozukluk, insanın ebedî hayatında ya tamamen veya kısmen mahrumiyet çekmesine sebep olur. Sahih itikâd ise, her husûsta Ehl-i Sünnet ve Cemâat âlimlerine tâbi olmakla mümkündür.

Ehl-i Sünnet’in, itikâdda kendisine tâbi olunan iki imâmı vardır:

1. İmâm Ebû Mansûr Muhammed Mâtürîdî rahmetullâhi aleyh. H. 280 (M. 894) tarihinde Türkistan’da, Semerkand şehrinin Mâtürîd köyünde doğmuş ve Hicrî 333 (M. 945) tarihinde Semerkand’da vefat etmiştir.

2. İmâm Ebu’l-Hasen Eş’arî rahmetullâhi aleyh. Hicri 260 (M. 873) tarihinde Basra’da doğmuş, Hicrî 324 (M. 936) tarihinde Bağdaťta vefat etmiştir.

Hicrî:  12 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

28 Nisan 2026 Salı

VERÂ SAHİBİ OLMAYA VESİLE OLAN ON HUSÛS


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : خَشْيَةُ اللهِ رَأْسُ كُلِّ حِكْمَةٍ وَالْوَرَعُ سَيِّدُ الْعَمَلِ. (ج)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : الله قورقوسى ، هر حكمتيك باشدر و ورع ، ( حرامدان و شبهلى شيلردن قجنمق ) عمللريك أك فضيلتلسىيدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Allah korkusu, her hikmetin başıdır ve verâ‘ (haramdan ve şüpheli şeylerden kaçınmak) amellerin en faziletlisidir.”

 (Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

Hicrî:  11  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

VERÂ SAHİBİ OLMAYA VESİLE OLAN ON HUSÛS

 

Verâ sahibi olmanın alâmeti, kişinin şu on şeyi kendisi için farz görmesi ve yapmasıdır:

  1. Dilini gıybetten korumak. Zira Hucurât Sûresi’nin 12. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “…Bazınız bazınızı gıybet etmesin…” buyurulmuştur.
  2. Sûizandan (din kardeşi hakkında kötü düşünmekten) sakınmak. “Sûizandan sakınınız. Çünkü zannın bazısı günahtır.” (Hucurât Sûresi âyet 12) buyurulmuştur.
  3. Başkasıyla alay etmekten sakınmak. Zira Hucurât Sûresi’nin 11. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “Ey iman edenler! Bir kavim, diğer bir kavim ile alay etmesin. Olabilir ki onlar (alay edilenler) ötekilerden daha hayırlı olurlar.” buyrulmuştur.
  4. Gözleri haramdan muhafaza etmek. Nûr Sûresi’nin 30 ve 31. âyet-i kerîmelerinde -meâlen-: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar…” “Mümin kadınlara da söyle, onlar da gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar…” buyurulmuştur.
  5. Doğru sözlü olmak. Zira En’âm Sûresi’nin 152. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “Bir söz söylediğiniz zaman adâleti gözetin (doğru sözlü olun)” buyurulmuştur.
  6. Kibir ve gurura kapılmamak için elinde bulunan nimetlerin kendisine, Allâhü Teâlâ’nın ihsanı olduğunu bilmek.
  7. Malını, Allâh yolunda harcamak, bâtıl ve boş şeyler için harcamamak. “Ve onlar ki harcadıkları vakit israf etmezler, cimrilik de yapmazlar, ikisinin arasında ortayı tutarlar.” (Furkân Sûresi, âyet 67) buyurulmuştur. Yani, malını, günah olan yerlerde harcamamalı, tâat olan yerlerde harcamalıdır.
  8. Kibirlenmemek; nefsi için makam mevki peşinde koşmamak. “O âhiret yurdu, biz onu öyle kimselere veririz ki yeryüzünde kibir ve fesâd istemezler. O (güzel) âkıbet müttakîlerindir.” (Kasas Sûresi, âyet 83) buyurulmuştur.
  9. Beş vakit namazı, vakitlerinde ve ta’dîl-i erkânına riâyet ederek kılmaya devam etmek.
  10. Ehl-i Sünnet ve Cemâat itikadı üzere olup ondan ayrılmamak. Zira En’âm Sûresi’nin 153. âyet-i kerîmesinde: “Ve muhakkak bu, dosdoğru olduğu hâlde benim yolumdur. Öyleyse ona uyun, diğer yollara uymayın…” buyurulmuştur.

Hicrî:  11 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

27 Nisan 2026 Pazartesi

VERÂLI OLMANIN FAZİLETİ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا أَبَا هُرَيْرَةَ كُنْ وَرِعًا تَكُنْ أَعْبَدَ النَّاسِ وَكُنْ قَنِعًا تَكُنْ أَشْكَرَ النَّاسِ... (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : أى أبى هريرة ! ورعلى اول ( حرامه دوشمك قورقوسى إيله شبهلى شيلردن بله صقن ) كى إنسانلريك أك جوق عبادت أدنى اولاسين . قناتكار اول كى إنسانلريك أك جوق شكردنى اولاسيك . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Ey Ebû Hüreyre! Verâlı ol (harama düşmek korkusu ile şüpheli şeylerden bile sakın) ki insanların en çok ibadet edeni olasın. Kanâatkâr ol ki insanların en çok şükredeni olasın.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  10  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

VERÂLI OLMANIN FAZİLETİ

 

Verâ; haramlardan ve haram şüphesi olan şeylerden son derece sakınmak, dünya malını elde etmek için aşırı hırslı olmamaktır. Fazilet cihetinden, verâ ve takvâya denk bir şey olamaz.

Hazret-i Ebûbekir (r.a.), “Biz, bir harama düşme korkusundan yetmiş helali terk ederdik.” buyurmuşlardır.

Hazret-i Âişe (r. anhâ) şöyle buyurmuştur: “Sizler, en faziletli ibadetten gaflet ediyorsunuz ki o, verâdır.”

Abdullah bin Ömer (r. anhümâ), “Siz kambur oluncaya kadar namaz kılsanız, yayın ipi gibi incelinceye kadar oruç tutsanız bunlar size, ancak verâ ile fayda verir.” buyurmuştur.

Câbir radıyallâhü anh şöyle buyurmuştur: Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin yanında (verâsı az olan) bir kimsenin ibadetinden ve itaatindeki gayretinden, diğer kimsenin de (nafile ibadeti az olmakla beraber) verâ sahibi olduğundan bahsedildi. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Verâya, hiçbir şey denk olmaz.” buyurdular.

İbrahim bin Edhem rahimehullâh şöyle buyurmuştur: “Verâ, şüpheli olan her şeyi terk etmek ve mâlâyanî olan her türlü lüzumsuz şeyden uzak durmaktır.”

Âlim ve evliyadan olan Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh, “Verâ, her türlü şüpheden, şüpheli şeyden uzak durmak ve daima nefsini hesaba çekmektir.” buyurmuştur.

Muhaddis Abdullah bin Mutarrif rahimehullâh şöyle buyurmuştur: “Sen, iki kişiyle karşılaşırsın. Onlardan birinin orucu, namazı ve sadakası daha çok olduğu hâlde diğeri sevap bakımından ondan daha faziletlidir.” dedi. “Bu, nasıl olur?” diye sorulunca “Çünkü diğeri, daha çok verâ sahibidir.” diye cevap verdi.

Bişr-i Hâfî (rah.) şöyle buyurmuştur: “En zor ameller, üç tanedir: Yokluk zamanında cömertlik, kimsenin bulunmadığı yerde dahi verâ sahibi olmak, kendisinden korkulan ve bir şey beklenen kimsenin yanında hakikati söylemek.”

Hicrî:  10 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3