16 Ağustos 2026 Pazar

SÜLEYMAN ALEYHİSSELÂM VE KARINCA


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : حَبِّبُوا اللهَ إِلَى عِبَادِهِ يُحِبَّكُمُ اللّٰهُ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ( ورمش اولديغى نعمتلرى حطرلاتمقله ) الله تعالى ’ ي ، قوللارينه سوديرنكى ، الله تعالى ده سزى سوسيك . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : (Vermiş olduğu nimetleri hatırlatmakla) Allâhü Teâlâ’yı, kullarına sevdirin ki, Allâhü Teâlâ da sizi sevsin.”

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  03  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

SÜLEYMAN ALEYHİSSELÂM VE KARINCA

 

Süleyman aleyhisselam, bir gün ordusu ile karınca vadisine gelmişti. Bir karınca, “Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz. Süleyman aleyhisselâm ve ordusu, sizi -bilmeyerek- (ezip) kırmasın!” demişti.

Süleyman aleyhisselâm, karıncanın dediklerini işitince, onu yanına getirtti ve “Sen, niçin zulmedeceğimi zannedip karıncaları sakındırdın? Benim adaletli bir peygamber olduğumu bilmiyor musun? Niçin onlara, ‘Sizi, Süleyman ve ordusu kırmasın’ dedin?” diye sordu.

Karınca, “Ey Allâh’ın peygamberi! Benim ‘Bilmeyerek’ dediğimi işitmedin mi? Bununla beraber, benim, ‘kırmasın’ sözümden maksadım, ancak, kalplerin kırılması idi. Allâhü Teâlâ’nın sana ihsan ettiği makam ve büyük saltanatı görüp kendilerine hiçbir şey verilmediğini düşünerek küfrân-ı nimete düşmelerinden, sana bakmakla meşgul olup Allâh’ı zikirden geri kalmalarından korktum.” dedi.

Süleyman aleyhisselâm, “Bana öğüt ver.” dedi. Karınca, “Babana, Dâvûd isminin niçin verildiğini biliyor musun?” diye sual etti. Süleyman (as.) “Hayır, bilmiyorum” dedi. Karınca “Kalp yaralarını tedavi ettiği için” dedi. Sonra “Sana, Süleyman isminin niçin konulduğunu biliyor musun?” diye suâl etti. Süleyman aleyhisselâm, “Hayır, bilmiyorum” dedi. Karınca; “Göğsüne ve kalbine, kötülüklerden selamet verilmesi için” dedi.

Sonra da “Allâhü Teâlâ’nın, rüzgârı niçin senin emrine verdiğini biliyor musun?” diye suâl etti. Süleyman (as.), “Hayır, bilmiyorum.” dedi. Karınca, “Dünyanın tamamının, gelip geçen bir rüzgârdan ibaret bulunduğunu sana haber vermek için. Sırtını dünyaya dayayan kimse, rüzgâra dayanan kimse gibidir” dedi.

Süleyman aleyhisselâm, onun bu sözüne tebessüm etti ve şöyle dua etti: “…Yâ Rab! Bana ilham et ki, anama babama vermiş olduğun nimetine şükredeyim, razı olacağın iyi bir amel yapayım ve beni rahmetinle, salih kulların arasına kat.”

(Neml Sûresi, ayet 19)

Sonra karıncalara bereketle dua etti.

Hicrî:  03  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

15 Ağustos 2026 Cumartesi

ÖFKELENEN KİMSE AKLINI YİTİRMİŞ GİBİDİR


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ الْغَضَبَ مِنَ الشَّيْطَانِ وَإِنَّ الشَّيْطَانَ خُلِقَ مِنَ النَّارِ وَإِنَّمَا تُطْفَأُ النَّارُ بِالْمَاءِ فَإِذَا غَضِبَ أَحَدُكُمْ فَلْيَتَوَضَّأْ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : محقق أؤفكه ، شيطانداندر . شيطان ده آتشدن ياراطلمشدر . آتش آنجق صو إيله سوندورولر . أؤيليسه برينز أؤفكلنديكى زمان عبدست آلسن . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Muhakkak öfke, şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateş ancak su ile söndürülür. Öyleyse biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın.”

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  02  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

ÖFKELENEN KİMSE AKLINI YİTİRMİŞ GİBİDİR

 

Allâme Ebu’l-Ferec Abdurrahmân (rah.) dedi ki:

Her ne zaman arkadaşının aşırı öfkelendiğini ve hoşuna gitmeyen sözler söylediğini görürsen, senin için münasip olan, onun bu hâline itibar etmemek ve onu, bu hâlinden dolayı ayıplamamaktır. Zira onun bu hâli, aklını kaybetmiş olan bir kimsenin hâli gibidir; ne yaptığını, ne söylediğini bilmez. Çünkü şeytan, ona galip gelmiş; aklı perdelenmiştir.

Şâyet sen, ona kızıp karşılık verecek olursan bu hâlin, deli bir kimseye karşılık veren akıllının hâli veya ayık kimsenin baygın kimseyi azarlaması gibi olur.

Öfkenin, onu nasıl acınacak bir hâle düşürdüğüne, tabiatının nasıl çirkin bir hâle büründüğüne bakarak ibret al. Ve bil ki o, kendine geldikten sonra elbette yaptıklarına pişman olacak, kendisine sabretmenden dolayı da senin kıymetini takdir edecektir.

İşte bu davranış, babası öfkelendiği zaman çocuğun, eşi öfkelendiği zaman zevc veya zevcenin yapacağı güzel hasletlerdendir. Zira o öfkelenen kimse öfkesi geçince, mutlaka yaptıklarına pişman olup özrünü beyan edecektir. Bu vaziyete düşmemek için kişi öfkeye kapılmamalı, nefsine hâkim olmalıdır.

İnsanların ekseriyeti; nerede kızan, öfkelenen birisini görseler hemen ona, aynı şekilde karşılık veriyorlar. Hâlbuki bu yaptıkları, akla ve hikmete uygun değildir.

Öfkelenen kimseye karşı hilim göstermek; ona yumuşaklıkla davranmak, kişinin kendi öfkesini yutmasından daha faziletli bir haslettir. Nitekim Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Allâhü Teâlâ’dan rıfk isteyiniz.” buyurmuşlardı.

Ashâb-ı Kirâm, “Rıfk nedir, yâ Resûlallah?” diye sual edince, “Senden alâkasını kesen akrabana, senin ulaşman, senden esirgeyene, senin vermen, sana karşı cahillik ve kabalıkta bulunana senin hilimle; yumuşak bir tavırla karşılık vermendir.” buyurdular.

Hicrî:  02  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

14 Ağustos 2026 Cuma

RIZKIN BEREKETLENMESİNE VESİLE OLAN HÂLLER


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اِسْتَنْزِلُوا الرِّزْقَ بِالصَّدَقَةِ. (هب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : صدقه وررك رزقنزيك آرتب بركتلنمسنى طلب أدينز . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Sadaka vererek rızkınızın artıp bereketlenmesini talep ediniz.”

(Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)

Hicrî:  01  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

RIZKIN BEREKETLENMESİNE VESİLE OLAN HÂLLER

 

İmâm Zernûcî rahimehullâh, Tâlîmü’l-Müteallim isimli eserinde, rızkın bereketlenmesine vesile olan hâlleri şu şekilde zikretmiştir:

  • Çok sadaka vermek.
  • Sabah vakti uyanık olmak. Zira bu vakit, mübarek bir vakittir, bütün nimetlerin husûsiyle de rızkın artmasına vesile olur.
  • Güler yüzlü ve hoş sözlü olmak rızkı celp eder.
  • Hazret-i Hasan bin Ali radıyallâhü anhümâ: “Kişinin etrafını temiz tutması ve yemek yediği kapları yıkaması zenginliği celp eder.” buyurmuştur.
  • Rızkın bereketine vesile olan en kuvvetli sebeplerden birisi namazı, tazim ve huşû ile erkânına, vaciplerine, sünnetlerine vesair âdâbına riâyet ederek kılmak.
  • Duhâ namazı kılmanın rızkın artmasına tesiri, bu husûsta maruf ve meşhurdur.
  • Husûsiyle her gece uyumadan önce Vâkıa ve Mülk sûrelerini okumak.
  • Namaz için ezandan önce mescitte hazır bulunmak.
  • Dâima abdestli olmaya dikkat etmek.
  • Yatsı namazından sonra dünya kelâmı konuşmadan yatmak veya yatıncaya kadar ibadetle meşgul olmak.
  • Nâmahrem olan kimselerle bir arada durmamak.
  • Faydasız yere fazla konuşmamak. Nitekim “Faydası olmayan şeylerle meşgul olan, faydası olan şeyleri elden kaçırır.” denilmiştir.
  • Sabah namazından sonra 100 defa “Sübhânallâhi ve bihamdihî sübhânallâhi’l-Azîm, estağfirullâhe’l-Azîm ve etûbü ileyh” tesbîhine devam etmek.
  • Namazlardan sonra tesbîhleri aksatmamak.
  • Her gün 70 defa istiğfâr (Estağfirullâhe’l-Azîm ve etûbü ileyh) çekmek.
  • Salevât-ı şerîfeyi ve “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-Aliyyi’l-Azîm” duasını çok okumak.

Hicrî:  01  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3