قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ شَهِدَ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ حَرَّمَ اللهُ عَلَيْهِ النَّارَ. (م)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم الله دان باشقه إله اولماديغنه و محمد عليه السلام ، يك اونون رسولى اولديغونه شهادت أدرسه الله تعالى ، جهنم آتشنى اونه حرام قلر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Kim Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselâm’ın onun resûlü olduğuna şehâdet ederse Allâhü Teâlâ, Cehennem ateşini ona haram kılar.”
(Sahîh-i Müslim)
Hicrî: 08 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim
RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) HUZURUNDA EDEBE RİÂYET -2
Sahâbe-i Kirâm’dan Sâbit bin Kays (r.a.), ağır işiten ve sesi oldukça gür olan bir zât idi. Hucurât Suresi’nin 2. âyet-i kerîmesi nâzil olunca, Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in yanına gitmeyeceğine dair yemin etti. Bir süre sonra Resûlullah (s.a.v.), onu göremeyince yanına çağırttı. Hz. Sâbit (r.a.), Resûllullah’ın yanına geldiğinde şöyle söyledi: “Yâ Resûlallah! Muhakkak sana Hucurât Sûresi’nin 2. âyet-i kerîmesi nâzil oldu. Ben de sesi gür çıkan bir adamım. Bu sebeple amellerimin boşa gitmesinden korkuyorum.”
Peygamberimiz (s.a.v.) de onu, “Sen, onlardan değilsin. Muhakkak sen, hayır üzere yaşayacak ve hayır üzere vefat edeceksin. Ve muhakkak sen, Cennetliksin.” diye müjdelediler.”
Sâib bin Yezîd radıyallâhü anh’ten şöyle rivâyet olunmuştur: “Mescitte ayakta duruyordum. Halife Hazret-i Ömer (r.a.) yanıma gelerek, “Git, bana şu yüksek sesle konuşan iki kişiyi getir!” dedi. Ben de gidip onları getirdim.
Hazret-i Ömer radıyallâhü anh, onlara, “Siz kimsiniz? Nerelisiniz?” diye sordu. Onlar da, “Biz, Tâif halkındanız.” dediler. Bunun üzerine Hazret-i Ömer radıyallâhü anh, onlara, “Şâyet siz, bu şehrin (Medîne-i Münevvere) halkından olsaydınız, Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in mescidinde seslerinizi yükseltmenizden dolayı elbette sizi, ciddi şekilde cezalandırırdım.” buyurdular.
HAYBER’DE BİR ŞEHİT: YESÂR (R.A.) -1
Hayber Yahûdîlerinden Âmir’in, Yesâr adında Habeşli bir kölesi vardı ve onun hayvanlarını güderdi.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Hayber kalelerinden bazısını kuşattığı sırada, Hayberlilerin silaha sarıldıklarını gören Yesâr: “Sizin maksadınız nedir, ne yapıyorsunuz?” diye sormuştu.
Onlar da: “Şu peygamber olduğunu söyleyen kişi ile çarpışacağız!” demişlerdi. “Peygamber” sözü, Yesâr’ın kalbine işledi. Hayvanlarını sürüp Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yanına geldi. (Devamı var)
Hicrî: 08 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim


