قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَطْلُ الْغَنِيِّ ظُلْمٌ. (ق)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : زنكنيك ( أؤدميه إمكانى اولديغى حالده ) بورجونى أؤدمي كجكدرمسى ، ( آلاجقليه بيوك ) بر ظلمدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: “Zenginin (ödemeye imkânı olduğu hâlde) borcunu ödemeyi geciktirmesi, (alacaklıya büyük) bir zulümdür.”
(Müttefekun Aleyh; Sahîh-i Buhârî ve Müslim)
Hicrî: 20 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
ALACAKLARIN ZEKÂTI
Başkasının zimmetinde olan alacak paranın zekâtı hakkında Hanefî Mezhebi’nin görüşü şöyledir:
Verilen borç senelerce inkâr edilip, verildiğine dair delil ve şâhit de bulunamıyor veya geri alınamıyorsa borç verilen bu mal, seneler sonra sahibinin eline geçse, önceki seneler için zekât lâzım gelmez.
Fakat borçlu, aldığı ödünç parayı yahut alışverişten dolayı olan borcunu inkâr etmiyorsa, bu alacak tahsil edildiğinde, borcu verenin, o mala ait geçmiş senelerin zekâtını vermesi icap eder. Hattâ alacaklı olan zengin, fakir olan borçluya alacağını bağışlasa veya alacağını başka birine hibe edip o da borçludan onu tahsil etse, yine alacaklı olan şahsa geçmiş senelerin zekâtını vermek lâzım gelir.
İmâm-ı Âzam rahimehullâh’a göre üç çeşit borç vardır:
- Ödünç (borç) verilen para yahut satılan malın bedeli olan paradır. Buna, “deyn-i kavî” (kuvvetli borç) denir. Bu para, nisab miktarı olur ve üzerinden bir sene geçerse zekâta tâbidir. Fakat zekâtını hemen vermek icap etmez. Para ele geçtikten sonra geçmiş senelerin zekâtı verilir.
- Ev kirası veya ticaret için olmayan bir malın bedeli gibi zekâta tâbi olmayan paradır. Buna, “deyn-i mutavassıt” (orta borç) denir. Bu para veya mal, nisâb miktarı olup üzerinden bir sene geçerse, zekâta tâbi olur. Ancak alındıktan sonra zekâtı verilir.
- Bir mal karşılığı olmayan birtakım alacaklardır. Mehir ve diyet parası gibi ki buna fıkıh ıstılâhında “deyn-i zaîf” (zayıf borç) denilir. Bu mal, nisâba bâliğ olursa zekâta tâbi olur. Ancak, bu paranın nisap miktarı kadarı alındıktan sonra ve üzerinden bir sene geçtiği takdirde zekâta tâbi olur.
(Zekât ve Verileceği Yerler, Fazilet Neşriyat)
Hicrî: 20 Ramazân 1447 Fazilet Takvim

