قَالَ ابْنُ مَسْعوُدٍ رَضِىَ اللهُ عَنْهُ : إِنَّ الْمُؤْمِنَ يَرَى ذُنُوبَهُ كَأَنَّهُ قَاعِدٌ تَحْتَ جَبَلٍ يَخَافُ أَنْ يَقَعَ عَلَيْهِ وَإِنَّ الْفَاجِرَ يَرَى ذُنُوبَهُ كَذُبَابٍ مَرَّ عَلَى أَنْفِهِ. (خ)
إبن مسعود رضى الله عنه بيوردولر : محقق مؤمن ( إرفان نورويله ) ، كونحلرينى ، أتكنده اوطورديغى و أؤزرينه كوجوورمسندن قورقديغى بر داغ كبى ( بيوك ) كورور . فاجر كمسه إيسه كونحلرينى ( حفيفه آلب ، اونى ) بورنونون أؤستونه قونان بر سنك كبى ( كوجك ) كورور . "
İbn-i Mesûd radıyallâhü anh buyurdular : “Muhakkak mümin (irfan nuruyla), günahlarını, eteğinde oturduğu ve üzerine göçüvermesinden korktuğu bir dağ gibi (büyük) görür. Fâcir kimse ise günahlarını (hafife alıp, onu) burnunun üstüne konan bir sinek gibi (küçük) görür.”
(Sahîh-i Buhârî)
Hicrî: 04 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim
ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ HAZRETLERİNİN SOHBETLERİNDEN
Abdülkâdir Geylânî kuddise sirruh Hazretleri, bir sohbetinde şöyle buyurmuştur:
Allâhü Teâlâ’ya iman ile beraber sâlih ameller işlediğin ve istikamet üzere dosdoğru yolda devam ettiğin müddetçe, dünyada ve âhirette elbette her türlü korku ve azâptan emîn olursun. Eğer sen, amelde tembellik edersen dünya ve âhiret korkularına maruz kalırsın.
Eğer kalbinin nurlanmasını arzu ediyorsan sırf Mevlâ’nın rızasını kazanmak için amel et.
Hiçbir zaman ölümü aklından çıkarma. Nitekim, “Vaaz isteyene, ölüm yeter.” buyurulmuştur. Ölümü ibretle anan kimsenin kalp gözü açılır, dünya, gözüne hep ayıplı görünür. Bu kimse, sâlih ameller işleyeceğinden dolayı kabri de kendisine genişletilir. Sen de ölmeden önce, dar olan kabrini böyle genişlet!
Gecelerin tamamını gaflet uykusuyla geçirenlerden olma, bir kısmında kalkıp âhirette faydasını göreceğin, namaz kılmak, Kur’ân-ı Kerîm okumak, istiğfârda bulunmak gibi amellerle meşgul ol, Rabb’ini zikret.
Eğer dünya ve âhirette kurtuluş istiyorsan, Rabb’inin emirlerini tut, yasakladıklarından son derece sakın. Onun, senin için takdir ettiği şeylere, rıza ve teslimiyet göster.
Senin, ebedî mülke nâil olmana vesile olan evliyanın, maneviyat büyüklerinin huzuruna girdiğinde, niyetini hâlis kıl. Bakara Sûresi’nin 152. âyet-i kerîmesinde -meâlen-:
“Siz, beni zikredin ki ben de sizi (rahmetimle) anayım.” buyurulmuştur. Eğer sen, zikredenlerden ve Rabb’i tarafından zikrolunanlardan değilsen, gaflettesin demektir. Bu hâlde varlığın da yokluğun da müsâvîdir. Kalkarken, otururken, uyurken, uyanırken, bütün hâllerinde hep Allâh’ın zikriyle meşgul olan selef-i sâlihîn nerede, sen neredesin? O büyükler, başlarına bir âfet ve belâ gelse, onu, Hak’tan bilip rıza ve teslimiyetle karşılar ve “Bu, bizim kendi kusurumuz sebebiyle başımıza gelmiştir.” derlerdi. Sen, onları örnek al.
Hicrî: 04 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim


