قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ هَجَرَ أَخَاهُ سَنَةً فَهُوَ كَسَفْكِ دَمِهِ. (د)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ( مؤمن ) قردشنه بر سنه كس قلان ، اونون قاننى دوكمش كبى ( كوناحه و غضبى إلهيه دوجار ) اولور . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “(Mümin) kardeşine bir sene küs kalan, onun kanını dökmüş gibi (günaha ve gadab-ı İlâhî’ye dûçâr) olur.”
(Sünen-i Ebû Dâvûd)
Hicrî: 04 Cemâziyelevvel 1448 Fazilet Takvim
İNSANLARIN ÖZRÜNÜ KABUL ETMEK
Din kardeşine karşı bir hata yapan kimse hemen o din kardeşine giderek yaptığı kusurdan dolayı özür dilemeli ve onu razı etmelidir. Bu sebeple, bir din kardeşi, geçmişteki bir kusurundan ve hatasından dolayı samimi sûrette özür dilediğinde, onun özrünü kabul etmelidir. Onu, hiç hata etmemiş gibi görmelidir.
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurmuşlardır ki: “Bir kimse, din kardeşinden özür diler de samimi olduğunu bilmesine rağmen kardeşi özrünü kabul etmezse, o özrü reddedene, insanların malını zorla alanın günahı gibi günah yazılır.”
Böyle samimi özür dileyen kardeşinin özrünü reddeden kimsenin, kıyamet gününde Kevser Havzı’nda Resûl-i Ekrem Efendimize (s.a.v.) kavuşamamasından korkulur. Çünkü onun ümmetinden bir zâtın özrünü geri çevirmiştir.
Özür dilerken sözlerinde mübâlağa etmemelidir. Zira çok özür ve mazeret bildirmek, yalana düşürebilir. Hâlbuki ufak kusurunu itiraf eden, affa müstehak olur. Kişinin özür zilletini çekmesi, öfkeyi teskin eder. Özür dileyen, özründe samimi olursa karşısındaki onun sözünü kabul eder.
Tâbiînden Ebû Kılâbe (rah.) demiştir ki: “Din kardeşinden hoşuna gitmeyen bir şey sana ulaşırsa, onun için bir mazeret gözet. Bir mazeret bulamasan bile yine de ‘Belki benim bilmediğim bir mazereti vardır.’ de.”
Özür dilemek, gam ve hüzünleri giderir, kin ve düşmanlıkları büyümeden söndürür.
Tebe-i Tâbiînden İbn-i Semmâk (rah.), arkadaşının birinin kendisinden uzak durmaya başladığını gördü. Niçin kendisinden uzak durduğunu sorduğunda o, “Benim hakkımda hoşuma gitmeyecek şeyler söylediğini işittim” dedi. İbn-i Semmâk (rah.) ona, “Eğer bu, benim bir kusurum ise, -aramızdaki dostluktan dolayı- zaten sen, bunu affedersin. Yok sana ulaşan söz yalan ise sen, akıllı ve şerefli bir kimsesin, zaten bâtılı kabul etmezsin.” dedi. Bundan sonra araları tekrar düzeldi.
Hicrî: 04 Cemâziyelevvel 1448 Fazilet Takvim


