20 Mart 2026 Cuma

NEFİS MUHÂSEBESİ -1


 

قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ : حَاسِبُوا أَنْفُسَكُمْ قَبْلَ أَنْ تُحَاسَبُوا. (ت)

حضرتى عمر بن حطاب رضى الله عنه بيوردولر : حسابه جكلمدن أؤنجه كندنزى حسابه جكنز . "

Hazret-i Ömer bin Hattâb radıyallâhü anh buyurdular:  Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  01  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

NEFİS MUHÂSEBESİ -1

 

İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri şöyle buyurdular:

“Malum olsun ki evliyâ-i kirâmdan bazıları, nefislerini muhâsebeye çekme yolunu tercih etmişlerdir. Şöyle ki; onlar, her gece yatmadan evvel amel defterlerini; o gün yaptıkları amellerini, sözlerini, hâl ve hareketlerini gözden geçirip bütün tafsîlatıyla düşünüp anlamaya çalışırlardı. Sonra da hatalarını, noksanlarını, tevbe ve istiğfar ederek ve Azîz ve Gaffâr olan Allâhü Teâlâ’ya iltica ve tazarruda bulunarak telâfi etmeye çalışırlardı. Yine bu zâtlar, işlemiş oldukları sâlih amellerindeki muvaffakiyetin, Allâhü Teâlâ’dan olduğunu bilip bundan dolayı da O’na hamd ve şükür ile meşgul olurlardı.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizden vârid olduğu üzere, akşam uyumadan önce, toplam yüz olmak üzere (33 defa) Sübhânallâh, (33 defa) Elhamdülillâh, (34 defa) Allâhü Ekber okumak, kendini hesaba çekmektir. Böyle tesbihte bulunan, tevbenin anahtarı olan tesbihi; yani Sübhânallâh’ı tekrar etmekle kusurlarından ve günahlarından af dilemiş, Allâhü Teâlâ’yı tenzih ve takdis etmiş olur.

Muhakkak günâh işleyen kimse, emir ve yasakları koyan Allâhü Teâlâ’nın azametini ve yüceliğini mülâhaza edip düşünmüş olsaydı, Allâhü Teâlâ’nın emirlerine imtisâli (yapışmayı, uymayı) terk etmeye cüret edemezdi. Ancak onun emirlerine imtisâli terk edince anlaşıldı ki, o (terk eden) kimse için, Allâhü Teâlâ’nın emir ve yasaklarının bir değer ve itibarı yoktur. -Allâhü Teâlâ, bizleri bundan muhafaza buyursun.- Netice olarak tenzih ifadesi olan Sübhânallâh’ı tekrar etmekle bu kusur telâfi edilir.

Bilinmelidir ki, istiğfarda günâhın örtülmesini istemek vardır. Sübhânallâh kelimesini tekrarda ise, günâhın tamamen yok edilip ortadan kaldırılmasını talep vardır. Bu ikisinin arasında ne kadar büyük fark vardır. Sübhânallâh kelimesi ne güzel bir kelimedir ki harfleri gayet az, fakat manası ve faydası son derece çoktur.

(Devamı var)

Hicrî:  01 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

19 Mart 2026 Perşembe

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ قَامَ لَيْلَتَيِ الْعِيدَيْنِ مُحْتَسِبًا لِلّٰهِ لَمْ يَمُتْ قَلْبُهُ يَوْمَ تَمُوتُ الْقُلُوبُ. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم ، رمضان و قربان بايرامى كجلرينى ، مكافاتنى يالنزجه الله تعالى ، دان بكليرك إحيا أدرسه ، قلبلرين أؤلديكى كونده ، اونون قلبى أؤلمز . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kim, Ramazan ve Kurban bayramı gecelerini, mükâfatını yalnızca Allâhü Teâlâ’dan bekleyerek ihyâ ederse, kalplerin öldüğü günde, onun kalbi ölmez.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  29  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?

 

Bayram namazı, bayram sabahı kılınan iki rekât namazdır. Bu namazın her iki rekâtindeki üçer adet fazla tekbîre “zevâid tekbirleri” denir. Vacip olan bu tekbirler, birinci rekâtte, kıraatten önce; ikinci rekâtte ise, kırâatten sonra alınır.

Bayram namazı şöyle kılınır: “Niyet ettim Allah rızası için bayram namazını kılmaya, uydum hâzır olan imama” diye kalben niyet edilir. “Allâhü Ekber” diyerek, imam ile beraber iftitâh tekbiri alındıktan sonra eller bağlanır.

“Sübhâneke”den sonra imam sesli, cemaat sessiz “Allâhü Ekber” diyerek ellerini kulaklarına kaldırır ve yanlara salar; yine elleri kaldırarak ikinci tekbiri alır ve ellerini yanlara salar; üçüncü tekbirle eller, kaldırıldıktan sonra bağlanır. İmam açıktan, Fâtiha-i şerîfe ve zammı sûre (bir sûre veya en az üç âyet) okur, cemaat dinler. Rükû ve secdeden sonra da ikinci rekâte kalkılır.

İkinci rekâtte imam, önce Fâtiha-i şerîfe, sonra zammı sûre okur. Sonra üç defa tekbir alınır ve eller, her tekbirden sonra yanlara salınır, dördüncü tekbir ile rükûa gidilir ve namaz tamamlanır.

Cuma namazında, hutbe; farzdan evvel okunur, bayram namazlarında ise namazdan sonra okunur. Hutbeye teşrik tekbiri ile başlanır, cemaat de bu tekbirlere hafif sesle iştirâk eder.

 

BAYRAM GECELERİNİ İHYÂ

 

Bayram gecelerinde mümkünse Hatm-i Enbiyâ, Hatm-i İstiğfâr yapılır ve Tesbîh Namazı kılınır. (Hatm-i İstiğfâr, 1001 defa “Estağfirullâhe’l-Azîm ve etûbü ileyk” okumaktır.)

 (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  29 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

18 Mart 2026 Çarşamba

SADAKA-İ FITIR


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ صَامَ رَمَضَانَ وَأَتْبَعَهُ سِتًّا مِنْ شَوَّالٍ خَرَجَ مِنْ ذُنُوبِهِ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ. (طس)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم رمضان اوروجونى طوطار ، شوال ، دن ده آلطى كون إلاوه أدرسه آناسندان دوغدوغى كونكى كبى كونحلرندان تمزلنر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kim Ramazan orucunu tutar, Şevvâl’den de altı gün ilave ederse anasından doğduğu günkü gibi günahlarından temizlenir.”

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat)

Hicrî:  28  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

SADAKA-İ FITIR

 

Dinimizde fitre, mâlî bir ibadettir. Ödenmedikçe, zimmette ömür boyu borç olarak kalır. Zekâtta olduğu gibi, fitrede de niyet lâzımdır. Niyetsiz olmaz.

Sadaka-i fıtrın, bütün hükümleri, zekât gibidir. Ancak mal zâyi olursa zekât o kimseden düşer, lâkin sadaka-i fıtır düşmez.

Fitrenin verileceği yerler, zekâtta olduğu gibidir. Yani zekât kimlere verilirse, fitre de onlara verilir.

Husûsiyle talebe-i ulûma (dünya ve âhiret saadetini temin eden dînî ilimleri tahsil edenlere), zâhid, takvâlı ve sâlih olan kimselere verilmesi evlâdır. İlmiyle amel edenlere verilmesi ise tamamından daha faziletlidir.

Bayramdan önce verilen bir sadaka-i fıtır, hem tutulan orucun noksanlarını tamamlayacak hem de fakir bir Müslümanın hiç olmazsa bir günlük nafakasını temin etmiş olacaktır.

 

ŞEVVÂL AYI

 

Şevvâl ayı, hac aylarının ilkidir. Bayram günlerinde salevât-ı şerîfe, çok okunmalıdır.

Bu ay içinde 6 gün nafile oruç tutulur. Bu oruç, şevvâl ayının 12’sinden itibaren 17. gün (dâhil) tutulduğunda “eyyâm-ı biyz” da (13, 14 ve 15. günler) oruçlu geçirilmiş olacağından çok büyük sevabı vardır.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Şevvâl ayından 6 gün oruç tutanların, senenin tamamını oruçlu geçirmiş gibi olacağı müjdesini vermiştir. (Duâ ve İbadetler, Fazilet Neş.)

 

ŞEVVAL AYI İCTİMÂI, RU’YET VE BAŞLANGICI

 

Hicrî-Kamerî 1447 yılı Şevval ayı ictima‘ı, 19 Mart Perşembe günü, Türkiye saati ile 04.24’dedir. Ru’yet ise 19 Mart Perşembe, Türkiye saati ile 18.24’tedir.

Hilâl ilk olarak Afrika kıtasının kuzeyinden ve Avrupa kıtasından itibaren batı taraflara doğru görülecektir.

20 Mart Cuma günü de Şevval ayının 1. günüdür.

Hicrî:  28 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3