22 Ağustos 2026 Cumartesi

HAYBER’DE BİR ŞEHİT: YESÂR (R.A.) -2


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : طُوبَى لِمَنْ وَجَدَ فِي صَحِيفَتِهِ اسْتِغْفَارًا كَثِيرًا. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ( قيامت كونى ) عمل دفترنده جوق إستغفار بولان كمسيه مجدلر اولسون . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : (Kıyâmet günü) amel defterinde çok istiğfar bulan kimseye müjdeler olsun.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  09  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

HAYBER’DE BİR ŞEHİT: YESÂR (R.A.) -2

 

Yesâr, Sevgili Peygamberimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, “Siz, nelere davet ediyorsunuz?” diye suâl etti.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına şehâdete, Allah’tan başkasına ibadet etmemeye ve benim de Resûlullah olduğuma şehâdete davet ediyorum!” buyurdu. Yesâr, “Ben böyle şehâdet getirir ve Allâh’a iman edersem, bana ne var?” diye sual etti.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Bu iman ve şehâdet üzerine ölürsen, sana Cennet var!” buyurunca, Yesâr, “Yâ Resûlallah! Bana İslâmiyet’i, nasıl Müslüman olacağımı anlatınız!” dedi.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), ona İslâmiyet’i anlatınca Yesâr Müslüman oldu. Daha sonra, “Yâ Resûlallah! Ben şu hayvanların çobanıyım. Bu hayvanlar, benim yanımda bir emanettir. Şimdi ben, bunları ne yapayım?” diye sordu.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Onları karargâhtan dışarı çıkar. Sahibine gitmeleri için onlara bağır ve ufak taşlar at! Muhakkak ki, Allâhü Teâlâ, sana, emanetini edâ ettirecek, onlar da sahiplerinin yanına döneceklerdir!” buyurdu.

Hazret-i Yesâr, hemen kalkıp yerden bir avuç kum aldı, sürünün üzerine attı ve “Sahibinize dönün! Vallâhi ben, artık size sahip çıkmayacağım!” dedi.

Sürüdeki hayvanlar, sanki bir çoban tarafından sürülüyorlarmış gibi, kaleye girinceye kadar, topluca gittiler, sahiplerinin yanına döndüler.

Yahûdîler, Yesâr’ın Müslüman olduğunu anladılar. Daha sonra Hazret-i Ali’nin sancağı çekip kaleye hücum ederek çarpıştığı sırada, Yesâr da Hazret-i Ali’nin yanında çarpışıyordu. Daha bir vakit bile namaz kılamadan, bir tek secde bile yapamadan Yahûdîler tarafından şehit edildi!

Yesâr (r.a.), Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) yanına getirilip arkası üzerine yatırıldı, üzerine de bir örtü örtüldü.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Allâhü Teâlâ, bu kuluna ikram edip onu hayra sevk etti. Allâhü Teâlâ’ya hiç secde etmediği hâlde, Cennet hurilerinden ikisini, onun başucunda gördüm.” buyurdular ve ona dua ettiler.

Hicrî:  09  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

21 Ağustos 2026 Cuma

RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) HUZURUNDA EDEBE RİÂYET -2


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ شَهِدَ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ حَرَّمَ اللهُ عَلَيْهِ النَّارَ. (م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم الله دان باشقه إله اولماديغنه و محمد عليه السلام ، يك اونون رسولى اولديغونه شهادت أدرسه الله تعالى ، جهنم آتشنى اونه حرام قلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Kim Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselâm’ın onun resûlü olduğuna şehâdet ederse Allâhü Teâlâ, Cehennem ateşini ona haram kılar.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  08  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) HUZURUNDA EDEBE RİÂYET -2

 

Sahâbe-i Kirâm’dan Sâbit bin Kays (r.a.), ağır işiten ve sesi oldukça gür olan bir zât idi. Hucurât Suresi’nin 2. âyet-i kerîmesi nâzil olunca, Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in yanına gitmeyeceğine dair yemin etti. Bir süre sonra Resûlullah (s.a.v.), onu göremeyince yanına çağırttı. Hz. Sâbit (r.a.), Resûllullah’ın yanına geldiğinde şöyle söyledi: “Yâ Resûlallah! Muhakkak sana Hucurât Sûresi’nin 2. âyet-i kerîmesi nâzil oldu. Ben de sesi gür çıkan bir adamım. Bu sebeple amellerimin boşa gitmesinden korkuyorum.”

Peygamberimiz (s.a.v.) de onu, “Sen, onlardan değilsin. Muhakkak sen, hayır üzere yaşayacak ve hayır üzere vefat edeceksin. Ve muhakkak sen, Cennetliksin.” diye müjdelediler.”

Sâib bin Yezîd radıyallâhü anh’ten şöyle rivâyet olunmuştur: “Mescitte ayakta duruyordum. Halife Hazret-i Ömer (r.a.) yanıma gelerek, “Git, bana şu yüksek sesle konuşan iki kişiyi getir!” dedi. Ben de gidip onları getirdim.

Hazret-i Ömer radıyallâhü anh, onlara, “Siz kimsiniz? Nerelisiniz?” diye sordu. Onlar da, “Biz, Tâif halkındanız.” dediler. Bunun üzerine Hazret-i Ömer radıyallâhü anh, onlara, “Şâyet siz, bu şehrin (Medîne-i Münevvere) halkından olsaydınız, Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in mescidinde seslerinizi yükseltmenizden dolayı elbette sizi, ciddi şekilde cezalandırırdım.” buyurdular.

 

HAYBER’DE BİR ŞEHİT: YESÂR (R.A.) -1

 

Hayber Yahûdîlerinden Âmir’in, Yesâr adında Habeşli bir kölesi vardı ve onun hayvanlarını güderdi.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Hayber kalelerinden bazısını kuşattığı sırada, Hayberlilerin silaha sarıldıklarını gören Yesâr: “Sizin maksadınız nedir, ne yapıyorsunuz?” diye sormuştu.

Onlar da: “Şu peygamber olduğunu söyleyen kişi ile çarpışacağız!” demişlerdi. “Peygamber” sözü, Yesâr’ın kalbine işledi. Hayvanlarını sürüp Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yanına geldi. (Devamı var)

Hicrî:  08  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

20 Ağustos 2026 Perşembe

RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) HUZURUNDA EDEBE RİÂYET -1


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ لِلّٰهِ عَزَّ وَجَلَّ حُرُمَاتٍ ثَلَاثًا مَنْ حَفِظَهُنَّ حَفِظَ اللهُ لَهُ أَمْرَ دِينِهِ وَدُنْيَاهُ وَمَنْ لَمْ يَحْفَظْهُنَّ لَمْ يَحْفَظِ اللهُ لَهُ شَيْئًا حُرْمَةُ الْإِسْلَامِ وَحُرْمَتيِ وَحُرْمَةُ رَحِمِي. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : محقق الله عز و جل إيجن حرمت أدلمسى إيجاب أدن أؤج شى واردر . كيم ده اونلره رعايت أتمزسه ، الله تعالى ده اونون هيجبر إشنى دوزنه قويمز ؛ ( اونلرده ) إسلامه حرمت ، بانه حرمت و آقرابالريمه ( أهل بيتمه ) حرمتدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Muhakkak Allâh Azze ve Celle için hürmet edilmesi icap eden üç şey vardır. Kim onlara riâyet ederse Allâhü Teâlâ da onun din ve dünya işlerini düzene koyar. Kim de onlara riâyet etmezse, Allâhü Teâlâ da onun hiçbir işini düzene koymaz; (Onlar da) İslâm’a hürmet, bana hürmet ve akrabalarıma (Ehl-i Beytim’e) hürmettir.”

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  07  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) HUZURUNDA EDEBE RİÂYET -1

 

Cenâb-ı Hak, Hucurât Sûresi’nin 2. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmaktadır -meâlen-:

“Ey iman edenler, seslerinizi, Peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Onunla konuşurken birbirinize bağırarak konuştuğunuz gibi konuşmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir. Resûlullah’ın yanında seslerini kısanlar var ya! İşte onlar, Allâh’ın takvâ için kalplerini imtihan ettiği kimselerdir. Onlara bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.”

İbn-i Abbâs radıyallâhü anhümâ şöyle buyurmuştur:

“Bu âyet-i kerîme nâzil olduğu vakit, Hazret-i Ebûbekir radıyallâhü anh şöyle buyurdu:

“Yâ Resûlallah! Vallâhi, Allâhü Teâlâ’ya kavuşuncaya kadar sizinle konuşurken sadece sır veren veya kendisine sır verilen bir kimse gibi konuşacağım.”

Hazret-i Ömer radıyallâhü anh da bu âyet-i kerîme inzâl olunduktan sonra Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem ile bir sırdaş gibi konuşurdu. Öyle ki, Resûlullah Efendimiz, onu anlayabilmek için sözünü tekrar etmesini istediği olurdu.

Hazret-i Ebûbekir radıyallâhü anh, Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e bir heyet geldiğinde, nasıl selam vereceklerini öğretmek için onlara birini gönderir ve Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in huzurunda sakin ve ağırbaşlı olmalarını tembih ederdi.

Âyet-i kerîmedeki, “Ses yükseltmek ve bağırmak.” ifadesiyle, alaya almak veya küçümsemek gibi kötü bir niyetle yapılan bir davranış kastedilmemiştir. Zira Resûllullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e karşı böyle bir davranışta bulunmak, küfürdür. Burada kastedilen hürmet, sesin edebe uygun olmayan bir şekilde yüksek olmasıdır. Bu sebeple sesin düşürülmesi, büyüklere karşı saygı ve ağırbaşlılık göstermek maksadıyla yumuşatılması istenmiştir.

Hicrî:  07  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3