9 Eylül 2026 Çarşamba

NEMÎMEDEN (LAF TAŞIMAKTAN) SAKINMAK -2


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : شِرَارُ عِبَادِ اللهِ الْمَشَّاءُونَ بِالنَّمِيمَةِ الْمُفَرِّقُونَ بَيْنَ الْأَحِبَّةِ الْبَاغُونَ الْبُرَآءَ الْعَنَتَ. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : الله تعالى ، نك قوللارندان أك شرليلرى ، نميمه يابانلر ( لاف طاشيانلر ) ، دوسطلر آراسنى بوزانلر و دائما فتنه و فساد بشنده قوشانلردر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Allâhü Teâlâ’nın kullarından en şerlileri, nemîme yapanlar (laf taşıyanlar), dostlar arasını bozanlar ve dâimâ fitne ve fesat peşinde koşanlardır.”

(Müsned-i Ahmed)

Hicrî:  27  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

NEMÎMEDEN (LAF TAŞIMAKTAN) SAKINMAK -2

 

Aklı ve imanı kâmil olan kimse, laf taşıyan kimsenin kelâmına itibar etmemelidir. Karar verme husûsunda acele ile değil, aklı ile hareket etmeli, kalbine ve diline sahip olmalıdır. Bilmelidir ki sana laf taşıyan, senden de başkasına söz taşıyacaktır.

Tâbiîn’den Yahyâ bin Ebû Kesîr (rah.) demiştir ki: Nemîme yapanın bir saatte yaptığı işi, sihirbaz bir ayda yapamaz.

Bir kadın, oğluna şöyle nasihat ediyordu: “Oğlum, sırları iyi sakla. Aslâ laf taşıma! Zira nemîme, her türlü dostluğu bitirir, her türlü iyiliği de kıymetsiz hâle getirir.”

Yine Tâbiîn’den Hammâd bin Seleme (rah.) şöyle anlatmıştır: Bir kimse bir köle satın almak istedi, satan kimse, “Bu, nemîme yapar, insanları birbirine düşürür, ona dikkat et” dedi, buna rağmen adam, köleyi satın aldı. Bir gün, bu köle, sahibinin hanımına giderek, “Kocan seni sevmiyor, seni boşayıp başkasıyla evlenecek. Dilersen sana, onun muhabbetini kendine bağlayacağın bir yol göstereyim” dedi. Kadın, “Tamam” deyince, köle “Kocanın sakalının alt tarafından biraz tıraş ediver, seni sevecektir” dedi.

Sonra efendisine giderek, “Karın sana hıyanet ediyor, seni öldürmek istiyor. Bu sözümün hakikat olduğunu anlamak istersen gece uyuyormuş gibi yap, görürsün.” dedi. Gece, karısı, kölenin dediği gibi sakalından biraz tıraş etmek için elinde usturayla yaklaşınca, kocası, onu tutup öldürdü. Kadının akrabaları da o adamı öldürdüler.

İşte bu ve benzeri hâller, nemîmenin kötü eseridir. Nemîme ile mahrem hâller ortaya dökülür, sırlar ifşâ olur, maddeten ve mânen sıkıntılar yüz gösterir, dostluk ve muhabbet silinir, düşmanlık alevlenir. Cemiyetlerde birlik ve beraberlik duyguları kaybolarak tefrikaya sebep olur. Bu sebeple bir kimseden, kendisine bir söz ulaşan kişi, insafı elden bırakmamalı, kardeşini güzelce ikaz etmeli; özür dilerse özrünü kabul etmelidir.

Hicrî:  27  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

8 Eylül 2026 Salı

NEMÎMEDEN (LAF TAŞIMAKTAN) SAKINMAK -1


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ مَشَى بِالنَّمِيمَةِ بَيْنَ اثْنَيْنِ سَلَّطَ اللهُ عَلَيْهِ فِي قَبْرِهِ نَارًا تُحْرِقُهُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ثُمَّ يُدْخِلُهُ النَّارَ. (مسند الحارث)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : هر كيم ، إيكى كمسه آراسنده لاف طاشرسه الله تعالى ، اونه ، قبرنده بر آتش مصلط أدر ده قيامته قدار اونى ياقار . صونره ده اونى جهنمه آطار . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Her kim, iki kimse arasında laf taşırsa Allâhü Teâlâ, ona, kabrinde bir ateş musallat eder de kıyâmete kadar onu yakar. Sonra da onu Cehennem’e atar.”

(Müsnedü’l-Hâris)

Hicrî:  26  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

NEMÎMEDEN (LAF TAŞIMAKTAN) SAKINMAK -1

 

Her mümin, insanlar arasında buğz ve düşmanlığa sebep olan fikirlerden ve sözlerden uzak durmalı, din kardeşleri arasında birliği dağıtacak hareketlerden sakınmalıdır. İnsanların arasını bozmaya çalışanların sözlerine de itibar etmemelidir.

Huzeyfe bin Yemân radıyallâhü anh Hazretlerine, çok nemîme yapan (laf taşıyan) birisinden bahsedildiğinde şöyle buyurdular: Resûlullâh Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduklarını işittim: “Nemîme yapan, Cennet’e giremez.”

Dâvûd aleyhisselâm, oğlu Süleymân aleyhisselâm’a şöyle buyurmuştur: “Oğlum, nemîmeden (insanlar arasında laf taşımaktan) son derece sakın! Zira nemîme, insana, kılıçtan daha fazla zarar verir.”

Tabiîn’den Amr bin Meymûn (rah.) şöyle anlattı: Mûsâ aleyhisselâm, Allâhü Teâlâ’ya münâcât için Tûr Dağı’na gittiği bir vakitte, Arş-ı A’lâ’nın altında bir kimse gördü. Onun yüce makamına gıpta etti. Rabb’inden, onun kim olduğunu suâl etti, Hak Teâlâ, “Onun amellerinden üç hasleti sana bildireyim: O, Allâh’ın ihsân ettiği nimetlerinden dolayı hiçbir kimseye haset etmezdi. Ana babasına âsî gelmezdi ve insanlar arasında aslâ laf taşımazdı.” buyurdu.

Naklolunduğuna göre, laf taşıyan birisi, Basra valisine gelerek “Abdullah bin Hemmâm (rah.), senin aleyhinde konuşuyor” dedi. Vali, Abdullâh’ı getirtti. O, laf taşıyanı da onu duyacağı başka bir odaya gizledi. Abdullah’a, “Sen, beni hicvediyor, aleyhimde kötü konuşuyormuşsun!” dedi, o ise “Aslâ! Allâh iyiliğinizi versin! Siz, hakkında böyle şeyler konuşulacak bir kimse değilsiniz.” dedi. Gizlediği adamı oraya getirtip “Bu adam, senin böyle yaptığını söylüyor” dedi, Abdullah ise şu cevabı verdi: “Bu adamın hâli, şu iki şeyden birisidir: Ya bilmediği bir şeyi konuştuğundan yalan söylemiş olur; yahut insanların arasını bozmak için nemîme yapmış olur. Artık bu iki vasfa sahip bir kimsenin sözüne ne kadar itibar olunur!”

Vali, bu sözü çok beğendi ve daha sonra o nemîmeci adamı azarlayarak yanından kovdu.

(Devamı var)

Hicrî:  26  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

7 Eylül 2026 Pazartesi

HİKMETLİ SÖZLER


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : لَا تَجْلِسُوا عِنْدَ كُلِّ عَالِمٍ إِلَّا عَالِمًا يَدْعُوكُمْ مِنَ الْخَمْسِ إِلَى الْخَمْسِ: مِنَ الشَّكِّ إِلَى الْيَقِينِ وَمِنَ الْكِبْرِ إِلَى التَّوَاضُعِ وَمِنَ الْعَدَاوَةِ إِلَى النَّصِيحَةِ وَمِنَ الرِّيَاءِ إِلَى الْإِخْلَاصِ وَمِنَ الرَّغْبَةِ إِلَى الزُّهْدِ. (كر)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : هر عالميك صحبتنده بولنماينز . آنجق سزى بش شيدن بش شيه دعوت أدن عالملريك صحبتنده بولونونز ؛ شكدن يقينه ( ترددتن كورر كورر كبى إنانمايه ) ، كبردن تواضيه ، دوشمانلقدان دوسطليغه ، ريادن إخلاصه ، ( دنيايه ) رغبتدن زهده ( دنيا سوكسنى قلبه قويمامايه ) . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular  : Her âlimin sohbetinde bulunmayınız. Ancak sizi beş şeyden beş şeye davet eden âlimlerin sohbetinde bulununuz; şekten yakîne (tereddütten, görür gibi inanmaya), kibirden tevâzuya, düşmanlıktan dostluğa, riyâdan ihlâsa, (dünyaya) rağbetten zühde (dünya sevgisini kalbe koymamaya).”

(Târîh-i Dımaşk)

Hicrî:  25  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

HİKMETLİ SÖZLER

 

• İnsanların en kıymetlisi, en değerlisi, İslâm’ın tervîcine (yüceltilmesine) ve onun tecdîdine (ihyâsına) vesile olan insanlardır. Cenâb-ı Hak, Peygamberimiz (s.a.v.) ile, evliyâullah ile, müceddid ile dinimizi tervîc ediyor. Onun için dînî ilimlerin tervîci, en büyük kıymettir. Sadece bir şer’î hükmün tervîcine, ihyasına sebep olmak bile, en büyük kıymettir. Onun için bu müctehidlere, peygamberlere tam bağlılık, tam benzemek lâzımdır.

• Âlimle âbid arasında fark var. Âlim ve aynı zamanda âbid olan, ilmiyle âmil olan insanlar çok kıymetlidir. İşte ilmiyle âbid olan insanın kıymetini anlatabilmek için âbidle kıyas edilmiş. Âlim ile âbid arasındaki fark, ay ile yıldızlar arasındaki fark kadar büyük veyahut Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) kendisini misal buyurarak “Sizin ednânızdan birisi üzerine fazlım gibi” buyurmuşlar. Peygamberlik vazifesi zaten ilmin devamı içindir. O hakiki ilmi öğrenip öğretebilmeyi Cenâb-ı Hak nasip eylesin. Âlimin kaleminin mürekkebi ile şehidin kanı tartılmış, âlimin ilminin mürekkebi daha kıymetli gelmiştir.

• İhyâü Ulûmi’d-dîn’de; ilim, kalbin ibadetidir, deniliyor. Nasıl ki namazdan önce yapılacak taharet ve temizlik varsa, nasıl ki namaz, âzâlarla yapılan ibadetse; ama namazın aslı manevî bir ibadetse ve de âzâlar vasıtasıyla yapıldığı için âzâların temizliği önemliyse, âzâların temizliği olmadan, abdest, tahâret olmadan namaz sahih olmuyorsa, ilim ve ibadet de böyledir. Önce âzâların ve cevârihin temizlenmesi lâzım. Bunun gibi, kalbin de kötü vasıflardan temizlenmesi lâzım, nefs-i emmârenin kötü vasıflardan, kötü ahlâklardan kurtulması lâzım ki ilimden istifade edilebilsin.

• Kalbin imarı, imareti, ilim ile olur; ama hangi ilimle olur? Manevî ilimle olur. Kalp önce onunla yıkanacak, ondan sonra tezyînât olacak.

• Mâneviyatsız bir kişi, dondurulmuş kuşa benzer. O kuşa gidersiniz, bakarsınız, diğer kuşlardan hiçbir farkı yoktur. Ama içinde ruh yoktur. Bu kuşun, kendisine faydası olmadığı gibi başkasına da faydası yoktur. İşte maneviyatsız kişi, bu kuşa benzer.

Hicrî:  25  Rebîulevvel   1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3