Çifter
ßU SİTEDE VİRÜS YOKTUR SADECE ßİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR !!!
11 Mayıs 2026 Pazartesi
10 Mayıs 2026 Pazar
HANGİ HAYVANLAR KURBAN EDİLİR?
عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا قَالَتْ : قُلْتُ يَا رَسُولَ اللهِ أَسْتَدِينُ وَأُضَحِّي؟ قَالَ: نَعَمْ فَإِنَّهُ دَيْنٌ مَقْضِيٌّ. (قط)
حضرتى عائشه رضى الله عنها بيوردوكى : رسول الله أفندمز صلى الله عليه وسلم بورج آلب قربان كسيم مى ؟ ديه سؤآل أتدم ، أوت ، زيرى بو ، أؤدنمسى ( الله تعالى طرافندان ) كفل اولونان ( قولايلاشتران ) بر بوجدر . بيوردولر . "
Hazret-i Âişe radıyallâhü anhâ buyurdu ki:: Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, ‘Borç alıp kurban keseyim mi?’ diye suâl ettim, ‘Evet, zira bu, ödenmesi (Allâhü Teâlâ tarafından) kefîl olunan (kolaylaştırılan) bir borçtur.’ buyurdular.”
(Sünen-i Dârekutnî)
Hicrî: 23 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
HANGİ HAYVANLAR KURBAN EDİLİR?
Kurban edilmeleri câiz olan hayvanlar; koyun, keçi, sığır, manda ve devedir.
Bir yaşını bitirip iki yaşına girmiş koyun ve keçi, iki yaşını bitirip üç yaşına girmiş sığır ve manda, beş yaşını tamamlayıp altı yaşına girmiş olan deve, kurban olur. Ancak kuzu büyük olup bir senelik koyundan fark olunamazsa ve altı ayını tamamlamışsa kurban olur. Kurban, vahşî (yabânî) olmamalıdır.
Bir sığır, bir manda veya bir deve, en çok yedi kişi için kurban olur. Yani yedi kişi müşterek olarak bir sığırı veya deveyi kurban edebilirler. Ortaklar, yedi kişiden az, tek veya çift olabilir.
Bir koyun veya bir keçi, yalnız bir kişi için kurban olur. Bir kimse, arzu ederse iki koyun da kurban edebilir. Zira, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, her sene iki koç kurban ederdi. Vedâ Haccı’nda yüz deve kurban etmişlerdi.
Ortakların; inek, öküz, deve veya manda kurban ederken, kurbanı hep birlikte almaları veyahut içlerinden birine vekâlet vermeleri müstehabdır.
Bütün ortakların Müslüman olmaları, kurbanda ibadete, sevap ve fedâ-yı nefse (kendilerinden bedel olmasına) niyet etmeleri şarttır. Ortakların bazısı vacip kurbana, diğerleri sünnet, nâfile, nezir (adak) veya akîka kurbanına niyet etse yahut ortaklardan bazısı sabî veya bunamış yahut ölü birisi olsa da kurban câiz olur.
KURBAN KESMEDE BAZI MEKRUHLAR
Kurbanı yatırdıktan sonra bıçağı bilemek mekruhtur. Kesmeyen bıçağı, kurbanın boynundan kaldırıp biledikten sonra kesmek, hayvanı o hâlde bekletmek gibi hâller, eziyet olduğu için haramdır. Lâkin böyle kesilen hayvanın etini yemek haram olmaz.
Hayvanı, kör bıçak ile kesmek, kör bıçağı birkaç defa sürmek, kesileceği yere bacağından sürüyerek çekmek, iliğine kadar bir hamlede kesmek, kurbanı incitmek, canı çıkmadan yüzmek, başını bir hamlede kesmek, kıbleye çevirmemek ve doğurması yakın olan hayvanı kesmek, mekruhtur.
Hicrî: 23 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"
9 Mayıs 2026 Cumartesi
KURBAN NİSÂBI VE VACİP OLMASININ ŞARTLARI
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ وَجَدَ سَعَةً فَلَمْ يُضَحِّ فَلَا يَقْرَبَنَّ مُصَلَّانَا. (حم)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم مال كنشيكى ( إمكان ) بولور ده قربان كسمزسه صقن بزم مسجدمزه يقلاشماسين . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: Kim mal genişliği (imkân) bulur da kurban kesmezse sakın bizim mescidimize yaklaşmasın.”
(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Hicrî: 22 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
KURBAN NİSÂBI VE VACİP OLMASININ ŞARTLARI
Kurban nisâbı: Aslî ve zarûrî ihtiyaçlarından başka, fitre vacip olacak kadar malı-parası olan, hür ve mukîm, erkek ve kadın her Müslümana, kurban kesmek vaciptir.
Bu malın -zekât nisâbında olduğu gibi- artabilecek mal olması ve üzerinden bir sene geçmesi şart değildir.
Aslî ve zarûrî ihtiyaçlar şunlardır:
Evi, evinin kâfî miktarda eşyası, bineği (atı veya arabası), üç türlü giyeceği -yani iş elbisesi, günlük giydiği elbise, bayram ve benzeri günlere mahsus elbisesi- kendisinin ve nafakası kendisi üzerine vacip olanların bir aylık nafakalarıdır. Bundan fazla olarak 80,18 gr altın veya aynı kıymette başka bir şeye sahip olan kimselerin sadaka-i fıtır (fitre) vermesi ve kurban günlerinde kurban kesmesi vacip olur.
Kurban kesmeye mahsus olan günlerde zengin (yani nisâba mâlik) olan kimsenin de kurban kesmesi vacip olur.
Hür, mukîm ve nisâba mâlik bir Müslümanın küçük çocukları için de kurban kesmesi müstehabdır. Fetva, buna göredir. İmâm Hasan bin Ziyâd’ın, İmâm-ı Âzam Hazretlerinden rivâyetine göre ise bu kişinin, küçük çocuğu için kurban kesmesi vaciptir.
İmâm-ı Âzam ve İmâm Ebû Yûsuf Hazretlerine göre kurban kesmekle mükellef olmak için, akıllı ve bâliğ (ergin) olmak şart değildir. Nisap miktarı mala sahip delinin ve henüz bâliğ olmamış çocuğun mallarından, babaları yahut vasîleri, kurban keser ve onlara yedirirler. Yediklerinden artanı, bunlar için (elbise gibi) kendisi ile faydalanılan bir şey ile değiştirebilirler. Fakat İmâm Muhammed’e göre kurban kesmekle mükellef olmak için, akıllı ve bâliğ olmak şarttır.
Hicrî: 22 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"
8 Mayıs 2026 Cuma
KURBANA AİT BAZI HÜKÜMLER
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اِسْتَفْرِهُوا ضَحَايَاكُمْ فَإِنَّهَا مَطَايَاكُمْ عَلَى الصِّرَاطِ. (فيض)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : قربانلرينزى ، قوتلى و قصورصوز اولانلردان سجنز . محقق اونلر ، صراط أؤزرنده سزين بنكلرينزدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: Kurbanlarınızı, kuvvetli ve kusursuz olanlarından seçiniz. Muhakkak onlar, Sırât üzerinde sizin bineklerinizdir.”
(Münâvî, Feyzu’l-Kadîr)
Hicrî: 21 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
KURBANA AİT BAZI HÜKÜMLER
Bir kimse, vakti içinde kurbanını kesmeyip kıymetini sadaka olarak verse, kurban vecîbesini edâ etmiş olmaz.
Zengin olan kimseler kurban kesmeyip kurbanın kesileceği vakti geçirseler, kurbanın kıymetini sadaka olarak vermeleri lâzım gelir. Ancak fakirler ve kurban nezreden (adayan) kimseler, aldıkları kurbanı kesmeyip vakti geçerse, kurbanın kendisini sadaka olarak vermeleri vacip olur.
Fıtır sadakası (fitre) ve kurban, vacip olduktan sonra sahibi fakir düşse, ömrü içinde bunları edâ etmedikçe bunlar kendisinden düşmez. Ya kıymetlerini veya aynını (kurbanın kendisini) sadaka olarak vermeleri vacip olur.
Zengin olan çocuk için kendi malından kurban kesilmesinde ihtilaf vardır. İhtiyatlı olan ve tercih edilen, kurban kesilmesidir.
CENÂB-I HAKK’IN RAHMETİNE LÂYIK OLMAK
İmâm Gazâlî (rah.) şöyle buyurur:
Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti, fazlı ve ihsânı ile Cennet’e girmek demek, dünyada fazl-ı İlâhî ile sâlih ve makbul amele muvaffak kılınmak, böylece Cenâb-ı Hakk’ın rahmetine lâyık bir hâle gelebilmek demektir. Pekâlâ bilirsin ki çalışmayan kimse, ücreti hak edemez.
Nitekim İsrâîloğullarından bir kul, Hazret-i Allâh’a senelerce ihlâsla ibadet etti. Cenâb-ı Hak, onun ihlâsını meleklerine bildirmek için bir melek gönderdi ve o kuluna şöyle söylemesini emretti: “Daha ne vakte kadar kendini böyle şiddetle ibadet ederek tüketeceksin? Hâlbuki Rabb’in, senin Cehennem ehlinden olduğunu sana bildiriyor.”
Melek, kendisine bunu teblîğ ettiğinde, o âbid zât dedi ki: “Ben bir kulum, kulun vazifesi, Rabb’ine itaattir. Allâhü Teâlâ ise benim ilâhımdır, elbette en doğrusunu o bilir.”
Melek, Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna çıkarak, “Yâ Rabbi! Sen, her şeyi, hattâ en gizli olan şeyleri de bilensin. Kulun böyle söyledi” diye arz eder. Cenâb-ı Hak, “Kulum, bütün zayıflığına rağmen bizim itaat ve ibadetimizden nasıl dönmüyorsa, biz de elbette ona olan keremimizi ve rahmetimizi kesmeyiz. Şâhit olun ey meleklerim, muhakkak ben, o kulumu bağışladım, onu Cennetliklerden kıldım.” buyurur.
Hicrî: 21 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim

