قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ لِلّٰهِ عَزَّ وَجَلَّ حُرُمَاتٍ ثَلَاثًا مَنْ حَفِظَهُنَّ حَفِظَ اللهُ لَهُ أَمْرَ دِينِهِ وَدُنْيَاهُ وَمَنْ لَمْ يَحْفَظْهُنَّ لَمْ يَحْفَظِ اللهُ لَهُ شَيْئًا حُرْمَةُ الْإِسْلَامِ وَحُرْمَتيِ وَحُرْمَةُ رَحِمِي. (طب)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : محقق الله عز و جل إيجن حرمت أدلمسى إيجاب أدن أؤج شى واردر . كيم ده اونلره رعايت أتمزسه ، الله تعالى ده اونون هيجبر إشنى دوزنه قويمز ؛ ( اونلرده ) إسلامه حرمت ، بانه حرمت و آقرابالريمه ( أهل بيتمه ) حرمتدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Muhakkak Allâh Azze ve Celle için hürmet edilmesi icap eden üç şey vardır. Kim onlara riâyet ederse Allâhü Teâlâ da onun din ve dünya işlerini düzene koyar. Kim de onlara riâyet etmezse, Allâhü Teâlâ da onun hiçbir işini düzene koymaz; (Onlar da) İslâm’a hürmet, bana hürmet ve akrabalarıma (Ehl-i Beytim’e) hürmettir.”
(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)
Hicrî: 07 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim
RESÛLULLAH EFENDİMİZİN (S.A.V.) HUZURUNDA EDEBE RİÂYET -1
Cenâb-ı Hak, Hucurât Sûresi’nin 2. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmaktadır -meâlen-:
“Ey iman edenler, seslerinizi, Peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Onunla konuşurken birbirinize bağırarak konuştuğunuz gibi konuşmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir. Resûlullah’ın yanında seslerini kısanlar var ya! İşte onlar, Allâh’ın takvâ için kalplerini imtihan ettiği kimselerdir. Onlara bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.”
İbn-i Abbâs radıyallâhü anhümâ şöyle buyurmuştur:
“Bu âyet-i kerîme nâzil olduğu vakit, Hazret-i Ebûbekir radıyallâhü anh şöyle buyurdu:
“Yâ Resûlallah! Vallâhi, Allâhü Teâlâ’ya kavuşuncaya kadar sizinle konuşurken sadece sır veren veya kendisine sır verilen bir kimse gibi konuşacağım.”
Hazret-i Ömer radıyallâhü anh da bu âyet-i kerîme inzâl olunduktan sonra Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem ile bir sırdaş gibi konuşurdu. Öyle ki, Resûlullah Efendimiz, onu anlayabilmek için sözünü tekrar etmesini istediği olurdu.
Hazret-i Ebûbekir radıyallâhü anh, Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e bir heyet geldiğinde, nasıl selam vereceklerini öğretmek için onlara birini gönderir ve Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in huzurunda sakin ve ağırbaşlı olmalarını tembih ederdi.
Âyet-i kerîmedeki, “Ses yükseltmek ve bağırmak.” ifadesiyle, alaya almak veya küçümsemek gibi kötü bir niyetle yapılan bir davranış kastedilmemiştir. Zira Resûllullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e karşı böyle bir davranışta bulunmak, küfürdür. Burada kastedilen hürmet, sesin edebe uygun olmayan bir şekilde yüksek olmasıdır. Bu sebeple sesin düşürülmesi, büyüklere karşı saygı ve ağırbaşlılık göstermek maksadıyla yumuşatılması istenmiştir.
Hicrî: 07 Rebîulevvel 1448 Fazilet Takvim


