قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا عَمْرُو نِعْمَ الْمَالُ الصَّالِحُ لِلْمَرْءِ الصَّالِحِ. (حم)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : أى عمر ، صالح كشى إيجن صالح ( حلالدن قزانب خيره صرف أديلن ) مال ، نه كوزلدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Ey Amr, sâlih kişi için sâlih (helâlden kazanılıp hayra sarfedilen) mal, ne güzeldir.”
(Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Hicrî: 13 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
AMR BİN ÂS RADIYALLÂHÜ ANH’İN VASİYETLERİ
Tâbiîn’den İbn-i Şümâse (rah.) şöyle anlatmıştır:
Ashâb-ı Kirâm’dan Amr bin Âs’ın (r.a.) yanına vardık, kendisi ölüm döşeğinde idi. Uzun zaman ağladı ve yüzünü duvara çevirdi. Bunun üzerine oğlu Abdullah (r.a.): “Babacığım, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz, seni, falan ve falan şeylerle müjdelemedi mi?” dedi.
Bunun üzerine Amr (r.a.), yüzünü bize çevirerek: “Şüphesiz ki hazırlamakta olduğumuz şeylerin en faziletlisi, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v.) onun resûlü olduğuna şehadet getirmektir. Şüphesiz ki ben, üç hâl üzere bulundum:
Düşünüyorum da bir vakitler, Resûlullah’a (s.a.v.), benim kadar buğzeden yoktu. O zaman imkânını bulup da onu öldürmüş olmak kadar da bana göre iyi bir iş yoktu. Şâyet bu hâl üzere ölmüş olsaydım muhakkak Cehennemlik olurdum.
Allah, İslâm’ı kalbime yerleştirdiği zaman Peygamber Efendimize (s.a.v.) gelerek; uzatın sağ elinizi de size bîat edeyim, dedim. Hemen sağ elini uzattılar. Ben, elimi çektim ve affolunmamı talep ettim. Resûlullah (s.a.v.): “Bilmez misin ki İslâm, kendinden önceki günahları yok eder, Hicret de ondan önceki günahları yok eder. Hac da ondan önceki günahları yok eder.” buyurdular. O anda artık benim gözümde Resûlullah’tan (s.a.v.) daha sevgili ve ondan daha büyük bir kimse kalmadı. Ona karşı duyduğum hürmetten dolayı, kendisine doya doya bakamıyordum. Benden, onun vasıflarını anlatmamı isteseler buna tâkat getiremem. Çünkü ona, doya doya bakamazdım. Şâyet bu hâl üzere ölmüş olsam Cennetlik olmamı kuvvetle ümit ederdim.
Bundan sonra birtakım şeyler üzerimize aldık ki onlar hakkında hâlim nasıl olur bilemiyorum. Öldüğüm zaman, yas için kimse yanımda bulunmasın. Beni defnettiğiniz zaman üzerime toprağı iyice döşeyiniz. Sonra kabrimin etrafında bir deve boğazlanıp da eti taksim edilinceye kadar bir vakit durun ki, sizlerle ünsiyet edeyim. Ve Rabb’imin elçilerini nasıl karşılayacağımı düşüneyim.” dedi.
Hicrî: 13 Rebîulâhir 1448 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"


