23 Haziran 2026 Salı

HAZRET-İ ALİ’DEN (K.V.) BAZI HİKMETLER


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلْبِرُّ لَا يَبْلَى وَالذَّنْبُ لَا يُنْسَى وَالدَّيَّانُ لَا يَمُوتُ اِعْمَلْ مَا شِئْتَ كَمَا تَدِينُ تُدَانُ. (ج)‏

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : إيلك أسكمز ( ثوابى كسلمز ) ، كونحده اونوطلمز . ديان ( يعنى قللارينيك عمللرينه قرشليغنى ورن الله تعالى ) حى ، در ( آصلا أؤلمز . أؤيليسه ) ديلدكنى ياب ، نتكم نه يابارسان قرشليغنى كورجكسين . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  İyilik eskimez (sevabı kesilmez), günah da unutulmaz. Deyyân (yani kullarının amellerine karşılığını veren Allâhü Teâlâ) Hay’dır (aslâ ölmez. Öyleyse) dilediğini yap; nitekim ne yaparsan karşılığını göreceksin.”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

Hicrî:  08  Muharrem   1448  Fazilet Takvim

 

HAZRET-İ ALİ’DEN (K.V.) BAZI HİKMETLER

 

  • İnsanların birbirlerine hakîkî manada üstünlükleri, akılları, ilimleri ve amellerine göredir; yoksa mal ve soylarıyla değildir.
  • Sâdık (doğruluğu kendine şiâr edinen) kimse, sadâkati sebebiyle öyle yüksek bir mertebeye ulaşır ki, yalancı, bütün hilelerine rağmen ona aslâ yaklaşamaz.
  • İnsanlara baş olan kimse, anlayışlı bir akla, doğruyu konuşan bir lisana, hakkı yerine getirecek kuvvetli bir kalbe muhtaçtır.
  • Şu kimseler kötülenmeye tam müstehaktır: Kendisi isyan ederken insanların itaatini isteyen, kimseye vefa göstermediği hâlde kendisi vefa bekleyen, kimseye bir şey vermezken cömertlikle anılmak isteyen, kendisi insanlara zulmederken başkasından adalet uman.
  • Hayırlı kimselerin arkadaşlığını ganimet bil, kötü kimselerle bir arada bulunmaktan sakın.
  • İslâm, imana; iman, ihlâsa; ilim, amele muhtaçtır.
  • Müminin başına gelen belâlar, mücevheri saflaştıran ateş gibidir, onu pâk eyler.

MUHARREM AYININ 9. VE 10. GECELERİNİN İHYÂSI

Muharrem ayının 9. ve 10. geceleri, birer tesbîh namazı kılınmalıdır. Yine 9. ve 10. geceleri teheccüd vaktinde, Allah rızası için 4 rekât namaz kılınır. Her rekâtte Fâtiha-i şerîfeden sonra 50’şer İhlâs-ı şerîf okunur.

Bu günlerde Hatm-i Enbiyâ’ya devam etmelidir. Bilhâssa 9. günü, 10. güne bağlayan akşam, (yani 10. gece) Hatm-i Enbiyâ yapılması çok faziletlidir.

Muharrem ayı içerisinde mümkün olduğu kadar çok istiğfâr etmelidir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Muharrem ayının onuncu günü (Âşûrâ günü), önceki bir gün yahut sonraki bir gün ile birlikte oruç tutmak sünnettir. Yalnız Âşûrâ günü oruç tutmak, tenzîhen mekruhtur. Hadîs-i şerîfte, “Âşûrâ orucunu tutunuz ve ona, dokuzuncu yâhut on birinci günü ilave ederek Yahûdîlere muhalefet ediniz, onlara benzemeyiniz.” buyurulmuştur.

(Nîmet-i İslâm, Fazilet Neş.)

Hicrî:  08 Muharrem  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

22 Haziran 2026 Pazartesi

RESÛLULLAH (S.A.V.) EFENDİMİZİN ADÂLETİ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ أَحَبَّ النَّاِس إِلَى اللهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَأَدْنَاهُمْ مِنْهُ مَجْلِسًا إِمَامٌ عَادِلٌ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : محقق قيامت كونونده إنسانلره الله تعالى ، يه أك سوكلى اولانى و مرتبه باقمندان اونه أك يقينى ، عدالتلى إدارجيدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Muhakkak kıyamet gününde insanların Allâhü Teâlâ’ya en sevgili olanı ve mertebe bakımından ona en yakını, adaletli idarecidir.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  07  Muharrem   1448  Fazilet Takvim

 

RESÛLULLAH (S.A.V.) EFENDİMİZİN ADÂLETİ

 

Hazret-i Âişe (r.anhâ) Vâlidemizden şöyle rivâyet olundu:

Kureyş’in Mahzûmoğullarından şerefli ve asil bir aileye mensup olan kadınlardan birisi, nasılsa hırsızlık yapmış (Bu sebeple kendisine had cezâsı tatbik edilmesi kararlaştırılmıştı.) Kadının bu durumdan kurtulması için Kureyşliler, çok alâkadar olmuş, hadiseye ehemmiyet vermişlerdi. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) ile kim görüşebilir, ona kim şefaatçi olur, diye düşündükleri sırada, Peygamber Efendimizin pek ziyade teveccüh ve muhabbetini kazanmış olan Üsâme bin Zeyd (r.a.) hatıra geldi. Ona, hâli anlatıp aracılık etmesini rica ettiler.

Üsâme (r.a.), Resûlullah Efendimize vaziyeti arz ettiğinde, Resûlullah (s.a.v.): “Ey Üsâme! Sen, Allâh’ın tayin ettiği bir cezanın affedilmesi için mi şefaat istiyorsun?” buyurdular. Sonra kalktılar ve mescitte bir hutbe îrâd buyurdular:

“Ashâbım! Sizden evvel gelip geçen ümmetlerin helâk edilmeleri, hiç şüphe edilmesin ki onlar, hırsızlık eden zengin ve soylu kimseleri cezalandırmayıp fakir ve kimsesiz kimseler çaldıkları zaman, yalnız onları cezalandırdıkları içindir. Allâh’a yemin ederim ki şâyet kızım Fâtıma, hırsızlık etse, hiç tereddüt etmeden onun elini de muhakkak keserim.”

 

MUTFAĞIMIZ: Aşûre

 

Malzemeler: 1 kg döğme buğday, 2 kg şeker, yarımşar kg nohut, kuru fasulye, kuru üzüm, 1’er su bardağı pirinç, ince doğranmış kuru incir, ince doğranmış kuru kayısı, ceviz, nar tanesi, fındık, 3 tane ince doğranmış elma, biraz tarçın, 1 paket çam fıstığı, 1 paket kuş üzümü.

Yapılışı: Buğday, akşamdan pişirilir. Nohut, kuru fasulye, kuru üzüm, akşamdan ıslatılır. Ertesi gün ayrı ayrı haşlanır, suları süzülür. Bütün malzeme, büyük bir tencerede karıştırılır, aşûrenin kıvamına göre su ilave edilir. Kaynamaya başlayınca incir, kayısı, elma ve şeker katılır ve bal rengine gelinceye kadar pişirildikten sonra bekletilmeden kâselere konulur. Üzeri ceviz, fındık, nar, fıstık ve tarçınla süslenir.

Bu malzemeden, takriben 40-50 kişilik aşûre çıkar.

Hicrî:  07 Muharrem  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

21 Haziran 2026 Pazar

STRESİN ZARARLARI


قَال قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ. (سورة الاحقاف، 13)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : محقق ‘ ربمز ، الله در ’ ديب ده صونره ( اونون أمرلرى حصوصنده ) إستقامت أؤزره كدنلره آرتق هيجبر قورقى يوقدر و اونلر محزون ده اولمازلر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Muhakkak ‘Rabb’imiz, Allah’tır’ deyip de sonra (onun emirleri husûsunda) istikamet üzere gidenlere artık hiçbir korku yoktur ve onlar mahzûn da olmazlar.”

(Ahkâf Sûresi, âyet 13)

Hicrî:  06  Muharrem   1448  Fazilet Takvim

 

STRESİN ZARARLARI

 

Hayatta her şeyi, her zaman kontrol etmek ve yönetmek mümkün değildir. Böyle durumlarda stres ortaya çıkar. Stres, asrımızın belki de en yaygın hastalığıdır.

Stres hâlindeki bir kişide; sıcak basması, baş ağrısı, sinir, göz kararması, nefes darlığı, soğuk ter gibi hâller söz konusu olabilir. Kişi, strese sebep olan problemi sağlıklı bir şekilde çözdüğü zaman, vücut, kısa zamanda eski hâline döner, bu tepkiler geçer. Stresle başa çıktığımızda, kendimize güvenimiz artar. Ancak stresle, sağlıklı bir şekilde baş edilemediğinde veya üst üste stres yaşandığında, vücudun kapasitesi zorlanır. Kronik stres belirtileri ortaya çıkar.

Mesela stres uzun sürdükçe, kalbin çalışma ritmini bozar. Vücutta ağrılı kramplar meydana gelir. Boyun, sırt ve omuzlarda ağrılar ortaya çıkar. Terleme artar, solunum hızlanır. Ağızda kuruluk meydana gelir, yüzün rengi solar. Kan şekeri de yükselir. Mide ülserinin görülmesi, sık rastlanan durumdur. Vücudun bağışıklık sistemi de bozulur. Dolayısıyla stresli kimse, daha sık hasta olur.

Strese karşı dayanıklı olabilmek için, şunlara dikkat edilmelidir: Sabırlı olmak, anlayışlı olmak, fazla alıngan olmamak, olur olmaz şeylere sinirlenmemek. Bütün bunları yapabilmeyi kendi kendine telkin etmek çok faydalıdır. Günlük işler arasında 10-15 dakika kadar sakin kalarak kalp huzuru sağlamak, beslenmeye dikkat etmek, hafif sporlar, egzersizler yapmak, akşamları ılık suyla duş yapmak kişiyi oldukça rahatlatır ve kişinin, kendisini iyi hissetmesini sağlar.

Stresli hâdiselere karşı, ailenin ve arkadaşların desteklerini almanızın yardımı olacaktır. Kısa tatiller yapmak, molalar vermek, vücudumuzun dinlenmesine yardımcı olur. Hobilerle uğraşmak da stresi oldukça azaltacaktır. Kendini rahat ifade edebileceği akıl, ilim ve tecrübe sahibi biri ile istişare etmek, onunla konuşmak, strese sebep olan problemlerin belirlenmesine ve stresin giderilmesine yardımcı olacaktır.

Bütün bunlarla birlikte manevî hâlimize de dikkat ederek tevekkül yani hayır ve şerrin yalnızca Allâhü Teâlâ’dan geldiğine ve kendisi için öylesinin hayırlı olduğuna inanmak, stresin ortaya çıkmasını önler. (Sıhhat Rehberi, Fazilet Neş.)

Hicrî:  06 Muharrem  1448  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3