26 Şubat 2026 Perşembe

ORUÇ TUTAN, KABİRDE YALNIZ KALMAZ


 

عَنْ كَعْبِ الْأَحْبَارِ أَنَّهُ قَالَ : يُنَادَى يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَنَّ كُلَّ حَارِثٍ يُعْطَى بِحَرْثِهِ وَيُزَادُ غَيْرَ أَهْلِ الْقُرْآنِ وَالصِّيَامِ يُعْطَوْنَ أُجُورَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ. (هب)

كعب الاحبار ، ين ( رح ) شويله دديكى روايت اولندى : قيامت كونى ، هر عمل أدنه ، عملنيك ثوابنيك زيادسيله وريلجكى ندا اولونور . آنجق قرآنى كريم اوقويوب اونونله عمل أدنلر و اوروج طوطانلر مستثنى ؛ اونلريك أجرلرى حسابسز اولرق وريلجكدر . "

Kâ‘bü’l-Ahbâr'ın (rah.) şöyle dediği rivâyet olundu:  Kıyamet günü, her amel edene, amelinin sevabının ziyadesiyle verileceği nidâ olunur. Ancak Kur’ân-ı Kerîm’i okuyup onunla amel edenler ve oruç tutanlar müstesna; onların ecirleri hesapsız olarak verilecektir.”

(Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)

Hicrî:  08  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

ORUÇ TUTAN, KABİRDE YALNIZ KALMAZ

 

Süfyân-ı Sevrî (rah.) Hazretlerinden şöyle rivâyet olundu:

Altmış üç sene Mekke-i Mükerreme’de yaşadım. Bir adam vardı. Her gün öğle vakti, Mescid-i Harâm’a gelir, tavafını yapar, iki rekât namaz kılar sonra da bana selam verip evine giderdi. Bu sebeple bende, o adama karşı bir yakınlık ve muhabbet hâsıl oldu. Onu, sık sık ziyaret etmeye başladım.

Bir gün, bu zât hastalandı, vefatı yaklaşınca beni yanına çağırdı. Bana, “Öldüğüm zaman, beni sadece sen yıka, cenaze namazımı kıldır ve beni sen defnet. Beni, ilk gece, kabrimde yalnız bırakma ve Münker-Nekîr’in suâli anında bana, tevhîdi telkin et.” dedi. Ben de ona, bunları yapacağıma söz verdim.

Öldüğü zaman, benden istediği şeyleri yerine getirdim. İlk gece, kabrinin yanında kaldım.

O gece, uyku ile uyanıklık arasında iken hâtiften, “Ey Süfyân! Senin muhafazana, telkînine ve ünsiyetine (arkadaşlığına) ihtiyacımız yok. Çünkü biz, ona telkîn de verdik, arkadaş da olduk.” diye bir nidâ işittim.

Ben de “Bunun sebebi nedir?” diye sordum. “Ramazân-ı şerîf orucunu ve Şevval ayından altı gün oruç tutması sebebiyledir.” denildi.

Bundan sonra uyandım ama hiç kimseyi göremedim. Abdest alıp namaz kıldım ve tekrar uyudum. Aynı şeyleri yine işittim. Hattâ bu hâdise, üç defa tekrar etti ve hepsinde aynı şeyleri işittim. Artık bunun, şeytânî değil, Rahmânî olduğunu anladım. Sonra oradan ayrıldım ve “Allâh’ım! Senin ihsân ve kereminle, beni, bu oruçları tutmaya muvaffak kıl.” diye dua ettim.

 

ŞÂİR NÂBÎ’DEN BEYİTLER

 

Ne se‘âdet olasın leb-beste

Olasın dağdağadan vâreste

Bend olup râhgüzâr-ı dehenin

Ola âsûde diyâr-ı bedenin

Açıklaması: Ne saadettir ki dudağın kapalı olunca bütün boş işlerden uzaklaşırsın. Ağzına giden yolları (oruçla) kapat ki beden şehrin rahatlasın.

Hicrî:  08 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

25 Şubat 2026 Çarşamba

DÜNYA FÂNİ, ÂHİRET BÂKİDİR


قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ أَحَبَّ دُنْيَاهُ أَضَرَّ بِآخِرَتِهِ وَمَنْ أَحَبَّ آخِرَتَهُ أَضَرَّ بِدُنْيَاهُ فَآثِرُوا مَا يَبْقَى عَلَى مَا يَفْنَى. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : كيم دنياسنى سورسه ( اونه ميلدرسه ) آخرتنه ضرار ورير ، كيم ده آخرتنى سورسهلا( اونه ميل أدرسه ) دنياسنه ضرار ورير . شو حلده سز ، باقى اولان ( آخرت حياتنى ) فانى اولان ( دنيا حياطنه ) ترجيه أدين . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Kim dünyasını severse (ona meylederse) âhiretine zarar verir. Kim de âhiretini severse (ona meylederse) dünyasına zarar verir. Şu hâlde siz, bâki olan (âhiret hâyatın)ı, fâni olan (dünya hayatın)a tercih edin.”

(Müsned-i Ahmed)

Hicrî:  07  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

DÜNYA FÂNİ, ÂHİRET BÂKİDİR

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, Yemenli Veysel Karanî Hazretlerine gönderdiği diğer bir mukaddes hâtıra olan Hırka-i Şerîf 1628 yılında onun torunlarından, ailenin reisi Şükrullâh Efendi tarafından İstanbul’a getirildi.

Şükrullâh Efendi, bu mukaddes hatırayı, İstanbul halkına, Akseki Mescidi civarındaki konağında ziyaret ettirirdi. 1851 yılında Sultan Abdülmecid Han, bu hırka için bugünkü Hırka-i Şerîf Camii’ni inşa ettirdi. Caminin içinde yer alan bir levhada, şu ifadeler yazılıdır:

Ziyaret kılsun ümmetler, ridâ-i cân-bahâdır bu

Cenâb-ı Veys’e ihsânu atâ-yı Mustafâ’dır bu.

(Müslümanlar, Muhammed Mustafâ (s.a.v.)’in, Veysel Karanî Hazretlerine hediye ettiği bu mübarek ridâsını ziyaret etsinler.) (Tarihin Satır Aralarından, Çamlıca B.Y.)

 

SADAKA-İ FITIR NE ZAMAN VERİLİR?

 

Sadaka-i fıtır, Ramazân-ı şerîfin sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az, nisâb miktarına (80.18 gram altın veya bunun değerinde para ve ticaret malına) sahip bulunan her Müslümanın vermesi vacip olan bir sadakadır.

Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü, fecrin doğuşundan itibaren vâcip olur. Fakat fakirlerin bununla bayram namazına çıkmadan evvel, ihtiyaçlarını görebilmeleri için bundan birkaç gün, hattâ birkaç ay önce de verilebilir.

 

ŞÂİR NÂBÎ’DEN BEYİTLER

 

Rehnümâ-yı ni‘am-ı cennet olur

Terk-i ni‘met sebeb-i rahmet olur

Tâ siyâhî-i şeb olunca medîd

Mühr urur ağzına fass-ı hurşîd

Tâ dırahşân ola nûr-i zâtın

Zulmet-i leyle kala zulmâtın

(Oruç, Cennet nimetlerinin yol göstericisidir, Oruç tutarak nimetleri terk etmek, rahmet sebebidir. Gecenin karanlığı uzadığı vakitte Güneş, ağzına mührü vurur. Ki senin nûrun parlasın diye, kötü fiillerin karanlığa karışsın diye.)

Hicrî:  07 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

24 Şubat 2026 Salı

HIRKA-İ ŞERÎF -2


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَاِيتَٓاءَ الزَّكٰوةِ وَكَانُوا لَنَا عَابِدِينَ. (سورة الانبياء، ٧٣)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : و بز اونلارى ( او بيغمبرلرى ) ، أمرمزله دوغرى يولى كوسترجك رهبرلر قلدق ، اونلاره خيرلى إشلر يابماي ، دوس دوغرى نماز قلماي ، زكوة ورمي وحيتدك . بيغمبرلر ، بزه عبادت أدنلردن اولديلر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Ve biz onları (o peygamberleri), emrimizle doğru yolu gösterecek rehberler kıldık, onlara hayırlı işler yapmayı, dosdoğru namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Peygamberler, bize ibadet edenlerden oldular.”

(Enbiyâ Sûresi, âyet 73)

Hicrî:  06  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

HIRKA-İ ŞERÎF -2

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, Yemenli Veysel Karanî Hazretlerine gönderdiği diğer bir mukaddes hâtıra olan Hırka-i Şerîf 1628 yılında onun torunlarından, ailenin reisi Şükrullâh Efendi tarafından İstanbul’a getirildi.

Şükrullâh Efendi, bu mukaddes hatırayı, İstanbul halkına, Akseki Mescidi civarındaki konağında ziyaret ettirirdi. 1851 yılında Sultan Abdülmecid Han, bu hırka için bugünkü Hırka-i Şerîf Camii’ni inşa ettirdi. Caminin içinde yer alan bir levhada, şu ifadeler yazılıdır:

Ziyaret kılsun ümmetler, ridâ-i cân-bahâdır bu

Cenâb-ı Veys’e ihsânu atâ-yı Mustafâ’dır bu.

(Müslümanlar, Muhammed Mustafâ (s.a.v.)’in, Veysel Karanî Hazretlerine hediye ettiği bu mübarek ridâsını ziyaret etsinler.) (Tarihin Satır Aralarından, Çamlıca B.Y.)

SADAKA-İ FITIR NE ZAMAN VERİLİR?

Sadaka-i fıtır, Ramazân-ı şerîfin sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az, nisâb miktarına (80.18 gram altın veya bunun değerinde para ve ticaret malına) sahip bulunan her Müslümanın vermesi vacip olan bir sadakadır.

Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü, fecrin doğuşundan itibaren vâcip olur. Fakat fakirlerin bununla bayram namazına çıkmadan evvel, ihtiyaçlarını görebilmeleri için bundan birkaç gün, hattâ birkaç ay önce de verilebilir.

 

ŞÂİR NÂBÎ’DEN BEYİTLER

 

Rehnümâ-yı ni‘am-ı cennet olur

Terk-i ni‘met sebeb-i rahmet olur

Tâ siyâhî-i şeb olunca medîd

Mühr urur ağzına fass-ı hurşîd

Tâ dırahşân ola nûr-i zâtın

Zulmet-i leyle kala zulmâtın

(Oruç, Cennet nimetlerinin yol göstericisidir, Oruç tutarak nimetleri terk etmek, rahmet sebebidir. Gecenin karanlığı uzadığı vakitte Güneş, ağzına mührü vurur. Ki senin nûrun parlasın diye, kötü fiillerin karanlığa karışsın diye.)

Hicrî:  06 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3