5 Mart 2026 Perşembe

KADİR GECESİ’Nİ ARAMAK


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِي الْوِتْرِ مِنَ الْعَشْرِ الْأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ. (ق)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : قدر كجسنى رمضانى شريفك صون اون كونونون تك كجلرنده آراينز . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kadir Gecesi’ni, Ramazân-ı Şerîf’in son on gününün tek gecelerinde arayınız.”

(Müttefekun Aleyh)

Hicrî:  15  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

KADİR GECESİ’Nİ ARAMAK

 

Kadir Gecesi’nin, Ramazân-ı şerîf ayı içerisinde hangi gece olduğunun gizlenmesi, müminlerin her geceyi Kadir Gecesi bilip, her gece çokça ibadet etmeleri içindir.

İmâm Şa‘rânî Hazretleri, Kadir Gecesi’nin kaçıncı gece olduğunu, Ramazân-ı şerîfin ilk gününe göre şöyle tespit etmiştir. Ramazân-ı şerîf;

• Pazar günü girerse 28’i 29’a bağlayan gece.

• Pazartesi günü girerse 20’yi 21’e bağlayan gece.

• Salı günü girerse 26’yı 27’ye bağlayan gece.

• Çarşamba günü girerse 18’i 19’a bağlayan gece.

Perşembe günü girerse 24’ü 25’e bağlayan gece.

• Cuma günü girerse 16’yı 17’ye bağlayan gece.

• Cumartesi günü girerse 22’yi 23’e bağlayan gece.

İmâm Şa‘rânî Hazretleri, 30 sene, Kadir Gecesi’yle bu usûle göre müşerref olmuşlardır. Birçok evliyâ, bu usûlle Kadir Gecesi’ni bulmuşlardır.

Kadir Gecesi’nde hava, berrâk ve güzel olur. O gece her şey, Hazret-i Allâh’a secde eder. Denizlerin suyu, bir an için tatlılaşır. Müminler, afv-ı İlâhî ve mağfiret-i Sübhâniyye’ye mazhar olurlar.

Bu hesaba göre, Ramazân-ı şerîf hangi gün girerse girsin, Kadir Gecesi, cumartesiyi pazara bağlayan geceye isabet etmektedir. Ramazân-ı şerîfin ikinci yarısındaki iki cumartesi gününden 17, 19, 23 gibi tek sayılı gecelerden biri, Kadir Gecesi olabilir.

 

RESÛLULLAH (S.A.V.) EFENDİMİZİN MÜJDESİ

 

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:

“Ümmetimin fakirlerini, zenginlerinden beş yüz yıl önce Cennet’e girmekle müjdeleyiniz. Onlar, bu müddette Cennet nimetleriyle meşgul iken diğerleri hesaba çekilirler.

Allâhü Teâlâ’ya hamdolsun ki bana, kendileriyle birlikte bulunarak sabretmemi emir buyurduğu ümmetler ihsan etti.” Fahr-i Âlem Efendimiz (s.a.v.) bu sözleriyle şu meâldeki âyet-i celîleye işaret buyurmuşlardı: “(Habîbim!) Sabah, akşam, Allâh’ın rızasını dileyerek dua edenlerle beraber sabret…” (Kehf Sûresi, âyet 28)

Hicrî:  15 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

4 Mart 2026 Çarşamba

ÎTİKÂF VE ŞARTLARI


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي الْمُعْتَكِفِ : هُوَ يَعْكِفُ الذُّنُوبَ وَيُجْرَى لَهُ مِنَ الْحَسَنَاتِ كَعَامِلِ الْحَسَنَاتِ كُلِّهَا. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ، إعتكاف يابان حقنده شويله بيوردولر : او ، كونحلردان اوزق دورور و اونه ، بتونكوزل عمللرى إشلين كمسه كبى ( إعتكاف سببيله إشليمديكى ) كوزل عمللر ( يك ثوابى ) يازلمايه دوام أدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, îtikâf yapan hakkında şöyle buyurdular:  O, günahlardan uzak durur ve ona, bütün güzel amelleri işleyen kimse gibi (îtikâf sebebiyle işleyemediği) güzel ameller(in sevabı) yazılmaya devam eder.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  14  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

ÎTİKÂF VE ŞARTLARI

 

Îtikâf, erkekler için, cemaatle beş vakit namaz kılınan bir mescitte; kadınlar için, kendi evlerinde namazgâh edindikleri (mescit olarak kullandıkları) bir yerde, îtikâf niyetiyle bir müddet kalmaktan ibarettir. Îtikâf; vacip, sünnet-i müekkede ve müstehab olmak üzere üç kısımdır:

Nezredilen (adanan) îtikâf, vaciptir.

Ramazân-ı şerîfin son on gününde yapılan îtikâf, kifâye olarak müekked sünnettir. Yani, bir beldede bir kişi bu îtikâfı yaparsa diğerlerinden de mesuliyet kalkar.

Ramazân-ı şerîf ayı dışında ibadet ve tâat maksadıyla bir mescitte bir müddet yapılan îtikâf da müstehabdır.

Îtikâfın şartları:

Îtikâfa girecek kimse; îtikâfa niyet etmiş olmalı, Müslüman ve akıllı olmalı, cünüp, hayız ve nifas hâlinde olmamalıdır.

Îtikâf, cemaatle namaz kılınan bir mescitte veya mescit hükmünde bulunan bir yerde yapılmalıdır. Kadınlar için kendi evlerinde mescit olarak kullandıkları yerler, mescit hükmündedir.

Vacip îtikâfı yapan kişi, oruçlu olmalıdır.

Mûtekifin (îtikâfa girenin), özrü olmadan mescitten çıkması veya eşi ile cinsî münâsebette bulunması, îtikâfını bozar.

Mûtekifin; dînî, beşerî veya zarûrî bir ihtiyaçtan dolayı mescitten dışarı çıkması, îtikâfı bozmaz. Bulunduğu mescitte Cuma namazı kılınmıyorsa cuma namazını kılmak için en yakın bir mescide gitmesi gibi.

CEMRELER

İlkbahara doğru havada, sonra suda, nihayet toprakta, yedişer gün ara ile meydana gelen sıcaklık yükselişine cemre denir. Cemre, lügat olarak, “Yanmış kömür parçası, kor.” manasına gelir. Hacıların Minâ’da şeytan taşladıkları yere ve attıkları taşa da cemre denir.

Cemrelerin düşüşü, üç aşamada olur. Birinci cemre 20 Şubat’ta havaya, ikinci cemre 27 Şubat’ta suya, üçüncü cemre 6 Mart’ta toprağa düşer. (Şubat’ın 29 çektiği 4 senede bir, 5 Mart’a rastlar.)

Hicrî:  14 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

3 Mart 2026 Salı

ÂLİMLERE YARDIMIN MÜKÂFÂTI


 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : يَٓا اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ كَمَا قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيِّنَ مَنْ اَنْصَارِي اِلَى اللّٰهِ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ...(سورة الصف، ١٤)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : أى إيمان أدنلر ! سز ، الله يك ( دينينى يايمقته ) ياردمجلرى اولون . نتكم مريم اوغلى عيسى ( عليه السلام ) ، حواريلرينه خطابن ‘ الله يك ديننه دعوتده بنم ياردمجلرم كملردر ؟ ’ دديكنده حواريلر ، ‘ الله يك ديننه ( داوتده صنه ) ياردمجلر بزلريز ’ دديلر . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Ey iman edenler! Siz, Allah’ın (dinini yaymakta) yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa (a.s.), Havârîlerine hitaben ‘Allâh’ın dinine davette benim yardımcılarım kimlerdir?’ dediğinde Havâriler, ‘Allâh’ın dinine (davette sana) yardımcılar bizleriz’ dediler.”

(Saff Sûresi, âyet 14)

Hicrî:  13  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

ÂLİMLERE YARDIMIN MÜKÂFÂTI

 

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, bir hadîs-i şerîflerinde:

“(Hakîkî) âlimlere, ikram ve tazimde bulununuz. Zira onlar, peygamberlerin vârisleridirler. Her kim onlara ikram ve tazimde bulunursa Allâhü Teâlâ’ya ve Resûl’üne ikram ve tazimde bulunmuş olur.” buyurmuşlardır.

Bu hususta Mâlik bin Dînâr rahimehullâh dedi ki: Bana ulaşan bir rivâyette şöyle buyurulmuştur:

“(Dünyada iken insanlara, Allâhü Teâlâ’nın emirlerini, hayrı ve şerri bildiren) vaaz ve nasihatte bulunan bir âlim, kıyamet günü (huzûr-ı İlâhî’ye) çağrılır. (Bütün mahşer halkı önünde) başına melik tâcı giydirilir. Sonra Cennet’e götürülmesi emrolunur. Bu sırada o âlim, ‘Yâ Rabbi! Şu anda mahşer yerinde birtakım kimseler var ki dünyada iken insanları irşâd ve nasihat husûsunda bana yardımcı oluyorlardı.’ der. Bunun üzerine o yardımcı olanlara da âlime yapılan muâmele yapılır. Sonra da âlim, Allâhü Teâlâ indindeki fazilet ve üstünlüğü sebebiyle kendisine yardımcı olanların önüne düşüp onlarla beraber Cennet’e gider.”

Nitekim Ebu’l-Fâruk Süleyman Hilmi TUNAHAN (K.S.) (SİLİSTREVÎ) Hazretleri, bir gün Üsküdar’dan Karaköy’e geçmek için kayıkçılara:

“Bugün param yok, Allah için beni karşıya kim geçirir?” teklifinde bulunurlar. Ses çıkmaz. Az sonra biri:

“Ben” diye tâlib olur ve götürür. O günün gecesi o kayıkçı, rüyasında kıyamet kopmuş, mîzân kurulmuş, herkes amellerine göre muamele olunurken, şaşkın, Sırât’ı geçememek korkusu ve düşenlerin dehşeti içinde iken ona bir el uzanıp selâmete götürür.

Kayıkçı, “Siz kimsiniz? Bu bâdireden beni neden kurtardınız?” diye suâl edince:

“Ben, iki cihan serverinin yâr-ı gârı (mağara arkadaşı) Ebûbekr-i Sıddîk’ım. Evlâtlarımıza hizmet eli uzatanlara imdat elimiz böyle ulaşır.” buyururlar.

Hicrî:  13 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3