قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا أَنَسُ اَلْإِيمَانُ نِصْفَانِ نِصْفٌ شُكْرٌ وَنِصْفٌ صَبْرٌ. (ض)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : أى أنس ! إيمان ، إيكى قسمدر : يارسى شكردر ، يارسى ده صبردر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “Ey Enes! İman, iki kısımdır: Yarısı şükürdür, yarısı da sabırdır.”
(Kuzâî, Şihâbü’l-Ahbâr)
Hicrî: 28 Cemâziyelevvel 1448 Fazilet Takvim
ALLÂHÜ TEÂLÂ’YA ŞÜKÜR -1
Şükür; iyiliğe karşı yapılan minnettarlık, sözle veya fiille gösterilen kadirşinaslıktır.
Cenâb-ı Hakk’a şükretmek, üç şekilde olur.
Birincisi, lisânen şükürdür. Bu, Cenâb-ı Hakk’ın nimetlerine karşı, lisân ile şükür ve tazimde bulunmaktır.
İkincisi, beden ile şükürdür. Bu da Hak Teâlâ’nın nimetlerini yâd ederek şükür secdesine kapanmak gibi bir sûrette olur.
Üçüncüsü de kalben şükürdür ki bu da, Allâhü Teâlâ’nın nimetlerini düşünerek kalben tazimkâr hisler içinde olmaktır.
Şükrün zıddı, küfrân-ı nimettir, nankörlüktür.
Nimete şükretmek, nimeti artırır. Nimete karşı nankörlükte bulunup kadrini bilmemek ise nimetin zevâline, elden çıkmasına sebep olur.
Allâhü Teâlâ, kullarına, sayısız nimet ihsan etmiştir. Bütün insanlar bir araya gelip de Allâhü Teâlâ’nın, kendilerine olan nimet ve ihsânını sayacak olsalar, sayamazlar. Allâhü Teâlâ, kullarına; hayat, âfiyet, beden sıhhati ve akl-ı selîm ihsan buyurmuştur. Görmek, işitmek, anlamak, hareket etmek gibi kuvvetler vermiştir. Artık bu nimetlerin kadrini bilmek, şükrünü yerine getirmeye çalışmak, bir kulluk vazifesidir. İnsanlar, her an böyle binlerce nimetine nâil oldukları Allâhü Teâlâ’ya şükür borçludur.
Allâhü Teâlâ’ya şükretmek, zaten kulluğun gereğidir. Bakara Sûresi’nin 172. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin tertemiz olanlarından yiyiniz ve Allâh’a şükrediniz. Eğer siz ancak ona (Allâh’a) ibadette bulunuyorsanız.” buyurulmuştur.
Cenâb-ı Hakk’ın nimetlerine şükrü terk etmek ise kulluğa aykırıdır. Bakara Sûresi’nin 152. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “(Ey kullarım! Nâil olduğunuz nimetlerden dolayı) bana şükredin, nankörlük etmeyin.” buyurularak nankörlükte bulunmaktan sakındırılmıştır.
(Devamı var)
Hicrî: 28 Cemâziyelevvel 1448 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

