3 Haziran 2026 Çarşamba

ÂHİRET HAYATINI İNKÂR EDEN HÜSRANA UĞRAMIŞTIR


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ غَزَا فِي سَبِيلِ اللهِ وَلَمْ يَنْوِ إِلَّا عِقَالًا فَلَهُ مَا نَوَى. (ن)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم ، الله يولنده جهاد أدر ، فقط جهادنده، بر دوه يولارى ( بله اولسه آزجق بر عنيمت ) ألده أتميه نيت أدرسه . آنجق نيت أتديكى شئ قاوشور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kim, Allah yolunda cihâd eder, fakat cihâdında, bir deve yuları (bile olsa azıcık bir ganimet) elde etmeye niyet ederse, ancak niyet ettiği şeye kavuşur.”

(Sünen-i Nesâî)

Hicrî:  17  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

ÂHİRET HAYATINI İNKÂR EDEN HÜSRANA UĞRAMIŞTIR

 

Ahkâf Sûresi’nin 17 ve 18. âyet-i kerîmelerinde, dindar olan anne ve babasına karşı isyankâr olan, âhiret hayatını inkâr eden bir şahsın hâlinin fenalığı tasvir edilmekte ve o gibi inkârcı şahısların hüsrana uğramış oldukları beyan buyurulmaktadır. Bu âyet-i kerîmeler şöyle tefsir edilmiştir:

O kimse ki, ehl-i imandan olan anne ve babasına, kendisini imana davet ettikleri zaman dedi ki: “Öf olsun size! Öldükten sonra bir gün kabrimden çıkarılacağım, toprak kesilmiş iken yeniden hayat bulacağım, bir ceza yurduna sevk edileceğim diye mi beni korkutuyorsunuz! Hâlbuki benden evvel, nice nesiller gelip geçmiştir. Âd ve Semûd kavimleri gibi niceleri tarihe karışmıştır; hiçbiri yeniden hayat bulmamıştır, artık ben mi bulacağım?”

Bu âhiret hayatını inkâr eden şahsın annesi ile babası ise evlatlarının bu câhilâne ve inkârcı hâlinden müteessir olarak Allâh’a sığınıyorlar, ondan medet istiyorlar, evlatlarının imana muvaffak olması için Cenâb-ı Hakk’a yalvarıyorlardı. Ve evlatlarına hitâben, “Yazık sana, kendini ebedî helâke mâruz bırakıyorsun. Şüphe yok ki Allâh’ın vaadi haktır. Kulları kabirlerinden kaldırıp tekrar hayata döndüreceğine dâir olan İlâhî vaadi, muhakkak tahakkuk edecektir” diyorlardı.

Bu güzel ihtara rağmen evlatları ise küfründe ısrar ederek diyordu ki: “Bu dediğiniz sözler, evvelkilerin efsanelerinden başka bir şey değildir. Asılsız iddialardan ibarettir.”

Bu gibi câhil, Allâhü Teâlâ’nın kudretini takdirden mahrum, inkârcı şahıslar, böyle âhiret hayatını inkâr eden birtakım dinsiz kimselerdir ki, hepsinin de bu inkârları sebebiyle Cehennem’de ebediyen azâp olunacakları, Allâhü Teâlâ tarafından beyan buyurulmuştur. Muhakkak ki onlar, bütün o kâfirler, hüsrana uğramış oldular. Aslî fıtratları bozulmuş; şeytanın vesveselerine kapılmış, İlâhî emirleri inkâr ederek ebedî felâkete düşmüşlerdir. Artık âhiret âleminde her türlü nimetten mahrum, azâplara giriftar bulunmuş olacaklardır.

Hicrî:  17 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

2 Haziran 2026 Salı

ARAZİ-TOPRAK MAHSULLERİNİN ZEKÂTI: ÖŞÜR

 

قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : كُلُوا مِنْ ثَمَرِهِ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ وَلَا تُسْرِفُوا اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ. (سورة الانعام، ١٤١)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : ميوه ورديكى زمان هر برينين ميوسندن يينز . حصت زمانى ده حقنى ( عشرونى ) ورينز و إسرافده بولنماينز . شبهه يوق كى الله تعالى ، إسراف أدنلرى سومز . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Meyve verdiği zaman her birinin meyvesinden yiyiniz. Hasat zamanı da hakkını (öşrünü) veriniz ve israfta bulunmayınız. Şüphe yok ki Allâhü Teâlâ, israf edenleri sevmez.”

(En’âm Sûresi, âyet 141)

Hicrî:  16  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

ARAZİ-TOPRAK MAHSULLERİNİN ZEKÂTI: ÖŞÜR

 

Öşür arazisinden çıkan mahsûlün zekâtına, öşür denir. Öşür, onda bir (1/10) demektir. Öşür; âyet-i kerîme, hadîs-i şerîf ve icmâ ile sabit bir farzdır. Bakara Sûresi’nin 267. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkarmış olduğumuz şeylerin temiz (ve helâl) olanlarından (Allah yolunda) infâk ediniz (harcayınız)! Ve kendinizin, ancak göz yumarak alabileceğiniz kötü olan şeyi vermeye yeltenmeyiniz. Ve biliniz ki muhakkak, Allah Ganî’dir (mutlak zengindir, herkes ona muhtaçtır, sadakalarınız sırf sizin menfaatiniz içindir) ve Hamîd’dir (herkes, Allâh’a hamd ve şükür borçludur).” buyurulmuştur.

Bir arazi, yağmur, çay veya ırmak sularıyla sulanırsa mahsûlâtın onda bir nispetinde; dalyanlar, dolaplar, hayvanlar veya satın alınacak sular ile bütün sene veya senenin yarısından fazla sulanırsa yirmide bir nispetinde öşür verilir. Tohumlar, işçi ücretleri vesair masraflar bundan düşülmez.

Öşürde, arazi sahibinin akıllı, bâliğ (ergin), zengin olması şart değildir. Öşürde itibar, arazi sahibine değil, araziyedir. Yani, mal sahibi; çocuk, deli veya fakir de olsa öşür ile mükelleftir.

Arazide, yılda kaç mahsul elde edilirse, hepsinden ayrı ayrı öşür vermek lâzımdır. Diğer malların zekâtında, malın-paranın üzerinden bir yıl geçmesi şart olduğu hâlde, mahsûllerde bir yıl geçmesi icap etmez. Bal, ceviz, susam, fındık, fıstık, çam fıstığı, payam (badem), zeytin, pamuk, palamut, pelit, keten tohumu, şeker kamışı, şeker pancarı, çay yaprağı, çayır otu, dut yaprağı, fesleğen yaprağı, buğday, mısır, pirinç, nohut, mercimek, bakla, fasulye, soğan, sarımsak, kavun, karpuz, salatalık, üzüm, incir, elma, armut, şeftali, erik gibi her türlü mahsulden ve yulaf, fiğ, burçak gibi her türlü hayvan gıdasından öşür verilir.

Öşrü verilen üzüm bağının içinde meyve ağaçları olsa veya bağ arasında soğan, sarımsak ekilse, o ağaçların meyvelerinden ve ekilenlerden de öşür vermek lâzımdır. Öşür arazisi içinde, ekilmediği hâlde kendiliğinden çıkan mahsulden de öşür verilir.

Hulasa, İmâm-ı Âzam Hazretleri, “Araziden elde edilen mahsulün azında da çoğunda da öşür farzdır.” buyurmuşlardır. (Öşür Rehberi, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  16 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3


1 Haziran 2026 Pazartesi

SÂLİH KULLARIN GÜZÎDE SIFATLARI


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلْمُؤْمِنُ يَسِيرُ الْمُؤْنَةِ. (ض)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : مؤمن ، ( دين قردشلرينه قرشى ) كلفتى و زحمتى آز اولاندر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Mümin, (din kardeşlerine karşı) külfeti ve zahmeti az olandır.”

(Kuzâî, Müsnedü’ş-Şihâb)

Hicrî:  15  Zilhicce   1447  Fazilet Takvim

 

SÂLİH KULLARIN GÜZÎDE SIFATLARI

 

Tefsirlerde beyan olunduğu üzere, Furkân Sûresi’nin 63 ilâ 74. âyet-i kerîmelerinde, mümin ve sâlih kulların dokuz güzîde sıfatı zikredilmiştir. Onlar da şunlardır:

  1. Cenâb-ı Hakk’ın azametini (yüceliğini ve büyüklüğünü) düşünerek yeryüzünde kibir ve gururdan kaçınırlar, mütevâzı (alçak gönüllü) hareket ederler.
  2. Câhillerin dedikodularına, kötülükle karşılık vermezler; “Haydi, selâmetle” deyip oradan ayrılırlar.
  3. Cenâb-ı Hakk’a ibadet ederler; geceleri namazla geçirirler.
  4. Hak Teâlâ’ya iltica ederek (sığınarak) Cehennem azâbından emîn olmayı niyâz ederler.
  5. Harcama yaptıkları zaman israftan ve cimrilikten kaçınırlar. Uhdelerine düşen mâlî vecibeleri yerine getirir; zekâtlarını ve sadakalarını verirler. İhsanda bulunurlar, fakat lüzumsuz yere gösteriş için israfta bulunmazlar.
  6. Allâhü Teâlâ’dan başkasına ibadet etmezler. Haksız yere bir kimseyi öldürmezler ve zina rezilliğinden sakınırlar.
  7. Yalan yere şahitlikte bulunmazlar ve faydasız, terk edilmesi lâzım gelen şeyler ile meşgul olmazlar. Fena şeylerle karşılaştıkları vakit, kendi şereflerini koruyarak kötülüklerden yüz çevirirler.
  8. Kendilerine Allâhü Teâlâ’nın âyetleri ile vaaz ve nasihat edilince onları tam bir şuur ile dinleyip pek hürmetli bir vaziyet alırlar. O verilen nasihate karşı sağır ve kör kalmazlar, dinleyip kulak verirler.
  9. Zevceleri, aile fertleri ve gelecek nesilleri hakkında hayırlı dualarda ve temennilerde bulunarak kendilerinin de müttakîler için birer hidayet rehberi olmalarını niyaz eylerler.

İşte bu güzîde vasıfların böyle beyan buyurulmasının hikmeti, bütün Müslümanları ikaz ve tenvîr etmektir. Artık her Müslüman, bu gibi yüksek vasıflar ile vasıflanmaya çalışmalıdır ki, Allâhü Teâlâ’nın ihsanlarına lâyık olabilsin.

Hicrî:  15 Zilhicce  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3