قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا نَفَعَنِي مَالٌ قَطُّ مَا نَفَعَنِي مَالُ أَبِي بَكْرٍ فَبَكَى أَبُو بَكْرٍ وَقَالَ هَلْ أَنَا وَمَالِي إِلَّا لَكَ يَا رَسُولَ اللهِ. (هـ)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : أبى بكر ، يك مالندان فايدا كورديكم قدار ، هيجبر مالدان فايده كورمش دكبلم ، بيورنجه أبى بكر ( رضى الله عنه ) آغلادى و جانم ده مالم ده سزه فدا اولسون يا رسول الله ! ددى . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: Ebûbekir’in malından fayda gördüğüm kadar, hiçbir maldan fayda görmüş değilim.” buyurunca Ebûbekir (r.a.) ağladı ve “Canım da malım da size fedâ olsun yâ Resûlallah!” dedi.
(Sünen-i İbn-i Mâce)
Hicrî: 23 Zilhicce 1447 Fazilet Takvim
HAZRET-İ EBÛBEKR’İN FAZİLET VE ÜSTÜNLÜĞÜ
Tevbe Sûresi’nin 40. âyet-i celîlesi, Hazret-i Ebûbekir’in (r.a.) faziletine delâlet eder. Şöyle ki:
Hicret esnasında mağarada iken müşriklerin yaklaşmaları üzerine Hazret-i Ebûbekir (r.a.) üzülüp endişelenince Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onu teselli etmişti. Bu tesellisi, âyet-i kerîmede şöyle bildirilmiştir: “O vakit arkadaşına (Hz. Ebûbekr’e) ‘tasalanma, Allâhü Teâlâ, hiç şüphe yok ki bizimle beraberdir.” Bu âyet-i kerîmede ‘arkadaşına’ buyurulması onun Resûlullah Efendimize (s.a.v.) en yakın dost ve arkadaş olduğunu ifade eder.
Bu hicret, Allâhü Teâlâ’nın izni ile olmuştur. Allâhü Teâlâ, hicret esnâsında muhterem Nebî’sine arkadaş olarak ailesinden veya akrabalarından birisini değil, Hazret-i Ebûbekir’i (r.a.) seçmiştir. “...O, ikinin ikincisi bulunuyordu.” buyurulmuştur ki bu, Hz. Ebûbekir’in (r.a.), diğer müminlere olan üstünlüğüne ve onun nihayetsiz faziletine pek açık delildir.
Cenâb-ı Hakk’ın, Hazret-i Ebûbekir’in kalbine sekîneti indirmesi de onun faziletine delalet eder.
Hazret-i Ebûbekir (r.a.), ne bir seferde, ne de başka bir zaman Resûlullah Efendimizden ayrılmıştır, dâimâ onunla beraber bulunmuştur. Bu da, Resûlullah’a (s.a.v.) karşı muhabbetini ve muhabbetindeki sadakatini göstermektedir.
Yine Sevr Mağarası’nda Resûlullah (s.a.v.) Efendimize zarar gelmemesi için vücudunu siper etmesi de onun faziletine bir diğer delildir.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), insanları imana davet ettiği zaman, erkeklerden ilk iman eden Hz. Ebûbekir (r.a.) olmuştur. Hz. Ebûbekir, insanları imana davet etmiş, birçokları onun vâsıtasıyla iman etmişler, İslâm’a davette de ikinci sırayı almıştır.
Resûlullah (s.a.v.) irtihâlinden önce hastalandığı zaman, imamlık makâmına onu vazifelendirmiş ve imamlıkta da ikinci olmuştur. Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) yanında hücre-i saâdete defnolunma husûsunda da ikincidir.
Hicrî: 23 Zilhicce 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder