30 Nisan 2026 Perşembe

İSLÂMDA AMELÎ MEZHEPLER


قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَاتَّبِعُٓوا اَحْسَنَ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ بَغْتَةً وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ. (سورة الزمر، ٥٥)

الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : و سز فرقنده اولمادان آنسزين ( باشنزه ) عذاب كلمزدن أؤنجه ، ربنزدن ، سزين إيجن إندرلمش اولانين أك كوزلنه ( كتاب اللهه و نتى رسوله ) تابى اولونز . "

Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen  : Ve siz farkında olmadan ansızın (başınıza) azâp gelmezden önce, Rabb’inizden, sizin için indirilmiş olanın en güzeline (Kitâbullâh’a ve sünnet-i Resûle) tâbi olunuz.”

(Zümer Sûresi, âyet 55)

Hicrî:  13  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

İSLÂMDA AMELÎ MEZHEPLER

 

Ehl-i Sünnet ve Cemâat’in amelde hak mezhepleri dörttür:

1. Hanefî Mezhebi: İmâmı, İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Numan bin Sâbiť’tir. Hicrî 80 (M. 699) tarihinde Kûfe’de doğmuş, H. 150 (M. 767) tarihinde Bağdať ta vefat etmiştir.

2. Mâlikî Mezhebi: İmâmı, İmâm Mâlik bin Enes’dir. H. 93 (M. 711) tarihinde Medîne-i Münevvere’de doğmuş ve H. 179 (M. 795) tarihinde yine Medîne’de vefat etmiştir.

3. Şâfiî Mezhebi: İmâmı, İmâm Muhammed bin İdrîs eş-Şâfiî’dir. Hicrî 150 (M. 767) tarihinde Gazze’de doğmuş, Hicrî 204 (M. 819) tarihinde Mısır’da vefat etmiştir.

4. Hanbelî Mezhebi: İmâmı, İmâm Ahmed bin Hanbel’dir. Hicrî 164 (M. 780) tarihinde Bağdaťta doğmuş, Hicrî 240 (M. 855) tarihinde yine Bağdat’ta vefat etmiştir.

Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’in amelde dört hak mezhebi (Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezhepleri), Müslümanlar hakkında İlâhî bir rahmettir. Bu mezhepler; edille-i erbaa (Kitâb, Sünnet, İcmâ ve Kıyâs-ı Fukahâ) ile sabit olan dînî hükümleri beyan etmiş, Müslümanlara, takip edecekleri yolu açıkça göstermişlerdir. Bu mezheplerden birine uyan her bir Müslüman, Peygamberimizin (s.a.v.) yolunda bulunmuş olur.

Bu mezheplerin imâmı olan pek muhterem müctehidlerin hepsi de dînî meselelerin esasında ittifak hâlindedirler. Aralarında bir ayrılık yoktur. Ancak ikinci derecede bulunan bir kısım meselelerde ihtilâf etmişlerdir. Fakat güzelce incelenirse görülür ki; bunların birçoğu da zâhirî bir ihtilaftan başka bir şey değildir. Çünkü bu meselelerin birçoğunda, bu mübarek zâtlardan biri, bir azîmet ve takvâ yolunu, diğeri de bir ruhsat ve müsaade yolunu tercih etmiş, bu sûretle Ümmet-i Muhammed’in önünde, geniş bir rahmet sahası açık bulunmuştur. İşte, “Ümmetimin (müctehidlerinin) ihtilâfı, bir rahmettir” hadîs-i şerîfi ile buna işaret buyurulmuştur.

Bu dört dört hak mezhepten her birinin mensupları, kendi mezheplerinin daha doğru, daha isabetli, maslahata daha muvâfık olduğuna inanırlar. Fakat bundan dolayı diğer mezheplerin kadrini azaltmak, akıllarından geçmez, bu dört mezhebin dördüne de hürmet ederler. Bu hürmet, Ehl-i Sünnet’in şiârıdır, alâmetidir.

Hicrî:  13 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3


 

29 Nisan 2026 Çarşamba

İSLÂMDA İTİKÂDÎ MEZHEPLER


قَالَ ابْنُ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ : سَتَجِدُونَ أَقْوَامًا يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ يَدْعُونَ إِلَى كِتَابِ اللهِ وَقَدْ نَبَذُوهُ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ وَعَلَيْكُمْ بِالْعِلْمِ وَإِيَّاكُمْ وَالتَّبَدُّعَ وَالتَّعَمُّقَ وَالتَّنَطُّعَ. (مي)

إبن مسعود ( رضى الله عنه ) بيوردوكى : يقنده بر تقم إنسانلر إيله قارشلجقسنز . اونلر ، ( سزى ) ، الله تعالى نيك كتابنه جاغردقلرينى إدعا أدجكلر . حالبوكى اونلر ، قرآنى كريمى آرقالرينه آطمشلردر . ( بو سببله ) سزلر ، علمه يابشين , بدعت جقارماين ، إيلرى كتمكدن و درنلره ( مالايانيه ) دالمقدان و آشرلقدان صقنيك . "

İbn-i Mes’ûd (r.a.) buyurdu ki::  Yakında birtakım insanlar ile karşılaşacaksınız. Onlar, (sizi), Allâhü Teâlâ’nın kitâbına çağırdıklarını iddia edecekler. Hâlbuki onlar, Kur’ân-ı Kerîm’i arkalarına atmışlardır. (Bu sebeple) sizler, ilme yapışın; bidat çıkartmayın, ileri gitmekten ve derinlere (mâlâyanîye) dalmaktan ve aşırılıktan sakının.”

(Sünen-i Dârimî)

Hicrî:  12  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

İSLÂMDA İTİKÂDÎ MEZHEPLER

 

Mezheb, büyük din müctehidlerinin edille-i şer’iyyeden çıkardıkları meseleler ve hükümler topluluğudur.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hâl-i hayatta iken, Müslümanlar her türlü meselelerini Peygamberimizden öğrendiler. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) vefatından sonra ise Sahâbe-i Kirâm’ın önde gelenlerinden, büyüklerinden öğreniyorlardı. Mezheb imamları, dînî meseleleri, Sahâbe-i Kirâm’dan ve Tâbiîn’den öğrenmişler ve bunları bir araya toplamışlardır. Hakkında âyet-i kerîme, hadîs-i şerîf ve icmâ bulunmayan hususlarda kıyas ve ictihâd yoluyla hükümler çıkarmışlar ve böylece mezhepler meydana gelmiştir.

Mezhep iki kısımdır. Bunlar, itikâdda mezhep ve amelde mezheptir.

İtikâd; ‘Bir şeye gönülden bağlanmak, kalben tam inanmak’ demektir. İtikâdî hükümler de ‘Allâhü Teâlâ vardır, onun şerîki (ortağı) yoktur’ gibi kalben inanılması gereken dînî meselelerdir. Bu hükümlerin yegâne kaynağı, Kur’ân-ı Kerîm ile Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîfleridir.

İtikâdda hak mezhep, Ehl-i Sünnet ve Cemâat Mezhebi’dir. Ehl-i Sünnet ve Cemâat; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Ashâbının itikâd (inanç) ve ameli üzere olanlar, demektir. Bir Müslümanın, imandan sonra ilk yapması gereken şey, sahih bir itikâda sahip olmaktır. Çünkü itikâdda bozukluk, insanın ebedî hayatında ya tamamen veya kısmen mahrumiyet çekmesine sebep olur. Sahih itikâd ise, her husûsta Ehl-i Sünnet ve Cemâat âlimlerine tâbi olmakla mümkündür.

Ehl-i Sünnet’in, itikâdda kendisine tâbi olunan iki imâmı vardır:

1. İmâm Ebû Mansûr Muhammed Mâtürîdî rahmetullâhi aleyh. H. 280 (M. 894) tarihinde Türkistan’da, Semerkand şehrinin Mâtürîd köyünde doğmuş ve Hicrî 333 (M. 945) tarihinde Semerkand’da vefat etmiştir.

2. İmâm Ebu’l-Hasen Eş’arî rahmetullâhi aleyh. Hicri 260 (M. 873) tarihinde Basra’da doğmuş, Hicrî 324 (M. 936) tarihinde Bağdaťta vefat etmiştir.

Hicrî:  12 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

28 Nisan 2026 Salı

VERÂ SAHİBİ OLMAYA VESİLE OLAN ON HUSÛS


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : خَشْيَةُ اللهِ رَأْسُ كُلِّ حِكْمَةٍ وَالْوَرَعُ سَيِّدُ الْعَمَلِ. (ج)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : الله قورقوسى ، هر حكمتيك باشدر و ورع ، ( حرامدان و شبهلى شيلردن قجنمق ) عمللريك أك فضيلتلسىيدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Allah korkusu, her hikmetin başıdır ve verâ‘ (haramdan ve şüpheli şeylerden kaçınmak) amellerin en faziletlisidir.”

 (Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

Hicrî:  11  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

VERÂ SAHİBİ OLMAYA VESİLE OLAN ON HUSÛS

 

Verâ sahibi olmanın alâmeti, kişinin şu on şeyi kendisi için farz görmesi ve yapmasıdır:

  1. Dilini gıybetten korumak. Zira Hucurât Sûresi’nin 12. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “…Bazınız bazınızı gıybet etmesin…” buyurulmuştur.
  2. Sûizandan (din kardeşi hakkında kötü düşünmekten) sakınmak. “Sûizandan sakınınız. Çünkü zannın bazısı günahtır.” (Hucurât Sûresi âyet 12) buyurulmuştur.
  3. Başkasıyla alay etmekten sakınmak. Zira Hucurât Sûresi’nin 11. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “Ey iman edenler! Bir kavim, diğer bir kavim ile alay etmesin. Olabilir ki onlar (alay edilenler) ötekilerden daha hayırlı olurlar.” buyrulmuştur.
  4. Gözleri haramdan muhafaza etmek. Nûr Sûresi’nin 30 ve 31. âyet-i kerîmelerinde -meâlen-: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar…” “Mümin kadınlara da söyle, onlar da gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar…” buyurulmuştur.
  5. Doğru sözlü olmak. Zira En’âm Sûresi’nin 152. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “Bir söz söylediğiniz zaman adâleti gözetin (doğru sözlü olun)” buyurulmuştur.
  6. Kibir ve gurura kapılmamak için elinde bulunan nimetlerin kendisine, Allâhü Teâlâ’nın ihsanı olduğunu bilmek.
  7. Malını, Allâh yolunda harcamak, bâtıl ve boş şeyler için harcamamak. “Ve onlar ki harcadıkları vakit israf etmezler, cimrilik de yapmazlar, ikisinin arasında ortayı tutarlar.” (Furkân Sûresi, âyet 67) buyurulmuştur. Yani, malını, günah olan yerlerde harcamamalı, tâat olan yerlerde harcamalıdır.
  8. Kibirlenmemek; nefsi için makam mevki peşinde koşmamak. “O âhiret yurdu, biz onu öyle kimselere veririz ki yeryüzünde kibir ve fesâd istemezler. O (güzel) âkıbet müttakîlerindir.” (Kasas Sûresi, âyet 83) buyurulmuştur.
  9. Beş vakit namazı, vakitlerinde ve ta’dîl-i erkânına riâyet ederek kılmaya devam etmek.
  10. Ehl-i Sünnet ve Cemâat itikadı üzere olup ondan ayrılmamak. Zira En’âm Sûresi’nin 153. âyet-i kerîmesinde: “Ve muhakkak bu, dosdoğru olduğu hâlde benim yolumdur. Öyleyse ona uyun, diğer yollara uymayın…” buyurulmuştur.

Hicrî:  11 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3