قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَاتَّبِعُٓوا اَحْسَنَ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ بَغْتَةً وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ. (سورة الزمر، ٥٥)
الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : و سز فرقنده اولمادان آنسزين ( باشنزه ) عذاب كلمزدن أؤنجه ، ربنزدن ، سزين إيجن إندرلمش اولانين أك كوزلنه ( كتاب اللهه و نتى رسوله ) تابى اولونز . "
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen : Ve siz farkında olmadan ansızın (başınıza) azâp gelmezden önce, Rabb’inizden, sizin için indirilmiş olanın en güzeline (Kitâbullâh’a ve sünnet-i Resûle) tâbi olunuz.”
(Zümer Sûresi, âyet 55)
Hicrî: 13 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
İSLÂMDA AMELÎ MEZHEPLER
Ehl-i Sünnet ve Cemâat’in amelde hak mezhepleri dörttür:
1. Hanefî Mezhebi: İmâmı, İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Numan bin Sâbiť’tir. Hicrî 80 (M. 699) tarihinde Kûfe’de doğmuş, H. 150 (M. 767) tarihinde Bağdať ta vefat etmiştir.
2. Mâlikî Mezhebi: İmâmı, İmâm Mâlik bin Enes’dir. H. 93 (M. 711) tarihinde Medîne-i Münevvere’de doğmuş ve H. 179 (M. 795) tarihinde yine Medîne’de vefat etmiştir.
3. Şâfiî Mezhebi: İmâmı, İmâm Muhammed bin İdrîs eş-Şâfiî’dir. Hicrî 150 (M. 767) tarihinde Gazze’de doğmuş, Hicrî 204 (M. 819) tarihinde Mısır’da vefat etmiştir.
4. Hanbelî Mezhebi: İmâmı, İmâm Ahmed bin Hanbel’dir. Hicrî 164 (M. 780) tarihinde Bağdaťta doğmuş, Hicrî 240 (M. 855) tarihinde yine Bağdat’ta vefat etmiştir.
Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’in amelde dört hak mezhebi (Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezhepleri), Müslümanlar hakkında İlâhî bir rahmettir. Bu mezhepler; edille-i erbaa (Kitâb, Sünnet, İcmâ ve Kıyâs-ı Fukahâ) ile sabit olan dînî hükümleri beyan etmiş, Müslümanlara, takip edecekleri yolu açıkça göstermişlerdir. Bu mezheplerden birine uyan her bir Müslüman, Peygamberimizin (s.a.v.) yolunda bulunmuş olur.
Bu mezheplerin imâmı olan pek muhterem müctehidlerin hepsi de dînî meselelerin esasında ittifak hâlindedirler. Aralarında bir ayrılık yoktur. Ancak ikinci derecede bulunan bir kısım meselelerde ihtilâf etmişlerdir. Fakat güzelce incelenirse görülür ki; bunların birçoğu da zâhirî bir ihtilaftan başka bir şey değildir. Çünkü bu meselelerin birçoğunda, bu mübarek zâtlardan biri, bir azîmet ve takvâ yolunu, diğeri de bir ruhsat ve müsaade yolunu tercih etmiş, bu sûretle Ümmet-i Muhammed’in önünde, geniş bir rahmet sahası açık bulunmuştur. İşte, “Ümmetimin (müctehidlerinin) ihtilâfı, bir rahmettir” hadîs-i şerîfi ile buna işaret buyurulmuştur.
Bu dört dört hak mezhepten her birinin mensupları, kendi mezheplerinin daha doğru, daha isabetli, maslahata daha muvâfık olduğuna inanırlar. Fakat bundan dolayı diğer mezheplerin kadrini azaltmak, akıllarından geçmez, bu dört mezhebin dördüne de hürmet ederler. Bu hürmet, Ehl-i Sünnet’in şiârıdır, alâmetidir.
Hicrî: 13 Zilkâde 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

