قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى : وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ دِينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الْآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ. (سورة آل عمران، 85)
الله تعالى شويله بيوردى ( مئالا ) : هر كيم ، إسلام ، دان باشقه بر دين آرارسه كندسندن بويله بر دين آصلا قبول أدلميجك و او كمسه آخرتده خسرانه اوغرايانلردان اولاجقدر . "
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu –meâlen : Her kim, İslâm’dan başka bir din ararsa kendisinden böyle bir din aslâ kabul edilmeyecek ve o kimse âhirette hüsrâna uğrayanlardan olacaktır.”
(Âl-i İmrân Sûresi, âyet 85)
Hicrî: 21 Şevval 1447 Fazilet Takvim
SÂHİB-İ YÂSÎN: HABÎB-İ NECCÂR HAZRETLERİ -1
Yâsîn Sûresi’nde, daha sonra gelen kavimlere ibret ve ikaz olması için Habîb-i Neccâr Hazretlerinden bahsedilmektedir. Yâsin Sûresi’nin 13 ilâ 19. âyet-i kerîmeleri şöyle tefsir edilmiştir:
“Sen, onlara (senin peygamberliğini inkâr edenlere), kendilerine resûller gelen o şehir (Antakya) halkının hâlini temsil getir.
O sıra ki onlara iki resûlü göndermiştik, (o ahaliyi gidip hak dîne davette bulundular. O ahali ise) bunları yalanlamışlardı. Biz de bir üçüncü ile izzet (ve kuvvet) verdik de varıp: “Haberiniz olsun biz sizlere gönderilmiş resulleriz. (Artık bize tâbi olun, putlara ibadeti bırakın, tevhid dinini kabul eyleyiniz ki selâmete, hidayete nâil olasınız).” dediler.
O şehir ahalisi, kendilerini tevhid dinine davet eden o mübarek zâtların bu davetlerini kabul etmediler, yalanladılar. Nübüvvet ve risaleti inkâr ettiler.
O resûller de davetlerinin hak olduğunu beyan ettikten sonra, “Vazifemiz, sizi, hak dine davetten ibarettir. Kabul etmez iseniz vebali, mesuliyeti size aittir.” dediler.
O zâtların o kadar doğru ve hayır murad eden ifadelerine rağmen o münkirler de dediler ki: “Sizin bu davetiniz yüzünden aramızda ayrılık oldu. Eğer davetten vazgeçmezseniz; sizi, pek şiddetli bir cezaya maruz bırakacağız, elimizden kurtulamayacaksınız.”
O mübarek resûller de dediler ki: “Siz, öğüt verildiğiniz hâlde de mi, uhrevî azaptan kurtulmanız için hakkınızda güzelce ihtar yapıldığından dolayı mı bize karşı hasmâne, düşmanca bir vaziyet alıyorsunuz? Siz, aşırı giden bir kavimsiniz. Ondan dolayıdır ki, kendilerine karşı teşşekkür borçlu olmanız icabeden kimselere karşı düşmanlık gösteriyorsunuz. Onların, selâmet ve saadetinize vesile olacak ihtarlarını, birer felâket sebebi sanarak onları uğursuz sayıyorsunuz.” dediler. (Devamı var)
Hicrî: 21 Şevval 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder