18 Nisan 2026 Cumartesi

İKRİME RADIYALLÂHÜ ANH -1


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ أَحَبَّ الْأَعْمَالِ إِلَى اللهِ بَعْدَ الْفَرَائِضِ إِدْخَالُ السُّرُورِ عَلَى الْمُسْلِمِ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : محقق فرضلر ( يك أداسن ) دان صونره الله تعالى ، يه عمللريك أك سوملسى ، بر مسلمانى سونديرمكدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Muhakkak farzlar(ın edâsın)dan sonra Allâhü Teâlâ’ya amellerin en sevimlisi, bir Müslümanı sevindirmektir.”

 (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  01  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

İKRİME RADIYALLÂHÜ ANH -1

 

İkrime radıyallâhü anh, Hicret’ten 47 veya 49 sene önce Mekke’de doğdu. Babası, İslâm’ın azılı düşmanlarından Ebû Cehil idi. Kendisi de bir müddet Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in aleyhinde bulunmuşsa da Mekke-i Mükerreme’nin fethinden sonra iman edip sâlih müminlerden ve İslâm’ın meşhur süvârilerinden olmuştur.

İman etmesi hakkında naklolunmuştur ki: Mekke-i Mükerreme’nin fethi günü, hakkında öldürülme hükmü verilince Habeşistan’a kaçmak için Yemen sahiline gelmişti. Oradaki gemicilere, bir miktar para verdi, onu gemiye aldılar. Gemiye binince Lât ve Uzzâ ismindeki putlarına dua etmeye başladı. Bunu işiten gemi halkı hemen, “Bizim gemimiz, ancak tek olan ve ortağı olmayan Allâhü Teâlâ’nın izni ile denizde yürür. Edeceksen ona dua et, yoksa gemimizden in!” dediler.

İkrime de “Şâyet Allâhü Teâlâ, denizlerde kendisine sığınılacak ortağı olmayan tek İlâh ise karada da kendisine sığınılacak İlah’tır. O, bu hakikati bana böylece işittirdi. O hâlde neden hak olandan kaçıyorum?” diye düşündü ve geri dönüp Müslüman olmaya karar verdi.

Onun Mekke-i Mükerreme’ye dönüp huzuruna doğru geldiğini gören Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) çok sevindiler. Hemen yerlerinden kalkıp “Hoş geldin, ey süvârî muhâcir.” buyurarak ona sarıldılar. Sonra İkrime (r.a.) elini, Peygamberimize uzatarak, “Burası size sığınan, ilticâ eden bir kimsenin yeridir. Eğer öldürülmemi emrederseniz, günahkâr ve hataya düşmüş bir kimseyi öldürmüş olursunuz. Şâyet af buyurursanız, hakkı görüp kabul eden bir akrabanızı affetmiş olursunuz” dedi.

Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) de mübarek ellerini uzatıp onun bîatini kabul buyurdular. İkrime (r.a.), Resûlullah Efendimize, “Yâ Resûlallah! Öğrettiğiniz şeylerin en hayırlısını bana da öğretiniz ki onu tekrar edeyim.” dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) de “Allah’tan başka ilâh olmadığına, onun tek olup ortağı bulunmadığına; Muhammed (s.a.v.)’in de onun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet getir.” buyurdular. O da şehâdet getirdi.

(Devamı var)

Hicrî:  01 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder