قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا مَعْشَرَ مَنْ أَسْلَمَ بِلِسَانِهِ وَلَمْ يُفْضِ الْإِيمَانُ إِلَى قَلْبِهِ لَا تُؤْذُوا الْمُسْلِمِينَ وَلَا تُعَيِّرُوهُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا عَوْرَاتِهِمْ فَإِنَّهُ مَنْ تَتَبَّعَ عَوْرَةَ أَخِيهِ الْمُسْلِمِ تَتَبَّعَ اللهُ عَوْرَتَهُ وَمَنْ تَتَبَّعَ اللهُ عَوْرَتَهُ يَفْضَحْهُ وَلَوْ فِي جَوْفِ رَحْلِهِ. (ت)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : أى دليله مسلمان اولوب إيمانى قلبنه إنمين كمسلر ! مسلمانلره أزيت أتمين ، اونلرى آيبلاماين ، اونلارين قصورلرينى آراشترماين . زيرى مسلمان قردشنين آيبلارينى آراشترانين آيبنى ، الله تعالى ميدانه جقارير . الله تعالى ، آيبنى اورطايه جقارديغى كمسي ، أوينك إيجنده بله اولسه رزل أدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: “Ey diliyle Müslüman olup imanı kalbine inmeyen kimseler! Müslümanlara eziyet etmeyin, onları ayıplamayın, onların kusurlarını araştırmayın. Zira Müslüman kardeşinin ayıplarını araştıranın ayıbını, Allâhü Teâlâ meydana çıkarır. Allâhü Teâlâ, ayıbını ortaya çıkardığı kimseyi, evinin içinde bile olsa rezil eder.”
(Sünen-i Tirmizî)
Hicrî: 14 Şevval 1447 Fazilet Takvim
İLİM VE ZİKİR MECLİSLERİNİN KIYMETİ
İlim talebesi, öğreneceği ilimlerle hem kendisi istifade etmek hem de başkalarına faydalı olmak niyeti ile ilim tahsiline gayret etmelidir. Bir talebenin, uhrevî ilimlerle ve Allâhü Teâlâ’yı zikirle meşgul olması nâfile ibadetlerle meşgul olmasından hayırlıdır.
Ebû Zerri’l-Gıfârî (r.a.)’ten rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte, “Zikir meclisinde bulunmak, bin rekât namaz kılmaktan, bin cenazenin techîz ü tekfîni ile meşgul olmaktan ve bin hasta ziyaret etmekten daha faziletlidir.” buyurulmuştur. Allâhü Teâlâ’nın kitabının ve dininin öğretilip okutulduğu ilim meclisleri de bu zikir meclislerindendir.
İlim ve zikir meclislerinin meziyet ve faziletini tarif mümkün değildir. Ka’bü’l-Ahbâr Hazretleri, “Halk, ilim meclislerinin sevabını bilmiş olsaydı dükkânları, tezgâhları hattâ idare ve makamlarını terk ederek ilim meclisine giderlerdi.” demiştir.
Hz. Ömer radıyallâhü anh, insanları ilim meclislerine teşvik eder ve şöyle buyururdu: “Bir kimse, üzerinde Tihâme Dağları kadar günahı ile evinden çıkıp âlimlerin meclislerine giderek onlardan nasihat dinlese ve sohbetin eseri ile kalbine Allâh korkusu gelse bütün günahlarından kurtulur. Allâhü Teâlâ’nın, yeryüzünde vaaz ve nasihat olunan yerlerden daha hayırlı bir yer yaratmamış olduğunu biliniz ve âlimlerin meclislerinden ayrılmayınız.”
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “İlim meclisine devam ederseniz kalbinizin katılığı zâil olur.” buyurmuşlardır.
Velhâsıl ilim ve zikir meclisine devam edenlerin kalplerinde, dünya sevgisinden zerre kadar eser kalmaz. Sözü tatlı, sîreti güzel olan bir zâtın sohbetinde veya dînî meseleleri okutan bir âlimin dersinde bulunmak kalbi, dünya muhabbeti ile dolu olarak onlarca rekât (nâfile) namaz kılmaktan daha faydalıdır. Bu sebeple ilim talebesinin kıymet ve meziyeti, insanlara bahşolunan meziyetlerin tamamından üstündür.
Hicrî: 14 Şevval 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder