قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ هَمَّ بِحَسَنَةٍ فَلَمْ يَعْمَلْهَا كُتِبَتْ لَهُ حَسَنَةٌ. (م)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : كيم دينن كوزل كورولن بر شئ ( خير و عبادتى ) إشلميه نيت أدر ، فقط إشليمزسه او كمسه إيجن بر حسنه ( ثواب ) يازلر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kim dînen güzel görülen bir şeyi (hayır ve ibadeti) işlemeye niyet eder, fakat işleyemezse o kimse için bir hasene (sevap) yazılır.”
(Sahîh-i Müslim)
Hicrî: 21 Receb 1447 Fazilet Takvim
NİYETİN MÜKÂFATI
Allâme Teftâzânî rahimehullâh, “Şerhu’l-Erbaîn (40 Hadîs Şerhi)” eserinde niyete dair şöyle yazmıştır: “Niyet, bir kimsenin, amelini, Cenâb-ı Hakk’ın rızasına uygun olarak yapmak için bütün gayretini toplaması ve o amele, gizli veya âşikâr başka bir maksat karıştırmamasıdır.”
İbadet ve tâatlerin mûteber olması ve sevaplarının kat kat verilmesi, niyetin sahih ve ihlâslı olmasına bağlıdır. İşlenen ameller, Allâhü Teâlâ’nın huzuruna, kulun niyetine göre yükseltilir. Öyleyse en mühim iş, niyeti tashih etmektir. Zira niyet, amelin temeli gibidir; sağlam bir bina, ancak sağlam temel üzerine inşa olunabilir.
Kalp, Cenâb-ı Hakk’ın nazargâhı, Cenâb-ı Hakk’ın feyiz ve nurlarının indiği yerdir. Hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: “Kıyamet günü olduğunda Allâhü Teâlâ, -kulların amellerini yazan- Hafaza meleklerine buyurur ki ‘Falan kulumun amel defterine şöyle şöyle sevaplar yazınız.’ Melekler ‘Yâ Rabbi! Biz, onun, bu ameli işlediğine şâhit olmadık, bundan dolayı da defterine yazmadık.’ derler. Cenâb-ı Hak, ‘Her ne kadar o ameli işleyemese de onu işlemeye niyet etmişti.” buyurur.
İmâm Kuşeyrî (rah.) anlattı: Hârûn Reşîd’in hanımını vefatından sonra rüyada gördüler. “Cenâb-ı Hak sana nasıl muâmele buyurdu?” diye sordular, “Beni bağışladı” dedi. “Mekke-i Mükerreme’ye açtırdığın o büyük su kanalları, kuyular ve bu uğurda yaptığın infâklar sebebiyle mi?” diye sordular, “Heyhât, Cenâb-ı Hak, onların sevabını, çalışanlara ihsân eyledi. Ancak ben, bu husûsta Müslümanların su ihtiyacını gidermekteki hâlis niyetimden dolayı fayda gördüm, niyetimden dolayı Rabb’im, beni bağışladı.” cevabını verdi.
İnsanların niyetleri kısım kısımdır: Avâmın niyeti, işlediği amele karşılık bir fazilet beklemek yerine sırf bir menfaat için olur. Cahil kimsenin niyeti ise sırf kötülenmemek içindir. Âlimlerin niyeti, tâatleri, sırf onu emredenin hürmetine işlemek içindir. Tasavvuf ehlinin niyeti ise işlediği hiçbir amele güvenmemek, onu, mahzâ Cenâb-ı Hakk’ın ihsanı görmektir.
Hicrî: 21 Receb 1447 Fazilet Takvim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder