21 Ocak 2026 Çarşamba

ALLAH YOLUNDA NÖBET TUTMANIN FAZİLETİ


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : عَيْنَانِ لَا تَمَسُّهُمَا النَّارُ عَيْنٌ بَكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللهِ وَعَيْنٌ بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللهِ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : إيكى كوز واردر كى ، جهنم آتشى اونلره دوقونمز : الله قورقوسوندان آغلايان كوز إيله كجي الله يولنده نوبت طوطارق كجرن كوز . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  İki göz vardır ki, Cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz ile geceyi Allah yolunda nöbet tutarak geçiren göz.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  02  Şaban   1447  Fazilet Takvim

 

ALLAH YOLUNDA NÖBET TUTMANIN FAZİLETİ

 

Âl-i İmrân Sûresi’nin 200. âyet-i celîlesinde buyurulmuştur ki -meâlen-: “Ey iman edenler, sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin ve (cihâd için) ribât hâlinde (hazır ve râbıtalı) bulunun ve Allah’tan korkun ki felâh bulabilesiniz.”

Ribât, Allah yolunda mülâzemet, yani devamlı bu yolda hizmette bulunmaktır. Esasen atını bağlamak manasına gelen “rabt-ı hayl” ifadesinden alınmış olup İslâm düşmanlarına karşı atını bağlayıp nöbet tutmak manasınadır. İmam arkasında cemaatle namaz kılarken saf tuttuğunuz gibi birbirinize bağlanıp Allah yolunda hizmetten, vazifenizden ayrılmayın, demektir.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:

“Murâbıt (Allah yolunda nöbet tutanlar), kıyamet gününde kabrinden şehit olarak kalkar.” Yani şehitler arasında haşrolunup kendisine onların mertebesi verilir.

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki o zaman, onların cihâdlarının en üstünü, ribât olur.” Bu hadîs-i şerîften anlaşılacağı üzere, âhir zamanda hâlis niyet ile cihâd edebilmek hayli müşkildir. Zira, halk arasında dünya sevgisi yayılır, ihlâsla cihâd edemezler, bunu ancak ribât ehli yapabilir, demektir.

Câbir (r.a.) Hazretleri şöyle anlattı: Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz, Tebûk Gazâsı’nda İslâm ordusu konakladığında, hareket vaktine kadar nöbet hizmetini Ubâde bin Bişr Hazretlerine vermişti. O da askerin etrafında ve arasında sabaha dek dolaşmıştı. Sabah olunca Resûlullâh Efendimize gelerek, “Yâ Resûlallâh! Bu gece sabaha dek ileriden tekbîr sesleri işittik. Nöbet hizmetini başka birilerine daha emir buyurmuş muydunuz?” diye suâl etti. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Başka kimseye emretmedim. Ammâ kendi istekleriyle gece nöbete kalkan olabilir.” buyurdular.

Bu sırada Silkân bin Selâme (r.a.) geldi, “Yâ Resûlallâh! On arkadaşımla birlikte, bu gece gönüllü olarak atlarımız üstünde nöbet bekledik.” dedi. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurdular: “Allah yolunda nöbet tutan kimselere müjdeler olsun. Etrafında nöbet tuttuğunuz her bir insan ve onun bineğine karşılık size sevap yazılmıştır.”

Hicrî:  02 Şaban  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder