31 Ocak 2026 Cumartesi

HAYRET EDİLECEK BEŞ KİŞİ


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا ابْنَ آدَمَ إِنَّكَ اَنْ تَبْذُلَ الْفَضْلَ خَيْرٌ لَكَ وَاَنْ تُمْسِكَهُ شَرٌّ لَكَ وَلَا تُلَامُ عَلَى كَفَافٍ وَابْدَأْ بِمَنْ تَعُولُ وَالْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى. (م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : أى آدم اوغلى ! محقق مالنين فضلسنى ( صدقه اولرق ) ورمن سنيك إيجن بر خيردر . اونى ( يميب ) ألنده طوطمان إيسه سنك إيجن شردر . ( بونونله برابر ) كندنه يتجك قدارى ( نى ألنده بولندرمان ) سببيله كوتولنمزسين . ( ورميه ) ، نفقسى أؤزرينه لازم اولانلردان باشله . ورن أل ، آلان ألدن دها خيرليدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Ey Âdemoğlu! Muhakkak malının fazlasını (sadaka olarak) vermen senin için bir hayırdır. Onu (vermeyip) elinde tutman ise senin için şerdir. (Bununla beraber) kendine yetecek kadarı(nı elinde bulundurman) sebebiyle kötülenmezsin. (Vermeye), nafakası üzerine lâzım olanlardan başla. Veren el, alan elden daha hayırlıdır.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  12  Şaban   1447  Fazilet Takvim

 

HAYRET EDİLECEK BEŞ KİŞİ

 

Ebu’l-Leys es-Semerkandî rahimehullah buyurdular:

Dünyada hayret edilecek çok şey vardır. Fakat ben, en çok şu beş kişinin hâline hayret ederim:

  1. İhtiyacından fazla dünya malına sahip olan kimse ki, nasıl olur da onları, kendisine muhtaç olacağı âhiret gününe (Allâhü Teâlâ’nın rızâsı için harcayarak) ayırmaz.
  2. Konuşan bir dile sahip olan kimse ki, nasıl olur da nefsine boyun eğip Allâhü Teâlâ’yı zikirden ve Kur’ân-ı Kerîm okumaktan yüz çevirir, bundan gaflet eder.
  3. Sıhhati yerinde ve vakti de müsait iken hiç oruç tutmayan kimse ki, nasıl olur da her aydan üç gün oruç tutmaz, nafile oruçlarla vaktini değerlendirip tutacağı bu oruçların sevabını düşünmez.
  4. Sabaha kadar uyuyan kimse ki, nasıl olur da gece, iki rekât namaz kılmanın faziletini düşünmez ve gece, bir an bile kalkıp ibadetle meşgul olmaz.
  5. Dünyada yaptığı her şeyin, kıyamet gününde Allâhü Teâlâ’ya arz edileceğini bildiği hâlde, Allâhü Teâlâ’nın yasaklarını işleyip günaha cüret eden kimse ki, nasıl olur da bu âkıbeti düşünüp günahları terk etmez.

KIT’A

Sırr-ı pâk-i samediyyettir savm

İttisâf-ı melekiyyetdir savm

Nefes-i sâim için dedi Resûl

Miskden pîş-i Hudâ’da makbûl Hayriye-i Nâbî’den

(Oruç, Allâh’ın “Samediyyet” sıfatının tecelliyâtına mazhar olmaktır. Oruç, meleklerin sıfatına bürünmektir.

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, oruçlu kişinin ağzının kokusu hakkında, “Allah indinde, misk kokusundan daha makbuldür” buyurmuştur.)

Hicrî:  12 Şaban  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

30 Ocak 2026 Cuma

NAMAZ


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : صَلَاةُ الْجَمَاعَةِ أَفْضَلُ مِنْ صَلَاةِ الْفَذِّ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً. (ق)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : جماعتله قلنان نماز ، منفرد ( يالنز ) قلنان نمازدان يرمى يدى درجه دها فضيلتليدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Cemâatle kılınan namaz, münferit (yalnız) kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.”

(Müttefekun Aleyh; Sahîh-i Buhârî ve Müslim)

Hicrî:  11  Şaban   1447  Fazilet Takvim

 

NAMAZ

 

Allâhü Teâlâ’ya ve Peygamber Efendimize (s.a.v.) imandan sonra İslâm’ın şartlarının en büyüğü ve en mühimi, namazdır. Namaz, imanın alâmetidir. Bütün peygamberler, ümmetlerine, namazı en faziletli ibadet olarak bildirmişlerdir. Namazın farzları on ikidir. Namazın dışındaki farzlarına şart, içindeki farzlarına ise rükün denir.

Namazın Şartları: Hadesten tahâret, Necâsetten tahâret, Setr-i avret, İstikbâl-i Kıble, Vakit, Niyet.

Namazın rükünleri: İftitah tekbîri, Kıyam, Kırâat, Rükû, Secde, Ka’de-i Ahîre. (M. İlmihâl, Fazilet Neşriyat)

CEMAATLE NAMAZIN FAZİLETİ

Farz namazı cemaatle kılmak, sünnet-i müekkede olup münferiden kılınan namazdan 27 kat daha faziletlidir.

Selef-i Sâlihîn, namazları cemaatle kılmaya büyük ehemmiyet vermişler, hattâ iftitah tekbirinden dahi geri kalmamak için gayret etmişler, namazları mescitte beklemişlerdir. Bu ehemmiyetinden dolayı da, cemaati kaçırmayı büyük bir musibet olarak kabul etmişlerdir. Hâtem-i Esam (rah.) şöyle demiştir: Bir gün cemaatle namaza yetişemedim, sadece Ebû İshâk Buhârî gelip bana taziyede bulundu. Ona dedim ki, şâyet benim bir evladım ölmüş olsa idi, binlerce kişi taziyeye gelirdi. Ne yazık ki kişinin dini husûsunda başına gelen bir musibet, insanlar nezdinde, dünyalık bir musibetten daha hafif görülmeye başlamış, senden başka kimse gelmedi.

Rivâyet olunmuştur ki: Kıyamet gününde yüzleri yıldızlar gibi parlayan bir topluluk, mahşer meydanına gelir. Melekler, onlara, “Sizin amelleriniz ne idi?” diye sorar. Onlar, “Biz, ezanı duyduğumuz zaman cemaatle namaza yetişmek için koşarak gidip abdest alırdık; o esnada abdestten başka, dünyevî hiçbir şey bizi meşgul etmezdi.” derler.

Sonra yüzleri ay gibi parlayan bir topluluk diriltilir. Melekler, onlara da aynı şeyi sorarlar. Onlar da “Biz, namaz vakti girmeden önce abdest alırdık.” derler.

Sonra, yüzleri güneş gibi parlayan bir topluluk diriltilir. Onlar da şu cevabı verirler: “Biz, önceden abdestimizi alır ve ezanı mescitte dinlerdik.” derler.

Hicrî:  11 Şaban  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

29 Ocak 2026 Perşembe

İHLÂS VE RİYÂ


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ الْعَبْدَ إِذَا صَلَّى فِي الْعَلَانِيَةِ فَأَحْسَنَ وَصَلَّى فِي السِّرِّ فَأَحْسَنَ قَالَ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ هٰذَا عَبْدِي حَقًّا. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : محقق قل ، نمازنى هم آشكاره قلديغى زمان و همده كزلى قلديغى زمان كوزل يابارسه ، الله عز و جله ‘ إشده بو ، بنم حقيقى قولمدر . ’ بيورور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Muhakkak kul, namazını hem aşikâre kıldığı zaman ve hem de gizli kıldığı zaman güzel yaparsa, Allâh Azze ve Celle ‘İşte bu, benim hakîkî kulumdur.’ buyurur.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  10  Şaban   1447  Fazilet Takvim

 

İHLÂS VE RİYÂ

 

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:

“Kıyamet gününde bazı insanların Cennet’e götürülmeleri emredilir. Bunlar, Cennet’e yaklaşır, Cennet’in kokusunu alırlar. Cennet saraylarına ve Allâh’ın, Cennet ehli için hazırlamış olduğu nimetlere bakarlar.

Bu esnada, ‘Onları oradan uzaklaştırın! Onların orada nasibi yoktur!’ diye nidâ olunur. Bunun üzerine onlar, büyük bir üzüntü ve pişmanlıkla geri dönerler. Daha evvel hiç böyle pişmanlık ile dönen olmamıştır. Derler ki: ‘Yâ Rabbi! Keşke, dostların için hazırladığın nimetleri göstermeden bizi, doğrudan Cehennem’e atsaydın.’

Allâhü Teâlâ şöyle buyurur: ‘Ben, bunu size göstermek istedim. Siz, kimsenin görmediği yerlerde bana karşı büyük günahlar işlediniz. İnsanlarla karşılaştığınızda kalbinizdekinin aksine, amellerinizde riyakârlık yaparak kendinizi Allah’tan korkan, itâatkâr ve mütevâzı kimseler gibi gösterdiniz, insanlardan korktunuz da benden korkmadınız. İnsanları yücelttiniz de bana tazim etmediniz. İnsanlar görmesin diye günahları terk ettiniz, ama benim rızam için terk etmediniz. Bugün mükâfâttan mahrum edilmenizle birlikte, elem veren şiddetli azâbı size tattırıyorum.”

İbn-i Abbâs (r. anhümâ), Resûlullah Efendimizden (s.a.v.) şöyle rivâyette bulundu: “Allâhü Teâlâ, Adn Cenneti’ni yarattı. İçinde de hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, hiçbir beşerin hatırına gelmeyen nimetler yarattı. Sonra da, “Konuş, ey Cennet!” buyurdu. Cennet de üç defa, “Muhakkak müminler, kurtuluşa erdiler.” dedikten sonra “Muhakkak ben; cimri, münâfık ve riyakâr kimselere haramım.” dedi.

Hikmet sahibi bir zâta, “İhlâs sahibi kimdir?” diye sorulunca şöyle cevap verdi, “Günahlarını gizlediği gibi yaptığı iyilikleri de gizleyen kimsedir.”

Hicrî:  10 Şaban  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3