16 Mayıs 2016 Pazartesi

ÖMRÜN KIYMETİNİ NASIL BİLDİLER?



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ أَنْعَمَ اللهُ عَلَيْهِ نِعْمَةً فَأَرَادَ بَقَاءَهَا فَلْيُكْثِرْ مِنْ قَوْلِ لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ. (الجامع الصغير)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم  بيوردلر :" الله تعالى بر كمسيه نعمة إحسان أدر ده او كمسه او نعمتيك دوام أتمسنى إسترسه  ، لاحو  ،  دعاسنى جوق اوقوسون . "

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Allâhü Teâlâ bir kimseye nimet ihsân eder de o kimse o nimetin devam etmesini isterse ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh’ duâsını çok okusun.” (Hadîs-i Şerîf, Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Hicrî:   07  Receb  1437  Fazilet Takvimi

ÖMRÜN KIYMETİNİ NASIL BİLDİLER?


Selef-i Sâlihîn’in (Ashâb-ı Kirâm, Tâbiîn ve Evliyâ’nın) hayatlarını okuyan kimsenin ölmüş olan kalbi dirilir. İşlerin âkıbetini düşünen kimse elbette en faydalı şeylerle meşgul olur. 
Bir topluluk Ma‘rûf-i Kerhî’nin (rah.) yanında uzunca oturdu. Onlara dedi ki: 
“Kalkmak istemiyor musunuz? Hâlbuki güneşin sevki ile vazifeli melek vazifesinden bir an ayrılmaz.” (Zaman hızla akıp gidiyor). 
Ölümü vaktinde Ebûbekir Nehşelî’nin (rah.) yanına girdiler. Onu îmâ ile namaz kılarken gördüler:
“Bu hâlde de mi?” dediler, “Amel defterimi dürülmeden önce doldurmaya uğraşıyorum” dedi. 
Ebûbekir Attâr anlattı: 
Vefâtı vaktinde Cüneyd-i Bağdâdî’nin (rah.) yanında idim. Hasta idi ve oturarak zahmetle namaz kılıyordu. Ruh ayaklarından çekilip hareket ettiremeyinceye kadar böyle devam etti. Ayakları hep yara bere içinde idi. Onu gören biri:
“Bu ne hâl” dedi, o “Bunlar nimetlerdir” dedi. Namazı bitince mürîdlerinden ve evliyadan Cüreyrî ona “Biraz yatsanız” dedi, o “Allahü Ekber, Ey Ebû Muhammed, hesâba çekileceğimiz vakitleri boşa geçirmemeliyiz” dedi. Ruhu tamamen çıkıncaya kadar böyle devam etti.

BEYİT

Dersen, olayım kemâli hâiz,
Tazyî-i zemânı görme câiz
            (Muallim Nâcî)
(Kemâl sâhibi olmak istersen, vakti zâyi etmeyi câiz görme.)
Hicrî:   07  Receb  1437  Fazilet Takvimi



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder