7 Şubat 2016 Pazar

TEVESSÜL



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ زَارَ قَبْرِي وَجَبَتْ لَهُ شَفَاعَتِي. (هب)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم  بيوردلر :  " كم بنم قبرمى زيارت أدرسه ، اونه شفاعتم واجب اولور ."   
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Kim benim kabrimi ziyâret ederse, ona şefâatim vâcib olur.” 
(Hadîs-i Şerîf, Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)
Hicrî: 23  Rebîulâhir  1437  Fazilet Takvimi  

TEVESSÜL


Tevessül, vesîle: Allâhü Teâlâ’nın, kendisine yaklaşmak için sebep ve ihtiyaçların görülmesine vâsıta kıldığı her şeydir.
Silsile-i Sâdât-ı Nakşibediyye’den Muhammed Mazhar (k.s.) Hazretleri buyurdu: Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz’in kabr-i şerîfleri huzurunda durmak ve ona salât ve selâm getirmek, onun Hak Teâlâ nezdindeki yüce makâmı ile tevessül ederek ondan yardım ve şefâatini istemek, en makbul, sevâbı en çok ümîd olunan ve Hak Teâlâ’ya yaklaştıran büyük amellerdendir. Yine Resûlullâh’ın Ashâbı, Ehl-i Beyti ve ümmetinin evliyâsı ile tevessül etmek onları vesile kılmak da böyledir. Allâme Kastalânî (rh.) Mevâhib-i Ledünniyye’de “Kim bundan başka sûrette inanır (tevessülü inkâr eder)se İslâm bağını boynundan çıkarmış; Allâhü Teâlâ’ya ve Resûlüne ve (ehl-i sünnet) âlimlerine muhâlefet etmiş olur” demiştir.
İslam târihinde tevessülün örnekleri vardır: Hicretin 18. (M. 639) senesinde Hz. Ömer’in halifeliği zamanında Arab Yarımadası’na yağmur yağmadı. Yerler kurudu; toprak, kül gibi rüzgârla uçar oldu. İnsanlar, hayvanlar aç kaldı.
Hazret-i Ömer (r.a.), komşu vilâyetlerdeki vâlilerden yardım istedi. Evvela Sûriye emîri Ebû Ubeyde (r.a.) Hazretleri, dört bin yük zahîre gönderdi. Filistin emîri Amr bin Âs (r.a.) Hazretleri Mısır’dan zahîre tedarik ederek Kızıldeniz’den gemilerle gönderdi. Böylece Medîne-i Münevvere’de bolluk oldu.
Sonra Hazret-i Ömer (r.a.) insanlar ile beraber yağmur duâsına çıktı ve Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Hazretleri’nin amcası Abbas (r.a.) Hazretleri’nin elinden tuttu: “Yâ Rabbi! Peygamberinin amcası ile sana tevessül eder, sana yaklaşırız” diyerek diz çöktü, dua ve niyaza başladı. Hazret-i Abbas da Cenab-ı Hakk’a yalvarıyor ve gözyaşları sakalından aşağı dökülüyordu. Hazret-i Ömer de diz çöküp duruyordu. Derhal bulutlar belirdi, yağmur yağmağa başladı.
Bu hâdise ile Peygamber Efendimiz’e yakınlığın halk nazarında şan ve şerefi çoğaldı. Herkes teberrüken Hazret-i Abbas’ın eteklerine yapışır oldu.
Hicrî: 23  Rebîulâhir  1437  Fazilet Takvimi  



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder