7 Şubat 2016 Pazar

ALLAH’TAN HAKKI İLE ANCAK ÂLİMLER KORKAR...”



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: كَفَى بِالْمَرْءِ عِلْمًا أَنْ يَخْشَى اللهَ وَكَفَى بِالْمَرْءِ جَهْلًا أَنْ يَعْجَبَ بِعِلْمِهِ. (مي)
بيغمبر أفندمز صلى الله عليه وسلم  بيوردلر :  "  بر كمسيه ، علم اولراق الله تعالى دان قورقماسى يتر . جهالت اولراقده علمنى بكنمسى يتر ."      
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Bir kimseye, ilim olarak Allâhü Teâlâ’dan korkması yeter. Cehâlet olarak da ilmini beğenmesi yeter.” 
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Dârimî)
Hicrî: 22  Rebîulâhir  1437  Fazilet Takvimi  

“ALLAH’TAN HAKKI İLE ANCAK ÂLİMLER KORKAR...”


Emevî halîfesi Ömer ibn-i Abdülaziz’in zevcesi Fâtıma (rah.) şöyle anlatır:
“Bir gün Ömer İbn-i Abdülaziz’i seccâdesinin üzerine oturmuş, ellerini yanağına koymuş, gözyaşları sakalının üzerine akarken gördüm.
“Ey müminlerin emîri, yeni bir hâdise mi oldu?” diye sordum. Dedi ki:
“Ey Fâtıma, yeryüzündeki bütün Ümmet-i Muhammed’in mesûliyetini üzerime aldım. İçlerinde aç kalmış fakirler, zavallı hastalar, muhtaçlar, çok gayretli gaziler, zulme uğramış olanlar var, garip ve esirler var, yaşlılar, çoluk çocuğu çok olanlar ve daha nice yardıma muhtaç çaresizler var.
Biliyorum ki kıyâmet gününde Rabbim onları benden soracak, davacım Muhammed Mustafa (s.a.v.) olacak. Kurtulamazsam hâlim ne olur, diye düşünüyor, kendime acıyıp ağlıyorum.” (Târih-i Dimaşk)

AYASOFYA’DA İLK EZÂN (M. 717)

Molla İdrîs-i Bitlisi’nin Tevârîh-i Âl-i Osmân kitabında şöyle geçer:
Emevî halîfelerinden Abdülmelik bin Mervan, oğlu Mesleme’yi büyük bir ordu ile Kostantıniyye’nin (İstanbul) fethine gönderdi.
İslam askeri uzun müddet muhâsara ettiyse de Kayser’in taht şehrinin surları sağlam ve askerleri de kalabalık olduğundan fetih mümkün olmadı. Bizanslılar çok zâyiat verdikten sonra Emir Mesleme’nin tek başına şehre girip Ayasofya’da bir kere ezan okuması şartıyla sulh yapıldı. Mal vesâir başka bir şey istenmedi.
Mesleme, Ayasofya’ya girip yüksek sesle Ezân-ı Muhammedî okuduktan sonra Şam’a döndü. (Nişancızâde, Mir’ât-ı Kâinât)
Hicrî: 22  Rebîulâhir  1437  Fazilet Takvimi  




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder