7 Eylül 2013 Cumartesi

HZ. MÛSA ALEYHİSSELÂM



Hadîs-i Şerîf:
 “Allâhü Teâlâ’nın fazlından ve ihsânından isteyiniz. Zira Allâh azze ve celle kendisinden istenilmesini sever. İbâdetlerin en faziletlisi (belâ ve sıkıntılar karşısında sabrederek) sıkıntıdan kurtulmayı beklemektir.” 
 (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
Hicrî:28 Şevval 1434   •Fazilet Takvim

HZ. MÛSA ALEYHİSSELÂM


Hz. Mûsa, Mısır’da doğmuştur, Benî İsrail’den İmran’ın oğludur. İsrâiloğulları, on iki kabile idi. Mısır’da olmaları Mısır'ın eski ahâlisi olan Kıptîlerin hoşuna gitmiyor, onlara zahmet veriyorlar, çıkıp gitmelerine de mâni oluyorlardı.

Bir gün Mısır kâhinlerinden biri, “Benî İsrail'den gelecek bir çocuk Mısır devletinin batmasına sebep olacak” diye Firavun'a, yani Kâbus ibn Mus'ab adındaki Mısır hükümdarına haber vermiş, Firavun da Benî İsrail'in yeni doğan çocuklarını öldürmeye başlamıştı. İşte bu sırada Hz. Mûsa doğdu. Validesi onu bir sandık içine koyarak Nil ırmağına bıraktı. Bu sandığı Firavun'un zevcesi Âsiye buldu, içinden güzel ve bir nur hâlinde çıkan masum çocuğu pek sevip kendisine evlat edindi. Hz. Musa'nın validesi de bir yolunu bularak kendisini yavrusuna sütanne tâyin ettirdi.

Hz. Mûsa, kendi düşmanının sarayında büyüdü. Şuayb aleyhisselâmın kızı Safura ile evlendi. Tur dağında Allâhü Teâlâ'nın tecellîsine mazhar oldu, kendisine peygamberlik verildi. Büyük kardeşi Harun aleyhisselâm ile beraber Firavun'u dine davet ile emrolundular.

Hz. Mûsa'nın eli ay gibi parlar, elindeki asa da dilediği vakit büyük bir ejderhâ kesilirdi. Firavun bu mucizeleri sihir sandı, sihirbazları topladı. Sihirbazlar Hz. Mûsa'nın asa mucizesini görünce bunun bir sihir olmadığını derhal anladılar hepsi de iman ettiler.

Firavun Hazret-i Mûsa'nın bu mucizelerini gördüğü halde yine iman etmedi. Nihayet, Musa aleyhisselâm bir gece Benî İsrail'i alıp Mısır'dan çıktı, Süveyş denizi bir mucize olarak yarıldı, on iki yola ayrıldı. Benî İsrail'in on iki kabilesi bu yollardan karşı yakaya geçtiler. Bunları takip eden Firavun ile ordusu ise suların tekrar kapanması üzerine boğulup gittiler. Yalnız Firavun'un cesedi suların çarpmasıyla sahile atılmış idi.

Mûsa aleyhisselâm Benî İsrail ile beraber Tih sahrasına gelmişti. Onları burada bırakan Hz. Musa Tûr dağına gitti. Orada kırk gün kadar Hak Teâlâ'ya ibâdette, münâcâtta bulundu. Allâhü Teâlâ ile kelam; konuşma şerefine nail oldu, bu sebeple kendisine Kelîmullah denir. Hz. Mûsa'ya Tevrat kitabı verildi.
Mûsa aleyhisselâm, Ken'an hududuna yakın bir mahalde yüz yirmi yaşında vefat etmiştir. 
Hicrî:28 Şevval 1434   •Fazilet Takvim


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder