15 Eylül 2013 Pazar

CEHENNEMDEN UZAKLAŞTIRIP CENNETE GİRDİREN AMEL



Hadîs-i Şerîf:

رقم الحديث: 513
)
حديث مرفوع( أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ ، قَالَ : حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ ، قَالَ : حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ ، قَالَ : حَدَّثَنَا هَمَّامٌ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ أَبِي مَيْمُونَةَ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، قَالَ : قُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ أَخْبِرْنِي بِشَيْءٍ إِذَا عَمِلْتُهُ أَوْ عَمِلْتُ بِهِ دَخَلْتُ الْجَنَّةَ ، قَالَ : " أَفْشِ السَّلامَ ، وَأَطْعِمِ الطَّعَامَ ، وَصِلِ الأَرْحَامَ ، وَقُمْ بِاللَّيْلِ وَالنَّاسُ نِيَامٌ ، تَدْخُلِ الْجَنَّةَ بِسَلامٍ "
 “Yemek ikram etmek ve selâmı yaymak cennete girdirir.” 
(Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)
Hicrî:9 Zilkâde 1434   •Fazilet Takvim

CEHENNEMDEN UZAKLAŞTIRIP CENNETE GİRDİREN AMEL


Muâz bin Cebel (r.a.) hazretleri buyurdular:
“Yâ Resûlallâh, bana bir amel bildiriniz ki beni cennete soksun, cehennemden uzaklaştırsın.” dedim. Buyurdular ki:
“Muhakkak sen pek büyük ve güç bir işden suâl ettin. Lâkin muhakkak o amel Cenâb-ı Hakk’ın kolaylaştırdığı kimseye pek kolaydır.
Allâh’a ibâdet edersin, ona hiçbir şeyi şirk koşmazsın, namazını dosdoğru kılar, zekâtını verirsin, Ramazân orucunu tutarsın, Beytullâhı haccedersin.” Sonra buyurdular:
“Sana hayrın kapılarını göstereyim mi?
Oruç kalkandır, sadaka suyun ateşi söndürdüğü gibi hatâları söndürür, kişinin gecenin ortasında kıldığı namaz da hataları söndürür.” Sonra secde sûresinin 16 ve 17. Âyetlerini okudular.
 تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ    
Meâli: “Yanları yataklardan uzaklaşır (gece kalkar teheccüd namazı kılarlar) korku ve ümid içinde Rablerine duâ ederler ve onlar kendilerine verdiğimiz rızıklardan hayra harcarlar.
  فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَّا أُخْفِيَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَاء بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
 O (yataklarını terk ederek ibadet edenlere) mükafat olarak nelerin gizlenmiş olduğunu artık hiç bir kimse bilmiyor.” Sonra buyurdular:
“Sana işin başını ve en zirvesini bildireyim mi?”
“Evet, Yâ Resûlallâh” dedim, buyurdular ki:
“İşin başı İslâm (kelime-i şehâdeti söyleyerek imanı izhar etmek, açıklamak)tır, direği namazdır, en zirvesi ise cihâddır.” Sonra buyurdular:
“Sana bütün bunların itimad ettiği, dayandığı şeyi bildireyim mi”,
“Evet, Yâ Resûlallâh” dedim. Mübarek dilini tuttular ve
“İşte buna sâhip ol” buyurdular.
“Yâ Resûlallâh, bizler söylediklerimizden mes’ülmüyüz.” dedim. Buyurdular ki:
“Anan seni kaybetsin, insanları yüzleri üzere yahud burunları üzere ateşe atan ancak (küfür ve yalan söylemek, söğmek, lânet, iftirâ, gıybet, dedikodu etmek ve benzeri gibi) dillerinin yaptıkları değil midir?”
Hicrî:9 Zilkâde 1434   •Fazilet Takvim


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder