17 Kasım 2014 Pazartesi

KABİR AZÂBINDAN KURTULUŞ



Hadîs-i Şerîf:
"Muhakkak Allâhü Teâlâ, yeryüzündekilerin duâsından dolayı kabirdekilere dağlar kadar rahmet verir. Dirilerin ölülere hediyeleri onlar için istiğfar ve sadakadır."
(Hadîs-i Şerîf, Kenzü 'l-Ummâl)
Hicrî:24  Muharrem  1435   •Fazilet Takvimi

KABİR AZÂBINDAN KURTULUŞ

Günahkârlara kabir azabı ittifakla haktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):
"Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur." buyurmuştur.
Diğer bir hadîs-i şerîfte de: "Kabir, âhiret menzillerinin evvelidir. Kim ondan kurtulursa sonraki daha kolay olur. Eğer kurtulamaz ise ondan sonrası daha şiddetli olur." buyurulmuştur. Fakîh Ebu'l-Leys merhûm şöyle buyurdu:
"Her kim kabir azâbından kurtulmak isterse dört şeye devam etsin, dört şeyden de uzak dursun. Devam edeceği dört şey şunlardır:
Namazlarını (vaktinde ve ta'dil-i erkân ile kılarak) muhafaza etmek, Sadaka vermek,
Kur'ân-ı Kerîm okumak ve çok tesbih (Allâhü Teâlâ'yı zikir) etmektir.
Muhakkak tesbih kabri aydınlatır ve genişletir.
Kaçacağı dört şey de şunlardır:
Yalandan,
Hıyânetten,
Koğuculuk yapmaktan ve vücudunda ve elbisesinde idrardan sakınmaktır. Hadîs-i Şerîfte "İdrar (sıçramasın)dan sakınınız. Zîrâ kabir azâbının çoğu ondandır." buyurulmuştur.

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR 

Selçukluların kurucusu Selçuk Bey vefatına yakın oğullarını huzuruna çağırdı ve oğlu Aslan Bey'e bir ok vererek kırmasını istedi. Aslan Bey bu oku kırdı. İki oku bir arada verdi, ikisini de kırdı. Daha sonra oğluna bir deste ok verdi ve bunları kırmasını istedi. Oğlu bu okları kıramayınca oğullarına şu nasihatte bulundu: "Eğer birbirinizden ayrılırsanız şu bir veya iki ok gibi mahvolur gidersiniz. Ama birlik olur bir demet ok gibi olursanız ayakta kalırsınız. Kimse sizi yenemez."
Hicrî:24  Muharrem  1435   •Fazilet Takvimi




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder