26 Ekim 2013 Cumartesi

GÜZEL AHLÂKTAN ŞÜKÜR



Hadîs-i Şerîf:

حَدَّثَنَا ‏مَنْصُورُ بْنُ أَبِي مُزَاحِمٍ ‏قَالَ : حَدَّثَنَا ‏‏أَبُو وَكِيعٍ الْجَرَّاحُ بْنُ مَلِيحٍ ‏، ‏عَنْ ‏ ‏أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ ‏، ‏عَنِ ‏‏الشَّعْبِيِّ ‏، ‏عَنِ ‏‏النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ ‏قَالَ ‏: قَالَ النَّبِيُّ ‏صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏عَلَى الْمِنْبَرِ ‏‏:
 " مَنْ لَمْ يَشْكُرْ الْقَلِيلَ لَمْ يَشْكُرْ الْكَثِيرَ ، وَمَنْ لَمْ يَشْكُرْ النَّاسَ لَمْ يَشْكُرْ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ ، وَالتَّحَدُّثُ بِنِعْمَةِ اللَّهِ شُكْرٌ وَتَرْكُهَا كُفْرٌ ، وَالْجَمَاعَةُ رَحْمَةٌ وَالْفُرْقَةُ عَذَابٌ .
 “Aza şükretmeyen, çoğa da şükretmez. İnsanlara teşekkür etmeyen Allâhü Teâlâ’ya da şükretmez. Allâhü Teâlâ’nın ni’metlerini söylemek, şükür; söylememek ise nankörlüktür. Cemaatle beraber olmak rahmet, tefrikaya düşmek azabtır.” 
(Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Hicrî:21 Zilhıcce 1434   •Fazilet Takvim

GÜZEL AHLÂKTAN ŞÜKÜR


Şükür üç kısımdır:
1- Nimetleri verenin Allâhü Teâlâ olduğuna inanmak.
2- Nimeti veren  Allâhü Teâlâ’ya, diliyle hamd ve senâ etmek.
3- Güzel ameller işleyerek, bu nimetleri veren Cenâb-ı Allâh'ın emirlerine uymak.
Birinci kısım:
Nimet veren Allâhü Teâlâ'yı, kalbiyle tasdik ederek, verdiği nimetlerin şükrünü edâ etmekten âciz olduğunu itiraf ve kavuştuğu nimet az bile olsa onu çok kabul edip kıymetini anlamaya çalışmaktır.
İkinci kısım:
Nimeti veren Cenâb-ı Allah hakkında açıkça hamd etmek, senâ etmek; her şeyin onun mülkü olduğunu bilmek; verdiği nimetlere ve ihsanlara şükretmek.
Üçüncüsü: Nimetleri veren Hak Teâlâ'ya itâat; emir ve yasaklarıyla amel ve hareket; kavuştuğu nimetlerden fakirlere ve zayıflara yardım eylemektir.
Âlimler demiştir ki:
• Nimet, şükür ile bâki kalır ve devam eder; nankörlük ile de kaybolur.
• Şükür, nimetin bağıdır.
• Şükür, bir ağaçtır ki, meyvesi nimettir ve o nimeti korur.
• Bir kimse nimetlere nankörlük ederse, o nimetlerin artmasından mahrum olur.
Hz. Ali (kerremallâhü vecheh) buyurdular:
“Bir kimse ki, nimeti şükür ile taleb ediyor, yani nimetin şükrünü edâ etmeye devam ediyor, o kimse nimetin helâk ve telef olması korkusunu çekmez.”
لَئِن شَكَرْتُمْ لأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٌ
“Eğer şükrederseniz, elbette size artırırım ve eğer nankörlük ederseniz haberiniz olsun ki azâbım çok şiddetlidir.” mâlindeki İbrahim sûresinin 7. ayetinin hitâbına muhatab olan İsrâiloğulları, nimete şükretmiş olsalardı, nimetleri çoğalırdı. Lâkin nimete nankörlük ettiler, onun için nimetleri yok oldu.
Hicrî:21 Zilhıcce 1434   •Fazilet Takvim



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder