18 Mayıs 2017 Perşembe

CEYŞ-İ USRET (TEBÜK) MÜCAHİTLERİNİN TEÇHİZİ



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا تَلِفَ مَالٌ فِي بَرٍّ وَلَا بَحْرٍ إلَّا بِحَبْسِ الزَّكَاةِ. (الجامع الصغير)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر ."     قراده و دنزده مال ، آنجق زكاتيك ورلمه مسى سببيله تَلَفْ اولور ."

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Karada ve denizde mal, ancak zekâtın verilmemesi sebebiyle telef olur.” 
(Hadîs-i Şerîf, Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Hicrî:   22  Şaban   1438  Fazilet Takvimi 

CEYŞ-İ USRET (TEBÜK) MÜCAHİTLERİNİN TEÇHİZİ


Hazret-i Osman (radıyallâhü anh) İslâm askerini Tebük Gazâsı'nda techîz etti. Ticâret develerini, semerleri ve çulları ile beraber verdi.
Abdurrahman bin Semura (radıyallâhü anh) dedi ki: Ceyş-i Usret'te (Tebük Gazâsı'nda) Hazret-i Osman, bin dinar ile gelip altınları Resûlullâh'ın (sallallâhü aleyhi ve sellem) kucağına döktüğünü gördüm. Resûlullah mübârek eli ile altınları karıştırdı ve “Bundan sonra yaptıkları Osman'a zarar vermez.” buyurdu.
Abdurrahman bin Avf (r.a.), Resûlullâh'ın (sallallâhü aleyhi ve sellem) huzûruna dört bin dirhem getirdi ve dedi ki: “Yanımda sekiz bin dirhem vardı. Dört bin dirhemi kendime ve âileme alıkoydum. Dört bin dirhemi Rabbime ödünç verdim.”
Resûl-i Ekrem (sallallâhü aleyhi ve sellem) ona buyurdu ki: “Evinde bıraktığına ve borç verdiğine, Allâhü Teâlâ bereket versin!”
Bu iki zat hakkında “Allah yolunda mallarını sarf eden sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayan, gönül incitmeyenlerin Rableri katında ecirleri vardır. Onlara bir korku yoktur. Onlar mahzun olmayacaktır.” meâlinde-ki Bakara Sûresi'nin 262. âyet-i kerîmesi nazil oldu.
İmâm Begavî Mesâbîh kitabında Abdurrahman bin Hab-bâb'dan (radıyallâhü anh) şu hadîs-i şerifi rivâyet etti: “Abdurrahman (r.a.) şöyle dedi: Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) nasîhat edip, Ashâb-ı Kirâm'ı Tebük Gazâsı'na teşvik ettiklerinde ben orada idim.
Hazret-i Osman (radıyallâhü anh) kalkıp dedi ki: Yâ Resûlallah! Allah yolunda yüz deveyi, palan ve semerleri ile ben hazırlayayım! Sonra Fahr-i âlem (sallallâhü aleyhi ve sellem) yine teşvîk ettiler. Hazret-i Osman (radıyallâhü anh) yine kalkıp “Yâ Resûlallah! Allah yolunda üç yüz deveyi, palan ve semerleri ile ben karşılayayım!” dedi.
Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) minberden indi ve “Bundan sonra Osman, nâfile bir amel işlemese de, bir be'is yoktur. Zîrâ yaptığı bu iyilik ona bütün nâfileler yerine geçer.” buyurdular. (Menâkıb-ı Çâryâr-ı Güzîn)
Hicrî:   22  Şaban   1438  Fazilet Takvimi 


SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder