28 Aralık 2025 Pazar

TEVBE ETMEK HER MÜSLÜMANA FARZDIR


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا مِنْ رَجُلٍ يُذْنِبُ ذَنْبًا ثُمَّ يَقُومُ فَيَتَطَهَّرُ ثُمَّ يُصَلِّي ثُمَّ يَسْتَغْفِرُ اللهَ إِلَّا غَفَرَ اللهُ لَهُ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : ( مؤمن ) بر كمسه ، بر كوناح إشلسه ، دها صوكره بوندان ( بشمان اولوب ) قالقب عبدست آلسا ، صونره ده إيكى ركعت نماز قلارق الله تعالى دان مغفرت طلب أتسه ، محقق الله تعالى ، اونى مغفرت بيورور . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  (Mümin) bir kimse, bir günah işlese, daha sonra bundan (pişman olup) kalkıp abdest alsa, sonra da iki rekât namaz kılarak Allâhü Teâlâ’dan mağfiret talep etse, muhakkak Allâhü Teâlâ, onu mağfiret buyurur.”

 (Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  08  Receb   1447  Fazilet Takvim

 

TEVBE ETMEK HER MÜSLÜMANA FARZDIR

 

Tevbe, dinin çirkin gördüğü ve yasakladığı şeyleri terk edip övdüğü ve izin verdiği şeylere dönmektir. Günahlar ve isyanlar, helâk eder, Allâhü Teâlâ’dan ve Cennet’ten uzaklaştırır; onları terk etmek de Allâhü Teâlâ’ya ve Cennet’e yaklaştırır.

Nitekim Nûr Sûresi’nin 31. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “…Ve ey müminler! Allâhü Teâlâ’ya hepiniz tevbe edin ki felâh bulasınız.” buyurulmuştur.

Her Müslümanın tevbe etmesi farz-ı ayındır. İnsanoğlundan hiç kimsenin tevbeden müstağni kalması, ona muhtaç olmaması aslâ düşünülemez. Çünkü her insan, az veya çok, âzâlarıyla günah işler. Yine, kalbiyle günaha düşmekten de kurtulamaz. Bundan da kurtulsa şeytanın, kendisini, Allâhü Teâlâ’yı zikirden alıkoymak için verdiği çeşitli vesveselerden kurtulamaz. Şâyet bundan da kurtulmuş olsa, Allâhü Teâlâ’yı, sıfat ve fiilleriyle bilmek husûsunda gaflet ve kusurlardan kurtulamaz. Bunların hepsi, müminin hâline ve bulunduğu makama göredir.

Bu sebeple bütün müminler, tevbeye muhtaçtır. Ancak herkesin makamına göre bu tevbede farklılık vardır. Avâmın tevbesi, günahlardandır, havâssın tevbesi gaflettendir, havâss-ı havâssın tevbesi ise, kalbin mâsivallâha; Allâhü Teâlâ’dan başka şeylere meyletmesindendir.

Peygamberler aleyhimüsselâm da tevbe etmişlerdir. Nitekim Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), “Muhakkak ben, Allâhü Teâlâ’ya, günde yüz defa istiğfâr ederim.” buyurmuşlardır. Âdem aleyhisselâm, şeytanın aldatmasından sonra tevbe etmiştir. Nuh, İbrahim, Musa, Dâvûd, Süleyman aleyhimüsselâm hazretleri de tevbe etmiş ve mağfiret talep etmişlerdir.

Hâsılı her Müslüman, tevbe etmeli ve tevbeyi geciktirmemelidir. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), “İleride tevbe ederim diyenler helâk oldu.” buyurmuşlardır.

Lokman Hakîm de oğluna şöyle nasihat etmiştir: “Oğlum, tevbeyi yarına bırakma. Zira ölüm, sana ansızın geliverir.”

Hicrî:  08 Receb  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder