قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : لَيْسَ مِنَّا مَنْ تَشَبَّهَ بِغَيْرِنَا. (ت)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : بزدن اولمايانلره بنزميه جالشان بزدن دكلدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Bizden olmayanlara benzemeye çalışan, bizden değildir.”
(Sünen-i Tirmizî)
Hicrî: 11 Receb 1447 Fazilet Takvim
FARZLARI EDÂ ETMENİN FAZİLETİ
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, nafile ibadetlere nispetle farz ibadetlerin kıymetini, mektuplarında şöyle ifade etmiştir:
“Biliniz ki Allâhü Teâlâ’ya yaklaştıran ameller, ya farzlardır ya da nafilelerdir. Ancak farzların yanında nafilelerin hiç kıymeti yoktur. Çünkü herhangi bir vakitte, farzlardan birini edâ etmek, bin sene nâfileleri edâ etmekten daha faziletlidir. Bu nafileler, her ne kadar hâlis bir niyetle yapılsa da namaz, oruç, zikir, fikir ve bunların benzeri hangi nâfile olursa olsun hepsi için hüküm böyledir. Farzları edâ ederken, bu farzın sünnetlerinden bir sünnete, edeplerinden bir edebe riâyet etmenin hükmü de böyledir; yani bin senelik nâfileleri edâdan daha faziletlidir.” (1/m. 29)
“Zekât niyetiyle bir fakire bir kuruş vermek, başka bir niyetle binlerce kuruş vermekten daha faziletlidir. Zira bu, bir farzın edâsıdır, diğeri ise bir nafileyi yerine getirmektir. Farzı edâ etmeye nispetle nafileleri yerine getirmenin kıymeti ve itibarı yoktur. Keşke nafile için, farzlara nispetle okyanusta bir damla hükmü olsaydı. Farzları edâyı bıraktırıp nafileleri yapmaya sevk etmek, zekâtı vermekten yüz çevirtmek, melun şeytanın hilelerindendir.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, Fazilet Neşriyat, c. 3, m. 17)
MÜŞRİKLERE BENZEMEKTEN KAÇINMAK
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:
“Bizden başkasının âdeti ile amel eden, bizden değildir.”
“Müşriklerin âdetlerine muhalefet ediniz.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kâfirlere ve ehl-i bidate buğzetmeyi biz ümmetine emretti ki onlarla ülfet etmeyelim, onlar da bizimle ülfet etmesinler. Çünkü insanın tabiatı, başkasından huy kapar.
Akîl bin Müdrik es-Sülemî dedi ki: Allâhü Teâlâ, Benî İsrâîl peygamberlerinden birine şöyle vahyetti: Kavmin, benim düşmanlarımın yemeklerinden yemesinler, içeceklerinden içmesinler. Suretlerini ve şekillerini onlara benzetmesinler, yoksa kavmin de benim düşmanlarımdan olur.
Huzeyfetü’l-Marʻaşî (rah.) dedi ki: “Fâcir ve sefihlerin hediyelerini almaktan sakınınız. Çünkü onu yediğinizde, onların kötü amellerine, sizin razı olduğunuzu zannederler.”
Hicrî: 11 Receb 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder