26 Aralık 2025 Cuma

HAKÎKÎ VE KÂMİL BİR MÜSLÜMAN OLMAK


قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : وَمَثَلُكُمْ كَمَثَلِ رَجُلٍ أَوْقَدَ نَارًا فَجَعَلَ الْجَنَادِبُ وَالْفَرَاشُ يَقَعْنَ فِيهَا وَهُوَ يَذُبُّهُنَّ عَنْهَا وَأَنَا آخِذٌ بِحُجَزِكُمْ عَنِ النَّارِ وَأَنْتُمْ تَفَلَّتُونَ مِنْ يَدِي. (م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : بنم و سزين مسلنز ، آتش ياقمش اولان بر زاتيك مسلسى كبدر . آغوستوس بوجكلرى و بروانلر ، او آتشه دوشميه باشلرلر . او زاتده اونلره مانى اوليور ( دوشمملرى إيجن جالشيور ) بن ده ( او آتشه ، جهنمه دوشميك ديه ) سزيك بلنزدن طوطويورم . حالبوكى سز ، ، ألمدن قاجمايا جالشيورسونز . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Benim ve sizin meseliniz; ateş yakmış olan bir zâtın meseli gibidir. Ağustos böcekleri ve pervaneler, o ateşe düşmeye başlarlar. O zât da onlara mâni oluyor (düşmemeleri için çalışıyor). Ben de (o ateşe, Cehennem’e düşmeyin diye) sizin belinizden tutuyorum. Hâlbuki siz, elimden kaçmaya çalışıyorsunuz.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  06  Receb   1447  Fazilet Takvim

 

HAKÎKÎ VE KÂMİL BİR MÜSLÜMAN OLMAK

 

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem bir hadîs-i şerîflerinde: “…Allâhü Teâlâ, dünyayı, sevdiğine de sevmediğine de verir. Dini ise ancak sevdiği kişiye verir. Allâhü Teâlâ, her kime dini vermişse muhakkak onu sevmiştir. Nefsim kudretinde bulunan Allâhü Teâlâ’ya yemin ederim ki bir kulun kalbi ve lisanı Müslüman olmadan, kendisi Müslüman olamaz. Komşusu, onun şerrinden emin olmadıkça hakikaten iman etmiş olmaz.” buyurmuşlardır.

İnsanın her şeyi, diline ve kalbine bağlıdır. Lisanın Müslüman olması demek, onun sebebi ile insanı helâke götürecek âfetlerden menetmektir. Bu ise çok zordur. Kalbin Müslüman olması ise, onu bâtıl itikadlardan, bidatlerden ve kötü ahlâktan temizlemektir. Bundan sonra da kalp ve lisanı, din ve dünya cihetinden güzel şeylerle süslemektir.

Allâhü Teâlâ, fâni ve alçak olan dünyanın rızıklarını, Süleyman aleyhisselâm ve Hazret-i Osman (r.a.) gibi enbiyâ ve evliyadan sevdiği kimselere verdiği gibi Firavun ve Hâmân gibi sevmediği kimselere de vermiştir. Nitekim İsrâ Sûresi 20 ve 21. âyet-i kerîmelerinde -meâlen-: “Her birine, onlara da, bunlara da (Dünyayı veya âhireti isteyenlerin her birine) Rabb’inin ihsânından birbiri ardınca veririz. Rabb’inin ihsânı (kimseden) menedilmiş değildir. Bak! Onların bazısını bazısı üzerine nasıl üstün kılmışızdır. Ve elbette ki, âhiret, dereceler itibarıyla daha büyüktür ve üstünlük itibarıyla da daha büyüktür.” buyurulmuştur.

Kendisine kul denilebilecek vasıfta hakîkî ve kâmil bir Müslüman olmak için, kişinin kalbinin ve lisânının Müslüman olması gerekir. Yani güzel ahlâkın merkezinde, günahları terk etmek ve kalp ile lisanı güzelleştirmek vardır. Ahlâkın membaı bunlardır ve biri, diğerine tercümandır. Bir kap, içinde ne varsa dışına onu sızdırır.

Ey Allâh’ım! Ahlâkımızı güzelleştir ve rızkımızı, temiz ve helâlinden kıl.

Hicrî:  06 Receb  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder