8 Ağustos 2015 Cumartesi

RESÛLULLÂH’IN (S.A.V.) BİR MUCİZESİ



...أَنَّ أَهْلَ مَكَّةَ سَأَلُوا رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْ يُرِيَهُمْ آيَةً فَأَرَاهُمْ اِنْشِقَاقَ الْقَمَرِ. (ق)
" مكه لى لر رسول الله ( صلى الله عليه وسلم ) دن كنديلرينه بر معجزه كوسترمسينى إسته ديلر. رسول الله ده ( صلى الله عليه وسلم ) اونلره آين إيكيه بولونوشونى كوستردى ."
Mekkeliler Resûlullâh (s.a.v.)’den kendilerine bir mucize göstermesini istediler. Resûlullâh da (s.a.v.) onlara ayın ikiye bölünüşünü gösterdi.” 
(Hadîs-i Şerîf, Müttefekun aleyh)
Hicrî: 19 Şevval  1436   Fazilet Takvimi 

RESÛLULLÂH’IN (S.A.V.) BİR MUCİZESİ


Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle anlatmıştır: Kendisinden başka ilah olmayan Allâh’a yemin ederim ki, ben açlıktan bazan karnıma taş bağlardım. Bir gün Resûlullâh’ın (s.a.v.) ve Ashâb’ının mescidden çıkıp geçtikleri yol üzerine aç ve mecalsiz oturdum… Resûlullâh (s.a.v.) uğradı. Bendeki halsizliği, yüzümdeki açlığı görünce tebessüm etti ve ‘Ey Ebû Hüreyre! Ardım sıra gel’ buyurup yürüdü. Ben de onu takip ettim. Hâne-i Saâdete girdi. Ben de izin istedim, izin verildi. Resûlullâh (s.a.v.) hâne-i saâdette bir bardak süt buldu. ‘Bu süt nereden geldi?’ diye sordu. ‘Falanca hediye etti’ dediler. Resûlullâh (s.a.v.): ‘Ey Ebû Hüreyre! Haydi, Suffe’ye git, onları bana çağır’ buyurdu…
Kendi kendime: ‘Suffe halkı için şu bir bardak süt nedir ki? Suffe halkı şimdi gelip onlara dağıttığımda bu bir bardak sütten bana ne düşecek?’ diye endişeleniyordum. Fakat Allâh’a ve Resûlullâh’a itaatten başka çâre olmadığından gittim, onları davet ettim. Geldiler, izin istediler, izin verildi ve Hâne-i Saâdet içinde baştanbaşa yer aldılar. Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v.):
‘Ey Ebû Hüreyre! Şu süt bardağını al, müsafirlere ver’ buyurdu. Ben de bardağı alıp vermeye başladım. Bir kişiye veriyorum, o kanıncaya kadar içiyor, sonra bardağı bana veriyordu. Ben de alıp diğer bir kişiye veriyordum. O da kanıncaya kadar içiyor, sonra bardağı bana veriyordu. Bu suretle hepsi kana kana içip bardağı bana verdiler. Artık davetlilerin hepsi süte kanmışlardı. Sonra süt bardağını Resûlullâh (s.a.v.) aldı, elinde tuttu, bana bakıp tebessüm ederek:
‘Ey Ebû Hüreyre!’ buyurdu. ‘Süt içmedik bir ben kaldım, bir de sen.’ dedi. Ben de: ‘Doğru buyurdunuz, yâ Resûlallâh!’ dedim. Resûlullâh (s.a.v.) bana: ‘Haydi otur ve iç!’ buyurdu. Ben de oturdum, içtim. Resûlullâh (s.a.v.) ‘tekrar iç!’ buyurdu. Ben de içtim. Resûlullâh tekrar tekrar ‘iç!’ diye emrediyor, ben de içiyordum. En sonunda: ‘Yâ Resûlallâh, daha içemeyeceğim. Seni Hak Peygamber gönderen Allâh’a andolsun ki, süt içecek yerim kalmadı.’ dedim. ‘Öyle ise bardağı bana ver.’ buyurdu, verdim. Resûlullâh (s.a.v.) Allâh’a hamdetti ve besmele ile kalan sütü içtiler.
Hicrî: 19 Şevval  1436   Fazilet Takvimi 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder