12 Ağustos 2017 Cumartesi

SUHEYB-İ RÛMÎ (RADIYALLÂHÜ ANH)



قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ سَتَرَ أَخَاهُ الْمُسْلِمَ فِي الدُّنْيَا فَلَمْ يَفْضَحْهُ سَتَرَهُ اللهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (فيض)
رسول الله أفندمز محمد مصطفى ( صلى الله عليه وسلم ) بيوردولر   ."    هر كيم مسلمان قردشنين قصورلرنى اؤرترك اونى روسواى أتمزسه الله تعالى ده قيامت كونون ده اونو ( ن قوصور و كوناحلرنى ) اؤرتر ."
Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Her kim Müslüman kardeşinin kusurlarını örterek onu rüsvay etmezse Allâhü Teâlâ da kıyâmet gününde onu(n kusur ve günahlarını) örter.” 
(Hadîs-i Şerîf, Feyzu’l-Kadîr)
Hicrî:   20  Zilkâde  1438  Fazilet Takvimi 

SUHEYB-İ RÛMÎ (RADIYALLÂHÜ ANH)


Suheyb-i Rûmî (radıyallâhü anh) Hazretleri anlattı: Resûlullâh Efendimizin (s.a.v.) bulunduğu her mühim hâdisede yanında bulundum. Ona edilen bütün bey‘atlerde muhakkak ben de vardım. Müslüman olduktan sonra Resûlullâh’ın vefatlarına kadar bütün gazâlarına iştirâk ettim ve onun ya sağında yahut solunda bulundum. Ön taraflarında korkulacak bir şey çıktığında ben önünde oldum. Ardından tehlikeli bir şey olsa ardında bulunurdum. Resûl-i Ekrem Efendimizi (s.a.v.) bir tehlike anında asla yalnız bırakmadım. Resûlullâh (s.a.v.) vefât edinceye kadar hep böyle yaptım.
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), hicret etmeyi murâd ettiklerinde Ebûbekir’i (r.a.) iki yahut üç defa Suheyb’e gönderdiler. Hazret-i Ebûbekir her defasında onu namaz kılar halde gördü. Peygamberimize (s.a.v.) gelip: “Yâ Resûlallâh, Suheyb namaz kılıyordu. Namazını kesmeyi münâsib görmedim” deyince, Peygamberimiz “İsâbet ettin” buyurdular. O gece Peygamberimiz (s.a.v.) ve Hz. Ebûbekir hicret için yola çıktılar.
Müşrikler, her taraftan silahlanıp Resûl-i Ekrem Efendimizin (s.a.v.) izini takip ederek mağaraya geldiler. Elleri boş olarak geri döndüklerinde Peygamberimiz -Mekke’de yalnız kalan-Suheyb’e (müşrikler eziyet edecekleri için) acıyarak “Vah Suheyb. Suheyb’im yanımda değil” buyurdu.
Sabah olduğunda Suheyb, Ebûbekr’in zevcesi Ümmü Rûmân’ın yanına gitti. Ümmü Rûmân (r.anhâ): “Sen niye hâlâ buradasın, hâlbuki kardeşlerin gittiler. Senin için de azıklarından bazı şeyler bıraktılar” dedi. Suheyb (r.a.) anlattı: Ümmü Rûmân’ın yanından çıkıp zevcemin yanına döndüm. Kılıcımı, ok çantamı ve yayımı aldım. Hemen çıkıp Medîne’de Resûl-i Ekrem’e (s.a.v.) kavuştum. Ebûbekir beni görünce hemen kalkıp karşıladı, hakkımda nâzil olan âyetle beni müjdeledi, elimi tuttu. Ben ona biraz sitem ettim, mazeret beyân etti. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) de: “Ticâretin kârlı oldu ey Suheyb” buyurarak beni tebrîk ettiler.
Suheyb-i Rûmî Hazretleri çok yemek dağıtır ve ziyâfet verirdi. Sebebini soranlara: “Peygamberimizin (s.a.v): Sizin en hayırlılarınız yemek yediren ve selâmı yayanınızdır” hadîsine uymak için böyle yapıyorum, derdi.
(Hilyetü’l-Evliyâ)
Hicrî:   20  Zilkâde  1438  Fazilet Takvimi 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder