25 Ağustos 2025 Pazartesi

AMELLERDE İHLÂSIN EHEMMİYETİ


 

قال رسول الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ مَثَلَ الْمُؤْمِنِ لَكَمَثَلِ النَّحْلَةِ أَكَلَتْ طَيِّبًا وَوَضَعَتْ طَيِّبًا وَوَقَعَتْ فَلَمْ تُكْسِرْ وَلَمْ تَفْسُدْ. (حم)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : ديننى ( عبادت و طاعتلرينى ) إحلاصلى ياب . بويله يابارسان ، آز عمل بله صنه كافى كلر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Dinini (ibadet ve tâatlerini) ihlâslı yap. Böyle yaparsan, az amel bile sana kâfi gelir.”

(Hâkim, el-Müstedrek)

Hicrî:  02  Rebîulevvel   1447  Fazilet Takvim

 

 

AMELLERDE İHLÂSIN EHEMMİYETİ

 

Meryem Sûresi’nin 51. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “Kitâb’da Mûsâ’yı da an. Çünkü o, bir muhlas (ihlâsa erdirilmiş) idi ve bir resul, bir peygamber idi.” buyurulmuştur. Bu âyet-i kerîmede; ihlas ile vasıflanmak, nübüvvet ve risâletten önce zikredilmiştir. Böyle zikredilmekle, ihlasın faziletine işaret buyurulmuştur.

İhlasın hakikati; yaptığı amellerini mahlûkatın bilip görmesini beklemeden ve başkasının değil, sırf Allâhü Teâlâ’nın rızâsı için yapmaktır. Bir Müslüman, işte bu şekilde olan ihlas ile günahlardan ve dünyanın kötülüklerinden kurtulabilir. Nitekim Yûsuf Sûresi’nin 24. âyet-i kerîmesinde -meâlen-: “İşte biz, ondan fenâlığı ve çirkinliği gidermek için böyle yaptık. Muhakkak ki o, bizim, ihlâsa mazhar olmuş kullarımızdandır.” buyurulmuştur. Burada Yûsuf aleyhisselâm’ın ihlâsı, onun her türlü fenalıktan ve fuhşiyâttan kurtulmasına vesile olmuştur.

İhlâs, bütün ibadet ve amellerin kabul olunması için şarttır. İhlâs olmadan yapılan ameller ise reddolunmaya, mükâfatsız kalmaya daha lâyıktır. Hadîs-i şerîfte, “Allâhü Teâlâ, ancak ihlâslı olarak ve sadece kendi rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder.” buyurulmuştur.

İhlasın ehemmiyetinden dolayı Hz. Ömer (r.a.), Basra’ya vali tayin ettiği Ebû Mûsâ el-Eş’arî’ye (r.a.) bir mektubunda, “Kim ihlâslı olursa, Allâhü Teâlâ da insanlarla o kimse arasındaki husûslarda ona kâfidir.” yazmıştır.

Tâbiînden Sâlim bin Abdullah radıyallâhü anh, Halife Ömer bin Abdülazîz’e (rah.) şöyle yazmıştır: “Ey Ömer! Muhakkak Allâhü Teâlâ’nın yardımı, kulun niyetine göredir. Niyeti tam olana, Allâhü Teâlâ’nın yardımı da tam olur. Niyeti noksan olana, yardımı da o nispette olur.”

Bu sebeple mühim olan, amellerin ve duaların çok olması değil, az bile olsa ihlas ve samimiyetle yapılmasıdır. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Muâz bin Cebel’e (r.a.), “Amelinde ihlâslı ol. İhlâslı olursan az amel bile sana yeter.” buyurmuştur.

Hicrî:  02 Rebîulevvel  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder