قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَلَا وَإِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ أَلَا وَهِيَ الْقَلْبُ. (خ)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : دقت أدينز ! وجودده كوجوك بر أت بارجاسى واردركى او ، إي اولورسه بتون وجود إي اولور ؛ كونى اولورسه بتون وجود كوتى اولور . إي بلنكى او ، قلبدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Dikkat ediniz! Vücutta küçük bir et parçası vardır ki o, iyi olursa bütün vücut iyi olur; kötü olursa bütün vücut kötü olur. İyi bilin ki o, kalptir.”
(Sahîh-i Buhârî)
Hicrî: 10 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
KALP
Kalp, lügatte gönül, yürek, bir şeyin merkezi, bedenin içinde en mühim hayatî vazifeyi ifa eden bir uzuv demektir. Vücudun merkezi olan bu uzva kalp denilmesi, dâima tekallüb etmesi (hâlden hâle değişmesi) ve kendisine hatıraların süratle ve devamlı gelmesi itibarıyladır. Kalp öyle bir kudret harikasıdır ki, kendisi, zâhirde insan bedeni ile kuşatılmış görüldüğü hâlde kâinatın birçok sırrını ve ledüniyyâtını (gizli hâllerini) kuşatacak bir genişliğe sahiptir.
Dünyada insanın tâatlerinin en büyüğü, kalbi düzeltmek ve niyetini, ihlaslı yapmaktır. Akıllı kişi, kalbini daima muhafaza eder. Kalbini ıslah edenin, Allâhü Teâlâ, dışını ıslah eder. Kalbi bozuk olanın ise dışı da bozuk olur.
Mâlik bin Dînâr Hazretleri şöyle derdi: “İçinde yaşayan kimse bulunmayan evin harap olduğu gibi, içinde âhiret hüznü bulunmayan kalp de harap olur. İyi kimselerin güzel amellerinin kaynağı kalpleri olduğu gibi, kötülerin kötü amellerinin kaynağı da kalpleridir. Allâhü Teâlâ, sizin kalbinizdeki kasıt ve niyetlerinize bakar. Allah, size rahmet etsin. Ona göre niyetlerinize dikkat edin.”
İnsanın fazileti ve üstünlüğü de ancak marifetullah yani Allâhü Teâlâ’yı hakkı ile bilmekledir. İnsan, marifetullâha istidâdı sebebi ile diğer bütün mahlûkât üzerine üstün kılınmıştır. Marifetullah ise ancak kalp ile olur, başka bir uzuvla mümkün değildir. Belki bu husûsta diğer uzuvlar, kalbe tâbidir.
Ra‘d Sûresi’nin 28. âyet-i kerîmesinde -meâlen-:
“Haberiniz olsun ki, kalpler, ancak Allâh’ı zikir ile mutmain olur.” buyurulduğu üzere kalp ancak Allâh’ı zikretmekle mutmain olur, hayat bulur.
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak içerisinde Allâh’ın kitabından bir şey bulunmayan kalp, içerisinde kimsenin sakin olmadığı (yaşamadığı) evin, harap olması gibi haraptır.”
Bunun için ölüm bizi dünyadan ayırmadan önce Arş-ı Rahmân olan kalplerimizi zikirle, ilimle, salâtü selâm ile tamir etmeliyiz.
Hicrî: 10 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"


