قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : لَيَكُونَنَّ مِنْ أُمَّتِي أَقْوَامٌ يَسْتَحِلُّونَ الْحِرَ وَالْحَرِيرَ وَالْخَمْرَ وَالْمَعَازِفَ. (خ)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ( إلريده ) أمتمدن محقق بر تقم زمرلر توريجكدر . بونلر زنا أتمي ، ( أرككلر إيجن ) إبكلى ألبسلر كيمي ، شراب إجمي ، جالغلر إيله أكلنمي ، حلال و مبح سياجقلر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular : “(İleride) ümmetimden muhakkak birtakım zümreler türeyecektir. Bunlar zinâ etmeyi, (erkekler için) ipekli elbiseler giymeyi, şarap içmeyi, çalgılar ile eğlenmeyi, helâl ve mübah sayacaklar…”
(Sahîh-i Buhârî)
Hicrî: 25 Safer 1448 Fazilet Takvim
ŞARKI-TÜRKÜ DİNLEMEKTEN VE SÖYLEMEKTEN UZAK DURMAK
İbn-i Mes’ûd radıyallâhü anh buyurmuştur ki: “Muhakkak şarkı ve türkü (söylemek-dinlemek), suyun, ekini büyüttüğü gibi kalpte nifak bitirir. Allâhü Teâlâ’yı zikir ise yine suyun ekini büyüttüğü gibi kalpte imanı büyütür (kuvvetlendirir).”
Bu ifadeler, Ashâb-ı Kirâm’ın, kalp hâllerine ne kadar vâkıf olduklarına, kalp hastalıkları ve onların tedavilerine dair ne kadar bilgi sahibi bulunduklarına en büyük delillerdendir. Muhakkak onlar, kalplerin tabipleridirler.
Şu bilinmelidir ki şarkı-türkünün, kişinin maneviyatına birtakım zararları vardır. Bunlar, kalbi gaflete sevk eder, Kur’ân-ı Kerîm’i anlamaktan, tefekkür edip iyice düşünmekten ve içindekilerle amel etmekten alıkoyar. Kur’ân-ı Kerîm ve şarkı-türkü, aralarındaki zıtlıktan dolayı aslâ bir kalpte bir arada bulunmaz. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm, nefsin arzularına uymaktan meneder, şehevî arzulardan, kişiyi helâke sürükleyecek sebeplerden sakınmayı, iffet ve namusu korumayı emreder. Şarkı-türkü ise bunun tam aksine insanı, helâke sürükleyecek şeylere dalmaya sevk eder, nefsânî arzuları, ona güzel gösterir.
Âriflerden bir zât demiştir ki: Şarkı-türkü (dinlemek, söylemek), bazı kimseleri nifâka, bazılarını hakka karşı inada, bazılarını yalana, bazılarını ise günaha dalmaya sevk eder. Kalpte en fazla ortaya çıkardığı şeyler ise kötü fiilleri güzel görmeye meylettirmesidir. Bu sebeple şarkı-türkü dinlemeye devam eden kimseye, Kur’ân-ı Kerîm okumak ve dinlemek zor gelir.
Şarkı-türkü, kalbi, nefsânî arzulara ve mâlâyanîye; dine uymayan oyun ve eğlencelere karşı muhabbete meylettirir. Allâhü Teâlâ’yı az zikretmeye ve namazlara kalkmakta tembellik etmeye sebep olur.
Bu sebeple Tâbiîn’den Dahhâk rahimehullâh da “Şarkı ve türkü, kalbi ifsâd eder, Allâhü Teâlâ’nın gadabına sebep olur.” demiştir.
Hicrî: 25 Safer 1448 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder