قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا تَصَدَّقَ النَّاسُ بِصَدَقَةٍ أَفْضَلَ مِنْ عِلْمٍ يُنْشَرُ. (ج)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : إنسانلر ، باشقلرينه ده أؤكرتلرك يايلان ( دنيا و آخرته فايدالى ) علمدن دها فضيلتلى بر صدقده بولنمامشلردر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: “İnsanlar, başkalarına da öğretilerek yayılan (dünya ve âhirete faydalı) ilimden daha faziletli bir sadakada bulunmamışlardır.”
(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Hicrî: 07 Şevval 1447 Fazilet Takvim
İLİM EHLİNİN, ALLÂHÜ TEÂLÂ İNDİNDEKİ DERECESİ -1
Mâlikî Mezhebi’nin imâmı, Mâlik bin Enes (rah.) Hazretlerinin talebelerinden Yahyâ bin Yahyâ (rah.) şöyle anlattı: “Ben, beraber ders okuduğumuz arkadaşlar arasında yaşı en küçük olan idim. Mâlik bin Enes (rah.)’tan ders okumaya başladığım ilk gün bana şöyle dedi:
‘Ey Yahyâ! İlim husûsunda gayretli ve ciddi olmalısın.
Bilinmelidir ki ilmin faziletleri, ilmiyle amel edenler ve ilmi sırf Allâhü Teâlâ’nın rızâsını talep ederek öğrenenler içindir. Bu husûsta sana ilmi sevdirecek, ilimden başka her şeyden yüz çevirmene vesile olacak bir hâdiseyi anlatmak istiyorum.
Şam halkından, senin yaşlarında bir çocuk, Medîne-i Münevvere’ye ilim öğrenmeye geldi. Bizimle beraber ders çalışıp ilim öğrenirken vefat etti. Ben, beldemizde, onun cenazesine gösterilen alâka kadar bir talebenin veya bir âlimin cenazesine alâka gösterildiğini daha önce hiç görmedim. Bütün âlimler, onun cenazesine iştirak ettiler. Medîne Emîri, bu hâli görünce cenâze namazını kendisi kıldırmaktan vazgeçip âlimlere “Aranızdan en sevdiğiniz kimseyi imamlığa geçirin.” dedi.
Onlar da Rebîa bin Abdurrahmân rahimehullâh’ı imamete geçirdiler. Namazdan sonra onu kabrine götürdüler. Onu, Tâbiîn’in ve zamanının en büyük âlimlerinden olan Rebîa, Zeyd bin Eslem, Yahyâ bin Saîd, İbn-i Şihâb, Muhammed bin Münzir, Ebû Hâzim Hazretleri gibi zâtlar lahde koyup defnettiler.
Vefatının üçüncü günü beldemizin en mübârek zâtlarından birisi, onu, rüyasında çok güzel bir sûrette görmüş. Üzerinde beyaz elbiseler ve başında yeşil bir sarık olduğu hâlde alaca bir atla semadan yere inmiş. Ona selam vermiş ve ‘Beni, şu gördüğün dereceye ilim yükseltti.’ demiş.
O zât, ‘Ulaştığın derece nedir?’ diye sormuş.
(Devamı var)
Hicrî: 07 Şevval 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder