9 Mart 2026 Pazartesi

MALLARINI ALLAH YOLUNDA HARCAYANLAR


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ أَرْسَلَ بِنَفَقَةٍ فِي سَبِيلِ اللهِ وَأَقَامَ فِي بَيْتِهِ فَلَهُ بِكُلِّ دِرْهَمٍ سَبْعُ مِائَةِ دِرْهَمٍ وَمَنْ غَزَا بِنَفْسِهِ فِي سَبِيلِ اللهِ وَأَنْفَقَ فِي وَجْهِ ذٰلِكَ فَلَهُ بِكُلِّ دِرْهَمٍ سَبْعُ مِائَةِ أَلْفِ دِرْهَمٍ. (هـ)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : هر كيم أونده اوطورديغى حالده الله يولنده ( جهاد أدنلره ) إنفقته بولونورسه ، اونون هر بر درهمنه يدى يوز درهم ثواب واردر . هر كيم ده الله يولنده بززات كندسى ده جهاد أدرك بو يولده إنفقته بولونورسه ، اونون هر بر درهمنه يدى يوز بيك ديرهم ثوابى واردر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Her kim evinde oturduğu hâlde Allah yolunda (cihâd edenlere) infakta bulunursa, onun her bir dirhemine yedi yüz dirhem sevabı vardır. Her kim de Allah yolunda bizzât kendisi de cihâd ederek bu yolda infakta bulunursa, onun her bir dirhemine yedi yüz bin dirhem sevabı vardır.”

(Sünen-i İbn-i Mâce)

Hicrî:  19  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

MALLARINI ALLAH YOLUNDA HARCAYANLAR

 

Allâhü Teâlâ, Bakara Sûresi’nin 261 ilâ 268. âyet-i kerîmelerinde şöyle buyurmaktadır -meâlen-:

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin misali, bir tohum gibidir ki yedi başak bitirmiş; her başakta yüz tane vardır. Allah, dilediğine kat kat artırır, Allah, Vâsi’dir, Alîm’dir.

Allah yolunda mallarını infak eden, sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayı, gönül incitmeyi revâ görmeyen kimseler ki, onların, Rableri indinde ecirleri vardır, onlara bir korku yoktur ve onlar, mahzun da olmayacaklardır. Bir tatlı dil, bir mağfiret ise arkasından eziyet gelecek olan sadakadan daha hayırlıdır. Allah, Ganî’dir, Halîm’dir.

Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakmak, gönül kırmakla heder etmeyin: O kimse gibi ki insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allâh’a inanır ne âhiret gününe. Artık onun hâli, bir kayanın hâli gibidir ki üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağanak inmiş de onu dümdüz etmiştir. Böyleleri, kazanmış olduklarından hiç istifade edemezler. Allah, kâfirler güruhunu doğru yola çıkarmaz.

Allah’ın rızasını aramak ve kendilerini Allah yolunda pâyidâr kılmak için mallarını infak edenlerin misali ise bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki çokça yağmur yağar da meyvelerini iki kat olarak yetiştirir. Ona çokça bir yağmur değil de bir çisenti bile düşse yine kifayet eder. Allâhü Teâlâ, yapacağınız şeyleri görür.

Hiç biriniz, arzu eder mi ki kendisinin hurma ağaçlarından ve üzümlerden bir bahçesi olsun, altından ırmaklar aksın ve onun için o bahçede her türlü meyveleri, mahsulâtı olsun; fakat kendisine ihtiyarlık çöksün, kendisinin zayıf, güçleri yetmez yavrucakları da bulunuversin de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet ederek o bahçeyi yakıversin? İşte Allâhü Teâlâ, âyetlerini sizlere böylece beyan buyuruyor. Tâ ki tefekkür edesiniz.

Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın ve gerek sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın. Ve öyle, kötüsünü vermek kastında bulunmayın. Kendinizin gözü kapalı alıcısı olmadığınız şeyleri vermeye yeltenmeyin. Ve Allâh’ın Ganî ve Hamîd olduğunu bilin.

Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkin çirkin şeylere teşvik ediyor. Allâhü Teâlâ ise lütfundan bir mağfiret ve fazla bir kâr vaad buyuruyor. Allâhü Teâlâ Vâsi’dir, Alîm’dir (kudreti geniş, ilmi çoktur).

(Hak Dîni, Kur’ân Dili Tefsiri, Fazilet Neşriyat)

Hicrî:  19 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder