قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلزَّائِرُ أَخَاهُ فِي بَيْتِهِ الْآكِلُ مِنْ طَعَامِهِ أَرْفَعُ دَرَجَةً مِنَ الْمُطْعِمِ لَهُ. (ج)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ( بر دين ) قردشنى أونده زيارت أديب يمكندن يين كمسنيك درجسى ، كندسنه يمك إكرام أدن او كمسدن دها يوكسكدر ( يعنى دها جوق ثواب آلير ) . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: “(Bir din) kardeşini evinde ziyaret edip yemeğinden yiyen kimsenin derecesi, kendisine yemek ikram eden o kimseden daha yüksektir (yani daha çok sevap kazanır).”
(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Hicrî: 16 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
PEYGAMBERİMİZİN VEDÂ HUTBESİNDEN
“Ey İnsanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübârek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, ırzlarınız da böyle mukaddestir; her türlü taarruzdan korunmuştur.
Ashâbım! Yarın Rabb’inize kavuşacaksınız. Ve bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız!
Sakın benden sonra eski dalâletlere dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak onu muhafaza etmiş olur.
Ashâbım! Kimin yanında bir emânet varsa onu sahibine teslim etsin!..
Ey insanlar! Kadınların haklarına riâyet etmenizi ve bu husûsta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz, kadınları, Allâh’ın emaneti olarak aldınız. Ve onların namuslarını ve ismetlerini, Allâhü Teâlâ adına söz vererek helâl edindiniz! Sizin, kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır…”
Ey Müminler! Size bir emanet bırakıyorum ki siz, ona sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet; Allâhü Teâlâ’nın kitabı Kur’ân-ı Kerîm ve sünnetimdir.
Müslüman, Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Din kardeşinize âit olan herhangi bir hakkını elinden almanız -gönül hoşluğu ile kendisi vermiş olması müstesnâ- helâl değildir.
Ey insanlar! Yarın kıyamette beni, sizden soracaklar, ne dersiniz? diye suâl etti. Ashâb-ı Kirâm, “Allâh’ın risâletini tebliğ ettin; risâlet vazifeni îfâ ettin, bize vasiyet ve nasihatte bulundun! diye şehâdet ederiz” dediler.
Resûl-i Ekrem (s.a.v.), mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırıp sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek üç kere: “Şâhid ol yâ Rab! Şâhid ol yâ Rab! Şâhid ol yâ Rab” buyurdu.
Ey insanlar! Cenâb-ı Hakk’a hamd ve senâ, tekbir ve tehlilden sonra derim ki: Sizi, Allâh’ın kitabına bağlayan Peygamberinizin sözlerini iyi dinleyiniz ve ona itaat ediniz!”
Hicrî: 16 Ramazân 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder