25 Mart 2026 Çarşamba

DİN KARDEŞLERİNİZDEN YÜZ ÇEVİRMEYİNİZ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَفْضَلُ الصَّدَقَةِ اللِّسَانُ قِيلَ: يَا رَسُولَ اللهِ وَمَا صَدَقَةُ اللِّسَانِ، قَالَ: اَلشَّفَاعَةُ يُفَكُّ بِهَا الْأَسِيرُ وَيُحْقَنُ بِهَا الدَّمُ وَتَجُرُّ بِهَا الْمَعْرُوفَ وَالْإِحْسَانَ إِلَى أَخِيكَ وَتَدْفَعُ عَنْهُ الْكَرِيهَةَ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : ‘‘ صدقنيك أك فضيلتلسى لسان إيله اولان صدقدر . ’’ بيورودولر . ‘‘ يا رسول الله ! لسانيك صدقسى نه در ؟ ’’ دنلنجه ، ‘‘ شفاعتدر كى اونونله بر أثير سربست براقلر ، اونونله مسلمان قردشنه إيلك و خيرلرى جلب أدر ، قردشنيك حوشونه كتمين شيلرى اوندان اوزاقلاشتريرسين ، ’’ بيوردولر  . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Sadakanın en faziletlisi lisân ile olan sadakadır.” buyurdular. “Yâ Resûlallâh! Lisanın sadakası nedir?” denilince, “Şefâattir ki onunla bir esir serbest bırakılır, onunla kan dökülmesine mâni olunur, onunla Müslüman kardeşine iyilik ve hayırları celp eder, kardeşinin hoşuna gitmeyen şeyleri ondan uzaklaştırırsın.” buyurdular.

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  06  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

DİN KARDEŞLERİNİZDEN YÜZ ÇEVİRMEYİNİZ

 

Şam halkı arasında pek güçlü ve çevik bir genç vardı. Çevikliği sebebiyle Hz. Ömer radıyallâhü anh’e elçi olarak dâima o gönderilirdi. Fakat bir ara gözden kayboldu, elçi olarak başkası gelir oldu. Hazret-i Ömer bir müddet onu göremeyince nerede olduğunu sordu. “O, kendisini yiyip içmeye ve eğlenmeye verdi.” dediler. Bunun üzerine Hazret-i Ömer (r.a.), kâtibini çağırarak şunları yazdırdı:

“Bu mektup Ömer bin Hattâb’tan falan zâta yazılmıştır. Selâmün aleyküm. Kendisinden başka ilah olmayan Allâhü Teâlâ’ya hamd ederim. Malumun olsun ki Allâhü Teâlâ, Kitâb-ı Kerîm’inde şöyle buyuruyor -meâlen-: ‘O, günahı bağışlayan ve tevbeyi kabul eden, azâbı şiddetli olan, geniş ihsan sahibi bulunandır. Ondan başka ilâh yoktur. Dönüş ancak onadır.’ (Mümin Sûresi, âyet 3)

Bunları yazdırdıktan sonra, Cenâb-ı Hakk’ın, o gencin kalbini doğru yola döndürmesi ve onu mağfiret buyurması için dua etti, yanındakiler de “Âmin” dediler.

Mektup, gence ulaşınca onu okumaya başladı.

Âyet-i kerîmenin “O, günahı bağışlayan ve tevbeyi kabul edendir.” kısmını okuyunca “Muhakkak Allâhü Teâlâ, beni mağfiret buyuracağını vadediyor.” dedi.

“O, azâbı şiddetli olandır.” kısmını okuyunca “Allâhü Teâlâ, beni, azâbından sakındırıyor.” dedi.

“O, geniş ihsan sahibidir.” kısmını okuyunca “Allâhü Teâlâ’nın hayrı ve ihsanı boldur.” dedi.

“Ondan başka ilâh yoktur. Dönüş, ancak onadır.” kısmını okudu ve sürekli bu âyet-i kerîmeyi içinden tekrar etti. Sonra ağladı ve bulunduğu hâlden tevbe edip eski hâline döndü. Öyle ki eskisinden daha çok zühd ve takvâ sahibi oldu.

Bu hâli Hazret-i Ömer’e haber verilince Hz. Ömer (r.a.) buyurdu ki: “Arkadaşlarınızdan birisi hataya düşüp yolunu şaşırdığı zaman sizler de bu şekilde yapın; onu hemen ikaz edip hatasından çevirin, onu mağfiret buyurması için Allâhü Teâlâ’ya da dua edin. (Onu, kendi hâline terk ederek) aleyhinde şeytana yardımcı olmayın.”

Hicrî:  06 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder