8 Mart 2026 Pazar

ASHÂB-I SUFFE’NİN FAZİLETİ


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ طَلَبَ عِلْمًا فَأَدْرَكَهُ كَتَبَ اللهُ لَهُ كِفْلَيْنِ مِنَ الْأَجْرِ وَمَنْ طَلَبَ عِلْمًا فَلَمْ يُدْرِكْهُ كَتَبَ اللهُ كِفْلًا مِنَ الْأَجْرِ. (طب)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : كيم ( عمل أتمك إيجن دينمزه آئد ) علم أؤكرنمك إستر و او علمى ألده أدرسه ، الله تعالى ، او كمسه إيجن إيكى أجر إحسان أدر . هر كيم ده علم أؤكرنمك إسترده اونى ألده أدمزسه ، الله تعالى ، او كمسه إيجن بر لأجر إحسان أدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kim (amel etmek için dinimize ait) ilim öğrenmek ister ve o ilmi elde ederse, Allâhü Teâlâ, o kimse için iki ecir ihsan eder. Her kim de ilim öğrenmek ister de onu elde edemezse, Allâhü Teâlâ, o kimse için bir ecir ihsan eder.”

(Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

Hicrî:  18  Ramazân   1447  Fazilet Takvim

 

ASHÂB-I SUFFE’NİN FAZİLETİ

 

Ashâb-ı Suffe, Mescid-i Nebevî’nin sofasında ikamet edip, Kur’ân-ı Kerîm ilmi tahsil ederler, Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) derslerinden ve sohbetlerinden bol bol istifâde ederlerdi. Medîne-i Münevvere’de, ne bir meskenleri, ne de akrabaları vardı. En büyük meşguliyetleri, Allâh’ın kitâbını, Resûlullâh’ın sünnetini ve dinin hükümlerini öğrenmek, onu aralarında müzakere etmek ve başkalarına öğretmekti.

Ashâb-ı Suffe, öyle bir topluluktu ki onların ahlâkı, fânî ve geçici dünyaya meyletmekten uzaktı. Kalpleri, âhiret endişesi ile doluydu. Hiçbir ticaret ve mal, kendilerini Allâh’ın zikrinden aslâ alıkoymazdı.

Ellerinden kaçan dünyalık için hüzünlenmezler, ellerine geçen dünyalık için de pek sevinmezlerdi. İçlerinden nicesi, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) asr-ı saadetlerinde kumandanlık, sefirlik (elçilik) gibi hizmette bulundular. Nefislerini, kötü huylardan temizlemişler, güzel ahlâk ile süslemişlerdi.

Ashâb-ı Suffe’den olan Ebû Saîd el-Hudrî radıyallâhü anh anlattı: Biz, bir gün Ashâb-ı Suffe’den bazıları ile bir araya gelmiştik. İçimizden birisi, Kur’ân-ı Kerîm âyetleri okuyor, bizi, Allâh’ı zikre davet ediyordu. Bu sırada Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), yanımıza geldiler. Mübarek parmağını dâire şeklinde döndürerek halka olmamızı işaret ettiler. Hemen etrafında halka hâlinde toplandık.

“Az evvel aranızda neyi müzâkere ediyordunuz?” diye suâl ettiler.

“Şu zât, bize Kur’ân-ı Kerîm âyetlerini okuyor, bizleri, Allâhü Teâlâ’yı zikre davet ediyordu.” dedik. Buyurdular ki: “Haydi, az önceki yaptığınızı tekrar ediniz. Allâh’ın rahmetinin sizin üzerinize indiğini gördüm. -Cenâb-ı Hakk’ın râzı olduğu- böyle bir amelde, size ortak olmak istedim.”

Hicrî:  18 Ramazân  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder