قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ اللهَ عَزَّ وَجَلَّ يُدْخِلُ ثَلَاثَةَ نَفَرٍ اَلْجَنَّةَ بِالسَّهْمِ الْوَاحِدِ صَانِعَهُ يَحْتَسِبُ فِي صُنْعِهِ الْخَيْرَ وَالرَّامِيَ بِهِ وَمُنَبِّلَهُ. (ن)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : محقق الله عز وجل ، بر اوق سببيله أوج كشي جنتنه قويار ( اونلر ) ؛ صرف خير مقصديله اوقى يابان ، اونى ( دين دشمانلرينه ) آتان و آتانه ورن . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: “Muhakkak Allah Azze ve Celle, bir ok sebebiyle üç kişiyi Cennet’ine koyar (onlar); sırf hayır maksadıyla oku yapan, onu (din düşmanlarına) atan ve atana veren.”
(Sünen-i Nesâî)
Hicrî: 23 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
ASHÂB-I BEDİR: ABDULLAH BİN ZEYD (R.A.)
Ensar’dan ve Hazrec Kabilesi’nin Benî Zeyd kolundandır. İslâm’dan önce de okuma-yazma bilenlerdendi. O vakitler ise okuma-yazma bilenlerin adedi pek azdı.
Abdullah bin Zeyd (r.a.), İkinci Akabe Bey’ati’nde, Bedir, Uhud, Hendek ve diğer gazâlarda Peygamber Efendimizin yanında hazır bulunmuştur. Mekke-i Mükerreme’nin fethinde Ensar’dan Benî Hâris’in sancağını taşıyordu.
Abdullah Hazretleri, Hicret’in 1. senesinde Mescid-i Nebevî’nin inşasından sonra rüyasında ezanın lafızlarını işitip Resûlullah (s.a.v.) Efendimize haber veren zâttır.
Abdullah bin Zeyd Hazretlerinin oğlu Muhammed (r.a.) anlattı: Babam, kurban kesilen mahalde, Ensar’dan bir toplulukla birlikte Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin yanında bulunmuştu. Peygamber Efendimiz, kurbanlıkları taksim ettiler, babama ve arkadaşlarına ondan bir şey düşmedi. Daha sonra Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz saçlarını tıraş ettiler ve onu halka dağıttılar. Daha sonra tırnaklarını kesip babama verdiler, o tırnaklar hâla bizde mahfuzdur.
Abdullah bin Zeyd Hazretleri, Hicret’in 32. senesinde 64 yaşında Medîne-i Münevvere’de vefat etti, cenaze namazını Hz. Osman Efendimiz kıldırdı. Cennetü’l-Bakî‘e defnolundu.
MEVLİD-İ ŞERÎFTEN MÜNACAT
Nefse uyup işledik bî-had günâh,
Bilmeyiz ki ne kılavuz yâ İlâh!
Bir bölük bî-çâre mücrim âsîyüz,
Kulluğunda kâsır u hem kâsîyüz.
Cümlemiz ısyânımızı bilmişiz,
Hazretine rahmet uma gelmişiz.
Umarız senden inâyetler ola,
Rahmet irişe, şefâatler ola… (Süleyman Çelebi)
(Nefsimizin arzularına uyarak hadsiz günah işledik. Allah’a kullukta hep noksanı olan, isyan eden günahkârlarız. İsyanımızı biliyoruz, bunun için rahmetini umuyoruz. Ya Resulallâh! Senin şefaatini istiyoruz.)
Hicrî: 22 Ramazân 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder