قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : شَرُّ مَا فِي رَجُلٍ شُحٌّ هَالِعٌ وَجُبْنٌ خَالِعٌ. (د)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : بر آدامده بولونان أك كوتى شى ( آخلق ) ، آشرى جمريلك و آشرى قورققلقدر . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular: “Bir adamda bulunan en kötü şey (ahlâk), aşırı cimrilik ve aşırı korkaklıktır.”
(Sünen-i Ebû Dâvûd)
Hicrî: 21 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
CİMRİLİĞİN FENALIĞI
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, “Bahîl; cimri kimse, zühd ehli gibi görünse de Cennet’e (doğrudan) giremez.” buyurmuşlardır. Zira cimri kimse hakiki manada zâhid olamaz. Çünkü zühdün birinci şartı, cömert olmaktır.
Dünyaya düşkün olan kimseyi Mevlâ sevmez. Çünkü o, Allâhü Teâlâ’nın kendisine buğz ettiği dünyayı sevmiş, râzı olmadığı şeyi istemiş olur. Bu ahlâkı sebebiyle cimri, Cenâb-ı Hakk’ın rızâsından uzaklaştırılır. Nitekim Allâhü Teâlâ -meâlen-: “Siz, geçici dünya malını arzu ediyorsunuz. Hâlbuki Allah, âhireti (daha çok âhiret sevabını kazanmanızı, âhireti düşünmenizi) ister.” (Enfâl Sûresi, âyet 67) buyurmaktadır.
Resûlullah Efendimize (s.a.v.) üç adet (kızartılmış) kuş hediye edilmişti. Bunlardan birisini yiyip ikisini hizmetlisine verdiler. Hizmetli, ertesi gün bu iki kuşu tekrar Resûlullah Efendimizin önüne koydu. Bunu gören Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), “Fazla olanı tasadduk etmen husûsunda sana tenbihte bulunmamış mıydım? Muhakkak Allâhü Teâlâ, her yeni günün rızkını ihsan ediverir.” buyurdular.
Ebu’l-Fâruk Süleyman Hilmi TUNAHAN (K.S.) (SİLİSTREVÎ) Hazretleri buyurmuştur ki:
“İnsanın sehâvet (cömertlik) damarlarında tutukluk vardır. Onun açılması için vereceğiniz zekât, fitre ve benzeri hayırları, bahîl (cimri) olan kimselere teslim ederek (şunu falan müesseseye veya falan kimseye veriver) derseniz, o da vermeye alışır. Bu suretle hem sizin verdiğiniz makbul olur, hem de vermeye teşvik ettiğiniz için me’cûr olursunuz.
Bir adam kendi bahîl olduğu hâlde hem teşvik etmez, hem de gayrın (başkasının) ihsanına tahammül edemezse doğrudan Cennet’e giremez. Kendi yapamıyor, lâkin teşvik ediyorsa, o kimse müstesnâdır. Ebû Cehil aleyhillane öyle bahîl kimsedir ki kendisinden mal alacağı olan kimselere bile mal vermekte bahîl davranırmış. Bundan dolayı, buhalânın (cimrilerin) önderi oldu.”
Hicrî: 21 Ramazân 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder