21 Mart 2026 Cumartesi

NEFİS MUHÂSEBESİ -2


قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اَلْكَيِّسُ ‏مَنْ دَانَ نَفْسَهُ وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ. (ت)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : عقللى كمسه ، نفسنى حسابه جكن و أؤلمدن صونراسى إيجن جالشاندر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Akıllı kimse, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.”

(Sünen-i Tirmizî)

Hicrî:  02  Şevval   1447  Fazilet Takvim

 

NEFİS MUHÂSEBESİ -2

 

Tahmîd (Elhamdülillâh) kelimesinin tekrarı ile Allâhü Teâlâ’nın, sâlih ameller işlemeye muvaffak kılma nimetine ve ihsan ettiği diğer nimetlerine şükredilmiş olur.

Tekbîr (Allâhü Ekber) kelimesini tekrar etmekte, kulun yaptığı istiğfar ve şükrün, Cenâb-ı Hakk’ın yüce şanına lâyık olmaktan pek uzak ve noksan olduğuna işaret vardır. Çünkü kulun (ihlas ve kemalden uzak olan) istiğfârı da, pek çok istiğfâra muhtaçtır.

Nefis muhâsebesi yapanlar, istiğfâr ve şükür ile iktifâ ederler. Hâlbuki bu kudsî kelimeler ile (yani Sübhânallâh, Elhamdülillâh ve Allâhü Ekber ile) hem istiğfâr hâsıl olur hem de şükür edâ edilmiş olur. Aynı zamanda kul, bunları îfâda noksan kaldığını itiraf etmiş olur. (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 1/ m. 309, Fazilet Neşriyat)

NASIL ADÂLETLİ OLUNUR?

Halife Ömer bin Abdülaziz rahimehullâh, Tâbiînden Muhammed bin Ka’b el-Kurazî’ye (rah.): “Adaletli nasıl olunur, bana tarif ediniz?” dedi.

“Güzel bir husûsu sordunuz” dedi ve şöyle cevap verdi:

“Müslümanların küçükleri için bir baba, büyükleri için evlat, akranın için de kardeş ol.

İnsanlara, suçlarına göre ve tahammüllerine göre ceza ver.

Kendi öfkenden dolayı hiç kimseye vurma, yoksa ona zulmetmiş ve Allâh katında da haddi aşmış olursun.

Arkadaş edineceğin kimseler, kendi ihtiyacı kadar seni hatırlayanlar olmasın. Zira böyleleri, işlerini gördükten sonra senden alâkalarını ve muhabbetlerini keserler. Bilakis dostların, hayır yapmakta öne geçenler, haklarını ararken ihtiyatlı davrananlar olsun. Onlar, kendilerinin bir işi olsa dahi sana zahmet vermezler, yük olmazlar.”

 

BEYİT:

İncinmemek istersen eğer mülk-i fenâda

Bir kimseyi incitmemeye hasr-ı merâm et

 (Ziya Paşa)

(Şu geçici dünyada incinmek istemiyorsan, başkalarını incitmemeye dikkat et.)

Hicrî:  02 Şevval  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder