4 Şubat 2026 Çarşamba

KUR’ÂN-I KERÎM, RESÛLULLAH EFENDİMİZİN KALBİNE İNDİRİLMİŞTİR


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّهُ لَيْسَ مِنْ شَيْءٍ يُقَرِّبُكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ وَيُبَعِّدُكُمْ مِنَ النَّارِ إِلَّا قَدْ أَمَرْتُكُمْ بِهِ وَلَيْسَ شَيْءٌ يُقَرِّبُكُمْ مِنَ النَّارِ وَيُبَاعِدُكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ إِلَّا قَدْ نَهَيْتُكُمْ عَنْهُ. (ش)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : أى إنسانلر ! سزى ، جنته ياقلاشتراجق و جهنم ، دن اوزقلاشتراجق هر نه وار إيسه ألبتده سزه اونلرى أمرأتدم . سزى ، جهنمه ياقلاشتراجق و جنت ، دت اززقلاشتراجق هر نه وار إيسه ألبتده سزى ، اونلردان ده نهيتدم . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Ey insanlar! Sizi, Cennet’e yaklaştıracak ve Cehennem’den uzaklaştıracak her ne var ise elbette size onları emrettim. Sizi, Cehennem’e yaklaştıracak ve Cennet’ten uzaklaştıracak her ne var ise elbette sizi, onlardan da nehyettim.”

(Musannef-i İbn-i Ebî Şeybe)

Hicrî:  16  Şaban   1447  Fazilet Takvim

 

KUR’ÂN-I KERÎM, RESÛLULLAH EFENDİMİZİN KALBİNE İNDİRİLMİŞTİR

 

Hak Teâlâ Hazretleri, Şuarâ Sûresi’nin 193. ve 194. âyet-i kerîmelerinde Kur’ân-ı Mübîn’in, Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem’in kalbi üzerine Cibrîl-i Emîn vasıtası ile indirilmiş olduğunu bildiriyor. Bu âyet-i kerîmeler şöyle tefsir edilmiştir:

O Kur’ân-ı Azîm’i, onun bütün âyetlerini, Rûhu’l-Emîn (Cebrâîl aleyhisselâm) vakit vakit getirip Hâtemü’l-Enbiyâ sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretlerinin kalbi üzerine indirdi, ona tebliğ etti.

O indirilen âyetler, Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem’in kalbinde yerleşmiş oldu. Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, o âyet-i kerîmeleri ümmetine tebliğ etti, iman etmeyenlere, günah işleyenlere vaktiyle isyankâr kavimlerin başlarına gelmiş olan İlâhî âzâpları bildirdi. Bu suretle, diğer Peygamberler gibi, ümmetine İlâhî azâbı hatırlattı.

Cibrîl-i Emîn, getirmiş olduğu âyetleri Resûl-i Ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem’e, vicâhen husûsî bir sûrette tebliğ etmiştir. “Senin kalbine inzâl etti, tebliğ etti” denilmesindeki hikmet ise -Allâhü a’lem- şudur:

Resûlullah (s.a.v.) Efendimize, tebliğ edilen âyetler, evvela mübarek ruhuna gelmiş, bu âyetler derhâl kalbine intikâl ederek oraya yerleşmiş ve kararlaşmış, onu müteâkip de ulvî dimâğına yükselerek hafızasını nurlandırmıştır. Hakikaten bütün rûhânî manalar, evvelâ rûha nâzil olur, sonra da oradan kalbe intikal eder. Çünkü ruh ile kalp arasında böyle bir alâka vardır. Bununla beraber kalp, bedenin âzâlarının en mühimidir. İnsanların mükâfatı veya cezâyı hak etmiş olmaları, kalbî hâllerinin bir neticesidir. Bir hadîs-i şerîfte de şöyle buyurulmuştur:

“Şüphesiz, cesette küçük bir et parçası vardır ki o, sâlih (iyi) olunca ceset de sâlih olur, o fâsit (kötü) olunca ceset de fesâda uğrar, o parça ise haberiniz olsun; kalptir.”

Hicrî:  16 Şaban  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder