6 Şubat 2026 Cuma

ÂHİRET HAYATI, DÜNYADA KAZANILIR


 

قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنَّ الدُّنْيَا حُلْوَةٌ خَضِرَةٌ وَإِنَّ اللهَ مُسْتَخْلِفُكُمْ فِيهَا فَيَنْظُرُ كَيْفَ تَعْمَلُونَ. (م)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : محقق دنيا ، طاطلى و يشلدر ( طاطلى ميوه و سبزلر كبى جابق كلب كجيجيدر ) شبهسز الله تعالى ، سزى دنياده حليفه قلمشدر . ( سزه ، أؤنجكى قوملر كبى تصرف حقى ورمشدر ) آرتق سزين بوراده نه يابطيغنزه ، نصل عمل أتديكنزه بقار . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  Muhakkak dünya, tatlı ve yeşildir (tatlı meyve ve sebzeler gibi çabuk gelip geçicidir). Şüphesiz Allâhü Teâlâ, sizi dünyada halîfe kılmıştır. (Size, önceki kavimler gibi tasarruf hakkı vermiştir.) Artık sizin burada ne yaptığınıza, nasıl amel ettiğinize bakar.”

(Sahîh-i Müslim)

Hicrî:  18  Şaban   1447  Fazilet Takvim

 

ÂHİRET HAYATI, DÜNYADA KAZANILIR

 

Dünya hayatı oyundan, eğlenceden, süslenmekten, insanların birbirlerine karşı övünmelerinden, mal ve çocuk sahibi olmaya çalışmaktan ibaret olmamalıdır. Zamanımız insanlarının çoğunda olduğu gibi, beşeriyetin bütün gayreti bunlardan ibaret olursa insanlık, bir hiç demektir. Hâlbuki insanlığın, insan olmanın husûsî bir manası vardır. İnsanın çalışmaları; ebedî saadete erişecek, âhiret nimetlerini kazandıracak şekilde başlayıp gelişmelidir. Bu çalışmaların icra yeri de yine dünyadır. Son devirlerde Müslümanların kimisi, dünyasız âhiret kazanılır zannediyor, kimileri de âhireti, dünya işlerine mâni olarak telâkki ediyor.

Dünya hayatından başka bir şey düşünmemek, nefsin zevklerine ve eğlencelerine zebun ve esir olmak demektir. İnsan, bu hâle düşmekten kendini muhafaza etmelidir. Bundan dolayı, insan her bir uzvunun bir gayesi, bir ‘mâ hulika leh’i (yaratılış maksadı) bulunduğunu düşünmelidir. Her uzvu bu gayede kullanabilmek, kulluğun, insanlığın kemal mertebesidir. Mesela ağzımız, vücudumuza lâzım olan gıda ve şifa maddelerinin giriş yeri ve sözlerin çıkış yeridir. Ağzımızı hiçbir vazife için kullanmazsak zulmetmiş oluruz. Bununla beraber aynı ağzın kötü şekilde kullanılması da kâbildir. Vücudumuza faydalı gıda ve şifa maddeleri yerine zararlı maddelerin alınması için kullanılırsa şüphesiz hata edilmiş olur. Bunun için İslâm’da her uzvun yaratılış maksadı tayin olunmuş ve o uzvun o gayede kullanılması, meşrû ve hattâ ibadet gibi görülmüştür. İslâm dininde zühd ve takvânın manası, nefse eziyet etmek değil, nefsi, dünya hayatına esaretten kurtarıp ebedî maksatlara yöneltmektir.

Birçok kimseler, dünya hayatının kısa sürede biteceğini düşünmez, uhdesine düşen vazifeleri îfâda bulunmaz, nefsinin hevâsına tâbi olarak muvakkat bir zevk ve safânın esiri olur. Bu cihetle dünya, kendisini aldatmış, kendisini ebedî bir saâdetten mahrum bırakmış bulunur. Hâlbuki âhiretteki yüce nimetler, dünyada iman ve ahlâk sahibi olup dünyası için âhiretini feda etmeyen zâtlara mahsustur.

Hicrî:  18 Şaban  1447  Fazilet Takvim

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder