عَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ: كُلُّ دُعَاءٍ مَحْجُوبٌ عَنِ السَّمَاءِ حَتَّى يُصَلَّى عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ. (هب)
حضرتى على رضى الله عنه شويله بيوردى : هر بر دعا ، محمد صلى الله عليه وسلمه و اونون آلنه صلواة كترلمدكجه سمادان ( الله يك قبولندن ) اوزاقدر . "
Hazret-i Ali radıyallâhü anh şöyle buyurdu: “Her bir dua, Muhammed sallallâhü aleyhi ve sellem’e ve onun âline salevât getirilmedikçe semâdan (Allâh’ın kabulünden) uzaktır.”
(Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)
Hicrî: 05 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
HIRKA-İ ŞERÎF -1
Hırka-i Saâdet diğer ismiyle Hırka-i Şerîf, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, meşhur şairi Kâ‘b bin Züheyr’e (r.a.), Veysel Karanî Hazretlerine ve Eyle şehri halkına hediye ettiği mübarek hırkaları için kullanılan bir tabirdir.
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in, şair Kâ‘b bin Züheyr radıyallâhü anh’e hediye ettiği ve şu anda Topkapı Sarayı’nda muhafaza edilen hırkaya “Şâmî”; Veysel Karanî Hazretlerine verilen ve İstanbul Fatih’teki Hırka-i Şerîf Câmi’nde muhafaza edilen hırkaya ise “Yemânî” adı verilmiştir. Eyle şehrine hediye edilen Hırka-i Şerîf ise Abbâsî halifelerine intikâl etmiş, ancak Moğol istilası sırasında kaybolmuştur.
Kâ‘b bin Züheyr (r.a.), Asr-ı Saâdet’te yaşamış büyük bir şairdi. Müşrikler arasında bulunduğu devirde yaptıklarından pişman olup Müslüman oldu. Tâif seferi yılında Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e iltica etti ve onun şânını öven 59 beyitlik kasîdesini, huzûr-ı Nebevî’de okudu. İslâm edebiyatının bir belâgat şaheseri olan bu manzûmesinde, “Peygamberimizin nurundan cihan feyz alır.” mısrasını okurken, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu sözden o kadar hoşnut oldu ki, hemen sırtındaki bürdesini (hırkasını) çıkararak şairin omuzlarına attı. Bu sebeple bu meşhur kaside, İslâm edebiyatında “Kasîde-i Bürde” ismini aldı. Bu kasidenin diğer bir adı da “Bânet Sü’âd”dır. Çünkü bu kelimelerle başlar.
Hazret-i Muâviye radıyallâhü anh, daha sonra Hazret-i Kâ‘b’dan bu mübarek hırkayı satın almak istedi. 10 bin dirhem gümüş teklif etti, fakat Hz. Kâ‘b kabul etmedi. Hazret-i Kâ‘b’ın vefatından sonra, Hazret-i Muâviye (r.a.), hırkayı mirasçılarından 20 bin dirhem gümüş karşılığında satın aldı. Bu kıymetli hatıra böylece Emevî halîfelerine, onlardan da Abbâsî halîfelerine intikal etti.
Bağdat’ın Moğollar tarafından tahrip edilmesiyle bu mukaddes hatıra, Mısır’a nakledildi. Mısır’daki Abbâsî halifelerinin muhafazasına geçti. Son olarak Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır’ı zapt etmesinden sonra İstanbul’a getirildi. (Devamı var)
Hicrî: 05 Ramazân 1447 Fazilet Takvim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder