قال سُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَنْ أَحَبَّ دُنْيَاهُ أَضَرَّ بِآخِرَتِهِ وَمَنْ أَحَبَّ آخِرَتَهُ أَضَرَّ بِدُنْيَاهُ فَآثِرُوا مَا يَبْقَى عَلَى مَا يَفْنَى. (حم)
رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) بيوردولر : كيم دنياسنى سورسه ( اونه ميلدرسه ) آخرتنه ضرار ورير ، كيم ده آخرتنى سورسهلا( اونه ميل أدرسه ) دنياسنه ضرار ورير . شو حلده سز ، باقى اولان ( آخرت حياتنى ) فانى اولان ( دنيا حياطنه ) ترجيه أدين . "
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kim dünyasını severse (ona meylederse) âhiretine zarar verir. Kim de âhiretini severse (ona meylederse) dünyasına zarar verir. Şu hâlde siz, bâki olan (âhiret hâyatın)ı, fâni olan (dünya hayatın)a tercih edin.”
(Müsned-i Ahmed)
Hicrî: 07 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
DÜNYA FÂNİ, ÂHİRET BÂKİDİR
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, Yemenli Veysel Karanî Hazretlerine gönderdiği diğer bir mukaddes hâtıra olan Hırka-i Şerîf 1628 yılında onun torunlarından, ailenin reisi Şükrullâh Efendi tarafından İstanbul’a getirildi.
Şükrullâh Efendi, bu mukaddes hatırayı, İstanbul halkına, Akseki Mescidi civarındaki konağında ziyaret ettirirdi. 1851 yılında Sultan Abdülmecid Han, bu hırka için bugünkü Hırka-i Şerîf Camii’ni inşa ettirdi. Caminin içinde yer alan bir levhada, şu ifadeler yazılıdır:
Ziyaret kılsun ümmetler, ridâ-i cân-bahâdır bu
Cenâb-ı Veys’e ihsânu atâ-yı Mustafâ’dır bu.
(Müslümanlar, Muhammed Mustafâ (s.a.v.)’in, Veysel Karanî Hazretlerine hediye ettiği bu mübarek ridâsını ziyaret etsinler.) (Tarihin Satır Aralarından, Çamlıca B.Y.)
SADAKA-İ FITIR NE ZAMAN VERİLİR?
Sadaka-i fıtır, Ramazân-ı şerîfin sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az, nisâb miktarına (80.18 gram altın veya bunun değerinde para ve ticaret malına) sahip bulunan her Müslümanın vermesi vacip olan bir sadakadır.
Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü, fecrin doğuşundan itibaren vâcip olur. Fakat fakirlerin bununla bayram namazına çıkmadan evvel, ihtiyaçlarını görebilmeleri için bundan birkaç gün, hattâ birkaç ay önce de verilebilir.
ŞÂİR NÂBÎ’DEN BEYİTLER
Rehnümâ-yı ni‘am-ı cennet olur
Terk-i ni‘met sebeb-i rahmet olur
Tâ siyâhî-i şeb olunca medîd
Mühr urur ağzına fass-ı hurşîd
Tâ dırahşân ola nûr-i zâtın
Zulmet-i leyle kala zulmâtın
(Oruç, Cennet nimetlerinin yol göstericisidir, Oruç tutarak nimetleri terk etmek, rahmet sebebidir. Gecenin karanlığı uzadığı vakitte Güneş, ağzına mührü vurur. Ki senin nûrun parlasın diye, kötü fiillerin karanlığa karışsın diye.)
Hicrî: 07 Ramazân 1447 Fazilet Takvim
SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder