8 Mayıs 2026 Cuma

KURBANA AİT BAZI HÜKÜMLER


 

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : اِسْتَفْرِهُوا ضَحَايَاكُمْ فَإِنَّهَا مَطَايَاكُمْ عَلَى الصِّرَاطِ. (فيض)

رسول الله أفنديمز ( ﷺ ) ،بيوردولر : قربانلرينزى ، قوتلى و قصورصوز اولانلردان سجنز . محقق اونلر ، صراط أؤزرنده سزين بنكلرينزدر . "

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, buyurdular:  Kurbanlarınızı, kuvvetli ve kusursuz olanlarından seçiniz. Muhakkak onlar, Sırât üzerinde sizin bineklerinizdir.”

(Münâvî, Feyzu’l-Kadîr)

Hicrî:  21  Zilkâde   1447  Fazilet Takvim

 

KURBANA AİT BAZI HÜKÜMLER

 

Bir kimse, vakti içinde kurbanını kesmeyip kıymetini sadaka olarak verse, kurban vecîbesini edâ etmiş olmaz.

Zengin olan kimseler kurban kesmeyip kurbanın kesileceği vakti geçirseler, kurbanın kıymetini sadaka olarak vermeleri lâzım gelir. Ancak fakirler ve kurban nezreden (adayan) kimseler, aldıkları kurbanı kesmeyip vakti geçerse, kurbanın kendisini sadaka olarak vermeleri vacip olur.

Fıtır sadakası (fitre) ve kurban, vacip olduktan sonra sahibi fakir düşse, ömrü içinde bunları edâ etmedikçe bunlar kendisinden düşmez. Ya kıymetlerini veya aynını (kurbanın kendisini) sadaka olarak vermeleri vacip olur.

Zengin olan çocuk için kendi malından kurban kesilmesinde ihtilaf vardır. İhtiyatlı olan ve tercih edilen, kurban kesilmesidir.

CENÂB-I HAKK’IN RAHMETİNE LÂYIK OLMAK

İmâm Gazâlî (rah.) şöyle buyurur:

Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti, fazlı ve ihsânı ile Cennet’e girmek demek, dünyada fazl-ı İlâhî ile sâlih ve makbul amele muvaffak kılınmak, böylece Cenâb-ı Hakk’ın rahmetine lâyık bir hâle gelebilmek demektir. Pekâlâ bilirsin ki çalışmayan kimse, ücreti hak edemez.

Nitekim İsrâîloğullarından bir kul, Hazret-i Allâh’a senelerce ihlâsla ibadet etti. Cenâb-ı Hak, onun ihlâsını meleklerine bildirmek için bir melek gönderdi ve o kuluna şöyle söylemesini emretti: “Daha ne vakte kadar kendini böyle şiddetle ibadet ederek tüketeceksin? Hâlbuki Rabb’in, senin Cehennem ehlinden olduğunu sana bildiriyor.”

Melek, kendisine bunu teblîğ ettiğinde, o âbid zât dedi ki: “Ben bir kulum, kulun vazifesi, Rabb’ine itaattir. Allâhü Teâlâ ise benim ilâhımdır, elbette en doğrusunu o bilir.”

Melek, Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna çıkarak, “Yâ Rabbi! Sen, her şeyi, hattâ en gizli olan şeyleri de bilensin. Kulun böyle söyledi” diye arz eder. Cenâb-ı Hak, “Kulum, bütün zayıflığına rağmen bizim itaat ve ibadetimizden nasıl dönmüyorsa, biz de elbette ona olan keremimizi ve rahmetimizi kesmeyiz. Şâhit olun ey meleklerim, muhakkak ben, o kulumu bağışladım, onu Cennetliklerden kıldım.” buyurur.

Hicrî:  21 Zilkâde  1447  Fazilet Takvim

 

 

 

SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

KONU BAŞLIKLARI 2

KONU BAŞLIKLARI 3

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder